Milyarların kaybolduğu fon vurgununun faturası halka mı çıkacak?
- Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Av
- Mehmet Bülent Deniz, 131 fonu ve 455 bin 758 yatırımcıyı etkileyen fon krizinin ekonomik sonuçlarının toplumun geneline yayıldığını belirtti
Yüz binlerce yatırımcının birikimini sarsan fon krizinin faturası halka mı çıkarılıyor? Fon krizinin yalnızca yatırımcıları değil, bütün ülkeyi etkilediğini belirten Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Av. Mehmet Bülent Deniz, sorumluların açıklanmamasına tepki gösterdi: “Bu liste temize mi çekiliyor?” Cumhuriyet’e konuşan Mehmet Bülent Deniz, 131 fonu kapsayan krizin etkilerinin yatırımcıların kayıplarıyla sınırlı kalmadığını söyledi.
Türkiye’nin risk primindeki yükselişe dikkat çeken Deniz, daha fazla faiz, yüksek enflasyon ve yoksullaşma tehlikesine işaret ederek iktidara çağrıda bulundu: "Krizin bedelinin yurttaşa yüklenmesini önleyecek adımlar açıklansın."
800 MİLYAR LİRALIK SARSINTI
Deniz’in verdiği bilgilere göre kriz, 131 yatırım fonunu ve bu fonlarda yatırımı bulunan 455 bin 758 kişiyi kapsıyor.
Söz konusu fonlardaki yatırım tutarının 800 milyar lira olduğunu belirten Deniz, ekonomik hasarın bu rakamla sınırlı olmadığını vurguladı:
“Skandalın büyüklüğü sadece 131 fon ve fonlarda yatırımı bulunan kişilerin 800 milyar lirası ile sınırlı kalmamış, Türkiye ekonomisinin bütününde ciddi olumsuzluklara neden olmuş ve olmaya devam etmektedir.”
RİSK PRİMİ YÜKSELDİ, FAİZ YÜKÜ AĞIRLAŞTI
Türkiye’nin kredi risk primindeki (CDS) değişime dikkat çeken Deniz, 31 Ağustos 2026’da 217,50 olan göstergenin, 30 Ekim 2026’da 252,50’ye yükseldiğini belirtti. Deniz’in aktardığı rakamlara göre bu dönemde risk primindeki artış yüzde 16,09 oldu.
Bu yükselişi fon krizinin ekonomik etkileri kapsamında değerlendiren Deniz; artan risk priminin borçlanma maliyetlerini yükselttiğini, daha fazla faiz ödenmesine, Türk Lirası üzerinde baskıya ve yabancı yatırımların azalmasına yol açabileceğini ifade etti.
“HERKES İÇİN YOKSULLAŞMA DEMEKTİR”
Finans piyasalarında yaşananların yurttaşın mutfağına kadar uzandığını vurgulayan Deniz, “Bu durum; Türkiye’de yaşayan herkes için yüksek enflasyon, gelir ve ücretlerde azalma, yoksullaşma demektir” dedi.
İktidarın, krizin sermaye piyasalarının küçük bir bölümünü etkilediği yönündeki yaklaşımını eleştiren Deniz; iç piyasadaki durgunluğa ve sermaye piyasalarındaki hasara işaret etti. Doğalgaz ve enerjideki kademeli tarifeleri de “gizli zam” olarak nitelendiren Deniz, yaşananların yalnızca fon yatırımcılarının sorunundan ibaret görülemeyeceğini savundu.
MİLYARLARI KAZANANLAR NEREDE?
Süreçten haksız kazanç sağlayanların isimlerinin açıklanmamasına tepki gösteren Deniz, adli ve idari makamların bu isimleri kamuoyuyla paylaşacaklarını duyurmalarına rağmen listenin hâlâ açıklanmadığını belirtti.
Belirsizliğin toplumdaki tepkiyi büyüttüğünü söyleyen Deniz, sorumluların tamamının henüz tespit edilememiş olması ihtimalinin de kamuoyu vicdanında kabul görmediğini ifade etti.
Deniz, bu tablonun “Bu liste temize mi çekiliyor?” sorusuna neden olduğunu söyledi.
Sorumlular hakkında idari ve adli yaptırımların hızla uygulanmasını isteyen Deniz, kim olursa olsun bu kişilerin kamuoyuyla yüzleşmesi gerektiğini vurguladı.
FATURAYI YURTTAŞA ÖDETMEYİN
Sorumluların açıklanmasının yanı sıra ekonomik zararın nasıl durdurulacağının da ortaya konulması gerektiğini belirten Deniz, iktidardan şeffaflık istedi.
Deniz, çağrısını şu sözlerle tamamladı:
“İktidar şeffaf devlet anlayışı ile ülke ekonomisinde başlayan olumsuz gelişmelerin önünü nasıl alacağını, bu işin faturasını 85 milyonun ödemesinin nasıl engelleneceğini kamuoyuna açıklamalıdır.”
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Ekonomi
Yayın: 02 Kasım 2026 11:23 · Kaynak: babaocagi.com.tr