ESGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Batuhan Eldem'den “Fon Krizi” Açıklaması: 455 Bin Yatırımcı İçin Çağrı
Eskişehir Genç İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Batuhan Eldem, 17 Eylül 2026’da 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar verilmesiyle başlayan sürece ilişkin açıklama yaptı. SPK verilerine göre 455 bin 758 tekil yatırımcının etkilendiği sürecin şeffaf ve hesap verebilir şekilde yürütülmesi çağrısında bulunan Eldem, yatırımcıların haklarının korunması için 6 maddelik öneri sundu.
Eskişehir Genç İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Batuhan Eldem, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından 17 Eylül 2026 tarihinde 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar verilmesinin ardından yaşanan sürece ilişkin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklamada, SPK verilerine göre tasfiye sürecine alınan fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcının bulunduğuna dikkat çekildi.
“Ciddi bir risk oluşturuyor”
“SPK tarafından açıklanan verilere göre tasfiye sürecine alınan fonlarda 455.758 tekil yatırımcı bulunmaktadır. Yatırımcıların aileleri ve sermaye piyasalarında işlem yapan diğer tasarruf sahipleri de dikkate alındığında, yaşanan süreç çok geniş bir toplumsal kesimi doğrudan veya dolaylı olarak etkilemektedir. Bu büyüklük, yalnızca belirli fonların yatırımcılarıyla sınırlı olmayan; güven kaybı ve piyasa hareketleri üzerinden farklı kesimlere yayılabilecek ciddi bir risk oluşturmaktadır.”
Para piyasası fonlarına dikkat çekildi
Açıklamada, sürecin en dikkat çekici noktalarından birinin para piyasası fonlarının da tasfiye kapsamına alınması olduğu ifade edildi. “Bazı para piyasası fonlarının katılma payı iade ödemelerinde temerrüt durumu oluşmuş, ardından söz konusu fonlar tasfiye kapsamına alınmıştır. Bu fonlara yatırım yapan vatandaşlarımız, birikimlerini enflasyon karşısında korumak ve ihtiyaç duyduklarında kısa sürede nakde ulaşabilmek amacıyla para piyasası fonlarını tercih etmiştir.”Yatırımcıların 16 Eylül 2026 tarihinden itibaren verdikleri satış talimatlarının karşılığını alamadığı belirtilen açıklamada, birikimlere ne zaman ve hangi tutarda ulaşılabileceğine ilişkin belirsizliğin maddi kaybın yanı sıra manevi yıpranmaya da yol açtığı kaydedildi.
“Bağımsız ve kapsamlı bir inceleme yapılmalı”
SPK’nın 18 Eylül 2026 tarihli açıklamasında, 2025 yılının son çeyreğinden itibaren bazı serbest yatırım fonları ve para piyasası fonları aracılığıyla düşük fiilî dolaşım oranına sahip paylarda şirketlerin ekonomik gerçekliği ve temel finansal göstergeleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerinin gözlemlendiğinin ifade edildiği hatırlatıldı. “Bu tespitin aylar öncesine dayanmasına rağmen, yeterli ve zamanında koruyucu tedbirlerin alınıp alınmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiğine inanıyoruz. Sermaye piyasalarının düzenlenmesi ve denetlenmesiyle görevli kurumların bu süreçte herhangi bir ihmalinin veya denetim eksikliğinin bulunup bulunmadığı, bağımsız ve kapsamlı bir incelemeyle belirlenmeli; incelemenin sonuçları bütün açıklığıyla kamuoyuyla paylaşılmalıdır.”
Açıklamada, fon yatırımcılarının süreçten mümkün olan en az zararla çıkabilmesi için 6 başlıkta talep sıralandı.
Tasfiye kapsamındaki fonların güncel net varlık değeri, borç ve alacak durumu, likit varlık oranı, portföy bileşimi ve tahmini ödeme takviminin ayrı ayrı yayımlanması.
Karar öncesinde veya karar tarihinde verilmiş ancak gerçekleştirilememiş satış talimatlarının hangi tarih, fiyat ve öncelik sırasına göre ödeneceğinin açıklanması.
Tasfiye kapsamında gerçekleştirilecek varlık satışlarının miktarı, satış fiyatı, masrafı ve fonun kalan varlıkları üzerindeki etkisinin düzenli olarak kamuoyuna duyurulması.
Yönetim ve tasfiye giderlerinin yatırımcıların zararını artırmayacak şekilde sınırlandırılması ve hukuka aykırı işlem yaptığı kesinleşen kişi ve kuruluşlardan tahsil edilecek tutarların yatırımcı zararlarının giderilmesinde kullanılmasına yönelik hukuki mekanizma oluşturulması.
Süreç tamamlandığında adli soruşturma ve yargılama sonuçlarının yanı sıra denetim, gözetim, değerleme, saklama ve kamuyu aydınlatma zincirindeki kurumsal sorumlulukların kamuoyuna açıklanması.
SPK, MKK, Takasbank ve tasfiye yetkilisi bankaların katılımıyla yatırımcıların doğru ve güncel bilgiye ulaşabileceği merkezi ve düzenli güncellenen bir bilgilendirme mekanizması kurulması.
“Sivil toplum kuruluşları daha aktif sorumluluk almalı”
Açıklamada, iş dünyasını temsil eden kuruluşlar başta olmak üzere sivil toplum örgütlerinin süreçte daha aktif sorumluluk alması gerektiği ifade edildi. “Böylesine geniş kapsamlı bir piyasa krizinin yaşandığı dönemde, başta iş dünyasını temsil eden kuruluşlar olmak üzere bütün sivil toplum örgütlerini daha aktif sorumluluk almaya davet ediyoruz. Sivil toplum kuruluşlarının fon yatırımcılarının haklı taleplerine destek vermeleri, yatırımcıların sesini duyurmaları ve Türkiye sermaye piyasalarına duyulan güvenin korunması için gerekli uyarıları açık biçimde kamuoyuyla paylaşmaları büyük önem taşımaktadır.”
“Sürecin takipçisi olacağız”
Açıklamanın sonunda sürecin yatırımcılar, yatırımcıların aileleri ve diğer piyasa aktörleri açısından mümkün olan en az zararla sonuçlanması temennisinde bulunuldu. “Aynı zamanda benzer bir krizin bir daha yaşanmaması için denetim, gözetim ve kamuyu aydınlatma sistemlerinin bütün yönleriyle gözden geçirilmesini; gerekli idari, hukuki ve yapısal önlemlerin gecikmeksizin hayata geçirilmesini bekliyoruz. Sürecin şeffaflık, hesap verebilirlik ve yatırımcı haklarının korunması ilkeleri doğrultusunda sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.”
Kategori: Genel
Yayın: 25 Eylül 2026 19:28 · Kaynak: eskisehirhaberajansi.com