Habermetrik
← Ana Sayfa
05 Kasım 2026 08:58
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

CHP’li Karaca: ‘Esnafın Yükü Ağırlaşıyor’

CHP’li Karaca: ‘Esnafın Yükü Ağırlaşıyor’
⏱️ 6 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Ticaret Bakanlığı bütçesi üzerine yaptığı konuşmada piyasa denetimlerinden esnafın ekonomik sorunlarına, tarımsal üretimden tekelleşmeye kadar birçok başlıkta Bakanlığa eleştiriler yöneltti
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Ticaret Bakanlığı bütçesi üzerine yaptığı konuşmada piyasa denetimlerinden esnafın ekonomik sorunlarına, tarımsal üretimden tekelleşmeye kadar birçok başlıkta Bakanlığa eleştiriler yöneltti. Denizli’de esnaf odalarıyla gerçekleştirdiği görüşmelerden örnekler veren Karaca, bazı esnafların elektrik maliyetleri nedeniyle iş yerlerinin ışıklarını dahi yakamadığını, küçük işletmelerin satış yapmakta zorlandığını belirterek Bağ-Kur prim borçlarının faizsiz ertelenmesini istedi.

CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Ticaret Bakanlığı bütçesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına Bakanlık yönetiminde ve üst düzey bürokrat kadrolarında daha fazla kadının görev alması temennisini dile getirerek başlayan Karaca, geçmiş dönem bütçe gerçekleşmelerini, piyasa gözetimi harcamalarını ve tüketici güvenliğini gündeme taşıdı.

“PİYASA DENETİMİNE AYRILAN BÜTÇE HARCANMIYOR”

Bakanlığın temsil ve tanıtma harcamalarına dikkat çeken Karaca, 2025 yılında 20 milyon lira olarak belirlenen başlangıç ödeneğinin 95 milyon lirayı aştığını, böylece başlangıç ödeneğinin yaklaşık 4,8 katı harcama yapıldığını söyledi.

2026 yılı için temsil ve tanıtma başlangıç ödeneğinin 20,5 milyon lira olduğunu ve yılın ilk altı ayında bu tutarın 24 milyon lirayı geçtiğini belirten Karaca, piyasa gözetimi için ayrılan bütçenin ise yeterince kullanılmadığını ifade etti.

Karaca, “Aynı altı ayda piyasa gözetimi için ne kadar harcamışsınız? Aslında bütçeniz 38 milyon lira. Sadece 1,3 milyon lira harcanmış” dedi.

Araştırmada Ankara, Bursa ve Eskişehir’de satışa sunulan oyuncaklardan alınan numunelerin yüzde 29’unda referans düzeyinin üzerinde kurşuna rastlandığını aktaran Karaca, İstanbul’da 10 farklı markaya ait 63 ürün üzerinde yapılan incelemede ise ürünlerin yüzde 51’inin Türkiye, yüzde 12’sinin Çin menşeli olduğunu belirtti.

Karaca, araştırmanın sonuçlarının endişe verici olduğunu ifade ederek şöyle konuştu:

“Sayın Bakan, neredeyse her 10 üründen 9’unda toksik elementlere rastlanmış. Dokuz üründe arsenik, iki üründe cıva, iki üründe kadmiyum gibi maddeler tespit edilmiş. Özellikle kurşun başta olmak üzere toksik kimyasallara maruz kalınması, çocukların beyin gelişimini olumsuz etkiliyor.

Düşük düzeyde bile olsa öğrenme, dikkat ve davranış bozukluklarına sebebiyet verebiliyor. Şimdi ben Sayın Bakan’a soruyorum: Güvensiz üründe sıfır tolerans ilkeniz ne kadar gerçekçidir?”

“ESNAFLAR ELEKTRİK MALİYETİNİ KARŞILAYAMIYOR”

Konuşmasının önemli bölümünü esnafın yaşadığı ekonomik sorunlara ayıran Karaca, Denizli’deki esnaf odalarıyla yaklaşık dört beş gündür görüşmeler gerçekleştirdiğini belirtti. Görüşmelerde kendisine iletilen sorunların 14 sayfayı bulduğunu ifade eden Karaca, esnafın başlıca sorunlarını banka kredisi limitlerinin yetersizliği, yüksek faiz oranları, kredi kartı POS komisyonları, artan iş yeri kiraları ve elektrik, su, doğal gaz ile akaryakıt maliyetleri olarak sıraladı.

