Yabancı yatırımcı Türkiye'den neden çıkıyor? Alaattin Aktaş iki soruna işaret etti
- EKONOMİ yazarı Alaattin Aktaş, yabancı yatırımcıların Türkiye'den ayrılmasının arkasındaki iki soruna işaret ederek "Gelenin yarısı kadar bir çıkış olması çok hayra alamet olmayan bir gösterge" ifadelerini kullandı
Türkiye'den çıkan yabancı sermayenin yeni yatırım girişlerine oranı son yılların en yüksek seviyelerine ulaştı. 2026'nın ocak-ağustos döneminde 5,6 milyar dolarlık doğrudan yatırım girişi gerçekleşirken, tasfiye edilen yatırımların tutarı 2,5 milyar dolar oldu. Böylece tasfiye tutarının yeni yatırım girişlerine oranı yüzde 44,6'ya yükseldi.
EKONOMİ yazarı Alaattin Aktaş, yabancı yatırımcıların Türkiye'den ayrılma nedenlerini ve sermaye piyasalarında yaşanan fon krizinin olası etkilerini değerlendirdi.
Yabancı yatırımcı neden Türkiye'den ayrılıyor?
Yabancı yatırımcıların Türkiye'deki hukuki güvenceye ilişkin kaygılarının önemli bir etken olabileceğini belirten Aktaş, "Türkiye'deki birtakım uygulamalardan belli ki hoşnut değiller. Nedir o uygulamalar? Hukuki anlamda haklarını savunamayacakları ya da başlarına bir şey geldiğinde sorun yaşayabilecekleri algısı herhalde en başta gelen etkenlerden birisidir" dedi.
Türkiye'nin geniş iç pazarı ve coğrafi konumuyla yatırımcılara önemli olanaklar sunduğunu vurgulayan Aktaş, buna rağmen bazı yabancı şirketlerin ülkeden ayrılmayı tercih ettiğini söyledi.
Yatırımların yeterince kazançlı görülmemesinin de bu tercihlerde rol oynayabileceğini ifade eden Aktaş, "Türkiye'den gitmek belli ki işlerine geliyor, çok kazançlı görmüyor olabilirler ve çok kendilerini hukuken güven içinde görmüyor gibi bir durumları var, başka bunun izahı pek yok" değerlendirmesinde bulundu.
Yabancı sermaye çıkışında oran yüzde 44,6'ya yükseldi
Programda aktarılan verilere göre, tasfiye edilen yabancı yatırımların yeni yatırım girişlerine oranı 2017'de yüzde 25, 2020'de yüzde 24 seviyesindeydi. Diğer yıllarda genellikle tek haneli düzeylerde seyreden oran, 2026'nın ilk 8 ayında yüzde 44,6'ya ulaştı. Ağustos itibarıyla son 12 aylık dönemde ise yüzde 43,6 olarak hesaplandı.
Aktaş, bu verilerin aynı dönemde Türkiye'ye gelen yatırımcıların ülkeden ayrıldığı şeklinde yorumlanmaması gerektiğini vurgulayarak, "Bu dönemde gelenlerin geri gitmesi gibi okumamak gerekir, öyle bir şey yok. Bu gidenler çok önce gelmiş olanlar.
Ama yarısının... Gelenin yarısı kadar bir çıkış olması çok hayra alamet olmayan bir gösterge. Bu oranın çok daha düşük olması gerekir" dedi.
"Daha önce Türkiye'ye gelmiş olanların da gitmesini önleyemiyoruz"
Yabancı sermaye tasfiyesine ilişkin rakamların, şirketlerin tamamının Türkiye'deki faaliyetlerini sonlandırdığı anlamına gelmediğini belirten Aktaş, borsadaki hisse satışlarının da bu kapsamda değerlendirilebildiğini söyledi.
Aktaş, "Bu yabancı sermayeli şirketler gitti diye o şirketlerin tümüyle kapısına kilit vurup kapandığını düşünmemek gerekir" ifadelerini kullanarak, yabancı ortakların hisselerini satmasının da sermaye çıkışı olarak kayıtlara yansıyabildiğini anlattı.
Türkiye'nin yalnızca yeni yabancı yatırım çekmekte değil, mevcut yatırımları ülkede tutmakta da zorlandığını savunan Aktaş, "Türkiye'de yatırım yapması çok daha Türkiye lehine olan bir durum. Ama biz onu sağlayamadığımız gibi, daha önce Türkiye'ye gelmiş olanların da gitmesini önleyememe aşamasına geçmiş bulunuyoruz zaten" dedi.
Fon krizinin etkisi henüz verilere yansımadı
Sermaye piyasalarında yaşanan fon krizinin yabancı yatırımcıların Türkiye'ye bakışını nasıl etkileyebileceği de programda ele alındı.
Doğrudan yatırım verilerinin ağustos sonuna kadar olan dönemi kapsadığını hatırlatan Aktaş, eylül ayında ortaya çıkan fon krizinin etkilerinin bu rakamlarda henüz görülmediğini belirtti.
Aktaş, "Bu 2026 diye verdiğimiz veriler çünkü Ağustos sonundaki durumu gösteriyor. Burada şey yok hiç; fon vurgunu, fon krizi, onun etkilerini görmüyoruz" ifadelerini kullanırken, sonraki dönemlerde tasfiye oranının daha yüksek seviyelere çıkabileceğini söyledi.
Fon krizinin yatırımcı güveni üzerindeki olası etkilerine de değinen Aktaş, "Epeyce bir etki yapacağı kesin görünüyor, belki hala yapıyor da... Biz onun detaylarını bilme şansına pek sahip değiliz" değerlendirmesinde bulundu.
"Türk vatandaşının kaçtığı borsadan yabancı niye kaçmasın?"
Borsa İstanbul'daki değer kayıplarını da değerlendiren Aktaş, Türkiye'nin önde gelen bazı şirketlerinin piyasa değerlerinin Türk lirası bazında dahi iki yıl önceki seviyelerin altında bulunduğunu söyledi.
Hisse fiyatlarının gerilemesine rağmen yabancı yatırımcıların alım yapmak yerine piyasadan çıkmasını sorgulayan Aktaş, "Şu ortam yabancılar için eğer şirket değerlemesi çok başka bir şey ama 2 yıl önceki ya da 1 yıl önceki değerler doğru ise şimdiki değerler bedava demektir, gelip almaları gerekir. Buna rağmen almıyor ve tam tersine gidiyorlarsa Türkiye'nin durup düşünmesi, şapkayı önüne koyup'Niye böyle oluyor?' diye bir irdelemesi gerekir. Ama bunun yapıldığını hiç görmüyoruz" ifadelerini kullandı.
Aktaş, sermaye piyasalarındaki güven kaybının yabancı yatırımcıların kararları üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmesini ise "Şimdi Türkiye'de Türk vatandaşının kaçtığı borsadan yabancı niye kaçmasın diye düşünmeli insan" sözleriyle tamamladı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Genel
Yayın: 27 Ekim 2026 16:53 · Kaynak: ekonomim.com