Habermetrik
← Ana Sayfa
01 Kasım 2026 12:51
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

İzmir Kültür Yolu Festivali'nde sanat ve lezzet buluştu

İzmir Kültür Yolu Festivali'nde sanat ve lezzet buluştu
Görsel kaynağı: yenibakishaber.com
⏱️ 6 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen İzmir Kültür Yolu Festivali, 8'inci gününde sanat, kültür ve gastronomi etkinlikleriyle devam etti
  • İzmir Devlet Opera ve Balesi'nin sahnelediği'IV

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen İzmir Kültür Yolu Festivali, 8'inci gününde sanat, kültür ve gastronomi etkinlikleriyle devam etti. İzmir Devlet Opera ve Balesi'nin sahnelediği'IV. Murat' operası, geleneksel Kafkas dansları, sergiler, el sanatları atölyeleri ve çocuklara yönelik gösteriler festival programında yer aldı.

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından yürütülen Lezzet Noktası Projesi kapsamında belirlenen 110 adres ise İzmir'in sokak lezzetlerinden zeytinyağlı yemeklerine uzanan gastronomi mirasını ziyaretçilere tanıttı.

IV. Murat operası sanatseverlerle buluştu

Bornova Kültür ve Sanat Merkezi Necdet Aydın Sahnesi'nde İzmir Devlet Opera ve Balesi tarafından'IV. Murat' operası sahnelendi. Librettosunu Turan Oflazoğlu'nun yazdığı, müziğini Okan Demiriş'in bestelediği eser, Sultan IV.

Murat'ın çocuk yaşta tahta çıkışından yaşamının sonuna kadar geçen dönemi konu aldı. Orkestra şefliğini Tolga Taviş'in üstlendiği yapımda tarihsel olaylar, müzik ve dramatik anlatımla izleyicilere aktarıldı.

Bornova Kültür ve Sanat Merkezi Bozkurt Kuruç Sahnesi'nde gerçekleştirilen'Kafkas Rüzgarı' gösterisinde ise geleneksel Kafkas müzikleri ve dansları sahnelendi. Cesaret, sevda, gurur ve kardeşlik temalarının işlendiği gösteride geleneksel dans figürleri ve ritimler ön plana çıktı.

İzmir'in efsaneleri ve kadın sanatçıların eserleri tanıtıldı

İzmir Kültür Sanat Fabrikası'nda düzenlenen'Efsaneleriyle Smyrna' etkinliğinde kentin mitolojik ve tarihsel geçmişi ele alındı. Neval Savak'ın anlatımı ve Neda Olsoy'un moderatörlüğünde gerçekleştirilen programda Homeros, Kral Tantalos, Artemis, Athena ve Amazonlar gibi mitolojik figürler anlatıldı.

Yedi Uyurlar, Siren Kayalıkları, Kadifekale ve Perili Köşk gibi İzmir'in kültürel hafızasında yer alan efsaneler de katılımcılarla paylaşıldı.

Festival kapsamında kadın sanatçıların çalışmalarının yer aldığı sergiler de ziyaretçilere açıldı. İzmir Kültür Sanat Fabrikası Zehra Çiçek Sanat Atölyesi'nde gerçekleştirilen'Gelgitler Arasındaki Kadınlar: Hollanda-Türkiye Kadın Sanat Kardeşliği' sergisinde iki ülkeden kadın sanatçıların eserleri bir araya getirildi.

Almula İdil Kılıç Sanat Atölyesi'nde düzenlenen'Çinili Düşler Çini Seçkisi' sergisinde ise geleneksel çini sanatının örnekleri sunuldu.

Geleneksel el sanatları atölyelerde yaşatıldı

İzmir Kültür Sanat Fabrikası Alsancak Halk Kütüphanesi'nde Hayriye Dilan Kocaoğlu yürütücülüğünde'İçinden İzmir Geçen Kolajlar' atölyesi düzenlendi. Katılımcılar, İzmir'in kendilerinde oluşturduğu duygu ve çağrışımları kolaj çalışmalarına yansıttı.

İzmir Kültür Sanat Fabrikası Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'nde Gülay Eker eşliğinde gerçekleştirilen'Kaligrafi Atölyesi'nde ise güzel yazı sanatının temel teknikleri ele alındı. Katılımcılar, harflerin biçim, düzen ve estetik özelliklerini inceleyerek özgün kompozisyonlar oluşturdu.

