Habermetrik
← Ana Sayfa
31 Ekim 2026 20:47
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

*dem Parti Açılık Grevine Değil, 3 Kişi İle Basın Açıklamasına Gitti! *gotayı Aldılar.. *sahara Tamam Da Ya Sarı çamlar?! Gontlara Ses çıkarmadılar! *

*dem Parti Açılık Grevine Değil, 3 Kişi İle Basın Açıklamasına Gitti! *gotayı Aldılar.. *sahara Tamam Da Ya Sarı çamlar?! Gontlara Ses çıkarmadılar! *
Görsel kaynağı: kuzeyanadolugazetesi.com
⏱️ 91 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Gazeteci Fakir Yılmaz’ın sunduğu Uydu Üzerinde Yayın Yapan Ulusal Tv, TEMPO TV’de
  • GÖLELİLER GÖLELİYİ İSTANBUL’DA ÖLDÜRDÜLER
Hukuki not: Ölüm haberi: bilgiler adli makamların açıklamalarına dayanır, kesinleşmiş yargı kararı değildir.

Gazeteci Fakir Yılmaz’ın sunduğu

Uydu Üzerinde Yayın Yapan Ulusal Tv, TEMPO TV’de..

GÖLELİLER GÖLELİYİ İSTANBUL’DA ÖLDÜRDÜLER!

İzlemek için yukarı da ki linki TIKla..

SAAT: 15.00’DA TEMPO TV’DE

Yukarıdaki videonun sesini aç izle..

YouTube

yukarıda ki videonun sesini açarak izleyebileceğiniz TIKla..

TEMPO TV EKRANLARINDA

Videolu Haberlerimiz İçin Yukarıda ki Videonun Sesini Açabilirsiniz..

REKLAMLARINIZ

yüz binlerin okuduğu gazetelerimiz,

sitelerimiz ve sanal ortamlarımız da.. Ara yayınla de.. 05354183258

Ardahanlı iş insanı Gürsoy Karataş’ın Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptığı BYM Fashion Giyimde yıl sonu indirimler bir TIK’la Gar dolabınızda.. www.bymfashion.com

EHLİYETİNİZİ ALMAK İÇİN ÖNCE BİZE ULAŞIN

TAY SÜRÜCÜ KURSLARI

Veysel Karatay

Mesajlarınız ve reklamlarınızla haber sitelerimiz, gazetelerimiz,

TEMPO TV, YouTube ArdahanHaberTV’de ve sanal ortamlarımızda binlere ulaşır..

R eklam ve Mesajlarınızla Daha Özgür Gazetecilik,

Daha Güçlü ve Gür Yayıncılık.. Ara: 05354183258

BİZDEN SİZ OKURLARA BİR HİZMET DAHA..

Belki de senin de aradığın geçmişte yaşananlara,

Ardahan’ın hafızası 30 Yıllık Haber Arşivimize göz atmak ister misin?..

DEM PARTİ AÇILIK GREVİNE DEĞİL,

3 KİŞİ İLE BASIN AÇIKLAMASINA GİTTİ..

Gazetecileri davet edip, bir basın toplantısı ve ya parti olarak bir resmi açıklama yapacağına kendi sanal sayfalarında yaptıkları iki kelimelik açıklamalar ile mamelekti kurutacakların inananlar kervanına uyan DEM Parti Ardahan İl Başkanı Av. Yaşar Kaya, kendisine ait sosyal medya sayfasına yaptığı ancak biz haber çevirip, yayınlayana kadar kimsenin okuyup, anlamadığı açlık grevi açıklaması, bir kaç kişi ile yapılan basın açıklaması ile son buldu.

