Habermetrik
← Ana Sayfa
06 Kasım 2026 14:53
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Dev ideolojik projeler tehlikede:'Trump sınıfı' filo karaya oturdu

Dev ideolojik projeler tehlikede:'Trump sınıfı' filo karaya oturdu
Görsel kaynağı: aydinlik.com.tr
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Trump’ın ara seçim hezimeti, Beyaz Saray’ın en iddialı iki ideolojik projesini de rafa kaldırıyor
  • Nükleer savaş gemisi filosu ve trilyon dolarlık'Altın Kubbe' projesi, Kongredeki yeni çoğunluğun Trump'ın adını silme hedefine, astronomik maliyetlere ve ABD’nin yetersiz kapasitesine takılıyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın tarihi seçim yenilgisinin sadece siyaset sahnesinde değil, savunma alanında da ağır sonuçları olacak. 3 Kasım'da sandıktan çıkan tablo, Beyaz Saray'ın tasarladığı devasa askeri projelerin geleceğini tehlikeye sokuyor.

Yeni Kongrenin önüne taş koyması muhtemel ilk büyük proje, Aralık 2025'te icat edilen “Trump sınıfı” nükleer savaş gemisi filosu olacak. Demokratların harekete geçmesinin iki temel nedeni bulunuyor. Birincisi, Trump'ın kendini yüceltmek ve tarihe damga vurmak için ortaya attığı dev projeleri ortadan kaldırmak.

İkincisi ise “Trump sınıfı” filonun gereksizliği ve yaratacağı ağır maliyet.'TRUMP MARKASINI SİLECEKLER'ABD merkezli savunma yayını The War Zone (TWZ)'a göre filonun ilk gemisi USS Defiant'ın maliyeti 23 milyar dolara, sonraki 14 geminin her birinin maliyeti ise yaklaşık 18 milyar dolara ulaşabilir. ABD Donanması'ndan emekli Tuğamiral ve Demokrasiyi Savunma Vakfı (FDD)'ndan Mark Montgomery'ye göre tek bir “Trump sınıfı” geminin maliyeti, Arleigh Burke sınıfı 10 muhribin maliyetine ulaşabilir.

Emekli ABD Deniz Piyade Albayı ve Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS)'nden Mark Cancian, TWZ'ye verdiği demeçte, “Demokratlar, Trump markasını Washington'dan kaldırmak için geniş çaplı bir çaba gösterecek” dedi. “Trump sınıfı” gemilerin sadece isimleri değil, yüksek maliyetleri ve zayıf gerekçeleri nedeniyle de başarısızlığa mahkum olduğunu belirtti.

DONANMA İÇİN BAMBAŞKA BİR YAKLAŞIMProjeye en başından beri karşı çıkan Temsilciler Meclisi üyeleri Adam Smith ve Joe Courtney, seçimlerin ardından Kongrenin savunma alanındaki kilit komitelerinin başına geçebilir. Smith'in seçimlerin ertesi günü Demokrat Parti üyelerine yazdığı ve sızdırılan mektupta şu ifadeler yer alıyor:“Başkanın önerdiği gibi nükleer enerjili savaş gemilerinden oluşan bir filo yerine, yüksek beka kabiliyetine sahip gelişmiş sistemlerle düşük maliyetli, kaybı göze alınabilir askeri unsurların uygun bir bileşimine ihtiyacımız var.”Bu yaklaşım, büyük zırhlılar yerine düşük maliyetli insansız deniz araçlarına, sürü halinde kullanılabilen dronlara ve otonom su üstü/su altı araçlarına dayanıyor.

Gerektiğinde feda edilebilecek bu sistemlerin yerine yenilerini koymak da daha kolay. YETERİNCE TERSANE YOKNükleer gemi inşası ise projeye ek engeller ekliyor. ABD'de bu tür gemileri inşa edebilecek yalnızca iki tersane, deniz reaktörleri üretebilen tek bir tedarikçi bulunuyor.

Bu kapasite uçak gemileri ve denizaltıların inşasına ayrılmış durumda. Bunlar arasında, zamanında teslim edilmesi ulusal güvenlik açısından kritik olan Columbia sınıfı nükleer balistik füze denizaltıları da var. Ancak bu program bile çeşitli risklerle karşı karşıya.

TWZ'ye göre Soğuk Savaş'tan bu yana tersane kapasitesi daralan ülkede, mevcut tersaneler sipariş yükü altında. Donanmanın yerleşik programları bile iş gücü açığı ve artan maliyetlerle karşılaşıyor. Hükümetin kapasiteyi artırma çabalarına rağmen sorun sürüyor.

Heritage Foundation bünyesindeki Allison Ulusal Güvenlik Merkezi'nden Brent Sadler, ABD'nin asıl ihtiyacının ulusal bir gemi inşa sanayi planı olduğunu söyledi. İKİ PARTİNİN YÖNÜ AYNITWZ'ye konuşan bir askeri uzman, “Trump sınıfı” gemilerin büyük olasılıkla rafa kalkacağını belirtti.

Bir başka uzman ise projeyi “karaya oturmuş ve su almaya başlamış” bir gemiye benzetti. Üstelik proje, TWZ'ye göre deniz gücünü farklı platformlara yaymayı hedefleyen ve on yıldır iki partinin de desteklediği stratejiyle çelişiyordu.

Bu nedenle ara seçimlerden önce de “fırtınalı sulardaydı.”'Güce dayalı barış'ın beli kırıldıTrump,'Altın Kubbe' projesini 20 Mayıs 2025'te duyurdu. Trump'ın ikinci döneminin en ideolojik ve iddialı askeri projesi “Altın Kubbe” hava savunma sistemi.

ABD medyasına göre projenin hayata geçirilmesi de Kongre ile Washington yönetimini karşı karşıya getirebilir. Mayıs 2025'te duyurulan sistemin başlangıç maliyeti 175 milyar dolar olarak açıklanmıştı. Ancak Kongre Bütçe Ofisi (CBO) raporlarına göre bu rakam 20 yılda 1,2 trilyon dolara ulaşabilir.

Ağustos ayında ABD Uzay Kuvvetleri Komutanı Michael Guetlein, bütçe engelleri aşılmazsa çalışmaların durma noktasına gelebileceği uyarısında bulunmuştu. REAGAN'IN MİRASI“Altın Kubbe”, Ronald Reagan döneminde hayata geçirilemeyen “Yıldız Savaşları” projesinin yeni sürümü olarak tanıtılmıştı.

Trump, Reagan'ın mirasını üstlenerek savunma stratejisini askeri tehditlerden ziyade ulusal özgüvene dayalı dış politika vizyonunun merkezine yerleştirmeyi hedefliyordu. Rakip ülkelere askeri güç, Amerikan yurttaşlarına ise MAGA kimliği üzerinden mesaj veren bu yaklaşım, Trump'ın projeyi tanıtırken öne çıkardığı “güce dayalı barış” doktrininin de temelini oluşturuyordu.

Ancak siyasi, fiziki ve mali altyapısı oluşturulmadan duyurulan bu dev projeler, şimdi birer birer rafa kaldırılma tehdidiyle karşı karşıya.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: aydinlik.com.tr
Haber metni ve görseller aydinlik.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Eğitim
Yayın: 06 Kasım 2026 14:53 · Kaynak: aydinlik.com.tr
Kaynağı Oku ↗