Horondan Bara, Halaydan Karşılamaya Gümüşhane'nin Zenginliği
- Gümüşhane Spor Yöneticileri, Antrenörleri ve Beden Eğitimi Öğretmenleri Derneği (GÜSYABDER) tarafından düzenlenen “Ayın Konuğu” programında Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Merkez Hakem Kurulu Başkanı ve Gümüşhane Belediyesi Başkan Yardımcısı Necati Yılmaz ağırlandı
Gümüşhane Spor Yöneticileri, Antrenörleri ve Beden Eğitimi Öğretmenleri Derneği (GÜSYABDER) tarafından düzenlenen “Ayın Konuğu” programında Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Merkez Hakem Kurulu Başkanı ve Gümüşhane Belediyesi Başkan Yardımcısı Necati Yılmaz ağırlandı. “Türk Folkloru ve Gümüşhane Halk Oyunları” başlığıyla gerçekleştirilen söyleşide Yılmaz, Gümüşhane halk oyunlarının geçmişten bugüne uzanan gelişimini anlatarak kentin kültürel zenginliğine dikkat çekti.
GÜSYABDER'in geleneksel hale getirmeyi hedeflediği “Ayın Konuğu” programı, spor ve kültür dünyasından önemli isimleri bir araya getirmeye devam ediyor. Programın bu ayki konuğu Türkiye Halk Oyunları Federasyonu Merkez Hakem Kurulu Başkanı ve Gümüşhane Belediyesi Başkan Yardımcısı Necati Yılmaz oldu.
Spor yöneticileri, antrenörler, beden eğitimi öğretmenleri ve sporseverlerin katıldığı programda, Türk folklorunun kapsamı, halk oyunlarının kültürel ve sportif yönü ile Gümüşhane'nin halk oyunları alanındaki geçmişi ve bugünkü konumu ele alındı.
Gümüşhane'de halk oyunlarının başlangıç hikâyesini anlattı
Söyleşide mesleki ve kültürel yolculuğunu anlatan Yılmaz, halk oyunlarıyla lise ve üniversite yıllarında Ankara'da tanıştığını, bu süreçte farklı yörelerin oyunlarını öğrenerek ekipler çalıştırmaya başladığını belirtti.
1993 yılında Gümüşhane'ye tayin olduğunu ifade eden Yılmaz, o dönem kentte halk oyunları çalışmalarının oldukça sınırlı olduğunu söyledi. Gümüşhane'de halk oyunlarının sistemli ve teknik anlamda geliştirilmesi için büyük çaba harcadığını belirten Yılmaz, ilk dönemlerde yalnız çalıştığını, yöre oyunlarının derlenmesi ve sahneye taşınması için önemli bir mücadele verdiğini anlattı.
Gümüşhane halk oyunlarının tanıtılması amacıyla ilk olarak Anadolu Lisesinde Adıyaman yöresine ait oyunlarla çalışmalar yaptığını belirten Yılmaz, 19 Mayıs törenlerinde sergilenen gösterinin kentte büyük ilgi gördüğünü ifade etti.
O dönem davul ve zurna çalacak müzisyen bulmakta dahi zorlandıklarını anlatan Yılmaz, gösteri sırasında davulu kendisinin çaldığını, aynı zamanda tören komutanlığı görevini de yürüttüğünü söyledi. Gösterinin ardından dönemin yöneticilerinden büyük destek sözü aldığını ancak çalışmaların asıl gücünü kendi kararlılıkları ve öğrencilerin ilgisinden aldığını dile getirdi.
1995 yılında Gümüşhane Mühendislik Fakültesinde halk oyunları çalışmalarına devam ettiğini belirten Yılmaz, halk oyunlarının akademisyenlik yolunu açan en önemli etkenlerden biri olduğunu vurguladı.
“Folklor, halkın yaşamının tamamıdır”
Söyleşinin önemli başlıklarından biri de folklor ile halk oyunları arasındaki fark oldu.
Folklorun yalnızca halk oyunlarından ibaret olmadığını belirten Yılmaz, folklorun bir milletin yaşam biçimini, geleneklerini, mimarisini, müziğini, gastronomisini, kıyafetlerini, manilerini ve bütün kültürel birikimini kapsayan halk bilimi olduğunu ifade etti.
Halk oyunlarının ise bu büyük kültürel bütünün yalnızca bir parçası olduğunu kaydeden Yılmaz, halk oyunlarının aynı zamanda bir milletin kimliğini ve geçmişini gelecek kuşaklara aktaran önemli bir araç olduğunu söyledi.
Yılmaz, halk oyunlarının küçümsenmemesi gerektiğini belirterek, “Halk oyunları bizim öz dansımızdır. Bir topluluk yalnızca danslarını değil, kıyafetlerini, müziğini ve kültürel değerlerini de sahneye taşır” değerlendirmesinde bulundu.
“Gümüşhane dört farklı oyun türünü bir arada barındırıyor”
Gümüşhane'nin halk oyunları bakımından bölgenin en zengin illerinden biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, kentin coğrafi konumunun kültürel çeşitliliğe doğrudan yansıdığını söyledi.
Trabzon'da ağırlıklı olarak horon, Giresun'da horon ve karşılama, Bayburt ve Erzurum'da bar, Erzincan'da ise halay türünün öne çıktığını hatırlatan Yılmaz, Gümüşhane'de dört farklı oyun türünün bir arada bulunduğunu ifade etti.
