66 Milyon Yıllık Felaketin Beklenmedik Kazananı: Dinozorların Sonu 15 Bin Karınca Türünün Önünü Açtı
- Dünya genelinde bugün 15 binden fazla karınca türü yaşıyor
- Yeni bir araştırma, bu olağanüstü çeşitliliğin temelinde yaklaşık 66 milyon yıl önce dinozorların yok oluşuna yol açan Chicxulub asteroit çarpmasının ardından ortaya çıkan büyük çevresel değişimlerin bulunabileceğini gösteriyor
Dünya genelinde bugün 15 binden fazla karınca türü yaşıyor. Yeni bir araştırma, bu olağanüstü çeşitliliğin temelinde yaklaşık 66 milyon yıl önce dinozorların yok oluşuna yol açan Chicxulub asteroit çarpmasının ardından ortaya çıkan büyük çevresel değişimlerin bulunabileceğini gösteriyor.
Almanya, Çin ve Danimarka’dan araştırmacıların yürüttüğü çalışma, karıncaların evriminde özellikle Paleojen döneminin başında birden fazla hızlı çeşitlenme dalgası yaşandığını ortaya koydu.
Bilim insanlarına göre bu süreci hızlandıran unsurlardan biri, DNA içinde yer değiştirebilen ve “sıçrayan genler” olarak bilinen transpozonlar olabilir.
Araştırma Science Advances dergisinde yayımlandı.
Yaklaşık 66 milyon yıl önce Chicxulub asteroidi günümüzdeki Meksika yakınlarına çarptığında, gezegen çapında büyük bir kitlesel yok oluş yaşandı.
Kuş olmayan dinozorların ortadan kalktığı bu olay, çok sayıda canlı grubunu yok ederken bazı türler için ise yeni yaşam alanlarının ve ekolojik fırsatların önünü açtı.
Münster Üniversitesi’nden moleküler evrim biyoloğu Lukas Schrader ve ekibine göre karıncalar da bu değişimden faydalanan gruplar arasındaydı.
Araştırmacılar, çevresel koşulların değişmesiyle birlikte karıncaların yeni yaşam alanlarına yayılabildiğini ve farklı türlere ayrılma hızının arttığını düşünüyor.
Çalışmanın merkezinde transpozonlar olarak bilinen DNA parçaları yer alıyor.
Bu genetik unsurlar, genom içinde farklı bölgelere taşınabildikleri için “sıçrayan genler” olarak da adlandırılıyor. Geçmişte çoğunlukla genomun işleyişini bozan ya da yararsız “genetik parazitler” olarak değerlendiriliyorlardı.
Ancak son yıllardaki araştırmalar, bazı transpozonların canlılara yeni özellikler kazandırarak evrimsel değişimi hızlandırabileceğini gösteriyor.
Schrader ve çalışma arkadaşları, karıncaların genomlarında geçmişte yaşanan transpozon hareketliliğinin belirli dönemlerde büyük ölçüde arttığını belirledi.
Bu artışların önemli bir bölümü, Chicxulub çarpmasının ardından gelen erken Paleojen dönemine denk geliyor.
Araştırmacılar, günümüzde yaşayan karınca familyalarının büyük bölümünü temsil eden 163 türün genomunu karşılaştırdı.
Elde edilen veriler, yaklaşık son 100 milyon yılda karınca genomlarında yaşanan önemli transpozon hareketlerini yeniden oluşturmayı mümkün kıldı.
Sıçrayan genlerin özellikle koku ve tat algısında kullanılan reseptörlerin çeşitlenmesine katkı sağladığı görüldü.
Bu reseptörler karıncalar için hayati önem taşıyor. Karıncalar çevrelerini algılamak, yiyecek bulmak, kolonideki diğer bireyleri tanımak ve kimyasal sinyallerle iletişim kurmak için büyük ölçüde koku ve tat duyularına dayanıyor.
Araştırmacılara göre yeni genetik çeşitlilik, karıncaların değişen çevre koşullarına uyum sağlamasını kolaylaştırmış olabilir.
Çalışma, karıncaların çeşitlenmesini yalnızca asteroit çarpmasına bağlamıyor.
Araştırmacılar, sıçrayan genlerin yeni genetik özellikler için gerekli “ham maddeyi” sağladığını, kitlesel yok oluş sonrasında boşalan yaşam alanlarının ise bu özelliklerin avantaj hâline gelmesine imkân tanıdığını belirtiyor.
Başka bir deyişle çevresel değişimler ve genomdaki hareketlilik birlikte çalışmış olabilir.
Bu süreç, karıncaların farklı ekolojik koşullara hızla uyum sağlamasına ve dünya genelinde çok sayıda yeni türün ortaya çıkmasına katkıda bulunmuş olabilir.
Araştırmacılar, transpozonların etkisinin yalnızca 66 milyon yıl önceki döneme özgü olmadığını da ortaya koydu.
Genomlarında daha fazla sıçrayan gen hareketliliği görülen karınca soylarının, günümüzde daha fazla sayıda türe sahip olma eğiliminde olduğu belirlendi.
Bu durum, transpozonların karınca evriminde uzun vadeli bir rol oynamış olabileceğine işaret ediyor.
Ancak araştırmacılar, bugün artık var olmayan karınca türlerinin farklı genetik özelliklere sahip olabileceğini ve fosil kayıtlarında görülemeyen başka çeşitlenme dalgalarının da yaşanmış olabileceğini vurguluyor.
Karıncaların 100 milyon yıldan daha eski evrimsel geçmişinde benzer transpozon hareketlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği ise henüz bilinmiyor.
Yeni çalışma, Chicxulub çarpmasının yalnızca büyük bir yok oluşa neden olmadığını, aynı zamanda bugün gezegenin hemen her bölgesinde görülen karıncaların olağanüstü çeşitliliğinin şekillenmesine de dolaylı olarak katkı sağlamış olabileceğini gösteriyor.
: Kütahya’da 4.000 Yıllık Köpek Patisi İzi Bulundu
Ankara doğumlu, Antalya'da yaşıyor. Hacettepe Üniversitesi'nde İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun. Hayalleri arasında iyi bir İngilizce öğretmeni olmak veya çevirmenlik yapmak var. İngilizce dışında Almanca da bilmekte. Boş zamanlarında kitap okumayı, yürüyüş yapmayı ve arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi sever.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Teknoloji
Yayın: 30 Ekim 2026 16:59 · Kaynak: kayiprihtim.com