Habermetrik
← Ana Sayfa
Antalya/Serik 16 Eylül 2026 10:24 · Güncelleme 10:34
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

KESK Antalya’dan OVP’ye tepki

KESK Antalya’dan OVP’ye tepki
Görsel kaynağı: antalyaningundemi.com, antalyagundem.com.tr

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), 16 Eylül 2026 tarihli açıklamasında 2027-2029 döneminin ekonomik ve sosyal politikalarına yön verecek Orta Vadeli Program’a tepki gösterdi. KESK, OVP’de öngörülen enflasyon, vergi, istihdam, faiz ve özelleştirme politikalarının emekçiler açısından yeni gelir kayıpları ve güvensizlik yaratacağını belirterek, programın emekçiler lehine değiştirilmesi çağrısında bulundu.

“BU PROGRAM KİMLER İÇİN HAZIRLANIYOR?”

KESK Antalya Şubesi tarafından yapılan açıklamada ise şu sözlere yer verildi:

KESK olarak; üç yıllık dönemin ekonomik ve sosyal politikalarına yön verecek, aynı zamanda bütçenin hazırlanmasında temel alınacak politika belgesi niteliğindeki Orta Vadeli Program (OVP) için her dönem aynı soruları soruyoruz: Bu program kimler için hazırlanıyor? Kimlerin hakkı ve çıkarı korunuyor? Nimet kimlere dağıtılıyor, külfet kimlerin sırtına yükleniyor? TÜİK verilerine göre 4 milyonu kamu emekçisi olmak üzere istihdamda olan yurttaş sayısı 32,5 milyondur. Yaklaşık 10 milyon kişi kayıt dışı çalışmaya devam etmektedir. Üstelik bunlara göçmen ve sığınmacılar dahil değildir. Yine 16 milyonu aşkın emekli bulunmaktadır.

GELİR VE YAŞAM KOŞULLARI DARALIYOR

Sadece enflasyon ve faiz oranlarında değil, gelir adaletsizliğinde de Avrupa ülkeleri içinde birinci sıradayız. Kayıtlı her iki işçiden biri açlık sınırının en az 10 bin TL altında kalan asgari ücretle çalışmaktadır. Kayıt dışı çalışan 10 milyon kişi sosyal güvenlik hakkı başta olmak üzere yasal haklardan mahrum bırakılmaktadır. Her dört emekliden biri, yapılan ek artışlara rağmen 23.552 TL en düşük emekli aylığına mahkûm edilmektedir. Ortalama maaş giderek en düşük emekli aylığına eşitlenmektedir. Her beş emekliden biri yaşamını sürdürebilmek için yeniden çalışmak zorunda kalmaktadır.

OVP’NİN VAATLERİ VE GERÇEKLER ANLATILDI

OVP, enflasyonu düşürme iddiasını sürdürse de her yeni programda hedefler “güncelleme” adı altında artırılmaktadır. 2026 enflasyon hedefi%16’dan%28,4’e çıkarıldı. 2027 enflasyon hedefi%9’dan%21’e yükseltildi. 2028 enflasyon hedefi%8’den%13,5’e çıkarıldı. Bu durum toplu sözleşmelerin hükümsüz kaldığını açıkça ortaya koymaktadır. Çünkü ücretler gerçekleşen enflasyona göre değil, sürekli güncellenen hedeflere göre belirlenmektedir.

İSTİHDAM VE GÜVENCESİZLİK

Geniş tanımlı işsizlik oranı%30,6’ya çıkmışken OVP’de güvenceli, kadrolu istihdama dair tek bir cümle bulunmamaktadır. Bunun yerine “güvenceli esneklik” adı altında gençlere güvencesizlik ve geleceksizlik dayatılmaktadır. 2027 yılı enflasyon hedefi%21 iken vergi gelirlerinde%36 artış, 2028 yılı enflasyon hedefi%13,5 iken vergi gelirlerinde%20,4 artış öngörülmektedir. Bu vergi yükünün kimlerin sırtına yükleneceği ise açıktır. Bu vergi yükünün kimlerin sırtına yükleneceğini, 24 yıllık AKP iktidarında hayata geçirilen politikalardan da biliyoruz. Çok uzağa gitmeye gerek yok. 2025’te toplanan vergilerin yüzde 62,4’ü KDV, ÖTV gibi dolaylı vergilerden oluşurken, patronlardan ve sermaye çevrelerinden alınan kurumlar vergisinin payı yalnızca yüzde 11,1’de kaldı. Yani işçi, kamu emekçisi, emekli ve dar gelirli daha ücretini cebine koymadan vergisini ödüyor; kalan parasıyla yaptığı her harcamada bir kez daha vergilendiriliyor. Buna karşılık siyasal iktidar son beş yılda patronlara, büyük sermaye gruplarına ve yüksek gelir çevrelerine sağladığı istisna, muafiyet ve indirimlerle 3 trilyon liradan fazla vergiyi almaktan vazgeçti. Kısacası bu OVP’nin özeti: “Emekçiden al, sermayeye aktar”dır.

