Habermetrik
← Ana Sayfa
06 Kasım 2026 11:28 · Güncelleme 11:39
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Doğu Perinçek: AK Parti'nin Türkiye'yi tek başına yönetme dönemi bitiyor

Doğu Perinçek: AK Parti'nin Türkiye'yi tek başına yönetme dönemi bitiyor
Görsel kaynağı: aydinlik.com.tr
⏱️ 11 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, gazeteci Enver Aysever'e verdiği röportajda fon vurgunu soruşturmasının AK Parti'yi sarsacağını savundu
  • Perinçek, iktidarın tek başına yönetim döneminin sona erdiğini öne sürdü

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, gazeteci Enver Aysever'in YouTube kanalında katıldığı programda Türkiye ve dünya gündemine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. ABD'deki siyasi krizin küresel güç dengelerini değiştireceğini savunan Perinçek, Türkiye'nin Atlantik sisteminden uzaklaşarak yeni bir döneme girdiğini söyledi.

İç siyasette AK Parti iktidarının tek başına yönetim döneminin sona erdiğini öne süren Perinçek; Kürt meselesi, Abdullah Öcalan'a yönelik af önerisi, CHP'deki mutlak butlan tartışması ve ekonomi politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Doğu Perinçek, gazeteci Enver Aysever'e verdiği röportajda fon vurgunu soruşturmasının AK Parti'yi sarsacağını savundu.

Perinçek, iktidarın tek başına yönetim döneminin sona erdiğini öne sürerken ABD'deki siyasi kriz, Öcalan'a af ve CHP'deki mutlak butlan tartışmasına ilişkin de dikkat çeken açıklamalarda bulundu.'AMERİKA KRİZE GİRDİ' Perinçek'in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:- Amerika anayasası çerçevesinde kolay olay nasıl çözülecek? Trump başkan ama Meclise hakim olması için bir seçim yapılması lazım ama bir yeni ara seçim yapıldı.

Orayı kaybetti. Öbür tarafın da başkanlığı zorlaması yani Demokrat Parti'nin de duruma hakim olması için yani Amerika Birleşik Devletleri'ne tam hükmedebilmesi için başkanlığı ele geçirmesi gerekiyor. O başkanlık seçimine de daha var.- Dolayısıyla Amerika bir krize girdi ama bu yalnız başına bu seçimden doğan bir kriz değil.

Şimdi en önemlisini izleyicilerimize sunmak istiyorum. Birleşmiş Milletler Sanayi Kalkınma Örgütü bir hafta kadar önce bir projeksiyonu yani yansıtmayı açıkladı. Buna göre 2030 yılında Amerika Birleşik Devletleri dünya üretimindeki payı%11'e düşüyor.

Buna karşılık Çin Halk Cumhuriyeti'nin dünya üretimindeki payı da 2030 yılında%44 oluyor. Yani Çin Amerika'nın 4 katı üretecek 2030 yılında. Zaten şu anda geçmiş durumda. Aslında bütün her şey bu. TÜRKİYE'DE ATLANTİKÇİ DÖNEMİN SONUEvet, şimdi bakın Türkiye açısından Atlantikçi dönem bitti.

Yani diyelim Amerika'nın Türkiye üzerindeki denetimi, onun sonuna geldik. İki, Avrupacılık Türkiye'de yerle bir oluyor. Avrupa yanıyor. Hangi Avrupa'ya girecekler? Yanan Avrupa'ya mı girecekler, yıkıntıların arasına mı başlarını sokacaklar altına?

Ondan sonra, yani Türkiye'de Amerikancılığın ağır darbe yediği bir sürece girdik. Amerika'nın çünkü eskisi gibi bir gücü yok, dünyada hükmü yok.- Hele bu Trump'ın seçim kaybetmesiyle birlikte Trump'ın dostları da öyle gözüküyor ki bundan nasiplerini almış oluyorlar ve olacaklar.