”Merhaba sayfa arkadaşlarım Göle de ORMAN KATLİAMI adına durduramıyoruz GÖLE ORMANLARININ katliamı durdurulmasa BEDENİMİ ÖLÜM orucuna yatıracağım” demesinin üzerinde günler geçmesine karşın bu yöne bir adım atmadığı görülürken, kendisi gibi telefonunu eline alıp, Göle giden bir stk başkanı ile birlikte gerek orman köylüsü bile olmayanlarla Ardahan, Yeni Parti Göle İlçe Başkanı hariç gerekse bugüne dek orman kesimlerinde ses çıkarmayan Göle merkezde yaptığı açıklamasına da hiç bir gazetecinin katılmadığı görüldü.

GOTAYI ALDILAR,

DOĞRANAN GONTLARA SES ÇIKARMADILAR!

Öte yandan geçtiğimiz günlerde yapılan seçim ile seçilip, kota, mazbatalarını alıp, Ardahan Adliyesinin önünde fotoğraf çektirip, paylaşan Yeni Parti Ardahan Merkez İlçe Başkanı ile yönetimi gibi bölgede yaşanan orman kesimine karşı sessizlikleri ile dikkat çekmekte.

SAHARA TAMAM DA YA SARI ÇAMLAR?!

Ardahan’da ki siyasi patiler ve Yeni Parti gibi gecikmelide olsa mazbatasını alan ve geçtiğimiz günlerde daha plan, projesi, bütçesi orada olmadığından hayali denilen Sahara Tüneli için Sahara’ya çıkan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası ile diğer yarı resmi stk’lar olan Ardahan Damızlık ve Sığır Yetişicileri, Koyun, Keçi Yetirticiler, Arı Yetiştiricileri gibi birlikleri, Ardahan Esnaf Odaları, Baro, Kent Konseyi gibi yerel stk. ile derneklerden de sessizlik yaşandığı görülmekte.

Orman bitti, yıl bitti, kesim bitmedi!

‘Gençleştirme, yenileme’ adı altından yıllardır acımasızca kesilen Ardahan’ın Yalanızçamları adeta yok edilirken gerek bölge de gerek ulusla kamuoyunda ses çıkmaması dikkat çekiyor.

Son olark Gazeteci Suat İncedere’nin haberine göre; Ardahan’ın Göle ilçesinde bulunan Canibeg Ormanları’nda gerçekleştirilen ağaç kesimi tepki topladı. Çapları bir metreye ulaşan, 70 ila 100 yıllık olduğu belirtilen sarıçam ağaçlarının kesilerek tomruk hâline getirilmesine çevreciler ve bölge halkı tepki gösterdi.

Kesim yapılan alanın görüntülerini paylaşan yurttaşlar, yetkililere çağrıda bulunarak çalışmaların durdurulmasını ve kesimin gerekçesinin açıklanmasını istedi.

“BU BAKIM DEĞİL, AÇIK BİR TAHRİBAT!”

Canibeg Ormanları’nda çekilen fotoğraflarda, geniş bir alana yayılan kesilmiş sarıçam gövdeleri ve iş makinelerinin oluşturduğu tahribat dikkat çekti. Tepki gösteren yurttaşlar, kesilen ağaçların önemli bölümünün 70-80 yaşında, bazılarının ise 100 yıllık olduğunu belirtti.

Bölge halkı, ağaçların kontrollü orman bakımı ve gençleştirme çalışmaları kapsamında kesildiği yönündeki olası açıklamaların yeterli olmayacağını savunarak uygulamanın kapsamının sorgulanmasını istedi.

Açıklamalarda, gençleştirme çalışmalarında mevcut ağaç örtüsünün ve doğal fidanların korunması gerektiği vurgulanırken, Canibeg’de geniş bir alanın kesime açıldığı iddia edildi.

“BU TOMRUKLAR NEREYE GÖTÜRÜLÜYOR?”

Bölge sakinleri, kesilen ağaçların hangi amaçla kullanılacağı ve nereye sevk edileceği konusunda yetkililerden açıklama bekliyor.

Orman kesimine ilişkin şu soruların yanıtlanması istendi:

Kaç metreküp ağaç kesildi?

Kesim işlemi hangi ihale kapsamında gerçekleştirildi?