ÇOCUK İŞÇİLİĞİN ÖNÜ AÇILACAK

Mesleki Eğitim ve Çocuk İşçiliği Milli Eğitim Bakanı, TBMM’ye sunulan bir soru önergesine yaklaşık 1 ay önce verdiği cevapta; 2025 ve 2026 yıllarında mesleki eğitim merkezlerinde kayıtlı öğrencilerden 9 bin 950 öğrencinin iş kazası geçirdiğini, MESEM kapsamında iş kazası geçiren öğrencilerden 37’sinin hayatını kaybettiğini açıklamıştır. Buna rağmen OVP’de bir kez daha şu ifadeler yer almaktadır: “Çalışmanın fazileti ve üretmenin toplumsal değeri, örgün eğitim sürecinin başlangıcından itibaren müfredata yansıtılacaktır… Mesleki ve teknik eğitim müfredatı özel sektörle iş birliği içerisinde güncellenecek, staj ve işbaşı eğitimi programlarının yaygınlaştırılması sağlanacaktır.” Böylece çocuk işçiliğinin eğitim politikaları aracılığıyla piyasanın ihtiyaçlarına göre daha da artırılması hedeflenmektedir.

FABRİKALAR VE TESİSLER “PARSEL PARSEL” SERMAYEYE AKTARILIYOR

Faiz ve Özelleştirme Politikaları Bu OVP ile mevcut iktidarın önceliğinin kimler olduğu, bütçelerden faize ayrılan paylarla bir kez daha teyit edilmiştir. Öncelik emekçilere, yoksul halka değil; faizden, ranttan ve özelleştirme talanından beslenenlere verilmiştir. 2022’de Gayri Safi Yurtiçi Hasılanın%2,2’si faiz harcamalarına ayrılırken, bu oran her geçen yıl artmıştır. Son OVP’ye göre 2027 yılında GSYH’nin%3,7’sine denk gelen 4 trilyon 93 milyar TL’nin faize aktarılması hedeflenmektedir. Bu, toplanacak her 100 TL verginin 20,3 TL’sinin faize gitmesi demektir. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı verilerine göre 1986’dan bu yana yapılan özelleştirmelerin%90’ı AKP iktidarı döneminde gerçekleşmiştir. Kamuya ait KİT’ler, fabrikalar ve tesisler “parsel parsel” sermayeye aktarılmıştır. Geçtiğimiz yıl köprü ve otoyol özelleştirmeleri gündeme gelmiş, iktidar bunu yalanlamıştı. Ancak kısa süre önce Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile 8 otoyolun özelleştirme programına alındığı ilan edilmiştir.

ÖZELLEŞTİRMEYE TEPKİ GÖSTERİLDİ

Karayolları Genel Müdürlüğü’nün 2026 raporuna göre, 2025 yılında 500 milyon dolar net gelir elde edilen köprü ve otoyollar sermayeye devredilmek istenmektedir. Örneğin: Kamu işletmesindeki 15 Temmuz Şehitler ve FSM Köprülerinden geçiş ücreti 59 TL iken, özel işletmedeki Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde 110 TL’dir. Osmangazi Köprüsü’nde geçiş ücreti 1.170 TL’ye kadar çıkmaktadır. Kamu işletmesindeki 380 km’lik İstanbul-Ankara çevre yolunda 338 TL ödenirken, özel işletmedeki 330 km’lik Ankara-Niğde çevre yolunda 925 TL ödenmektedir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı MAPEG tarafından yürütülen ihalelerle 46 ilde toplam 29 bin 218 hektarlık ormanlık ve tarımsal alan özel maden şirketlerine satılmıştır. OVP’ye göre iktidar; 2027’de 183 milyar TL, 2028’de ise 163,5 milyar TL özelleştirme geliri elde etmeyi hedeflemektedir.

KESKT’TEN MÜCADELE ÇAĞRISI

Sonuç Bir kez daha altını çiziyoruz: Bu iktidarın orta vadeli programı da uzun vadeli programı da emek düşmanı, sermaye dostudur. Yıllardır emekçilerin gelirleri küçülürken büyüyen sermaye, patronlar ve yandaşlar olmuştur. Yoksullaştırma politikalarına rıza üretmemiz için antidemokratik uygulamalar dayatılmaktadır. KESK olarak bu yıkım bütçesini kabul etmeyeceğimizi ilan ediyor ve emeğiyle geçinen tüm kesimlere çağrıda bulunuyoruz: Gelin; insanca yaşamaya yetecek bir ücret, adil bir vergi sistemi, halk için bütçe, güvenceli iş ve güvenli gelecek için omuz omuza verelim. Baskılara, emeğimizin ve irademizin değersizleştirilmesine dur diyelim."

Kaynaklar: antalyaningundemi.com, antalyagundem.com.tr
Haber metni ve görseller antalyaningundemi.com, antalyagundem.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Ekonomi · Bölge: Antalya/Serik
Yayın: 16 Eylül 2026 10:24 · Kaynak: antalyaningundemi.com, antalyagundem.com.tr
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp