İMO Sakarya uyardı:“Afet sonrası müdahale yetmez
- TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Semih Uçar ve yönetim kurulu, 27 Ekim 2026 tarihli değerlendirmesinde son günlerde yaşanan sel ve taşkınların nedenlerine ilişkin açıklamalarda bulundu
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şubesi Başkanı Semih Uçar, Sakarya, Kocaeli ve İstanbul’da yaşanan sel felaketlerinin ardından plansız kentleşme, dere yataklarına müdahale ve yetersiz altyapıya dikkat çekti. Uçar, afetlerle mücadelede müdahale kadar önleyici politikaların da hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Semih Uçar ve yönetim kurulu, 27 Ekim 2026 tarihli değerlendirmesinde son günlerde yaşanan sel ve taşkınların nedenlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Açıklamada, şiddetli yağışların doğal bir meteorolojik olay olduğu belirtilerek, bu yağışların can ve mal kaybına yol açan afetlere dönüşmesinde kentleşme ve altyapı sorunlarının etkili olduğu ifade edildi.
“Son 84 yılın yağış rekoru kırıldı” Açıklamada, Sakarya, Kocaeli ve İstanbul’da etkili olan yağışlara dikkat çekilerek Karasu’da metrekareye 232,7 kilogram, Kocaali’de 124,1 kilogram, Kaynarca’da 103,7 kilogram ve İstanbul Beykoz’da 274,4 kilogram yağış düştüğü belirtildi. Sakarya genelindeki ortalama yağış miktarının ise metrekareye 130 kilogram olduğu kaydedildi.
Şiddetli yağışların geçmişte de yaşandığına ve gelecekte de yaşanabileceğine işaret edilen açıklamada, asıl sorunun suyun güvenli şekilde akmasını sağlayacak koşulların oluşturulmaması olduğu vurgulandı. Dere yatakları çevresindeki uygunsuz yapılar, akış koridorlarının daraltılması ve kaçak yapılaşmanın taşkın riskini artırdığı ifade edildi.
Plansız kentleşme ve altyapı sorunlarına dikkat çekildi İnşaat Mühendisleri Odası, yaşanan felaketlerin yalnızca yağış miktarıyla açıklanamayacağını belirtti. Plansız kentleşme, yetersiz altyapı, tarım alanlarının yapılaşmaya açılması ve mühendislik çalışmaları yeterince değerlendirilmeden hayata geçirilen projelerin riskleri artırdığı kaydedildi.
Özellikle yoğun yapılaşmanın bulunduğu bölgelerde beton ve asfalt yüzeylerin artmasının yağmur suyunun toprağa sızmasını zorlaştırdığı, dere yataklarının daraltılması veya üzerlerinin kapatılması, yetersiz menfezler ve drenaj sistemlerindeki kapasite sorunlarının da taşkınlara zemin hazırlayabildiği belirtildi.
Açıklamada, alt geçitler, düşük kotlu bölgeler ve yoğun araç trafiğinin bulunduğu güzergâhların da can güvenliği açısından özel olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
“Yetkin mühendislik ve denetim şart” Başkan Semih Uçar, taşkın risklerinin bilimsel ve mühendislik esaslarına göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Projelerde hidrolik ve meteorolojik koşullar arasındaki ilişkinin doğru kurulması, tasarımların eksiksiz hazırlanması ve uygulamaların projeye uygun şekilde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti.
Teknik yapıların tasarım, uygulama, takip ve denetim süreçlerinin ilgili alanda deneyimli ve yetkin mühendisler tarafından yürütülmesinin önemini vurgulayan Uçar, karar alma süreçlerinde de teknik yeterlilik ve liyakatin esas alınması gerektiğini ifade etti.
Taşkın riskini azaltmak için öneriler sıralandı İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şubesi, olası taşkınların önüne geçilmesi ve risklerin azaltılması amacıyla şu önerileri paylaştı:
Sakarya, Düzce, Kocaeli ve İstanbul’daki taşkın riski taşıyan havzalar, dere yatakları ve düşük kotlu bölgeler yeniden değerlendirilmeli; risk haritaları güncellenmeli. Yağmur suyu drenaj sistemleri, menfezler, köprü geçişleri, mazgallar ve deşarj noktaları incelenerek yetersiz altyapı yenilenmeli.
Dere yataklarının daraltılmasına, doğal su akışının engellenmesine ve taşkın riski taşıyan alanların yapılaşmaya açılmasına son verilmeli. Yağmur suyu ve atık su sistemleri ayrıştırılmalı, altyapı yatırımları havza ölçeğinde planlanmalı.
Yeşil alanlar, yağmur bahçeleri ve yağmur suyunu geçici olarak depolayan doğa temelli çözümler yaygınlaştırılmalı. Mazgal, ızgara, menfez ve drenaj hatlarının bakım ve temizlikleri düzenli olarak yapılmalı. Taşkın riski yüksek bölgelerde erken uyarı, trafik yönetimi ve acil müdahale sistemleri güçlendirilmeli.
Alt geçitler, bodrum katlar ve benzeri kritik noktalarda taşkın önleme ve tahliye tedbirleri alınmalı.
“Doğa olaylarının afete dönüşmesi kader değildir” Açıklamada, Kocaeli ve İstanbul’da yaşanan can kayıplarının afetlere hazırlığın ertelenemeyecek bir konu olduğunu bir kez daha gösterdiği belirtildi. Afetlerden sonra yapılan müdahalelerin tek başına yeterli olmadığı ifade edilerek, bilimsel uyarıların planlama ve uygulama süreçlerine yansıtılması ve kamu kurumlarının sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği vurgulandı.
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şubesi, kentleşme, imar, altyapı yatırımları ve afet yönetiminde bilimi, mühendisliği ve kamusal yararı esas alan politikaların hayata geçirilmesini istedi. Açıklamada ayrıca İstanbul’da yaşanan selin tüm yönleriyle araştırılması, sorumlulukların açıklığa kavuşturulması ve benzer felaketlerin önüne geçecek önlemlerin gecikmeden alınması çağrısında bulunuldu.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Hava
Yayın: 27 Ekim 2026 09:03 · Kaynak: sakaryayenigun.com.tr