Ankara'da bir Rize akşamı, Ayaş'tan bir vefa hikâyesi
- Bazen bir akşam, insanı yıllar öncesine götürür
- Bir sohbet, bir fıkra, bir hemşehri selamı...Hele bir de memleketinizden insanların arasında, yakın köylünüzün elinden anlamlı bir hatıra alıyorsanız o akşamın yeri başka olur
Bazen bir akşam, insanı yıllar öncesine götürür. Bir sohbet, bir fıkra, bir hemşehri selamı...Hele bir de memleketinizden insanların arasında, yakın köylünüzün elinden anlamlı bir hatıra alıyorsanız o akşamın yeri başka olur.
Dün akşam Ankara Hâkimevinde böyle bir gece yaşadık. Rize Grubunun 211'inci buluşmasındaydık. Tam 17 yıldır devam eden bir beraberlik. Ortak payda Rize. Ortak duygu hemşehrilik. Ve ortak mesele, memlekete duyulan sevgi. Ankara'da Rize havasıRize Grubu denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri İrfan Coşkun.
Yıllardır bu buluşmaların organizasyonunu üstleniyor. Kolay iş değil. Bürokratları, siyasetçileri, akademisyenleri ve farklı mesleklerden insanları aynı sofrada buluşturmak emek ister. Üstelik bunu bir defa değil, 211 defa yapmak...İşte asıl başarı burada.
Dün akşam da Ankara Hâkimevinde güzel bir topluluk vardı. Adli Tıp Kurumu Başkanı Dr. Hızır Aslıyüksek, AK Parti Rize Milletvekili Harun Mertoğlu, bağımsız İstanbul Milletvekili Selim Temurci ve çok sayıda Rizeli bürokrat aynı ortamdaydı.
Sohbetler birbirini izledi. Fıkralar anlatıldı. Kahkahalar yükseldi. Karadeniz insanının kendine özgü nüktedanlığı geceye damgasını vurdu. Birbirini uzun zamandır görmeyenler hasret giderdi. Yeni tanışanlar dostluk kurdu.
Dikkatimi çeken şuydu: İnsanlar birbirlerine unvanlarıyla değil, hemşehrilik sıcaklığıyla yaklaşıyordu. Bence bu buluşmaların en kıymetli tarafı da bu. Plaketi veren isim tanıdıktıDün akşamın benim açımdan ayrı bir anlamı vardı.
Şahsıma bir plaket takdim edildi. Plaketi veren kişi ise Ankara'nın Ayaş ilçesi Kaymakamı Mustafa Kutlu'ydu. Rize'nin Pazar ilçesinden. Üstelik yakın köylüm. Bir tarafta yıllardır sürdürdüğüm gazetecilik mesleği, diğer tarafta aynı memleketin havasını soluduğumuz bir hemşehrim.
Böyle bir buluşmada onun elinden plaket almak benim için güzel bir hatıra oldu. Ama Mustafa Kutlu'dan söz ederken yalnızca hemşehriliğimizden bahsetmek haksızlık olur. Çünkü ortada uzun yıllara dayanan ciddi bir devlet tecrübesi var.
Pazar'dan Ayaş'a uzanan devlet hizmetiMustafa Kutlu, 1977 yılında Rize'de dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara'da tamamladı. Gazi Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun olduktan sonra 2003 yılında kaymakamlık mesleğine adım attı.
İngiltere'deki Leicester Üniversitesinde bir yıl yabancı dil eğitimi gördü. Ardından Anadolu'nun farklı bölgelerinde görev yaptı. Giresun Doğankent, Siirt Şirvan, Ordu Kumru, Afyonkarahisar Dazkırı, Şanlıurfa Karaköprü, Konya Cihanbeyli ve Sakarya Geyve...Sonrasında Sakarya ve Burdur vali yardımcılıkları.
