ABD:'Savaşa hazır olun': Tahran-Mekke İttifakı toplantısından sonra Körfez İran ve Yemen'e ne teklif etti?
- Körfez ülkeleri, bölgedeki gerilimi düşürmek ve olası bir savaşı önlemek amacıyla İran ve Yemen ile diplomatik bir çözüm arayışına girdi
- ABD ise bölgedeki askeri varlığını güçlendirerek müttefiklerini olası bir çatışmaya karşı hazırlıklı olmaları konusunda uyardı
Mekke Anlaşması'na taraf olan ülkelerin Tahran'a gerçekleştirdiği sürpriz ziyaretin hemen ardından, Körfez ülkeleri bir araya gelerek bölgesel güvenlik krizini masaya yatırdı. İngiliz The Guardian gazetesinin aktardığı bilgilere göre, katılımcı ülkeler ve toplantı yeri gizli tutulsa da, tarafların İran ile ABD arasında yaşanabilecek bir çatışmanın bölge için yıkıcı sonuçlar doğuracağı konusunda hemfikir oldukları belirtildi.
Diplomatik çabalar sürerken, Washington cephesinden gelen haberler tansiyonun yüksek olduğunu gösteriyor. Wall Street Journal'ın ulaştığı bilgilere göre Beyaz Saray, 3 Kasım'daki ara seçimlerin ardından yaşanabilecek yoğun bir askeri saldırı ihtimaline karşı bazı Körfez ülkelerini uyararak hazırlıklı olmalarını istedi.
Bu uyarıya paralel olarak ABD ordusu, bölgedeki hava savunma kapasitesini artırmak için Patriot füze bataryaları konuşlandırırken, askeri birliklerini de olası saldırılardan korumak amacıyla üslerden uzaklaştırdı. Körfez ülkelerinin hazırladığı barış planının merkezinde iki temel başlık yer alıyor: İran'a uygulanan yaptırımların kaldırılması karşılığında Hürmüz Boğazı'nın dört gün içinde uluslararası geçişlere açılması ve Yemen Ordusu'nun belirli bölgelerden kuvvetlerini çekmesini öngören çok ayaklı bir barış süreci.
Ancak bu teklifler, tarafların geçmişteki katı tutumları nedeniyle karmaşık bir yapı arz ediyor. İran daha önce Hürmüz'ü yedi gün içinde açma karşılığında yaptırımların hafifletilmesi ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması gibi yedi şart öne sürmüş, ancak bu talepler ABD tarafından reddedilmişti.
Yemen cephesindeki durum ise belirsizliğini koruyor. Körfez'in kuvvetlerin geri çekilmesi talebinin, Yemen Ordusu'nun stratejik bölgelerden tamamen çıkması anlamına mı geldiği yoksa askeri varlığın azaltılmasını mı hedeflediği netleşmiş değil.
Yemen yönetimi, 11 yıldır süren ablukanın kaldırılmasını öncelikli şart olarak görürken, Suudi Arabistan'ın yaşadığı askeri baskı ve enerji sevkiyatındaki güvenlik endişeleri, taraflar arasındaki pazarlık sürecini oldukça zorlu kılıyor. Diplomatik trafik hız kesmeden devam ederken, Tahran'daki Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızayi'nin, Yemen'in İran Büyükelçisi İbrahim Muhammed el-Dailami ile gerçekleştirdiği görüşme, ikinci cephedeki hareketliliği gözler önüne seriyor.
Öte yandan Katarlı yetkililer, bağımsız bir ateşkes önerisinin Tahran'a iletildiğini ve hafta sonuna kadar yanıt beklediklerini ifade ediyor. Bölgedeki tüm bu girişimler, bir yandan askeri hazırlıklar sürerken diğer yandan diplomatik kanalların açık tutulmaya çalışıldığı hassas bir sürece işaret ediyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Siyaset
Yayın: 28 Ekim 2026 10:38 · Kaynak: aydinlik.com.tr