Mekke ittifakının sahibi idi Trump sonuç itibariyle. Onun nüfuzu çok zayıflamış durumda. İsrail tabii çok büyük darbe yedi. Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'a saldırı, Yemen'in istiklal savaşını bastırma planları çok ağır darbe yemiş oldu.- Yani bundan sonra kolu kanadı kırılmış olan bir Trump'ın İran'a karşı böyle bombaların anasıyla veya nükleer silahlarla falan saldırı yapma kabiliyeti yeteneği ortadan kalkmış oldu.

Tabii bu Türkiye'de bir ferahlamaya ve Türkiye'nin kendi yolunu daha bağımsız çizme olanaklarının güçlenmesine yol açmış oluyor. Tayyip Erdoğan yönetiminin de sonuna gelmiş bulunuyoruz. Türkiye'yi tek başına yönettiği dönem Tayyip Erdoğan'ın artık 2-3 yıl içinde sona erecek.'AK PARTİ'NİN TÜRKİYE'Yİ TEK BAŞINA YÖNETME DÖNEMİ BİTİYOR'- Yani hem dünya dengelerinin değişmesi, Atlantik sisteminin çöküşü, dünya en pes kapitalist sisteminin çöküşüdür aynı zamanda.

Hem de AK Parti iktidarının sonuç itibari bu fon vurgunu sonucunda bir fon vurgununun iktidarı olduğu bütün çıplaklığıyla ortaya serilmiş oluyor. O bir çıkmazı ifade ediyor. Mekke anlaşması AK Parti için bir çıkmaz. Çünkü Mekke anlaşmasıyla ııı bölgemizdeki Batı Asya'daki vatan savaşlarını hedef alıyor.

Kime hedef alıyor? Yemen'in Yemen Cumhuriyeti'nin vatan savaşını hedef alıyor. Iıı Yemen'le beraber olan Filistin'in vatan savaşı hedef alıyor.- Gazze'nin direnişini hedefe almış oluyor. İran'ın ııı direnişine ııı yan bakmış oluyor.

Onu da hedefe almış oluyor. Dolayısıyla Tayyip Erdoğan yönetimi bölgemizde aynı zamanda diri olan, bölgenin geleceğini tayin eden vatan savaşlarından, devletlerin bağımsızlık, egemenlik yolundaki direnmelerinden Türkiye'yi koparan Bunun da istikbali yok.- Yani 1980'de Turgut Özal'ın getirmiş oldu.

İşte dünya ekonomisiyle entegre oluyoruz, bütünleşiyoruz denen programı bugüne kadar götürdüler. Ama artık o program sürdürülemez hale geldi. Kendileri de ifade etmeye başladı bunu. Dolayısıyla AK Parti'nin Türkiye'yi tek başına yönetme dönemi bitiyor.

ERDOĞAN, FETÖ VE PKK İLE MÜCADELE- Biz kesinlikle Sayın Tayyip Erdoğan'ı desteklemedik ama ne yaptık? Biz olduğumuz yerde kararlı olarak devam ettik. Nedir o? FETÖ ile mücadele. Türkiye'de Fetullah Terör Örgütü'nün adını koyan biziz.

Ona herkes, cemaat falan filan, tarikat, ondan sonra sivil toplum örgütü derken biz dedik ki bunun silahı var, külahı var, bu bir terör örgütüdür, bu bir Fetullah Terör Örgütüdür. Fetullah Terör Örgütüne karşı mücadele cephesine 2013-2014'ten sonra Tayyip Erdoğan'lar girdi.

O bizim cephemiz zaten.- O kendi koalisyon ortağını, Türkiye'yi kimle yönetiyordu Sayın Tayyip Erdoğan? FETÖ'yle beraber. O FETÖ'yü terk etti ve Türkiye tarafına geçmiş oldu. O tarafta biz varız. 15-16 Temmuz gecesi FETÖ'nün atölye örgütü bir darbe yapıyor.