İhale hangi kişi veya şirketlere verildi?

Kesilen ağaçlara gerekli damgalar vuruldu mu?

Ardahan Orman İşletme Müdürlüğü çalışmaların kapsamından haberdar mı?

Bölge halkı, özellikle kış aylarında yakacak odun temin etmekte zorlanan köylüler bulunduğuna dikkat çekerek orman kaynaklarının kullanımına ilişkin şeffaflık talep etti.

“BU ORMAN GİDERSE GÖLE’NİN SUYU VE MERASI DA TEHLİKEYE GİRER”

Canibeg Ormanları’nın bölgenin doğal yaşamı açısından büyük önem taşıdığını belirten yurttaşlar, ormanlık alanların ayı, kurt ve çok sayıda canlı türüne ev sahipliği yaptığını hatırlattı.

Ağaçların yetişmesinin yıllar aldığına, kesilmesinin ise çok kısa sürede gerçekleştiğine dikkat çeken bölge sakinleri, ormanların korunmasının yalnızca ağaçların değil, su kaynaklarının, meraların ve doğal yaşamın geleceği açısından da önemli olduğunu ifade etti.

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ VE BAKANLIĞA ÇAĞRI

Canibeg Ormanları’ndaki kesim iddialarının açıklığa kavuşturulmasını isteyen bölge halkı, Orman Genel Müdürlüğü ile Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumları göreve çağırdı.

Orman muhafaza memurlarının ve ilgili kamu kurumlarının bölgede inceleme yapmasını isteyen yurttaşlar, kesim kararının kimler tarafından alındığının, hangi izinlere dayandığının ve çalışmaların mevzuata uygun yürütülüp yürütülmediğinin kamuoyuna açıklanmasını talep etti.

Bölge sakinlerinin çağrısı ise net: Canibeg Ormanları sahipsiz değil! Göle’nin kalan yeşil alanlarını korumak için sesimizi duyun.

DERNEKLERİN DERTLERİ DOĞANIN

KATLİAMI DEĞİL, KAMULAŞTIRMA PARASI!

Suyunun büyük bölümünü Bülbülan üzerinden Karadeniz’e akıtılmayı hedefleyen ve Kura nehrine yeni bir GEM vuracak olan Beşikkaya Hidro Elektrik Santrali, HES Barajının hazırlıklarını devam ettiği şu günlerde ormanları katliam derecesine kesilen Göle’de inşaatına başlanan Duramcam Barajının doğaya vurduğu zararıyla değil, para getirecek olan kamulaştırma derdiyle tartışılıyor.

Bölgenin Yeşilcamlarının ‘yenileme, genişletme’ adı altında kesilmesi karşısında ses çıkarmayan stk’lardan olan Durançam (Heviskari) Köyü Dernekleri köylerinin merasının yanı sıra doğayı alt üst eden barajın yapıldığı alanı değil, yapılacak olan barajın üzerine yapılacağı ama çoğu kendilerinin değil hazinenin olan arazilerin kamulaştırma parasını sordular.

Köyün İstanbul ve Ankara Derneklerinin Katilama değil, Kamulaştırma parasıyla ilgili yaptığı yazılı açıklaması şöyle;

DURANÇAM KÖYÜ KAMUOYUNA ÖNEMLİ DUYURU

KIYMETLİ DURANÇAMLILAR, DEĞERLİ HEMŞEHRİLERİMİZ;

Köyümüzde yapılmakta olan baraj projesiyle ilgili çalışmalar devam ederken, kamulaştırma konusunda hâlâ net ve tatmin edici bir açıklama yapılmamış olması bizleri ve köylülerimizi derinden düşündürmektedir.

Başta bölgemizin milletvekili Sayın Kaan Koç, belde belediye başkanımız, Durançam Köyü muhtarımız ve encümen üyelerimiz olmak üzere, bu konuda sorumluluk taşıyan tüm yetkililere açık çağrımızdır:

Durançamlı vatandaşlarımızın geleceği belirsizlik içinde bırakılmamalıdır!