Denizli’de gerçekleştirdiği esnaf ziyaretinden bir örnek paylaşan Karaca, elektrik giderlerinin işletmeler üzerindeki etkisini şu sözlerle anlattı:

“Hafta sonu Denizli’de bir cadde üzerinde esnaf ziyareti gerçekleştirdim. Esnafların birçoğu dışarıda, kapıların önünde dikiliyor. Normalde esnafların ışıkları yanar, içerinin görselliği artar. Sordum, ‘Neden burada bekliyorsunuz, neden içerisi karanlık?’ dedim. ‘Elektrik maliyetinin altından kalkamıyoruz’ dediler.”

Karaca, Denizli’nin nüfusu 62 binin üzerinde olan Çivril ilçesinde yaptığı görüşmelerde de esnafın yaşadığı daralmayı ortaya koyan örneklerle karşılaştığını söyledi.

Bir toptancı esnafının kendisine, “62 binin üzerinde nüfusu olan bu ilçede bugün sadece 2 bin liralık satış yapabildim” dediğini aktaran Karaca, bir mini market sahibinin ise bir haftada yalnızca 3 bin 800 liralık satış gerçekleştirebildiğini anlattı.

Bu tablo karşısında esnafın Bağ-Kur prim borçlarını nasıl ödeyeceğini soran Karaca, Denizli’deki esnafların yüzde 77’sinin yüksek miktarda Bağ-Kur prim borcu bulunduğunu belirtti. Esnafın taleplerini Bakanlığa ileten Karaca, Bağ-Kur prim borçlarının faizsiz ertelenmesini istedi.

Karaca, kuraklık nedeniyle üretimi teşvik edilen yağlık ayçiçeğinde yaşanan sorunları da gündeme getirdi. Üreticilerin az su ihtiyacı nedeniyle yönlendirildiği bu üründe, ithalat gümrük vergisinin hasat dönemine yakın bir tarihte düşürülmesinin üreticiyi mağdur ettiğini söyledi.

Daha önce hasat döneminde yüzde 20 olan ithalat gümrük vergisinin, geçmiş yıllarda 30 Kasım’dan itibaren yüzde 12’ye düşürüldüğünü belirten Karaca, bu yıl ise 1 Ekim 2026’dan geçerli olmak üzere vergi indiriminin açıklandığını ifade etti.

Karaca, “Tam da hasat zamanı, ağustos ayında bir açıklama yapılıyor. 1 Ekim 2026’dan geçerli olmak üzere ithalat gümrük vergisi yüzde 12’ye çekiliyor. Kuraklık sebebiyle üretimi teşvik edilen yağlık ayçiçeği üreticisinin ürünü maalesef elinde kalmış durumda. Üretici güveniyor, ekiyor ancak ektiğinin karşılığını alamıyor” diye konuştu.

“KOPTES’TE 64 MİLYON LİRALIK DESTEK VAR, PROJE SAYISI SIFIR”

Kooperatiflere yönelik destekleri de eleştiren Karaca, Bakanlığın KOPTES programına ilişkin açıkladığı verileri sorguladı. Aynı projeye beş yıl içerisinde yeniden teşvik verilmesi şartının dört yıla indirildiğini hatırlatan Karaca, programda 64 milyon liralık destek öngörülmesine rağmen proje sayısının sıfır olduğunu belirtti.

Karaca, “KOPTES’te 64 milyon liralık destek tahmininiz var. Proje sayısı sıfır. Beş yılı dört yıla indirirseniz ne anlam taşıyacak? Bunun ne anlam ifade ettiğini anlamakta zorlanıyorum” ifadelerini kullandı.

