ABD'de Kritik Ara Seçim: Kongre'nin Geleceği ve Trump'ın İkinci Dönemi
- ABD'de 3 Kasım'da gerçekleşecek ara seçimler, Donald Trump'ın başkanlık döneminin geri kalanını ve Kongre'nin gelecekteki güç dengesini belirleyecek
- Seçmenlerin ekonomik kaygıları ve başkanın düşük onay oranları, Cumhuriyetçilerin meclislerdeki hakimiyetini koruma çabalarını zorlaştırıyor
ABD seçmenleri, 3 Kasım Salı günü sandık başına giderek Temsilciler Meclisi ve Senato üyelerini belirleyecek. Bu seçimler, Donald Trump'ın başkanlık koltuğundaki ikinci döneminin kalan iki yıllık sürecinin nasıl şekilleneceğini doğrudan etkileyecek.
Mevcut durumda her iki meclis de Cumhuriyetçilerin kontrolünde bulunuyor, ancak başkanın azalan popülaritesi bu üstünlüğü riske atıyor. Başkan Trump'ın onay oranı, görev süresinin başında yüzde 50 seviyelerindeyken, İran'a yönelik askeri müdahaleler ve ekonomik dalgalanmaların etkisiyle yüzde 37'ye kadar geriledi.
Tarihsel veriler, ara seçimlerin genellikle Beyaz Saray'a karşı bir tepki niteliği taşıdığını ve iktidar partisinin ortalama 27 sandalye kaybettiğini gösteriyor. Bu durum, Demokratların hem Temsilciler Meclisi'ni hem de Senato'yu geri alma umutlarını güçlendiriyor.
Temsilciler Meclisi'ndeki 435 sandalyenin tamamı oylanırken, Cumhuriyetçiler şu an 218 koltukla en zayıf çoğunluğa sahip. Cook Political Report'un analizine göre, sonucu belirsiz olan 17 bölge seçimin kaderini belirleyecek.
Demokratlar, mevcut 34 sandalyeyi koruyup çekişmeli bölgelerde başarı sağladıkları takdirde çoğunluğu ele geçirebilecekler. Senato tarafında ise 100 sandalyenin 53'ü Cumhuriyetçilerde bulunurken, 35 sandalye için yapılacak yarışta sadece yedi bölge kritik önem taşıyor.
Demokratların Senato'da çoğunluğu yakalaması için Michigan'daki koltuklarını korumaları ve Alaska, Iowa, Ohio gibi Trump'ın güçlü olduğu eyaletlerde sürpriz yapmaları gerekiyor. Teksas'ta James Talarico'nun Ken Paxton'a karşı yürüttüğü kampanya, eyalette 1988'den bu yana ilk kez bir Demokratın Senato koltuğu kazanma ihtimalini gündeme getiriyor.
Bu yarışlarda Abdul El-Sayed ile Mike Rogers arasındaki çekişme gibi yerel rekabetler de belirleyici olacak. Seçmenlerin sandıktaki en büyük motivasyonu ise ekonomi ve geçim sıkıntısı olarak öne çıkıyor. Trump'ın enflasyonu düşürme vaatlerine rağmen, Ortadoğu'daki gerilimlerin enerji fiyatlarını galon başına dört dolara çıkarması halkın tepkisini çekti.
Ağustos ayında yapılan bir ankete göre, katılımcıların yüzde 63'ü Trump'ın mevcut krizleri yönetme biçimini onaylamıyor. Sağlık hizmetleri ve sınır güvenliği de seçmenlerin gündemindeki diğer temel başlıkları oluşturuyor.
Seçim sonuçları, Trump'ın kalan görev süresindeki yasama başarısını doğrudan etkileyecek. Demokratların her iki kanadı da kazanması, başkanın politikalarının ciddi bir engelle karşılaşması anlamına gelebilir. Seçimlerin ardından oluşacak yeni Kongre tablosu, ülkenin iç ve dış siyasetindeki güç dengelerini yeniden tanımlayacak.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 02 Kasım 2026 00:07 · Kaynak: rss.haberler.com