Aynı müzede Nermin Ertuğrul eşliğinde düzenlenen'Kazaziye Atölyesi'nde geleneksel kazaziye sanatının uygulama yöntemleri tanıtıldı. Katılımcılar, kullanılan özel malzemeleri ve el aletlerini inceleyerek bu zanaatın üretim teknikleri hakkında bilgi edindi.

Çocuklar tiyatro ve edebiyat etkinliklerine katıldı

Festivalin çocuklara yönelik programında tiyatro, müzik ve edebiyat etkinlikleri yer aldı. Bornova Kültür ve Sanat Merkezi Bozkurt Kuruç Sahnesi'nde sahnelenen'Elsa Çocuk Müzikali', iyilik ve kötülük arasındaki mücadeleyi konu alan hikayesiyle çocuk izleyicilerle buluştu. Aynı sahnede gösterilen'Arı Maya' çocuk oyununda ise doğa sevgisi işlendi.

İzmir Müze Gemiler Müdürlüğü Açık Teşhir Alanı'nda çocuk edebiyatı yazarı Meltem Karabağ'ın katılımıyla'Kahraman Gemilerimiz Kitabı Eğitim Atölyesi ve Söyleşisi' gerçekleştirildi. Çocuklar, kitap üzerinden yapılan etkileşimli söyleşide gemileri tanıyarak denizcilik kültürü hakkında bilgiler edindi.

İzmir'in 110 Lezzet Noktası gastronomi rotasına alındı

İzmir Kültür Yolu Festivali'nin gastronomi programında, TGA tarafından yürütülen Lezzet Noktası Projesi kapsamında belirlenen 110 adres tanıtıldı. Kentin sokak yemekleri, zeytinyağlıları, geleneksel tatlıları ve yöresel tarifleri gastronomi rotasının temelini oluşturdu.

Programda Michelin yıldızlı Şef Osman Sezener, Michelin Rehberi'nde yer alan Şef Ahmet Güzelyağdöken ve gastronomi yazarı Müge Akgün ev sahipliği yaptı. Michelin yıldızlı şefler Atilla Heilbronn, Osman Serdaroğlu, Ozan Kumbasar ve Aret Sahakyan ile Michelin Rehberi'nde yer alan Çiğdem Seferoğlu, Sinem Özler, Erkan Özdemir ve Birkan Erköylü programa katıldı. Şefler Sinem Çapraz ve Sinan Karaahmet de konuklar arasında bulundu.

Gastronomi programında girişimci Teoman Hünal, yemek kültürü ve tarihçisi Prof. Özge Samancı, diyetisyen Hatice Nur Ege, yemek fotoğrafçısı Aydan Üstkanat, yemek kültürü araştırmacısı Gamze İneceli, yemek kültürü yazarı Aylin Öney Tan ve gazeteci Zeynep Aktaş da yer aldı.

Konuklar, Lezzet Noktası olarak belirlenen işletmeleri ziyaret ederek İzmir'e özgü yemekleri yerinde deneyimledi.

Boyoz, gevrek ve söğüş İzmir mutfağının öne çıkan lezzetleri oldu

Michelin Rehberi'nde yer alan Şef Ahmet Güzelyağdöken, İzmir'e ilk kez gelen ziyaretçilere gastronomi keşfine kahvaltıyla başlamalarını önerdi. Güzelyağdöken, Zeynel Ergin Fırını'nda nohut mayasıyla hazırlanan kumrunun, Dostlar Boyoz Fırını'nda ise boyozun tadılabileceğini belirtti.

Boyozun yanında haşlanmış yumurta ve kavun çekirdeğinden hazırlanan hübye içeceğini öneren Güzelyağdöken, kahvaltının ardından İzmir söğüşünün denenebileceğini söyledi.

İzmir'in mutfak kültüründe zeytinyağlı yemeklerin önemli bir yere sahip olduğunu belirten Güzelyağdöken, göç ve mübadele kültürünün kent mutfağındaki etkilerine de değindi. Enginar, şevketi bostan ve arapsaçı gibi ürünlerin Ege mutfağında öne çıktığını ifade eden şef, Urla enginarı ve sakız enginarıyla hazırlanan yemeklerin bölgenin karakteristik tatları arasında bulunduğunu aktardı.

