Habermetrik
← Ana Sayfa
03 Kasım 2026 15:38 · Güncelleme 15:39
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

NSU: 10 cinayet, 15 yıl ve hâlâ yanıt bekleyen sorular

NSU: 10 cinayet, 15 yıl ve hâlâ yanıt bekleyen sorular
Görsel kaynağı: DW Türkçe
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Almanya aşırı sağcı NSU'nın ırkçı cinayetlerin sorumlusu olduğu yıllar sonra bir tesadüf eseri ortaya çıktı
  • Örgütün ortaya çıkışının 15
Hukuki not: Bu içerik adli süreçlere ilişkindir; suçluluğu kanıtlanana kadar kişiler masumdur (masumiyet karinesi).

Almanya aşırı sağcı NSU'nın ırkçı cinayetlerin sorumlusu olduğu yıllar sonra bir tesadüf eseri ortaya çıktı. Örgütün ortaya çıkışının 15. yılında hâlâ birçok soru cevapsız.

Google'da DW'yi tercih edin NSU üyeleri Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos'un 4 Kasım 2011'de Eisenach'ta ölü bulunduğu karavan Fotoğraf: Carolin Lemuth/dpa/picture alliance Reklam Almanya'nın farklı kentlerinde 2000-2007 yılları arasında sekizi Türkiye, biri Yunanistan kökenli dokuz erkek ile bir Alman polis memuru öldürüldü. Kurbanların çoğu göçmen kökenli ve esnaftı: Dönerci, terzi, çiçekçi, büfeci ya da internet kafe işletmecisi.

Cinayetlerin işleniş biçimleri birbirine çok benziyordu. Failler kurbanlarına yaklaşıyor, yakın mesafeden vurarak katlediyordu.

Alman güvenlik birimleri yıllarca cinayetlerin arkasında ırkçı bir saik ve aşırı sağcı bir ideoloji aramak yerine kurbanların ailelerini ve çevrelerini mercek altına aldı. Soruşturmalarda organize suç örgütleri, mafya bağlantıları ve uyuşturucu ticareti gibi ihtimaller üzerinde duruldu. Aşırı sağ ihtimali ise göz ardı edildi.

O gün Almanya'nın yakın tarihindeki en büyük aşırı sağ terör skandallarından biri ortaya çıktı. Yıllarca yeraltında yaşayan ve kendisine Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) adını veren aşırı sağcı bir hücrenin göçmen kökenli insanları sistematik biçimde katlettiği anlaşıldı.

Resmi bilgilere göre NSU terör hücresi Beate Zschäpe, Uwe Böhnhardt ve Uwe Mundlos'tan oluşuyordu. Üçlü 1998'den beri yeraltında yaşıyor, hayatlarını finanse etmek için banka soygunları düzenliyordu. 4 Kasım 2011'de Böhnhardt ve Mundlos, Eisenach'taki bir banka soygununun ardından polisten kaçtı.

Daha sonra saklandıkları karavandan polis yaklaştığında iki el silah sesi duyuldu, kısa süre sonra da karavan yandı. İçeride iki erkeğin cesetleri bulundu.

Aynı gün Beate Zschäpe, üçlünün Zwickau'da gizlendiği evi ateşe verdi. Bunun amacının delilleri yok etmek olduğu tahmin edildi. Sonraki günlerde ortaya çıkan silahlar ve NSU'nun cinayetlerini üstlendiği propaganda videoları, yıllardır çözülemeyen cinayetlerle aşırı sağcı hücre arasındaki bağlantıyı gözler önüne serdi. Zschäpe 8 Kasım'da polise teslim oldu.

NSU'nun açığa çıkması, yani yıllardır çözülemeyen cinayetlerin arkasında aşırı sağcı bir terör örgütünün bulunduğunun anlaşılması, güvenlik birimlerinin yürüttüğü bir soruşturmanın başarısıyla değil bir banka soygunu sonrası polis takibinde tesadüfen gerçekleşti.

Beate Zschäpe ve örgüte yardım edenlerin yargılandığı ana davanın yanı sıra cinayetlerin ve örgütün araştırılması için meclis araştırma komisyonu kuruldu.

Ancak yapılan çok yönlü araştırmalara rağmen NSU'nun nasıl yıllarca fark edilmeden hareket edebildiği, kimlerden destek aldığı ve güvenlik makamlarının aşırı sağcı çevrelere ilişkin ellerindeki bilgilere rağmen cinayetleri neden önleyemediği tam olarak aydınlatılamadı.

Aradan geçen yıllara rağmen yanıtsız kalan bu sorular nedeniyle bazı mağdur yakınları NSU'yu yalnızca üç kişilik bir terör hücresi değil, Almanya'daki devlet kurumlarının rolünün ve olası bağlantıların da sorgulanmasını gerektiren bir "derin devlet" vakası olarak görüyor.

NSU'nun son cinayet kurbanı 25 Nisan 2007'de katledilen kadın polis memuru Michele Kiesewetter oldu. 22 yaşındaki Kiesewetter'in neden hedef seçildiği NSU dosyasındaki yanıtsız sorulardan biri.