Darbede sağıma bakıyorum, Tayyip Erdoğan var, soluma bakıyorum, Bin Ali Yıldırım var. Ben FETÖ'nun tarafına mı geçeceğim Vatan Partisi olarak? PKK ile mücadelede de onlar Kürt açılımları yapıyorlardı. Amerika'nın ve İsrail'in Kürt meselesindeki programlarına bağlanmışlardı.- Tayyip Erdoğan yönetimi, ondan sonra.

Ama biz ancak bunun silahla halledileceğini, yani PKK terör örgütünün ancak silahla tasfiye edilebileceğini ısrarla savunduk. Ve onlar da oraya en sonunda geldiler. Yani 2015'den sonra, 2016'dan sonra, bizim 2014 baharında Silivri Duvarı'nı yıkmamız bir dönüm noktasıdır.

O Silivri Duvarı'nı yıkarak biz hem kendimizi Hapishaneden kurtardık hem de Türk Silahlı Kuvvetleri'ni özgürleştirmiş olduk.- O Türk Silahlı Kuvvetleri'nin özgürleşmesi yeni bir dönem açtı Türkiye'de. Silahlı kuvvetler Türkiye'nin güney sınırlarının ötesinde terör örgütlerine karşı silahlı harekatlara başlayabildiler.

PKK bu şekilde bastırılabildi. Dolayısıyla sizin biraz evvel sözünü ettiğiniz AK Parti'nin terörsüz Türkiye dediği süreç Sonuç itibariyle Türk polisinin ve ondan önce de Türk askerinin PKK'ya karşı başarılarının bir ürünü.

Yani Türk askeri bastırmasa PKK'yı bu döneme giremeyecekti. Dolayısıyla orada da biz varız. ÖCALAN'A AF ÖNERİSİ VE DEM PARTİ- Bakın Öcalan'a gitmeye ihtiyaç yok bugün. Neden? Çünkü şu anda bu süreçte, yani bizim bütünleşen Türkiye dediğimiz süreçte en uygun tavrı alan, konumda olan Öcalan'ın kendisi.

Onun biliyorsunuz 2025 yılı 27 Şubat'ında bir çağrısı oldu, bir mektubu oldu. O mektupta PKK'ya ne diyordu? PKK kongresi toplansın. Ve devletle ve toplumla bütünleşmek için kendini feshetsin ve silahları bıraksın. Tekrar ediyorum, devletle ve toplumla bütünleşmek.- Öcalan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nden veya AK Parti iktidarı diyelim ona, AK Parti iktidarının daha önünde ve Türkiye açısından daha yapıcı ve olumlu bir konumda oldu.

Ama AK Parti ne yaptı işte o komisyonlar toplandı, raporlar yazıldı falan. O terörsüz Türkiye dedi. Halbuki Abdullah Öcalan diyor ki devletle ve milletle toplumda birleşelim. Yani Türkiye Cumhuriyeti devletiyle ve Türk milletiyle bütünleşelim.

Bence stratejik hedef bu. Yani dolayısıyla Öcalan'ın kazanılmaya ihtiyacı yok.- Bugün kazanılmaya ihtiyacı olan doğrudan doğruya AK Parti iktidarının kendisi. Yani onlar yanlış stratejik Yanlış demeyelim de eksik olan bir stratejik hedefe terörsüz Türkiye diyerek bağladılar.

Hadi tamam silahları bıraktılar sonra ondan sonra ama hala o amaçlar kafalarda ondan sonra bilinçlerde yaşıyor diyelim o ilişkiler devam ediyor falan filan ki işin gerçeği bu. Amerika, İsrail de evet güç kaybediyorlar ama gene bölgemizde varlar onlar.- Ondan iki gün sonra bir Türkiye'nin krizinin derinleştiği bir durumda tekrar silahı verer ve tekrar süreç başlayabilir.

Onun için burada problem Öcalan'da değil. Bizim Türkiye Devleti'ni daha doğrusu Tayyip Erdoğan iktidarını bir olumlu yola kazanmamız gitti.- Öcalan'a, İmralı Adası'nda bir şeyler diyelim daha uygun yaşam şartları sağlamak falan değil.