Kamulaştırma süreci nasıl işleyecek? Köylülerimizin arazileri, evleri ve ahırları konusunda nasıl bir yol izlenecek? Hak sahiplerinin mağduriyet yaşamaması için hangi adımlar atılacak? Bu soruların yetkili kurumlar tarafından açık, anlaşılır ve resmî bir şekilde cevaplandırılmasını istiyoruz.

Bizler, İstanbul’daki derneklerimiz ve Ankara Derneğimizle birlikte, köyümüzün muhtarı ve ilgili temsilcilerimizle irtibat hâlinde bu konunun takipçisi olmaya devam ediyoruz.

Şunun herkes tarafından bilinmesini istiyoruz: Durançam Köyü’nün geleceğini ilgilendiren bu meselede sessiz kalmayacağız. Yetkili kurumlardan kamulaştırmayla ilgili net bir açıklama ve somut sonuç alıncaya kadar konunun üzerine kararlılıkla gidecek, köylülerimizin haklarının korunması ve olası mağduriyetlerin önlenmesi için gereken girişimleri sürdüreceğiz.

Bizim amacımız kimseyle karşı karşıya gelmek değil; köyümüzün geleceğini, insanlarımızın haklarını ve alın teriyle sahip oldukları değerleri korumaktır.

Durançam sahipsiz değildir! Durançamlıların sesi duyulmalıdır!

Birlik ve beraberlik içerisinde hareket ederek, bu önemli sürecin takipçisi olalım. Çünkü söz konusu olan yalnızca bir baraj projesi değil; köyümüzün geleceği, insanlarımızın yaşamı ve yarınlarımızdır.

Saygılarımla,

Fırat Morkoç/Durançam Köyü Dernek Başkanı

ORMANLAR KESİLİYOR,

YABANİ HAYVANLAR KAÇIYOR!

Başta Göle ve Posof’a olmak üzere orman kesimlerinin yıl boyu devam ettiği, etmeye devam ettiği Ardahan’da yaşam alanları daralan yabani hayvanlar köy ve açık alanlara kaçıyor.

Başta, kent merkezinde ki Milli Egemenlik parkının betonlaştırılmasına, bu yılda yapılıp, teslim edilmediğinde halen karanlıkta olan Millet Bahçesi ve Göle, Köprülü (Goreveng) Hanak, Posof ve Ardahan Üniversitesinin hemen karşında bulunan, Çamlıçatak (Gölebert) ormanlıklarının bulunduğu bölgede kesimleri devam eden orman katliamına sesiz kalan sözde doğa sever ve temsilcilerinin duyarsızlığı karşında çaresi kalan Yabani hayvanlar köylere, araç çarpması dahil korunaksız boş arazilere kendilerini attıkları görülmekte.

Geride kalan yıl boyunca birçok domuzun yanı sıra Ayı, Kurt, Tilki gibi Yabani hayvanların ‘Yenileme, Temizlememe, genişletme’ adı altında katliama varan kesimlerin yapıldığı ormanlık alanlardan kaçıp, yollara çıkıp, hızla gelip geçen araçların altında ezildiği Ardahan’da bu kez bir Ayı Ölçek köyüne kadar indiği görülürken, bir Karaca’nın da Damal meralarında şaşkın şakın nereye gideceğini şaşırmış durumda kameralara takıldığı görüldü.

Çevre, Doğa ve Hayvan Koruma Şube Müdürlükleri ile Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Timleri ve Jandarma ile Polis ekiplerince oluşturulan Hayvan Durum İzleme HAYDİ gibi kurumların yanında hayvan severlerini yaşanan bu durumu, rapor edip, gerekli yerlere bildirmeleri istenen Hayvan Hakları ve Çevre Derneğinin olmadığı Ardahan’da bulunan Hayvan barınaklarında ki hayvanların da ormanları katledilen Yabani hayvanlar gibi sahipsiz olduğu dikkatlerden kaçmıyor.

