Habermetrik
← Ana Sayfa
06 Kasım 2026 12:18 · Güncelleme 12:45
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Siyaset Olmasaydı

Siyaset Olmasaydı
Görsel kaynağı: merhabayozgat.com
⏱️ 3 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Siyaset olmasaydı ne olurdu, hiç düşündünüz mü? Herhâlde memleketin bütün dertleri bir sabah

ansızın ortadan kalkmazdı. Geçim sıkıntısı yine olur, insanlar yine anlaşamaz, herkes kendi bildiğini doğru sayardı. Hatta kimin neyi nasıl yapacağı konusun da öyle tartışmalar çıkardı ki sonunda

birilerinin çıkıp bu işleri düzene koyması gerekirdi. Muhtemelen adına da siyaset derdik.

Demek ki mesele siyasetin varlığı değilmiş. Siyaset, bir toplumun nasıl yönetileceğine

karar verme işidir. Kimin hangi sorumluluğu üstleneceği, kaynakların nasıl kullanılacağı,

ortak ihtiyaçların nasıl karşılanacağı onun konusudur. Bu bakım dan hayatın dışında tutulabilecek bir uğraş değildir. Fakat siyasetin gerekli olması, hayatımızın her köşesini kaplamasını da gerektirmez.

Şöyle çevremize bir bakalım. İki arkadaş bir araya gelir, önce havadan sudan konuşur. Birinin ağzından memleketin hâline dair iki kelime çıkar, sohbetin yönü değişir. Az önce bir birinin hatırını soran insanlar, biraz sonra bir birlerine söz yetiştirmeye başlar.

Kimse kimseyi dinlemez. Herkes haklıdır, herkes bilir. Sonunda ne memleketin bir meselesi çözülür ne de o güzelim sohbetten geriye bir tat

kalır. Üstelik bunun için siyasetçi olmaya da gerek yoktur. Bizim memlekette kahve masasında hükümet kurmakda kolaydır, dağıtmakda. Bir bardak çay bitmeden ekonom iyi düzeltir, ikinci bardakta dış politikayı yoluna koyarız.

Üçüncü çaya gelince birbirimize küsmüşüzdür. Memleket yine yerinde durur ama dostluk ve arkadaşlığa limon sıkılmıştır. İşin gülünç tarafı, siyasetle bu kadar meşgulolurken kendi hayatımızda olup bitenleribazen gözden kaçırmamızdır.

Komşumuzun derdinden habersizizdir ama uzaklarda yaşanan bir siyasi tartışmanın bütün ayrıntılarını biliriz. Bir kitabı okumaya vakit bulamayız, saatlerce siyasi yorum dinleriz. Çocuğumuzla konuşacak zamanımız azdır

ama hiç tanımadığımız insanların birbirine söylediği sözleri günlerce tartışabiliriz. Siyaset elbette konuşulmalı. Hatta vatandaş,kendisini yönetenlerin ne yaptığını bilmeli,gerektiğinde hesap sormalıdır. Fakat bir görüşü savunmakla o görüşün sözcülüğünü üstlenmek aynı şey değildir.

İnsan kendi aklını bir kenara bırakıp başkasının her söylediğini doğru kabul etmeye başladığında,düşünmekten çok taraf tutmaya alışır. Oysa yanlışın da doğrunun da sahibi değişebilir. Bugün eleştirdiğimiz bir davranışı yarın sevdiğimiz biri yaptığında hoş görüyorsak, ortada düşünceden çok tarafgirlik vardır.

Bir de işin insan tarafı var. Aynı sokakta yaşayan,aynı pazardan alışveriş eden, aynı sıkıntılarla uğraşan insanlar,siyasi tercihlerinden dolayı birbirine yabancılaşabiliyor. Oysa hayat, seçim günlerinden ibaret değil. Sandıklar kaldırıldıktan sonra da aynı şehirde yaşayacak, aynı yolları kullanacak, birbirimizin kapısını çalacağız. Fikir ayrılığı anlaşılır bir şeydir. Fakat insanın bir düşünceden

çıkar sağlamak uğruna kişiliğinden, karakterinden ödün vermesi kolay hazmedilir şey değildir. Dün yanlış dediğine bugün doğru diyebilmek, dün eleştirdiğini bugün alkışlamak,sırf birilerinin gözüne

girebilmek için bildiği hakikati inkâr etmek…

Üstelik bütün bunları yaparken kendisini hâlâ ilkeli biri saymak! Ne gariptir ki bazıları için değişen fikirler değil,menfaatin gösterdiği istikamettir. Elbette herkesin bir siyasi görüşü olabilir. Fakat bir görüşe bağlı olmak, o görüşü temsil edenlerin her yaptığını gözü kapalı savunmayı gerektirmez.

Yanlışa yanlış diyemeyen bir bağlılığın adı sadakat değil, olsa olsa körü körüne çıkar uğruna tarafgirliktir.

İnsan tuttuğu tarafı değiştirmeyebilir ama tuttuğu taraf uğruna kendisini değiştirmemelidir. Çünkü siyasi tercihler değişebilir;kaybedilen karakteri geri kazanmak ise o kadar kolay değildir. Siyaset olmasaydı belki yine tartışırdık.

İnsanın olduğu yerde fikir ayrılığı da olur, çıkar çatışması da. Ama siyaseti hayatın tek ölçüsü hâline getirmeseydik, belki birbirimize ayıracak daha fazla sözümüz, daha fazla vaktimiz olurdu. Çünkü insanın ömrü,bitmek bilmeyen tartışmalara sığdırılacak kadar uzun değil.

Siyasetçiler gelir geçer,iktidarlar değişir, dünün hararetli meseleleri zamanla unutulur. Fakat kırdığımız kalpler,ihmal ettiğimiz dostluklar, birlikte geçiremediğimiz günler kolay kolay geri gelmez.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: merhabayozgat.com
Haber metni ve görseller merhabayozgat.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Trafik
Yayın: 06 Kasım 2026 12:18 · Kaynak: merhabayozgat.com
Kaynağı Oku ↗