Bugün yapılması gereken cesur bir şekilde PKK'nın yani feshedilmiş olan PKK'nın diyelim artık PKK kalmadı feshedilmiş olan PKK'nın yöneticilerinden ondan sonra ona yardım ve ataklık yapana kadar suç işlemiş olan Herkesi bir afla Türkiye'ye kazanmak. Ama o affın bir şartı olacak.- Biz o af kanunu 14 madde halinde hazırladık, meclise sürdük, partilere gönderdik, basına da gönderdik.

Size bir kez daha göndereceğim. O af kanunun çok önemli bir şartı var, o da şu. Öcalan'ın da ifade ettiği gibi o meşhur 2025-2027 Şubat tarihli çağrısında Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile ve Türk milletiyle bütünleşmek amacını taşıyorum.- Bu amaçla bu af kanunundan yararlanmayı talep ediyorum diyen yani bu iradeyi gösteren herkesi yani bütün suçlarını bir afla ondan sonra ortadan kaldırmak, infazları ortadan kaldırmak.

Dolayısıyla Öcalan'ı da işte İmralı'da bir diyelim bir şeyde evde ağırlamak değil, doğrudan doğruya özgür bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak bu ifade ettiği devletle ve toplumla bütünleşme sürecinde daha etkin ve aktif olacağı bir konuma getirmek. EKREM İMAMOĞLU VE BELEDİYELERDEKİ YOLSUZLUK İDDİALARI- Doğru mu?

Çok açık siyasi tutsak olarak görmüyorum. Çünkü bütün kanıtlar ortaya dökülmüş durumda. Belediyenin şeylerini yetkilerini kullanarak çok önemli özel çıkarlar sağlandığını görüyoruz. Yani o bütün kanıtlar şimdi tabii yargı süreçleri olduğu için oralar hakkında fazla konuşmak istemiyorum ama bütün kamuoyunu da gördüğü gibi artık CHP kitlesinin de gördüğü gibi o belediyeler yağmalanmış ama yalnız CHP veya da yeni parti belediyeleri değil AK Parti belediyeleri de.- Bakın 2004 yılından itibaren o Büyükşehir Kanunu'nun çıkmasından bu yana belediyeler şirketleşti.

Özel şirketlere dönüştü. Yok efendim kültür aşı, bilmem ne aşı, kaldırım aşı, park aşı, şu aşı, bu aşı. Siz ticaret kanunu ııı bünyesi içerisinde belediyeleri özel kar peşinde koşan ııı ticari şirketlere dönüştürürseniz ııı o ticari şirketlerde de ııı kar derken o karla ııı yağma arasında bir sınır o sınırlar aşılıyor zaten.

Belediyede.- Ceza kanunu bağlamında, ceza kanunu da işte devletin belediyelerin belli imkanlarını kullanarak özel çıkar elde etmeye yönelik bazı yaptırım öngören maddeler var, hükümler var ceza kanunu o kapsamda. Onlar yargıda karara bağlanacak ama bir genel af Türkiye'nin önünde olursa ondan tabii yararlanabilir.

FON VURGUNU VE AK PARTİ'YE YÖNELİK AÇIKLAMALAR- Daha Türkiye bir hesaplaşmadan geçiyor. Bakın şimdi fon vurguncuları çıktı. Değil mi? 400 Kişi Ondan sonra 445 bin insanımızın küçük birikimlerini bir iki gece içerisinde yapılan bir örgütlü operasyonla ondan sonra kendi kaynaklarına çevirdiler ve servetlerine el koydular 400 kişi.

Ve bu 400 kişi bakın yakında dökülecek. Bakacağız bunun 380'i AK Partili çıkacak. Sayın Cumhurbaşkanı da uçakta dönerken dün söyledi ya hiç ummadığım insanlar. Peki kim o ummadığınız insanlar? Olmadığımız insanlar Enver Aysever veya Doğu Perinçek değil.

