Adana’da LÖSEV korteji sokakları turuncuya boyadı
- Adana sokakları, Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı’nın (LÖSEV) geleneksel Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında düzenlediği büyük farkındalık kortejiyle adeta turuncuya boyandı
Adana sokakları, Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı’nın (LÖSEV) geleneksel Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında düzenlediği büyük farkındalık kortejiyle adeta turuncuya boyandı. Kent merkezinde gerçekleştirilen ve binlerce vatandaşın ellerinde bayraklar, balonlar ve pankartlarla katıldığı dev yürüyüş, kanserle mücadele eden çocuklar ve aileleri için devasa bir moral ve dayanışma duvarına dönüştü.1998 yılında Dr.
Üstün Ezer öncülüğünde kurulan ve bu yıl mücadeledeki 28. yılını geride bırakan LÖSEV, her yıl 2-8 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilen Lösemili Çocuklar Haftası etkinliklerini Adana'da görkemli bir yürüyüşle taçlandırdı. 1998 yılında Dr.
Üstün Ezer öncülüğünde kurulan ve bu yıl mücadeledeki 28. yılını geride bırakan LÖSEV, her yıl 2-8 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilen Lösemili Çocuklar Haftası etkinliklerini Adana'da görkemli bir yürüyüşle taçlandırdı. Umudun, azmin ve dayanışmanın simgesi olan turuncu renkli kıyafetleri ve aksesuarlarıyla korteji dolduran her yaştan binlerce Adanalı, kansere karşı hep bir ağızdan "Biz kazanacağız, umut kazanacak" mesajı verdi.
Büyük Adana Korteji'nin arkasındaki aylarca süren hummalı çalışmayı, organizasyonun perde arkasını ve bu süreçte yaşanan psikolojik yolculuğu gazetemize aktaran LÖSEV Halkla İlişkiler Personeli Seymen Doğan, hem vakfın ulaştığı büyüklüğü anlattı hem de sahada çalışan bir personelin gözünden bu mücadelenin manevi ağırlığına dikkat çekti. İki aylık yoğun emek ve titiz bir planlama Büyük Adana Korteji'nin tesadüfen ya da kısa sürede ortaya çıkmış bir etkinlik olmadığını, arkasında çok ciddi bir lojistik ve stratejik planlama barındırdığını vurgulayan Seymen Doğan, hazırlık sürecinin detaylarını şu sözlerle aktardı: "Bu kortej için totalde yaklaşık iki aydan beri aralıksız çalışıyoruz.
Son bir aydır ise tüm ekip olarak tamamen bu işe yoğunlaşmış, gece gündüz demeden çok sıkı bir takvimle ve yüksek tempo ile hareket ediyoruz. Dile kolay, 1998 yılında kurucumuz Dr. Üstün Ezer öncülüğünde çıktığımız bu yolda bugün tam 28. yılımızdayız.
Çeyrek asrı aşan bu tecrübe, kurumsallık ve birikimle; her yıl sesimizi daha gür çıkarmak, daha fazla hayatın elinden tutmak ve toplumun hafızasına bu farkındalığı kazımak için Adana'da organize oluyoruz. Pankartların hazırlanmasından, izinlerin alınmasına; ailelerimizin koordinasyonundan, gönüllü zincirinin kurulmasına kadar her ayrıntı üzerinde günlerce düşünüyoruz." Bizleri sarsan fiziksel değil, derin bir manevi yorgunluk Kortej ve farkındalık haftası hazırlıkları sırasında ekiplerin yaşadığı insani ve psikolojik süreci tüm içtenliğiyle paylaşan Doğan, çalışırken karşılaştıkları en büyük zorluğun fiziksel yorgunluktan ziyade, paylaşılan duyguların ağırlığı olduğunu ifade etti: "Bunu sadece bir proje, bir iş veya sıradan bir halkla ilişkiler etkinliği olarak görmemek lazım.
Bizleri, bu süreçte çalışan tüm arkadaşlarımı hazırlık aşamasında bile en çok etkileyen şey, süreç boyunca hissettiğimiz o yoğun manevi duygu durumu. Fiziksel olarak yoruluyoruz, uykusuz kalıyoruz elbette; ama bu bizi asla durdurmuyor veya yavaşlatmıyor.
Bizi asıl derinden etkileyen, tabiri caizse sarsan şey manevi yorgunluk. Çünkü hazırlıklar boyunca ve sahada çocuklarla, tedavi gören ya da iyileşme aşamasındaki bireylerle sürekli iç içeyiz. Onlarla konuşmak, dertleşmek, gözlerindeki o parıltıyı ya da bazen o durgunluğu görmek, duygularına ve zamanlarına ortak olmak psikolojik olarak bizi çok derinden etkiliyor.
