Tunceli'de yüzyıllık arıcılık geleneği modern kovanlara rağmen yaşatılıyor
- Tunceli'de Geleneksel Arıcılık Yüzyıllardır Sürüyor Tunceli'de modern kovanlarla arıcılık yaygınlaşmış olsa da, Anadolu'nun yüzyıllardır süregelen geleneksel arıcılık yöntemi varlığını korumaya devam ediyor
- Geçmişten günümüze aktarılan bu geleneksel yöntem, modern üretim tekniklerine rağmen Tunceli'de yaşatılıyor
Tunceli'de Geleneksel Arıcılık Yüzyıllardır Sürüyor Tunceli'de modern kovanlarla arıcılık yaygınlaşmış olsa da, Anadolu'nun yüzyıllardır süregelen geleneksel arıcılık yöntemi varlığını korumaya devam ediyor. Geçmişten günümüze aktarılan bu geleneksel yöntem, modern üretim tekniklerine rağmen Tunceli'de yaşatılıyor.
Çitlerden örülüp toprakla sıvanarak arılar için barınak haline getirilen geleneksel kovanlarda, arılara besleme ve ilaçlama dahil mümkün olduğunca müdahale edilmiyor. Kültürel Miras Olarak Geleneksel Arıcılık Tunceli Arıcılar Birliği Başkanı Kazım Doğan, kentte köy ve mezralarda geçmişte hemen her ailenin arıcılıkla ilgilendiğini belirterek, geleneksel yöntemin yalnızca bal üretimi değil, aynı zamanda kültürel bir miras olduğunu ifade etti.
Doğan, Anadolu'da yüzyıllardır sürdürülen geleneksel arıcılığın Tunceli'de de devam ettiğini vurguladı. Modern Kovanlara Rağmen Gelenek Sürüyor Kazım Doğan, Türkiye'de yaklaşık 50-60 yıldır modern kovanlarla arıcılık yapıldığını ve son 20-25 yıldır da birliklerle arıcılık sektörünün daha önemli bir noktaya taşındığını söyledi.
Artık bal üretiminde dünyada 2'nci büyük ülke konumunda olduklarını belirten Doğan, "Ama Anadolu'nun bir geleneği var. Geleneksel olarak Anadolu'da yapılan arıcılık yüzyıllardır devam eden bir şey. Modern kovanlara rağmen insanlar geleneksel arıcılığı da sürdürüyor.
Burada bu kovanlara herhangi bir şekilde müdahale edilmiyor. Beslemeden ilaçlamaya kadar neredeyse tamamen müdahalesiz yapılan bir arıcılık oluyor. İnsanlar çitlerden kovanlar örüyor, bunları toprakla sıvıyor ve arılar için bir barınak yapıyorlar.
Arılar da burada tamamen doğadan getirdikleri nektarla bal yapabiliyor. Ülkede balla ilgili önemli bir güvensizlik var. Aslında biraz da bu güveni tesis edebilmek adına insanlara eskiyi göstererek geleneksel yöntemin de ardına düşüyoruz.
Bizim ilimiz de böyle. Evliya Çelebi de bizim ilimizdeki baldan bahsedebiliyor. Burada görülen her köyün, her mezranın eskiden muhakkak bir arıcısı var. Burada arılık olarak tanımlanıyor. Zazacada ballık deniyor. Hiçbir şekilde dokunmadan, arının iç dünyasını da bilmeden yapılır.
Bizde geleneksel olarak yapılırdı. Amcam en büyük arıcıydı. Arıları birbirlerinden ayırt etmezlerdi. Onların dünyasına sadık bir arıcılık yapıyorlardı. Bal alımı da öyle. Arının sardığı yere kadar balı alabiliyorsunuz gerideki balı alamıyorsunuz çünkü arı nüfusunu da tehdit edemiyorsunuz.
Eskiden körük bile yoktu. Arının kendisinin geri çekilmesi kış salkımına girmesiyle arıcı burada bal alabiliyor. Balı burada insanlar şifa olarak görüyor. Bütün kutsal kitaplar neredeyse baldan bahsetmiş. Anadolu insanı da balı şifa olarak kullanmıştır.
Burada da aynı kültür ve gelenek sürüyor. Bal sağımı bir ritüele dönüşüyor bal sağıldığı zaman insanlar önce yufka ekmek yapıyor. Balı ekmek arasına koyup lokma olarak dağıtıyorlar" dedi. Rekolte Beklentisi 1000 Tonun Üzerinde Başkan Doğan, "900 ile 1000 ton arasında hatta 1000 tonu aşan bir rekolte bekliyoruz.
Bu yıl arıcılarımız da önemli oranda sağım yaptı. Arıcılar genel anlamda üretimden memnun. Belirli bölgeler ve yüksek yaylalarda bir verimsizlik var. Ama düşük yerler, özellikle rakımı 1000 ile 1500 arasında olan yerlerdeki bal verimi oldukça iyiydi bu yıl" diye konuştu.
Yalnızlığın Kabusu ve Büyük Çöküş İntihar Riskiyle Suçlanan Zayıflama İlaçları Hakkında Son Durum Zamansız Bir Hasretin Anatomisi Oktay Candemir’in Yalanı Elinde Patladı: Van’a Kayyum Olarak Kim Atanacak?
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Tarım · Bölge: Tunceli
Yayın: 13 Eylül 2026 08:13 · Kaynak: vanpostasigazetesi.com