Olmadığımız insanlar AK Partili. Değil mi?- AK Parti'nin de çok büyük bir vurgunu var ama bu vurgun mesele AK Parti vurgunu değil. Yani 1980'de Turgut Özal'ın kurduğu sistem sonuç itibariyle bir sıcak para komisyoncularının, büyük tefecilerin, dolar borsa vurguncularının yani büyük bir dolar borsa vurgunu var.

Televizyonlarda siz de izliyorsunuz. Hanımefendiler çıkıyor, beyefendiler çıkıyor. Dolardan alın, Avro'ya yatırın. Avro'dan alın, altına yatırın. Hayır, altından alın, 15 gün içerisinde bilmem neye yatırın. Bunlar üretim mi?- Havadan para kazanma.

Haksızlığın ödülü havada. Yani bir kapitalizm değil. Onu yani kapitalizm nedir? E bir fabrika açarsınız, makineleri içine korsunuz, işçileri alırsınız, makinelerin başına otur geçirirsiniz. Ustaları getirirsiniz, kapıya bekçileri dikersiniz.

Ondan sonra o makineleri işçiler çalıştırır.2030'DA İKTİDAR HEDEFİ VE ERDOĞAN İLE ÇALIŞMA İHTİMALİ- Bakın biz önümüzde diyelim 2030 falan oralarda Türkiye'de hükümette olacağız. Ama o hükümette kimler olacak? Demin söylediğim o Türkiye'nin Türk devrimi kanalına girmesinde vaziyet alan o mevziye giren partilerle birlikte.

Diyelim şu anda bize en yakın Cumhuriyet Halk Partisi var. Onlarla eleleyiz. AK Parti'de bir temizlik olacak. Ondan sonra aranışma olacak. Diyelim Milliyetçi Hareket Partisi'nde Türkiye-Rusya-Çin-İran ittifakını savundular.

Belli umut ışıkları var falan. Yani bütün bunlardan oluşan bir hükümet.- AK Parti de fon vurgunu dolayısıyla çok büyük bir temizlik ve mücadele geliyor, o gözüküyor. Ve AK Parti'nin FETÖ'ye karşı tavrı var, bütünleşen Türkiye süreciyle ilgili olumlu yönleri var falan.

Neyse, Türkiye'nin birikimi.- Tayyip Erdoğan diye adlandırmayalım. Yani Türkiye'nin bir üretim devrimi. Türkiye'nin kaynaklarına sahip çıkmak. Çok büyük bir tasarruf kabiliyeti var Türkiye'nin. 500 Milyar dolar yurt dışında servetler bankalara konmuş.

500 Milyar dolar altın olarak banka kasalarına konmuş falan. Çok büyük bir tasarruf kabiliyeti var Türkiye'nin. Dolayısıyla bu tasarruf kabiliyetini yatırıma yönlendirelim. Bir üretim devrimi yapalım. Türkiye'nin ekonomisini Atlantik sisteminin denetiminden kurtaralım.- Bu programı Bu programı diyelim ki Sayın Tayyip Erdoğan diye de işte Sayın Mehmet veya Fatma Hanım falan o beyler, o hanımlar kim önerirse onlarla beraber oluruz tabii.

VATAN PARTİSİ'NİN GELECEĞİ- Yani bilimsel sosyalizmi bir eylem kılavuzu olarak kabul eden partiler sonuç itibariyle bir talihi bir şansa sahip. Nedir o? O bilimsel sosyalizmin kılavuzluğu sayesinde Türkiye'nin gerçeklerine uyan devrimci çözümlere katılma şansına sahip bu partiler ama Türkiye solun temel bir meselesi var.

Nedir? O da 19. Yüzyıla kilitlenmiş olan bir sol var. Yani hala 19. Yüzyıl yani bilimsel sosyalizm asyalılaştı. Lenin'le asyalılaştı. Mao'yla asyalılaştır.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: aydinlik.com.tr
Haber metni ve görseller aydinlik.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 06 Kasım 2026 11:28 · Kaynak: aydinlik.com.tr
Kaynağı Oku ↗