Bir insanın, küçücük bir çocuğun bu kadar uzun süre hastane odalarında tedavi görmesi ve o tedavi aşamasındaki mücadelesine, acılarına, umutlarına yakından şahit olmak kolay bir süreç değil. İster istemez o hikayelerin bir parçası oluyorsunuz.
Bu bireylerle zamanı ve duyguları paylaşmak, taşınması çok hassas, çok büyük bir manevi sorumluluk getiriyor." Çocuklardan yetişkin hastalara uzanan şefkat eli Vakfın tarihsel dönüşümüne, vizyonuna ve zaman içerisinde hizmet ağının ne denli genişlediğine de değinen Seymen Doğan, LÖSEV'in artık sadece çocukların değil, kanserle savaşan her yaş grubundan vatandaşın sığınağı olduğunu hatırlattı. "Evet, biz tarih sahnesine'Lösemili Çocuklar Vakfı' olarak çıktık.
Bizim geleceğimiz, göz bebeğimiz, her zaman önceliğimiz çocuklarımız; bunda hiçbir şüphe yok. Ancak 2018 yılı bizim vakıf tarihimiz için çok büyük bir milat ve dönüm noktası oldu. 2018'den bu yana sadece çocuklara değil; hematoloji ve onkoloji tanısı almış, kanserle mücadele eden tüm yetişkin hastalarımıza da kapılarımızı açtık ve onlara da kesintisiz destek sağlıyoruz.
Yetişkin hastalarımıza sağladığımız maddi, manevi, sosyal, lojistik ve ilaç desteğimiz de tıpkı çocuklarda olduğu gibi son ana kadar devam ediyor ve sonuna kadar da devam edecek." Geleceği inşa eden güç inci projeler ve fayda kulüpleri Adana'daki korteje katılımın ve toplumsal desteğin üst düzeyde olduğunu belirten Doğan, vakfın arkasındaki devasa ve organize gönüllü ağının yapısını şu sözlerle özetledi. "Kortejimize ve genel olarak vakıf çalışmalarımıza destek veren gönüllülerimizi temelde iki büyük ana damara ayırıyoruz.
İlki'Fayda Kulübümüz'. Bu kulüp genellikle üniversite öğrencilerinden, dinamik gençlerden ve değerli akademisyenlerden oluşuyor ve bilimsel, sosyal projeler üretiyorlar. İkincisi ve bizi geleceğe taşıyan en önemli damar ise'İnci Projelerimiz'.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) onaylı olan bu projelerimiz; anasınıfından başlayarak ilkokul, ortaokul, lise düzeyindeki tüm öğrencileri ve bu okullardaki kıymetli hocalarımızı, yani eğitimin tüm kademelerini kapsıyor. Ağaç yaşken eğilir mantığıyla, çocuklara küçük yaştan itibaren yardımlaşmayı ve empatiyi aşılıyoruz.
Bunun haricinde bize kurumsal olarak omuz veren topluluklarımız, Adana'nın yerel esnafı, büyük iş yerleri ve firmalar var. Bugün burada gençlerimiz, ailelerimiz ve Adana'nın her yaşından binlerce gönüllümüz tam da bu sayede yan yana, kol kola yürüyebiliyor." Tedavinin yanı sıra en büyük ilaç sevgi, dayanışma ve toplumsal bilinç Maddi imkânsızlıklar nedeniyle hiçbir kanser hastasının tedavisinin yarıda kalmaması adına; eğitimden barınmaya, sağlıklı beslenmeden nakdi yardımlara ve psikososyal destek programlarına kadar çok geniş bir yelpazede faaliyet gösteren LÖSEV, bu yılki Lösemili Çocuklar Haftası'nda Adana sokaklarından tüm Türkiye’ye bir kez daha hayati bir gerçeği haykırdı: Bu amansız ve zorlu mücadele sadece steril hastane odalarında, sadece ilaçlarla ve tıbbi cihazlarla kazanılmıyor.
Kanserle savaşta en az tıbbi tedavi kadar büyük bir ilaç daha var; o da toplumdan gelecek karşılıksız sevgi, güçlü bir toplumsal dayanışma, kulaktan dolma değil doğru bilgiyle harmanlanmış toplumsal bilinç ve kesintisiz destektir. Kortej, Adana caddelerinde atılan sloganlar ve gökyüzüne bırakılan turuncu balonların ardından, bir gün tüm kanser hastalarının sağlığına kavuşması temennisiyle olaysız bir şekilde sona erdi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.





Kategori: Sağlık · Bölge: Adana
Yayın: 07 Kasım 2026 14:24 · Kaynak: ilkhaber-gazetesi.com