Ondan önceki kurban 6 Nisan 2006'da Hessen eyaletinin Kassel kentinde işlettiği internet kafede öldürülen ve henüz 21 yaşında olan Halit Yozgat'tı.

İlk kurban ise 2000 yılında Nürnberg'de öldürülen çiçekçi Enver Şimşek'ti. Ondan sonra teröristler yine Nürnberg'de terzi Abdurrahim Özüdoğruyu, sonra Hamburg'da Süleyman Taşköprü'yü, Münih'te Habil Kılıç, Rostock'ta Mehmet Turgut, Nürnberg'de İsmail Yaşar, Münih'te Theodoros Boulgarides ve Dortmund'da Mehmet Kubaşık'ı katletti.

NSU sadece cinayet işlemedi. Örgüt Köln'de iki bombalı saldırı düzenledi. Bunlardan en büyüğü 9 Haziran 2004'te, ağırlıklı olarak Türkiye kökenli Türk, Kürt, Arap ve Alevi göçmenlerin işyerlerinin bulunduğu Keup Caddesi'nde meydana geldi. Çivilerle doldurulmuş bombanın patlatılması sonucu 22 kişi yaralandı.

NSU'nun ortaya çıkmasının üzerinden 15 yıl geçerken öldürülenlerin ailelerinin yeni bilgiler elde edilebileceğine dair umutları da giderek azalıyor.

Son fırsatlardan biri, NSU çevresinden Susann Eminger'in yargılandığı dava olarak görülüyordu. Dresden Yüksek Eyalet Mahkemesi, Temmuz 2026'da Eminger'i terör örgütüne üç vakada destek vermekten ve silahlı gaspa yardımdan iki yıl hapis cezasına çarptırdı. Ceza üç yıl süreyle ertelendi.

Eminger, arkadaşı Beate Zschäpe'nin başka bir kimlikle doktor ziyaretlerine gidebilmesi için kendi kimlik belgesi ve sağlık sigortası kartını da kullandırmıştı.

Karar, NSU kurbanlarının yakınlarında büyük tepkiye yol açtı.

NSU'ya yardım etmekten hüküm giyen diğer isimler de artık cezaevinde değil. Susann Eminger'in eşi André Eminger iki buçuk yıllık cezasının üçte ikisini çekerken, cinayete yardım ve yataklıktan 10 yıl hapse mahkûm edilen Neonazi Ralf Wohlleben'in cezası Mayıs 2026'da sona erdi.

Böylece NSU ile bağlantılı hükümlüler arasında cezaevinde kalan tek isim Beate Zschäpe oldu. Zschäpe'nin muhtemelen 2035'e kadar cezaevinde kalması bekleniyor.

Federal Başsavcılığın diğer muhtemel NSU destekçilerine yönelik soruşturmalarının da kapatılmasıyla örgütün çevresine ilişkin hukuki hesaplaşmanın büyük ölçüde sona erdiği düşünülüyor.

NSU'nun hukuki boyutu büyük ölçüde kapanırken Almanya'nın cinayetlerle toplumsal hesaplaşması sürüyor.

NSU ile yüzleşme konusunda Chemnitz kenti ise bir adım önde. Zschäpe, Mundlos ve Böhnhardt'ın yıllarca yeraltında saklandığı kentte NSU üzerine bir dokümantasyon merkezi açıldı.

Açılışta konuşanlardan biri Dortmund'da öldürülen Mehmet Kubaşık'ın kızı Gamze Kubaşık'tı. Mehmet Kubaşık, 4 Nisan 2006'da büfesinde öldürüldü. Gamze Kubaşık, "Babamın cinayetini de burada planladılar. Yerel Neonazi çevrenin desteği, eylemlerini gerçekleştirebilmelerini sağladı ve ideolojilerini güçlendirdi" sözleriyle Chemnitz'in NSU tarihindeki önemini vurguladı.

Merkezin yöneticileri Nora Krzywinski ve Esther Gerstenberg de ulusal bir NSU anma ve dokümantasyon merkezini gerekli görenlerden. Ancak bunun, terörün gerçekleştiği kentlerde yürütülen çalışmaların yerini alamayacağını da vurguluyorlar.

NSU'nun yarattığı travmanın en önemli adreslerinden biri de Köln'deki Keup Caddesi. Ancak 9 Haziran 2004'te 22 kişinin yaralandığı bombalı saldırının gerçekleştiği yere yapılması yıllardır planlanan anıt hâlâ tamamlanmadı.

İnşaata en erken 2030'da başlanabilecek. Böylece saldırı ile gerçekleştiği yerde kalıcı bir anıtın oluşturulması arasında çeyrek yüzyıldan fazla zaman geçmiş olacak.

Bu gecikme, NSU ile toplumsal hesaplaşmanın Almanya'da ne kadar sancılı ilerlediğinin göstergelerinden biri.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: DW Türkçe
Haber metni ve görseller DW Türkçe sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Asayiş
Yayın: 03 Kasım 2026 15:38 · Kaynak: DW Türkçe
Kaynağı Oku ↗