Sivilceleri sıkmak kalıcı iz bırakabiliyor
- Akne ve sivilce, ergenlik yılları sorunu olarak düşünülse de akne, yetişkinlik döneminde de ansızın kapıyı çalabiliyor ya da yıllarca devam edebiliyor
En sık yüz, alın, göğüs ve sırt bölgesinde görülüyor
Akne, toplumda oldukça sık görülen, bulaşıcı olmayan ve özellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan bir deri hastalığıdır. En sık yüz, alın, göğüs ve sırt bölgesinde görülen akne, yalnızca ergenlik dönemine özgü olmayıp yetişkinlikte de devam edebilmektedir.
Hormonal değişiklikler, genetik yatkınlık ve ciltteki yağ üretiminin artması akne oluşumunda önemli rol oynamaktadır. Akne oluşumunda ciltteki yağ üretiminin artması, gözeneklerin yağ ve ölü deri hücreleriyle tıkanması ve buna bağlı gelişen iltihaplanma etkili olmaktadır.
Ergenlik döneminde hormonların etkisiyle artan yağ üretimi akne oluşumunu kolaylaştırmaktadır. Bununla birlikte adet dönemi ve gebelik gibi hormonal değişikliklerin yaşandığı süreçlerde de akne şikayetleri artabilmektedir.
Özellikle kadınlarda yetişkinlik döneminde devam eden veya ilk kez ortaya çıkan akne vakaları görülebilmektedir. Ailede akne öyküsünün bulunması da genetik yatkınlık nedeniyle hastalığın görülme ihtimalini artırabilmektedir.
Cildi fazla temizlemek akneyi artırabiliyor
Akne oluşumunun temel nedenlerinden biri cildin kirli olması değildir. Bu nedenle yüzü sık sık yıkamak, sert temizleyiciler kullanmak veya yoğun peeling uygulamak doğru bir yaklaşım değildir. Aksine bu uygulamalar cildin doğal bariyerine zarar vererek tahrişe ve şikayetlerin artmasına neden olabilmektedir.
Sivilceleri sıkmak, koparmak ve sürekli dokunmak da iltihaplanmayı artırarak ciltte kalıcı iz ve leke oluşma riskini yükseltebilmektedir.
Gözenekleri tıkayan kozmetik ürünler ve uygun olmayan makyaj malzemeleri de akneyi kötüleştirebilmektedir. Terleme ve sürtünme bazı kişilerde şikayetleri artırabildiğinden özellikle spor sonrasında cildin nazikçe temizlenmesi önem taşımaktadır.
Güneşlenmenin akneyi tedavi ettiği düşüncesi ise doğru değildir. Aşırı güneş maruziyeti, akne sonrasında oluşan lekelerin koyulaşmasına ve bazı tedaviler sırasında ciltte tahriş gelişmesine yol açabilmektedir.
Akneye karşı doğru cilt bakımı önemli
Akne oluşumunu tamamen önlemek her zaman mümkün olmasa da doğru cilt bakımıyla şikayetleri kontrol altında tutmak mümkündür. Bu kapsamda;
Yüz, günde iki kez nazik bir temizleyici ve ılık suyla yıkanmalıdır. Cilt sert şekilde ovalanmamalı ve sık peeling uygulamalarından kaçınılmalıdır.
Makyaj ürünleri gece yatmadan önce mutlaka temizlenmelidir.
Gözenekleri tıkamayan, cilt tipine uygun nemlendirici ve güneş koruyucular tercih edilmelidir.
Saçın ve saç bakım ürünlerinin yüz bölgesine sürekli temas etmesi önlenmelidir.
Spor sonrasında terleyen cilt nazikçe temizlenmelidir.
Bazı kişilerde kan şekerini hızlı yükselten, yüksek glisemik indeksli besinlerin fazla tüketilmesi akneyle ilişkili olabilmektedir. Ancak beslenme tek başına aknenin nedeni olarak değerlendirilmemelidir.
Akne tedavisi kişiye özel planlanıyor
Akne tedavisi; kişinin yaşına, cilt özelliklerine ve aknenin şiddetine göre planlanmaktadır. Hafif akne vakalarında gözeneklerin tıkanmasını ve iltihaplanmayı azaltmaya yönelik ürünler kullanılabilmektedir. Daha belirgin vakalarda dermatoloji uzmanının değerlendirmesiyle farklı içeriklere sahip bölgesel tedaviler, gerektiğinde antibiyotikler veya hormonal tedaviler tercih edilebilmektedir.
Şiddetli, ağrılı ve derin aknelerde ise uygun hastalarda ağızdan uygulanan daha güçlü tedavi seçenekleri değerlendirilmektedir. Akne tedavisinde sonuç almak zaman gerektirmektedir. Tedavilerin etkisinin ortaya çıkması birkaç hafta veya birkaç ay sürebilmektedir.
Bu nedenle kısa sürede iyileşme görülmemesi tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmemektedir. Tedavinin dermatoloji uzmanı kontrolünde sürdürülmesi, ilaçların doktor önerisi olmadan başlanmaması veya bırakılmaması önem taşımaktadır.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Genel
Yayın: 04 Kasım 2026 07:23 · Kaynak: ekonomim.com