Ve şimdi Ankara'nın tarihî ilçesi Ayaş.4 Mayıs 2026'dan bu yana Ayaş Kaymakamlığı görevini yürütüyor. Dikkat edin. Karadeniz'den Güneydoğu'ya, İç Anadolu'dan Marmara'ya uzanan bir hizmet yolculuğu. Her görev yeri ayrı bir tecrübe.
Her ilçe ayrı bir sorumluluk. Devlet adamlığı da zaten yalnızca makamda oturmakla değil, görev yapılan yerlerde insanı tanımakla, sorunları dinlemekle ve çözüm üretmekle anlam kazanır. Mustafa Kutlu'nun Ayaş'ta mahalleleri ziyaret ederek muhtarlarla ve vatandaşlarla bir araya gelmesi, kamu yatırımlarını yerinde incelemesi bu anlayışın somut örneklerinden.
Başayaş, Başbereket ve Ortabereket mahallelerinde vatandaşların taleplerini dinlemiş, kurum amirleriyle birlikte sorunları yerinde değerlendirmiş. Benim önemsediğim yöneticilik anlayışı da budur. Makamın kapısı vatandaşa açık olacak.
Yönetici gerektiğinde vatandaşın ayağına gidecek. Devletin gücü, vatandaşla arasına mesafe koymasında değil, ona güven vermesinde kendisini gösterecek. Mustafa Kutlu'nun meslek hayatındaki birikimini ve bugün üstlendiği sorumluluğu bu açıdan değerli buluyorum.
Yakın köylüm olması ayrı bir mutluluk. Ancak insanın hemşehrisiyle gurur duyması için yalnızca aynı topraklardan gelmesi yetmez. Yaptığı iş, taşıdığı sorumluluk ve ortaya koyduğu emek de önemlidir. Makamlar değişir, dostluklar kalırDün akşam salona baktığımda bir kez daha düşündüm.
Kimimiz gazeteci. Kimimiz milletvekili. Kimimiz hâkim, savcı, akademisyen veya bürokrat. Herkesin ayrı bir mesleği, ayrı bir sorumluluğu var. Ama hepimizin geçmişinde ortak bir coğrafya bulunuyor. Rize. Çayın, yağmurun, yaylanın ve insan sıcaklığının memleketi.
Ankara'da yıllardır sürdürülen bu buluşmaların değerini yalnızca katılımcı sayısıyla ölçmemek gerekiyor. Asıl önemli olan, kurulan gönül köprülerinin devam etmesi. İrfan Coşkun'un yıllardır gösterdiği gayret bu nedenle takdiri hak ediyor.
Çünkü insanları bir araya getirmek önemlidir. Bir arada tutabilmek ise çok daha önemlidir. Geceden geriye kalanGazetecilikte yıllar geçiyor. Sayısız toplantıya katılıyor, pek çok insanla tanışıyor, nice olayın tanıklığını yapıyorsunuz.
Bazı toplantılar haber değeriyle, bazıları ise bıraktığı hatırayla hafızanızda yer ediyor. Dün akşam Ankara Hâkimevindeki 211'inci Rize Grubu buluşması benim için ikisini de taşıyan bir akşam oldu. Bir yanda memleket hasreti.
Bir yanda dostluklar. Diğer yanda Ayaş Kaymakamı, yakın köylüm Mustafa Kutlu'nun elinden aldığım anlamlı plaket. İrfan Coşkun'a ve bu güzel buluşmaya emek verenlere teşekkür ediyorum. Mustafa Kutlu'ya da devlet hizmetinde başarılarının devamını diliyorum.
Ve geceden aklımda kalan düşünceyle bitireyim: İnsanın memleketi doğduğu yer olabilir. Ama memleket sevgisi, nerede yaşarsa yaşasın birlikte taşıdığı bir değerdir. Ankara'da dün akşam, Rize'yi bir kez daha yaşadık.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel · Bölge: Ankara/Ayaş
Yayın: 05 Kasım 2026 06:20 · Kaynak: yeniankara.com.tr