Habermetrik
← Ana Sayfa
Sakarya 29 Ekim 2026 06:45
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Atatürk’ü Anmak Yetmez, Emanetine Sahip çıkmak Gerekir!

Atatürk’ü Anmak Yetmez, Emanetine Sahip çıkmak Gerekir!
Görsel kaynağı: aksamhaberleri.com.tr
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 2 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • 10 Kasım 1938, saat 09.05… Bir milletin yüreğine tarifsiz bir acı düştü
  • Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Kurtuluş Savaşı’nın başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk hayata gözlerini yumdu

10 Kasım 1938, saat 09.05… Bir milletin yüreğine tarifsiz bir acı düştü. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Kurtuluş Savaşı’nın başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk hayata gözlerini yumdu. O gün, bağımsızlık mücadelesine önderlik eden, esaretin kader olmadığını dünyaya gösteren büyük bir lideri kaybettik.

Aradan 88 yıl geçti. Atatürk’ün bedeni aramızda değil; fakat fikirleri, eserleri ve bağımsızlık anlayışı h â l â yol g ö steriyor. As ı l mesele, Atat ü rk’ü y ı lda bir g ü n anmak m ı, yoksa d üşü ncelerini her g ü n ya ş atmak m ı?

Saat 09.05’te saygı duruşuna geçmek, Anıtkabir’e çelenk koymak, bayrağımızı yarıya indirmek elbette bir vefa borcudur. Ancak törenler bittiğinde Cumhuriyet’in temel değerleri unutuluyorsa kendimize sormalıyız: Biz Atatürk’ü gerçekten anlıyor muyuz?

Atatürk’ün büyüklüğü yalnızca kazandığı savaşlarda aranamaz. Onu özel kılan, savaş meydanlarındaki başarısını bağımsız bir devlet kurma iradesine dönüştürmesi ve milletine geleceğini kendi elleriyle kurma sorumluluğunu vermesidir.

Emperyalizme karşı verilen Mill î M ü cadele, s ö m ü rge y ö netimleri alt ı ndaki halklara ba ğı ms ı zl ığı n m ü mk ü n oldu ğ unu g ö sterdi. Atat ü rk, sava şı n ard ı ndan ü lkesini bar ış a, e ğ itime, bilime ve kalk ı nmaya y ö neltti.

“Yurtta sulh, cihanda sulh” sözü bugün de anlamını koruyor. Dünyanın Atatürk’e duyduğu saygı övünç kaynağımızdır. Ancak Türkiye’nin onun gösterdiği çağdaş uygarlık hedefinde ilerlemesi de önemlidir.

CUMHURİYET, BİR KİŞİNİN DEĞİL, MİLLETİN EMANETİDİR

Atatürk bize yalnızca bir devlet bırakmadı. Egemenliğin millete ait olduğu bir Cumhuriyet; aklı ve bilimi esas alan eğitim anlayışı; kadınların toplumsal ve siyasal hayata katılımını güçlendiren reformlar, hukuk önünde eşitlik ve çağdaşlaşma hedefi bıraktı.

Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve inkılapçılık ilkelerinin gerçek değeri, duvarlara asılan sözlerde değil, toplumun hayatına nasıl yansıdığında görülür.

Hukuk herkese eşit uygulanıyor mu? Gençlerimiz emeklerinin karşılığını alabiliyor mu? Kadınlar güven içinde yaşayabiliyor mu? Eğitimde fırsat eşitliği sağlanıyor mu? Devletin imk â nlar ı kamu yarar ı i ç in mi kullan ı l ı yor? Bilim ve liyakat hak etti ğ i yeri buluyor mu?

Bu soruların cevabı, Cumhuriyet’e ne kadar sahip çıktığımızın göstergesidir. Kimseyi inancı, düşüncesi, kökeni veya siyasi görüşü nedeniyle ötekileştirmeden herkesin hakkını savunmak zorundayız.

ASIL TEHLİKE, EMANETİ KORUDUĞUMUZU SANMAKTIR!

Bir ülke, kurucusunun resmini her yere asarak değil, değerlerini kurumlarında yaşatarak güçlenir. Demokrasi, farklı düşüncelerin özgürce ifade edilmesiyle gelişir. Hukuk devleti, herkes için geçerli adaletle ayakta kalır.

Mill î egemenlik, milletin iradesine ve denetim hakk ı na sayg ı duyulmas ı n ı gerektirir.

Atatürk’ü sevmek, her 10 Kasım’da özlem bildirmek yeterli değildir. Asıl sorumluluk; Cumhuriyet’in kurumlarını güçlendirmek, kamu kaynaklarını korumak, çocuklarımıza nitelikli eğitim sunmak ve ülkemizi aklın, bilimin, üretimin rehberliğinde ileriye taşımaktır.

Bu sorumluluk yalnızca yöneticilerin değil, her vatandaşın görevidir. Eleştirmek, soru sormak ve hesap verebilirlik istemek de demokratik vatandaşlığın gereğidir.

10 KASIM BİR SON DEĞİL, SORUMLULUK GÜNÜDÜR

Atatürk’ün bıraktığı en büyük emanet, bağımsız ve onurlu bir ülkede geleceğimizi belirleme hakkımızdır. Bu emaneti korumak, geçmişle övünürken bugünün sorunlarına gözlerimizi kapatmak değildir.

Çocuklarımıza fırsat eşitliği sunan, adalete güven duyulan, bilimle gelişen, üreten ve barış içinde yaşayan bir Türkiye bırakabiliyor muyuz?

İşte 10 Kasım’da cevaplamamız gereken soru budur.

Atatürk’ü anmak bir dakikalık saygı duruşuyla sınırlı kalamaz. Onun emanetine sahip çıkmak, 365 gün süren bir sorumluluktur.

Saat 09.05’te başımızı eğelim; ama Cumhuriyet’in değerleri söz konusu olduğunda başımızı öne eğmeyelim. Haksızlık karşısında susmayalım, bilimin ışığından ayrılmayalım, hukukun üstünlüğünü savunmaktan vazgeçmeyelim.

Atatürk’ü anmak yetmez; emanetine sahip çıkmak gerekir. Cumhuriyet’i korumak yetmez; demokrasiyle, adaletle ve bilimle güçlendirmek gerekir.

Ruhun şad olsun Atam! Emanetin, aklın ve vicdanın ışığında gelecek kuşaklara taşınacaktır.

Milletin geleceğini yine milletin iradesi belirleyecektir!

Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır

Yorum yazarak Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorum yazarak Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: aksamhaberleri.com.tr
Haber metni ve görseller aksamhaberleri.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Eğitim · Bölge: Sakarya
Yayın: 29 Ekim 2026 06:45 · Kaynak: aksamhaberleri.com.tr
Kaynağı Oku ↗