Su akar yolunu bulur kamulaştırma
- Yazı kamulaştırma hakkında ancak ABD seçimlerine değinmeden geçemeyiz
- ABD seçimleri, tüm dünyayı etkileyecek önem arz ediyor
Yazı kamulaştırma hakkında ancak ABD seçimlerine değinmeden geçemeyiz. ABD seçimleri, tüm dünyayı etkileyecek önem arz ediyor. Herkes şöyle düşünüyor: ABD’de aklıselim kazandı. Savaş çığırtkanı ve akli dengesinde sorun olması kuvvetle muhtemel olan Trump, ara seçimlerde ağır bir yenilgi aldı.
ABD artık yeniden istikrar merkezi hâline gelecek. Petrol fiyatları düşecek. ABD İran’la olan savaşını sonlandıracak vb. Bunlar doğru değil. Evet, belki İran savaşı şimdilik sona erecek ve petrol fiyatları geri çekilecek.
Ancak Trump, ABD için bir tercih değil, zorunluluktu. ABD hâkim sınıfları çıkış yolu bulamıyordu. Herkesin deli saçması ve çılgınlık olarak değerlendirdiği politikaların denenmesi gerekiyordu. ABD’nin, Çin’e karşı bir atak başlatarak önce onu durdurması, ardından dize getirmesi gerekiyordu.
Aksi takdirde ABD’nin dünya hegemonyası sona erecekti. ABD’nin elinde kalan son kaleler olan silah üstünlüğü, yapay zekâ, yarı iletkenler, biyoteknoloji ve kuantum teknolojisi gibi alanlardaki üstünlüğünü de 3-5 yıl içinde kaybetme tehlikesi oldukça yakındı.
Denendi ancak başarılı olunamadı. Yükselen Küresel Güney, ABD’nin savaş mekanizmasına karşı direndi ve onu durdurdu. Hatta ABD yenildi. Şimdi muhtemelen küreselcilerin farklı taktikleri yeniden devreye girecek. Ancak hedef değişmeyecek: Küresel hegemonyanın devamı için savaş.
Neler olacağını birlikte izleyeceğiz. Ancak ABD, makûs talihinden ne yaparsa yapsın kurtulamayacak. Ayı inine geri dönecek ve ininin içinde ne yaparsa yapacak. BÜYÜK YATIRIMLARI KAMU YAPAR2011 yılında, yerli elektrikli otomobil markası TOGG’un fabrikasının kurulması için Sayın Cumhurbaşkanı şöyle bir çağrı yapıyordu: “Elini taşın altına koyacak babayiğitler arıyorum.” Ancak bir türlü böyle bir arabayı Türkiye’ye armağan edecek “babayiğit” çıkmıyordu.
Türkiye’de otomotiv sektörüne yatırım yapmış dev gruplar vardı. Ancak hepsi “fason” iş yapıyordu. Türkiye’de kendi markasını çıkarma yüreğine sahip bir iş adamımız yoktu. Sonunda kamu, bazı grupları gönüllü ya da gönülsüz bu işin içine katarak TOGG yatırımını başlattı.
Biz o dönem bu girişimi çok cesur ve değerli bir yatırım olarak destekledik. Hâlâ da arkasındayız. TOGG, Türkiye’nin gururu olarak çalışmalarını sürdürüyor. Ancak ortaklık yapısında yavaş yavaş değişiklikler başladı. TOGG’un ilk kuruluşundaki ortaklık yapısı şöyleydi: TOBB, Anadolu Grubu, BMC, Kıraça Holding/ Kök Grubu, Turkcell ve Zorlu Holding.
Kurucular arasında iki kamu kuruluşu vardı: TOBB ve Turkcell. Bu bir zorunluluktu. Özel sektör bu işe girmek istemedi. Elbette bu durum kamuoyuna yansımadı ama ortakların gönüllü olmadıkları çok açıktı. İşin hemen başında Kıraça Holding, hisselerini diğer ortaklara eşit şekilde dağıtarak ortaklıktan çekildi.
Bu yıl, 2026’da ise Anadolu Grubu ve Zorlu Holding hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldı. Anadolu Grubu hisselerini Türkiye Varlık Fonu’na, Zorlu Holding ise yine kamuya ait olan ve Türkiye Varlık Fonu’nun sahibi olduğu Turkcell’e devretti.
TOGG ortakları arasında, kamu hisseleri dışında geriye, ortaklığın yüzde 50,01’ine sahip olduğu söylenen (bence tartışmalı) Tosyalı Holding’e ait BMC kaldı. BMC’nin TOGG’daki hissesi ise yüzde 23 ile azınlık konumunda. Sonuçta TOGG artık neredeyse tamamen devletin elinde.
Sonucu şuraya bağlıyoruz: Kamulaştırma bir seçenek değildir. Kamulaştırma bir zorunluluktur. Şu yalana artık pek kanan kalmadı: Devlet işletmeleri rasyonel, yani akılcı çalışmaz. Kamu kaynakları israf eder. TOGG, özel sektör işletmesi olsaydı bugün kapısına çoktan kilit vurulmuştu.
TOGG yeterince kârlı çalışmıyor, satılmıyor. Ancak bu farklı bir konu. Bu durum, devleti yöneten iktidarın kamu yatırımlarına nasıl baktığı üzerinden değerlendirilebilecek bir konudur. Büyük yatırımlar ancak kamu tarafından yapılabilir.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel
Yayın: 06 Kasım 2026 21:03 · Kaynak: aydinlik.com.tr