Gümüşhane'de horon, bar, halay ve karşılama türlerinin tamamının görülebildiğini belirten Yılmaz, kentin yalnızca bir geçiş bölgesi olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını kaydetti.
“Gümüşhane'yi geçiş bölgesi deyip geçiştiremezsiniz” diyen Yılmaz, kentin farklı kültürlerin buluştuğu ve harmanlandığı önemli bir merkez olduğunu vurguladı.
Coğrafi yapı, iklim, etnik köken ve dini inanışların halk kültürünü şekillendiren temel unsurlar olduğunu dile getiren Yılmaz, Gümüşhane'nin dağlık yapısının ve iklim özelliklerinin yöre insanının karakterine ve oyunların hareket yapısına da yansıdığını anlattı.
60'tan fazla Gümüşhane türküsü derlendi
Gümüşhane'nin halk kültürünün sanılandan çok daha zengin olduğunu belirten Yılmaz, kentte yapılan derleme çalışmalarına da dikkat çekti.
TRT repertuvarında kayıtlı Gümüşhane türkülerinin sınırlı sayıda olduğunu ancak yapılan çalışmalarla 60'tan fazla türkünün derlendiğini ifade eden Yılmaz, bu eserlerin sözleri, notaları ve derleme bilgileriyle birlikte kayıt altına alındığını söyledi.
Gümüşhane halk kültürünün yazılı kaynaklara kazandırılmasında Talat hocanın çalışmalarına da değinen Yılmaz, altı ciltten ve 3 bin 32 sayfadan oluşan Gümüşhane Halk Kültürü eserinin önemini anlattı.
2014 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Yılın En İyi Derleme Ödülü'ne layık görülen eserin, kentin kültürel hafızası açısından önemli bir kaynak olduğunu belirtti.
Yılmaz ayrıca Surna ve Yalınkavak köylerinden derlediği Mavrengel oyununun bugün gençler tarafından oynanmasını görmekten büyük mutluluk duyduğunu ifade etti.
“Halk oyunları sadece kültürel değil, aynı zamanda sportif bir faaliyettir”
Halk oyunlarının sportif yönüne de geniş yer ayıran Yılmaz, bu faaliyetlerin fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişime önemli katkılar sağladığını söyledi.
Halk oyunlarının ritim duygusunu, koordinasyonu, dengeyi, estetik anlayışı ve hareket kabiliyetini geliştirdiğini belirten Yılmaz, düzenli çalışmaların çocukların diğer spor branşlarındaki performanslarına da olumlu yansıdığını ifade etti.
Halk oyunlarında vücudun iki tarafının dengeli çalıştığını anlatan Yılmaz, horon gibi hareketli oyunların ciddi fiziksel efor gerektirdiğini belirtti. Fırat Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya atıfta bulunarak 10 dakika horon oynamanın fiziksel efor bakımından 90 dakikalık futbol müsabakasıyla eşdeğer olduğuna yönelik değerlendirmeyi de katılımcılarla paylaştı.
Yılmaz, halk oyunlarının yalnızca bedensel gelişim sağlamadığını, ekip disiplini, hafıza, ritim duygusu ve birlikte hareket etme becerisini de geliştirdiğini vurguladı.
Gümüşhane ekipleri uluslararası sahnelerde yer aldı
Gümüşhane halk oyunlarının tanıtılması için yıllarca emek verdiğini belirten Yılmaz, ilk dönemlerde yarışmalarda kentin yöresinin yeterince tanınmaması nedeniyle çeşitli zorluklarla karşılaştıklarını anlattı.
Zaman içerisinde bu çalışmaların karşılığını aldıklarını ifade eden Yılmaz, Gümüşhane halk oyunlarının bugün Türkiye genelinde tanınan ve bilinen bir seviyeye ulaştığını söyledi.
Gümüşhane'den oluşturulan ekiplerle Almanya, Bulgaristan, Makedonya ve Gürcistan'da gösteriler gerçekleştirdiklerini anlatan Yılmaz, bu organizasyonların gençlerin dünyayı tanımasına ve farklı kültürlerle tanışmasına da katkı sağladığını belirtti.
Halk oyunlarının uluslararası kültürel tanıtım açısından önemine değinen Yılmaz, Türkiye Halk Oyunları Federasyonu milli takımının da ülkeye gelen devlet başkanlarını ve önemli konukları geleneksel danslarla karşıladığını ifade etti.
7 bin kişiyle horon rekoru, 2027'de 15 bin kişiyle zeybek hedefi
Yılmaz, Yunanistan ve Ermenistan'ın horon üzerinden gerçekleştirdiği rekor girişimlerinin ardından Türkiye Halk Oyunları Federasyonu tarafından İstanbul Maltepe Meydanı'nda geniş katılımlı bir organizasyon düzenlendiğini anlattı.
Gümüşhane'den 50 sporcunun da katıldığı etkinlikte 7 bini aşkın kişinin aynı kostüm ve figürlerle horon oynayarak rekor denemesine imza attığını belirten Yılmaz, kültürel değerlerin uluslararası alanda sahiplenilmesinin önemine dikkat çekti.
Federasyonun yeni hedefinin ise 2027 yılı Mayıs ayında İzmir Gündoğdu Meydanı'nda 15 bin kişiyle Harmandalı zeybeği oynamak olduğunu açıklayan Yılmaz, bu organizasyonla Türk halk oyunlarının tanıtımına katkı sağlamayı amaçladıklarını söyledi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Spor
Yayın: 04 Kasım 2026 07:03 · Kaynak: GN Gümüşhane son dakika, gumuskoza.com.tr