Habermetrik
← Ana Sayfa
08 Kasım 2026 11:39 · Güncelleme 11:40
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Dr. Furkan Burak anlattı: ‘Zayıflama iğnesi sadece kilo verdirmiyor, ömrü de uzatıyor’

Dr. Furkan Burak anlattı: ‘Zayıflama iğnesi sadece kilo verdirmiyor, ömrü de uzatıyor’
Görsel kaynağı: gazetepencere.com
⏱️ 7 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Diyabet ve obezite üzerine yürüttüğü çalışmalarla adından söz ettiren Dr
  • Furkan Burak zayıflama iğnelerine ilişkin dikkat çeken bir yazı kaleme aldı

GAZETE PENCERE - Diyabet ve obezite üzerine yürüttüğü çalışmalarla adından söz ettiren Dr. Furkan Burak zayıflama iğnelerine ilişkin dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. Dr. Furkan Burak’ın yazısı şöyle:“Dünyanın en köklü ve prestijli endokrinoloji örgütü Endocrine Society, obezitenin tedavisi, araştırılması ve yönetimi alanındaki tüm gelişmeleri tek çatı altında toplayacak global bir yapı olan Center on Obesity’yi (Obezite Merkezi) hayata geçirdi.

Derneğin Obezite Grubu Başkanı olarak açılışı moderatör olarak yönetmek ve merkezi, kurucularından Prof. Dr. Daniel Drucker ile birlikte açmak benim için büyük bir onurdu. Prof. Drucker, bugün “zayıflama iğneleri” diye bilinen ilaçların temelindeki GLP-1 hormonunun keşfinde ve bu hormona dayalı tedavilerin geliştirilmesinde öncü isimlerden biri.”Merkezin kurulma nedeni basit...

Dünyada bir milyardan fazla insan obeziteyle yaşıyor ve tedavi seçenekleri her ay değişiyor. Merkez; yenilikleri, kılavuzları, araştırmaları ve dünya genelindeki işbirliklerini bir araya getirecek. Açılışta, alanın önde gelen uzmanlarının hazırladığı ve Endocrine Reviews dergisinde yayımlanan kılavuz niteliğinde bir bilimsel bildiri de duyuruldu.

Bildiri; obezitenin biyolojisinden tedavi hedeflerine, yan etkilerin yönetiminden uzun dönem güvenliğe kadar bildiklerimizi ve hâlâ bilmediklerimizi ortaya koyuyor. TARTIYA DEĞİL SAĞLIĞA BAKMALIObezite Merkezi’nin yayınladığı bildirinin ana mesajı şu...

Hedef kilo kaybı değil, sağlık kazancı olmalı. Başarı yalnızca tartıdaki rakamla değil; bel-boy oranı, vücut kompozisyonu, kan basıncı, şeker, kolesterol, fiziksel işlev, ruh sağlığı ve yaşam kalitesiyle ölçülmeli. Diyabetteki kan şekeri hedefi gibi obezitede de sağlık sonuçlarıyla tanımlanmış hedeflere geçilmesi isteniyor.

Herkesi rutin olarak en yüksek doza çıkarma alışkanlığı da sorgulanıyor; nitekim tirzepatid etken maddesi ile kilo verenlerde doz düşürüldüğünde verilen kilonun yaklaşık üçte ikisi korundu. OBEZİTEYLE İLİŞKİLİ HASTALIKLARI DA TEDAVİ EDİYORBu ilaçlar; prediyabeti ya da diyabeti olan, uyku apnesi, damar sertliği olan, kalp krizi geçirmiş ya da riski yüksek olan, böbrek yetmezliği, karaciğer yağlanması ve fibrozu olan, astım, osteoartrit ve inflamasyonun yüksek olduğu birçok hastalığı olanlarda çok olumlu etkiler gösteriyor ve ömrü dahi uzatıyor.

Bildiride yer alan çalışmada semaglutid etken maddesi (Ozempic), kalp-damar hastalığı olanlarda kalp krizi, inme ve kalp kaynaklı ölüm riskini yüzde 20, tüm nedenlere bağlı ölümleri yüzde 19 azalttı. Tirzepatid etken maddesi (Mounjaro), gizli şekeri olanlarda diyabete geçişi yaklaşık yüzde 94 azalttı.