KIŞ GEİLİYOR..

Kedi, Köpek ve Atlar yine şehir merkezlerine atılacak!..

Geçtiğimiz kış aylarında açlıkta ölen bir atın yetim kalan atının ölmüş annesinin memelerini emerek doymaya çalıştığı görülen Ardahan’da geçmiş kışlar gibi yaklaşan bu kışta bir çok ev hayvanının cadde ve sokaklara atılması bekleniyor.

Başta çıktıkları yolarda birçok ölülü trafik kazalarına neden olan Atlar olmak üzere kedi ve köpeklerin köylerden getirilip, şehir merkezlerine bırakılacağına dikkat çekilen şu günlerde bu konuda da gerçekli önlem ve cezai uygulamalar yapılması istenmekle.

YERİNDE DURMAYACAK DURANÇAM’IN

ÖLÜLERİ DE HES BARAJININ ALTINDA KALACAK!

Köroğlu Barajı ve Kotanlı, Kayabeyi Barajı ve Akıncı, Hanak HES barajları ardından bir yenisinin daha yapılması ile doğası alt üst edilmeye deva edilen Ardahan’da yapımına devam edilen Durançam HES köyü yerinde ederken, ‘Mezarlıkları taşıyın’ uyarısı alan köyün mezarlığını da suları altına alacak. Köyün okulu, camisinin de yıkılacağı öğrenilen Durançamlılar inşasına başlanılan barajın ardından hareket geçmesinin ne kadar sonuç vereceği merak konusu oldu.

Aynı zamanda suyunun büyük bölümünü Karadeniz’de ki Çoruh nehrine taşınması hedeflenen Beşikkaya HES Barajının yapımında başlayan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından inşasına başlatılan Ardahan Göle Köprülü Beldesine mahalle olarak bağlanan eski köy Durançam sınırları içerisinde inşa edilen baraj inşaatında fiziki gerçekleşme yüzde 20’ye ulaşırken, köyün yanı sıra meralarının büyük bölümün sular yanı sıra köyün ölülerinin bulunduğu mezarlığında sular altında kalacağı öğrenildi.

Yeni HES Barajı tamamlandığında 78 bin 570 dekar arazin kullanılmayacağı da öğrenilirken Göle Köprülü’ye mahalle olarak bağlanan eski köy, yeni mahallenin sakinleri belediyenin kendi başına hareket edip, kendi haklarını düşünmeden inşaat firmasıyla birlikte hareket etmesinde tepki gösterirken, bazı köylülerinde bekçilik, servisçilik gibi küçük çıkarları hatırı için ölülerin bile su altında bırakan HES’e göz yumduklarından yakındıkları görülmekte.

Temelden 22 metre yüksekliğinde inşa edilen Durançam Barajı’nda depolanacak su ile HES Barajının inşaatı tamamlanmasıyla yılda 5 milyon kilovat saat enerji üretileceği belirtilenirken, kadastro engeline takılan köylülerin derneğinin aı sıra ileri gelenlerinin ve bölge siyasilerinin gecikmeli sözde ilgisi dolaysıyla hiç bir şey alamayacağı gibi köyü terk etmek zorunda kalacaklar gibi görünmekte.

HES şirketi Çat köylülerini dolandırdı,

köylüler hala mağdur..

Öte yandan Ardahan’ın Hanak ilçesine bağlı Türkmen Alevi köyü olan Çat Köyü’nde yapılan HES köylüleri mağdur etmeye devam ediyor. HES’in köyün mera alanına yapılması nedeniyle hayvanlarını otlatacak yer bulamayan köylülerin bir kısmı geçim sıkıntısı çekiyor.

Sorunlarını ajansımız ile paylaşan köylüler köye geri dönüşler başlamışken tekrar göçlerin başladığını ifade ettiler.

