Her Dönem Adam Olmak
- Bir film seç ama keyifli bir şey olsun dedi iç sesim
- " Üç Bin Yıllık Bekleyiş..." Filmi gözüme çarptı, eğlenceli, gizemli ve bir o kadar derin hayal gücünün olduğu güzel bir filmdi
Bir film seç ama keyifli bir şey olsun dedi iç sesim... " Üç Bin Yıllık Bekleyiş..." Filmi gözüme çarptı, eğlenceli, gizemli ve bir o kadar derin hayal gücünün olduğu güzel bir filmdi...
Kendisini İstanbul'da ünlü bir otel odasında bulan yabancı Alitheia, kapalı çarşıdan aldığı, birden karşısına, o zamanlar çeşmi bülbül denilen, küçük kapaklı bir vazodan çıkan cin ile tanışır. Evet evet bildiğimiz sıradan bir cin hikayeleri gibi değil ama cin görmüş geçirmiş, Osmanlı Sarayında, kadınlar hareminde bulunmuş, çoğu şeye tanık olmuş...
Kanuni Sultan Süleyman ve oğlu Şehzade Mustafa'nın hayatından bir kesiti anlatarak filmde yine içimizi sızlatıyor. Şehzade Mustafa'ya nasıl kıydın Kanuni Sultan Süleyman işte o dramı kendi üslupları ile anlatıyor filmin önemli bir saat diliminde...Saray entrikaları ve içinde bulundukları acımasız yaşamı düşünerek, yarı gercek yarı hayali bir akıl süzgecinden geçerken, günümüze bakıyorum.
Her devrin kendine göre kitabı var. Masal çıkar mı bundan? Bence çok çıkar. Bir ülke düşünün muhteşem bir alt yapı ile kuruluyor. Zemin dokuz şiddetindeki depreme bile dayanıklı, ama Ortadoğu'nun ortasında aydınlık ışığı ve yarattığı devrimlerle kristal gibi parlayan Türkiye Cumhuriyet'i çoğu dünya ülkelerini, en çok da dünyanın iliğini kemiğini sömüren emperyalist ülkeleri rahatsız eder.
Kaynak ihtiyacının önemli bir bölümünü ortadoğu'nun karanlıktan beslenmesinden güç alarak yapan emperyalizm, aydınlığın sadece kendisine olmasını ister. Sadece kendi halkı iyi rahat demokrat, güçlü ve sağlıklı, huzurlu, güven içinde olsun ister.
Sonrasını biliyorsunuz? Her koldan bir şekilde saldırıya geçer. Yaralı yaralı savaşmaya alışkın bir genç Cumhuriyet'ini bir türlü istedikleri kıvama getiremezler. Ne yapsalar olmuyordur. Bu arada Türkiye Cumhuriyeti'nin savaşçı ruhlu halkı her şeye rağmen yüksek direnci ile her şeye meydan okur. Zaten bunun örneklerini bolca görüyoruz.
Emperyalizm aklına gelen her koldan saldırır, insanların içine nifak tohumları sokar, kafalarını allak bullak eder. Yarattığı bölücü unsurları ile sürekli elinden geleni ardına koymaz. Siyasi partilerin yönetiminde kendine bağlı etkin kişilerigetirir.
Sivil Toplum Örgütlerine çöreklenir. Medyaya yuva yapar. Her yol mübahtır ile yola çıkmış, ama rayından çıkmıştır. Amaç tektir ve asla şaşmaz. Bilinç yüksek olursa hiçbir şey yapamayacağını anlayan emperyalizm değişik yöntemleri denemeye devam eder.
Hal böyle olunca sağımız, solumuz, önümüz, arkamız entrika ağlarından geçilmez... Normal bir şey olsa şaşıracak bir duruma gelir Türkiye Cumhuriyet'i... Yazıyı okuyunca filmin etkisinde kaldığım anlaşılıyor, işte size masalımsı bir Türkiye Cumhuriyet'i yakın tarihine hafifçe dokunan bir köşe yazısı...
Her dönemin kendine göre bir kitabı vardır, dedik yazımın başında... Çok benlik bir söz değil! Sanki her yöne çekilebilir gibi geliyor. Bu arada aklıma hemen rahmetli büyük devlet adamı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın bir sözü geliyor.
" Hayatta hiçbir zaman yalpalamayacaksın, düşüncelerinde bir geri bir ileri adım atmayacaksın, her dönemin değil, her dönem adam olacaksın..."
Sağlıkla kalın efendim...
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kaza · Bölge: Tekirdağ/Kapaklı
Yayın: 03 Kasım 2026 13:07 · Kaynak: gaziantepolusum.com