Habermetrik
← Ana Sayfa
Sakarya/Adapazarı 26 Ekim 2026 04:05 · Güncelleme 04:09
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Ben mutsuzluğu seçtim!

Ben mutsuzluğu seçtim!
Görsel kaynağı: medyabar.com
⏱️ 2 dk okuma
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Çok şükür…

Kişisel ve ailevi hayatımda beni derinden sarsacak ciddi bir sorunum yok.

Ama mutlu değilim!

Çünkü insan yalnızca kendi mutluluğuyla yaşayamaz. Yaşadığı ülkenin acılarına, toplumun sorunlarına gözlerini kapatamaz.

Ülkemde olup bitenlere baktıkça içim daralıyor, vicdanım sızlıyor.

Yolsuzluklar, hukuksuzluklar, kamu kaynaklarının hoyratça savrulması…

Liyakatin yerini alan eş dost kayırmacılığı, makam ve koltuk uğruna ilkelerini değiştiren siyasetçiler…

Kutsal değerlerin siyasi çıkarlara alet edilmesi, dinin ticarete dönüştürülmesi, dillerinden ahlakı düşürmeyenlerin çıkarları söz konusu olduğunda bütün değerleri ayaklar altına alması…

Bir tarafta açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veren emekliler ve asgari ücretliler, diğer tarafta israf, şatafat ve gösteriş!

Kadına şiddet, çocuk istismarı, uyuşturucu batağına sürüklenen gençler…

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret etmeyi marifet sayanlar…

Eğitimin niteliğini kaybetmesi, üniversitelerin bilimsel başarıda gerilemesi, gençlerin geleceklerini başka ülkelerde araması…

Sevginin, saygının, yardımlaşmanın giderek unutulması…

Paranın neredeyse ilahlaştırıldığı, insanın değerinin karakteriyle değil servetiyle ölçüldüğü bir toplum!

Ve hepsinden önemlisi…

Düşünmeyen, sorgulamayan, liderinin, şeyhinin, ağasının her söylediğini doğru kabul eden insanlar!

Yanlışa yanlış diyemeyen, haksızlığı yapan kendisinden olunca susan, en büyük yanlışların arkasında bile bir hikmet arayanlar…

Soruyorum:

Bütün bunları görüp de vicdan sahibi bir insan nasıl mutlu olabilir?

Aslında mutlu olmanın yolu çok kolay!

Bir beyin ameliyatıyla sorgulayan aklımızı, rahatsız olan vicdanımızı, adalet ve merhamet duygularımızı aldırabiliriz!

Sonra beynimizin kumandasını bir başkasına teslim ederiz.

O ne derse doğru, ne yaparsa haklı kabul ederiz.

Yoksulluğa kader, adaletsizliğe imtihan, israfa itibar deriz.

Böylece hiçbir şey bizi rahatsız etmez!

Üstelik bunun için ameliyata bile gerek yok.

Bir siyasi lidere, bir şeyhe veya herhangi bir otoriteye kayıtsız şartsız teslim olmak yeterli!

Ya da dünya yansa umurunda olmayan, yalnızca kendi çıkarını düşünen biri olmak…

İşte size huzurlu bir hayat!

Ama ben böyle bir mutluluğu istemiyorum!

Benim huzurum, başkalarının acılarına göz yummamı gerektiremez.

Benim vicdanım, çıkarlarım uğruna susturulamaz.

Çünkü adalet yalnızca kendimiz için istediğimizde değil, herkes için savunduğumuzda adalettir.

Ahlak, çıkarlarımızla çatıştığında da koruyabildiğimiz bir değerdir.

Erdem ise herkes susarken gerektiğinde konuşabilmektir.

Ben de mutlu olmak istiyorum.

Çocukların güvenle büyüdüğü, gençlerin gelecekten umut duyduğu, emeklilerin insanca yaşadığı, insanların adalete güvendiği bir ülkede…

Ama bunlar gerçekleşinceye kadar kendimi kandıramam.

Varsın gördüklerim canımı acıtsın.

Varsın vicdanım beni rahatsız etsin.

Yeter ki aklımı bir başkasına teslim etmeyeyim.

Çünkü bir toplumun asıl felaketi insanların mutsuz olması değil, kötülüğe alışıp artık hiçbir şeyden rahatsızlık duymamasıdır.

İşte bu yüzden…

Sorgulamadan mutlu olmaktansa, düşünerek mutsuz olmayı tercih ediyorum.

Vicdansız bir huzurdansa, vicdanlı bir huzursuzluğu seçiyorum.

Mutluluk onların olsun…

Bana insan kalabilmek, erdemle yaşayabilmek yeter!

Kaynaklar: medyabar.com
Haber metni ve görseller medyabar.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset · Bölge: Sakarya/Adapazarı
Yayın: 26 Ekim 2026 04:05 · Kaynak: medyabar.com
Kaynağı Oku ↗