Bahçeli: Türkiye'ye parmak sallamak Avrupa'nın harcı değildir
- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Brüksel’deki tüm yetkililer anlamalıdır ki tam bağımsız şekilde ve sadece kendi menfaatleri doğrultusunda kararlar alıp uygulayabilme kudretine ve iradesine sahip olan Türkiye’ye parmak sallamak, istikamet tayin etmek, neyi yapıp yapamayacağına dair talimatlar
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Brüksel’deki tüm yetkililer anlamalıdır ki tam bağımsız şekilde ve sadece kendi menfaatleri doğrultusunda kararlar alıp uygulayabilme kudretine ve iradesine sahip olan Türkiye’ye parmak sallamak, istikamet tayin etmek, neyi yapıp yapamayacağına dair talimatlar vermek, hiç kimsenin olmadığı gibi Avrupa’nın da harcı değildir" dedi.
Bahçeli, partisinin Cumhuriyet'in geleceğe bakan gözü, yarınlarını idrak eden aklı, istikbale koşar adım ilerleyen iradesi olduğunu söyleyerek, "Kuruluş döneminde atılan istikbal tohumlarını, büyütmek ve gürleştirmek vazifemizdir. Cumhuriyet'in kurduğu düzeni güçlendirerek hem bölgemizde hem kültür ve gönül coğrafyamızda hem de cümle cihanda müyesser kılmak Türkiye’nin tarihi misyonudur.
Aziz Atatürk'ün koyduğu muasır medeniyetler seviyesine erişme ülküsü, demokratik standartları ileri seviyelere taşımak, hak ve özgürlükleri hukuk ile kurumsallaştırmak, dış politikada kimsenin aklına ve inayetine muhtaç olmamak ve elbette müstemleke zincirlerden, yeni nesil risk ve tehditlerden kurtulmaktadır. Türkiye’nin dünya siyasetindeki yeri merkez, yönü ise insanlığın olduğu her yerdir.
Milliyetçi Hareket Partisi olarak kaos ve çatışmaların ürettiği fırtınalara gebe olan dünyada güven ve istikrarın limanı, barış ve refah ikliminin mimarı bir Türkiye idealinin sahibiyiz" dedi.
Türk devletleri arasındaki birlik dileklerini aktaran Bahçeli, "Bu çağın adı'Türk ve Türkiye Yüzyılı', anahtarı ise Türk birliğidir. O sebeple'Terörsüz Türkiye' ve'Terörsüz Bölge' diyoruz. Türk dünyasında birlik ve dirlik istiyoruz.
İş birliği potansiyelinin harekete geçirilmesiyle Türk Devletleri Teşkilatı'na üye devletlerin küresel etkinliğinin, huzur ve barışa katkılarının da artacağına inanıyoruz. Muradımız; Hazar ile Akdeniz’in hasretini sona erdirmek, Isık Gölü ile Van Gölü'nü kavuşturmak, Selenga ile Sakarya’yı buluşturmaktır.
Dileğimiz; Merv’in yıldızlarını Söğüt’te seyretmek, Taşkent’in havasını Konya’da solumak, Bakü’de çalan türküye, İzmir’de eşlik etmek, Bişkek’te doğan güneşi Ankara’da uğurlamak, Hoca Ahmet Yesevi’nin hikmet ışığını, Mustafa Kemal Atatürk’ün cesaretini Türk dünyasıyla buluşturmaktır. Aynı kıbleye yönelen yürekler, Türkçe düşünen, Türkçe çağıran diller ortak bir gelişme stratejisiyle kendi mukadderatına yön vermelidir" diye konuştu.
'FİTNE TOHUMLARI KENDİNE DÖNMEYE BAŞLAMIŞTIR'
Avrupa'da yaşanan protesto gösterilerini değerlendiren Bahçeli, "Fransa ile başlayan ve farklı vesilelerle diğer Avrupa ülkelerine de sirayet eden sosyal hareketler, çok kısa bir zamanda kamu düzenini ve toplumsal huzuru bozan şiddet içerikli gösterilere dönüşmüştür. Milliyetçi Hareket Partisi olarak Avrupa'da vuku bulan bu süreci, başından beri yakından takip ediyoruz.
Avrupa Birliği'nin temel hak ve özgürlükler noktasındaki hassasiyetini, üyesi olan devletlere de hatırlatmasını bekliyoruz. Şiddettin gittikçe tırmandığı gösterilerin altında yatan temel sebeplerin Avrupalılar tarafından iyi okunması gerektiği kanaatini taşıyoruz.
Uzun zamandır göçmen karşıtlığıyla İslamofobi ve Türkfobiyi kaşımak suretiyle siyasi rant oluşturma peşinde koşan Avrupa’nın, ektiği fitne tohumları kendilerine dönmeye başlamıştır" dedi.
Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat'ın Libya Temsilciler Meclisi'nde onaylanmasının ardından yaşanan tartışmaları değerlendiren Bahçeli, "Türkiye ile Libya arasındaki dostane ilişkilerden rahatsızlık duyanların bu gelişme üzerine feryat ettikleri de görülmüş ve tarafımızca not edilmiştir. Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve onları Türkiye aleyhine kışkırtan İsrail, ayrıca'birlik dayanışması' adı altında Türkiye’yi Rum-Yunan tezleriyle eleştirmekten çekinmeyen Avrupa Birliği’nin bu gelişmeden rahatsızlık duydukları hemen ortaya çıkmıştır.
Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı ve Avrupa Birliği Konseyi Başkanının yaptıkları ortak basın açıklaması, AB’nin çelişkilerle dolu yaklaşımını ve çaresizliğini ifşa etmiştir. Brüksel’deki tüm yetkililer anlamalıdır ki tam bağımsız şekilde ve sadece kendi menfaatleri doğrultusunda kararlar alıp uygulayabilme kudretine ve iradesine sahip olan Türkiye’ye parmak sallamak, istikamet tayin etmek, neyi yapıp yapamayacağına dair talimatlar vermek, hiç kimsenin olmadığı gibi Avrupa’nın da harcı değildir.
Ne Türkiye ne de Libya, onların beklenti ve taleplerine uygun davranmak zorunda değildir. Ayrıca Akdeniz’e kıyıdaş ülkelerin egemenlik haklarına saygı göstermek herkes için hukuken ve siyaseten en doğru karar olacaktır" dedi.
Türkiye'nin dış politikasını da değerlendiren Bahçeli, "7 Ağustos 2026 tarihinde Mekke'de imzalanan'Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması', taraflar arasındaki güven, iş birliği ve dayanışmayı artıracak, bölgemizde yaşanan sorunların çözümünde dış müdahalelerin etkisiz kılınmasını sağlayacak bir diğer önemli gelişmedir. Tarafların, askeri imkan ve yeteneklerin konuşlandırılması da dahil olmak üzere uygun görecekleri tedbirlerle birbirlerine destek olmasını öngören Mekke Ortak Savunma Anlaşması, onaylanmak üzere TBMM’nin gündemindedir.
Husi saldırganlığının sona erdirilmesi ve sivil kayıpların önüne geçilebilmesi amacıyla, bu anlaşma hükümleri çerçevesinde tüm imkanlar harekete geçirilmelidir" diye konuştu.
'İSRAİL SİYASETİNİ ORTADAN İKİYE BÖLMÜŞTÜR'
İsrail’deki seçimlerin, sonuçları itibarıyla önemli gelişmelere gebe olduğunu kaydeden Bahçeli, "İsrail seçimleri hiçbir siyasi partinin ülkeyi yönetecek çoğunluğu elde edemediğini ortaya koymuş, İsrail siyasetini adeta ortadan ikiye bölmüştür. Arap partilerinin bu tabloda güçlü bir konum elde etmesi dikkat çekici bir gelişme olmuştur.
Bu sonuçlar, İsrail toplumunun önemli bir kesiminin Netanyahu hükümetinin Gazze ve Filistin politikalarına yönelik tutumunun dikkatle değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmiştir" ifadelerini kullandı.
'SİYASETTE ARINMA VE AKLANMA ERTELENEMEZ'
Demokratik toplumların gücünün eleştiri ve denetim mekanizmalarından geldiğini söyleyen Bahçeli, "Vatandaşlarımızın sabrını sınayanlar, yük almak yerine yük olmaya devam etmekte ısrar edenler, milletin irfanını da ferasetini de hafife almasın. Cumhurbaşkanımızın riyasetinde Cumhur İttifakı'yla büyütülen kardeşlik ve dayanışma iklimine zarar vermesin.
Bu kadar emek ve gayretin nihai durağı insanlıktır ve insani değerler siyaset dahil her şeyin üstündedir. Akıl öfkeye, nezaket kabalığa, zarafet görgüsüzlüğe, helal kazanç tamahkarlığa, terbiye edepsizliğe terk edildiğinde insanlık ölür, adamlık da yok olur.
Uzaktan adam görünenlerle, adamlığa uzak olanlar, surette farklı olsalar bile sirette birdir ve bizim nazarımızda adam değildir. Bu vesileyle bir kez daha siyasette arınma ve aklanmanın ertelenemez bir gereklilik olduğunu vurgulamak istiyorum" diye konuştu.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Siyaset
Yayın: 03 Kasım 2026 11:13 · Kaynak: olay53.com