Güzelyağdöken, İzmir'in tatlı kültüründe ise Şambali, kazandibi ve çıtır lokmanın önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.

Ege mutfağında zeytinyağı ve mevsimlik otlar öne çıktı

Gastronomi programına katılan diyetisyen Hatice Nur Ege, İzmir mutfağını beslenme açısından değerlendirdi. Zeytinyağlı yemeklerin, mevsimlik otların ve doğal ürünlerin Ege mutfağının temelini oluşturduğunu belirten Ege, şevketi bostan, cibes otu, turp otu ve enginarın denenmesi gereken lezzetler arasında bulunduğunu söyledi.

Beslenmede yalnızca tüketilen miktarın değil, öğün düzeninin ve tüketim alışkanlıklarının da önemli olduğunu vurgulayan Ege, boyoz, gevrek ve Şambali gibi yöresel tatların dengeli beslenme kapsamında tüketilebileceğini ifade etti. İzmir söğüşünün geç saatler yerine gündüz veya akşam öğünlerinde tercih edilmesinin sağlık açısından önemine değinen Ege, yerel ve mevsimlik ürünlerin değerlendirilmesini önerdi.

İzmir'in geleneksel kokoreç ustalığı tanıtıldı

Festivalin gastronomi rotasında İzmir'in köklü sokak lezzetlerinden kokoreç de yer aldı. Kokoreç Baki Usta'nın ikinci kuşak işletmecisi Volkan Çolak, ailelerinin 1982 yılında seyyar tezgahla başladığı mesleği bugün işletmelerinde sürdürdüklerini anlattı.

Üretimde taze, temiz ve günlük ürün kullanımına önem verdiklerini belirten Çolak, kokoreç hazırlarken süt kuzusunu tercih ettiklerini söyledi. İzmir'e gelen ziyaretçilere kokorecin yanı sıra kahvaltıda boyoz ve gevrek, farklı bir öğünde ise kelle söğüş önerdi.

Çolak, Lezzet Noktası Projesi'nin özellikle İzmir'i daha önce ziyaret etmemiş kişilerin yöresel yemeklere ulaşmasını kolaylaştıracağını ifade etti.

Kazandibi ve söğüş de gastronomi rotasında yer aldı

İzmir'in geleneksel tatlılarını sunan işletmelerden Süt Çiçeği Süt Tatlıları'nın ikinci kuşak temsilcisi Egemen Altuner, aile işletmesinin gelişim sürecini anlattı. Babasının butik ölçekte başlattığı tatlı üretimine 2016 yılında katıldığını belirten Altuner, işletmenin en çok tercih edilen ürünleri arasında sade ve bademli kazandibinin bulunduğunu söyledi.

Üretimde kaliteli malzeme kullanımını temel prensip olarak benimsediklerini ifade eden Altuner, İzmir'i ziyaret edenlere söğüş, kokoreç ve midye tatmalarını önerdi. Kent mutfağında zeytinyağlı yemeklerin ve hafif yöresel tariflerin önemli bir yere sahip olduğunu belirten Altuner, Lezzet Noktası Projesi'nin işletmelerin tanınırlığına katkı sağlayacağını dile getirdi.

İzmir söğüşünün tanıtıldığı gastronomi programında Söğüşçüm işletmecisi Ersin Ersoy İnceoğlu da geleneksel üretim yöntemlerine ilişkin bilgi verdi. İzmir söğüşünü özgün lezzetine uygun biçimde hazırlamayı amaçladıklarını belirten İnceoğlu, kullanılan kuzu etinin seçiminden baharatlara kadar bütün aşamalara önem verdiklerini söyledi.

İnceoğlu, kente gelenlere söğüş ve boyozun yanı sıra şevketi bostan, kabak çiçeği dolması ve enginar gibi Ege mutfağına özgü yemekleri de önerdi.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: yenibakishaber.com
Haber metni ve görseller yenibakishaber.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 01 Kasım 2026 12:51 · Kaynak: yenibakishaber.com
Kaynağı Oku ↗