Kalp krizi ve inme riskinin azaltılması, diyabetlilerde böbrek fonksiyon kaybının yavaşlatılması, daha önce tedavisi olmayan ve karaciğer yağlanmasının fibroza ilerlediği MASH ve tarihte ilk kez bir ilaçla tedavi edilebilen obstrüktif uyku apnesi gibi faydaların önemli kısmı kilodan bağımsız ve artık FDA onaylı endikasyonlar. Ayrıca bu ilaçların diz osteoartritinde (kireçlenme) ağrıyı yarıdan fazla azalttığı, eklem üzerindeki mekanik yükü azaltarak kıkırdağın yenilenmesini artırdığı tespit edildi.

Astımda onay çalışmaları ise sürüyor. Beynin ödül merkezine etkisiyle yüzde 49’a varan oranlarda alkol ve sigara gibi bağımlılıklarda azalma görüldü. BİLİNÇSİZ KULLANIM VÜCUDU TÜKETİRGLP-1’lerin bilinçsiz kullanımı büyük bir problemdir.

Doz, doz artışı ya da azaltılması ve takip kişiselleştirilmeli. Kullanan herkes ilacı neden kullandığını, tedavi hedefini, ne kadar süre ve hangi dozda kullanacağını bilmeli; hepsi hekim kontrolünde yapılmalı. Kendi başına iğneyi yapıp başka hiçbir şey yapmayan biri vücudunu tüketir:- SUSUZLUK: Susama hissi azaldığından vücut farkında olmadan susuz kalır.

Böbrekler zorlanır, akut böbrek yetmezliğine kadar gidebilir. Yorgunluk ve elektrolit bozuklukları olur.- VİTAMİN EKSİKLİĞİ: Az yemeye bağlı B12, B6, B1, folik asit ve D vitamini hızla azalır, malnütrisyon gelişir, bağışıklık düşer.

Rutin bakılmadığı için çoğu kişi fark etmez.- TANSİYON VE ŞEKER DÜŞMESİ: Uzun süre aç kalanlarda şeker düşebilir. İlacın damarları gevşetme etkisi tansiyon hastası için faydalıyken, susuz ve aç kalan keyfi bir kullanıcıda ciddi tansiyon düşüklüğü yapabilir.- KAS KAYBI: Aerobik ve direnç egzersizi eklenmeden kullanılan iğne kas kaybına yol açar ve verilen kilonun korunmasını zorlaştırır.

Zayıflama iğnesi kullanan biri mutlaka zeytinyağı ve avokado yağı, yüksek proteinli lifli gıda, düşük kalori ve bol sıvıdan oluşan “GLP-1 diyeti” yapmalı. Doz arttıkça vitamin, mineral ve protein takviyeleri eklenmeli. Yani sorun iğnelerde değil, bilinçsiz kullanımda.

NASIL ZAYIFLATIYORBu köşede daha önce de yazmıştım. Bu ilaçların hap formları da var... Yemek yediğimizde bağırsaklarımız GLP-1, GIP ve amilin gibi hormonlar salgılar; mideyi yavaşlatır, tokluk hissini artırır, şekeri dengeler, beynin ödül merkezine “yemeyi bırak” der.

Obezite ve diyabette bu yanıt ciddi azalır. GLP-1 ilaçları, onlarca organda reseptörü olan bu yanıtı yerine koyan, tıpkı tiroid hormonu ya da insülin gibi yemek sonrası metabolik cevabın replasman tedavileridir. KAS KAYBINA KARŞI PROTEİN TAKVİYESİKas kaybı GLP-1’e özgü değildir.

Yediğiniz yaktığınızdan az olduğunda vücut kasları da enerji için kullanır. Diyetle ya da ameliyatla kilo verirken de bu olur. Yine de kas kaybı yanlış kilo vermenin en önemli komplikasyonudur. Metabolik hızı düşürür, ilaç bırakılınca geri gelen kilonun çoğu yağdır.