HAL YASASI VE ESNAFIN BORÇLARI İÇİN DÜZENLEME İSTEDİ

Esnafın sorunlarını sıralamaya devam eden Karaca, Bağ-Kur ve SSK arasındaki prim adaletsizliğine, prim borçlarının faizsiz yapılandırılmasına, banka ve vergi borçlarının faizsiz ertelenmesine ilişkin talepleri Bakanlığa iletti.

Hal yasası konusunda Bakanlığın bir çalışması olup olmadığını da soran Karaca, hallerde metrekare başına talep edilen yüksek kira ve devir bedellerinin sektör açısından ciddi sorun oluşturduğunu dile getirdi.

“TEKELLEŞME ÜRETİCİDEN TÜKETİCİYE HERKESİ ETKİLİYOR”

Dijital platformlar ve farklı sektörlerdeki rekabet sorunlarına da dikkat çeken Karaca, Trendyol, Uber ve GetirYemek üzerinden yaşanan gelişmelerin tekelleşme endişesini artırdığını söyledi.

Bu alanda Rekabet Kurulu ve Bakanlık tarafından yürütülen bir çalışma olup olmadığını soran Karaca, tekelleşmenin yalnızca işletmeleri değil, emekçileri, üreticileri ve tüketicileri de olumsuz etkilediğini belirtti.

Karaca, “Tekelleşme demek gerçekten her alanda emekçiden üreticiye, tüketiciye ciddi bir problemle karşı karşıya kalmak demektir” dedi.

REKABET KURUMU’NUN 339,6 MİLYON LİRALIK TAZMİNAT ÖDEMESİNİ SORDU

Rekabet Kurumu’na ilişkin Sayıştay tespitlerini de gündeme getiren Karaca, kurumun 2025 yılı mal ve hizmet alım giderinin 472 milyon 142 bin 954 lira olduğunu, bunun 339,6 milyon liralık bölümünün daha önce hukuka aykırı verilen kararlar nedeniyle yapılan iade ve tazminat ödemelerinden oluştuğunu aktardı.

Bu tutarın gerekçesini soran Karaca, “Hukuka aykırı bulunan bu kararlar nedeniyle kurum bütçesinden tek kalemde çıkan 339,6 milyon liralık devasa tazminat ödemesinin gerekçesi nedir? Bunun önüne geçecek bir mekanizmanız ya da kurum zararının geri tahsili için bir mekanizmanız var mıdır?” ifadelerini kullandı.

Rekabet Kurumu’nun iç denetim yapısını da eleştiren Karaca, kurumun kendi yönetmeliğinde yer almasına rağmen yıllardır iç denetçi istihdam edememesini sorguladı. Yıllık bütçesi 1,6 milyar lira olan bir üst kurulda iç denetim ve ön mali kontrol mekanizmasının bulunmamasının hesap verebilirlik ilkeleriyle bağdaşmadığını belirterek Bakanlıktan açıklama istedi.

Karaca, zincir marketlerin mahallelere kadar yayılmasının küçük esnafın rekabet gücünü zayıflattığını da söyledi. Yaklaşık 2 milyon 300 bin esnafın bulunduğunu hatırlatan Karaca, küçük işletmelerin korunması için Bakanlığın herhangi bir çalışma yürütüp yürütmediğini sordu.

Bakanlığın esnaf, ticaret, tacir, tüccar, ihracatçı ve ithalatçı gibi çok geniş bir kesime yönelik sorumluluk taşıdığını vurgulayan Karaca, ekonomik sorunların oluşturacağı zararların önceden öngörülmesi ve zincirleme etkilerinin önlenmesi için bütçede yeterli tedbir bulunup bulunmadığının açıklanmasını istedi.

Karaca, konuşmasının sonunda Sayıştay raporlarında yer alan tespitlerin yalnızca sınırlı bölümlerine dikkat çekildiğini, ayrıntılara inildiğinde çok daha farklı sorunlarla karşılaşıldığını belirterek Bakanlıktan yönelttiği sorulara yanıt beklediğini ifade etti.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: denizlisanalbasin.com
Haber metni ve görseller denizlisanalbasin.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 05 Kasım 2026 08:58 · Kaynak: denizlisanalbasin.com
Kaynağı Oku ↗