Bu döngüyü tekrarlayan kişi her seferinde kas kaybedip yağ kazanır. Önlemek için kilogram başına 1.2 gram protein alınmalı. Yüksek dozlarda bunu yemekle almak çoğu zaman mümkün olmadığından “temiz” içerikli protein takviyesi gerekir.

Piyasadaki pek çok üründe ağır metal ve mikroplastik olabildiği için seçim önemli. Yanında mutlaka direnç egzersizi yapılmalı. MİDE VE BAĞIRSAK YAN ETKİLERİ- BULANTI VE KUSMA: En sık yan etkidir ve kontrol edilebilir. Şikâyetler genellikle başlangıçta ve hızlı doz artışında çıkıyor, çoğunlukla hafif-orta şiddette ve zamanla azalıyor.

Bu yüzden ilacı bırakanlar yüzde 3-6 civarında. Dozu klasik protokolden çok daha yavaş, gerekirse mikro dozlarla artırmak bulantıyı belirgin derecede azaltır. Zencefil ve B6 vitamini bu soruna yardımcı olabilir. Ağır yağlı yemek bulantı ve kusmayı ciddi artırır.

Az ve sık öğünler yiyin. Yavaş ve her lokmayı çiğnerken çatalı bırakıp yutunca yeniden alın. İlk tokluk hissinde durun, gerekirse küçük tabak kullanın. Büyük öğünlerden ve uzun süre aç kalmaktan kaçının. Susuzluk bulantıyı artırır.

Bol su için. Katı yiyecekler zor geliyorsa protein shake, smoothie içilebilir. Yüksek proteinli yoğurt ya da içine aromasız protein tozu eklenmiş çorba da iyi bir seçenek olur. Limon suyu, turşu, zeytin gibi ekşi tatlar ve kokusu az, soğuk yiyecekler daha kolay tolere edilir.- KABIZLIK VE REFLÜ: Sindirimin yavaşlaması aslında metabolik bir faydadır ama kabızlık, şişkinlik ve gaz yapabilir.

Su tüketimini artırın. Bağırsak hareketini hızlandıran çözünmeyen lifleri (tam tahıllar, sebzeler, kuruyemiş) çoğaltın, gerekirse toz lif takviyesi kullanın. Hareketi artırın. Yatmaya yakın yerseniz mide içeriği geri gelir, reflü olur.

Ağır yemekleri yatma saatinden olabildiğince önce kesin.- İSHAL: Kabızlığa göre daha az görülür. Dışkıyı katılaştıran çözünür lifleri (yulaf, muz, elma) artırın. Küçük öğünler tercih edin. Yağlı, şekerli ve baharatlı yiyeceklerden uzak durun.

Suya elektrolit eklemek gerekebilir. Özellikle ilaçtan bağımsız olarak kalitesiz bir yemek, gıda zehirlenmesi ya da bakteri veya toksin alımına bağlı mide-bağırsak enfeksiyonlarında, zayıflama iğnesi kullanan birinde ishal çok daha uzun ve ağır seyredebilir.

Bu durumda sıvı kaybını yerine koymak hayati önem taşır.- SAÇ DÖKÜLMESİ: İlacın doğrudan etkisi değil, hızlı kilo kaybının sık görülen bir sonucudur. Her gün yeterli protein almak, tablet ya da kapsül formunda günlük multivitamin kullanmak, demir, biotin, D vitamini, B12 ve çinko düzeylerini doktorunuza kontrol ettirmek saçların yeniden çıkmasına yardımcı olur.

SAHTELERİNE DİKKATOrijinal üreticiler dışında, saflığı ve miktarı belirsiz şekilde hazırlanan sahte “zayıflama iğneleri”ne dikkat! Bu ürünlerle ilgili çok sayıda şikâyet ve onlarca ölüm rapor edildi. Sosyal medyadan, internetten ya da merdiven altından alınan ürünlerle kendi kendine tedavi, ülkemizde de giderek büyüyen ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geldi.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: gazetepencere.com
Haber metni ve görseller gazetepencere.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Sağlık
Yayın: 08 Kasım 2026 11:39 · Kaynak: gazetepencere.com
Kaynağı Oku ↗