Adını iki suyun birleşmesinden, çatışmasından alan Çat Köyü, Ardahan’ın Hanak ilçesine bağlı bir Türkmen Alevi köyü.

2014 yılına kadar Aşağı Çat ve Yukarı Çat ismiyle iki mahalleden oluşan köy, 2014 yılında Aşağı Çat’a HES yapılınca aşağıda bulunan aileler Yukarı Çat’a taşındı. HES’in yapılmasının ardından köye ait mera yerinin azalması nedeniyle çoğu köylü artık hayvancılık yapamaz duruma geldi.

Mağduriyetlerini PİRHA ile paylaşan köylüler, köye geri dönüşler başlamışken HES yapıldıktan sonra tekrar köyden göçlerin başladığını belirttiler.

VERİLEN SÖZLER TUTULMADI

HES’in yapılmasının ardından Aşağı Çat’ın adeta köstebek yuvasına döndüğünü kaydeden Çat Köyü’nün muhtarı Hamzayar Aktaş, kendilerine verilen hiçbir sözün tutulmadığını söyledi. Aktaş, “Neredeyse kendi yerlerimize bizi bırakmayacaklar şimdi.

O duruma geldik yani. Dolandırıldık. Cemevimiz yapılacaktı, evlerimiz, yollarımız, mezarlıklarımızın etrafı yapılacaktı, 56 tane ev yapılacaktı. Hiçbiri yapılmadı. Yanı başımızdaki o sular, o güzellikler mahvoldu. Malzemeyi geri toparlamadılar, araziyi de batırdılar, berbat ettiler çevreyi, pislik içerisinde bıraktılar” dedi.

HES’in yapıldığı yerde bulunan köyün eski mezarlığının da tahrip edildiğini ifade eden Hamzayar Aktaş, bu konu hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını belirtti. Suç duyurusundan sonra mezarların önüne duvar örülerek kapatıldığını söyleyen Hamzayar Aktaş, şikayetlerinin savcılık tarafından çok kaile alınmadığını, savcının ‘Bunlar suç teşkil etmiyor’ diyerek takipsizlik kararını yazıp ellerine tutuşturduğunu vurguladı.

“DOLANDIRILDIK, PERİŞAN OLDUK”

HES çökeltim havuzunun aşağı tarafında kalan üç-beş tane evin öylece durduğunu ifade eden Hamzayar Aktaş, HES yapıldıktan sonra o evlerde yaşayan insanların başka yerleri olmadığı için İstanbul’a göç emek zorunda kaldıklarını belirtti. Bütün bunları en başından HES inşaatını yapan şirketle konuştuklarını söyleyen Hamzayar Aktaş, şunları kaydetti:

“Aslında hepsini konuştuk, dedik ki ‘Biz hayvancılıkla geçiniyoruz. Burada Aşağı Çat’ta yaşayan insanlara herkesin hem evini hem ahırını yapacaksınız.’ Anlaşmalara riayet etmediler. O şirketin mümessil müdürü Muharrem Samurcu diye birisi dalaverecinin, dolandırıcının ta kendisi.

Hem köyü dolandırdı, hem şirketi dolandırdı. İşçilerin bile paralarını yediler onunla bizim esi muhtar Yüksel Mete. Bütün köylünün arazi paralarını tek başlarına aldılar, mal mülk sahibi oldular, arazi sahibi oldular, ev sahibi oldular hiçbir şeyleri yokken. Biz de böyle dolandırıldık perişan olduk.”

HES YÜZÜNDEN HAYVANCILIK YAPAMIYORLAR

Köyün mera alanına yapılan HES yüzünden artık hayvancılık yapamaz duruma geldiklerine dikkat çeken Hamzayar Aktaş, komşu köylerin mera alanlarını kullanmalarına izin vermediklerini belirterek “Hayvancılık öldü. Yerimiz kalmadı.

Yani üç beş tane hayvanımız var götürüp nerede otlatacağımızı bilmiyoruz. Şaştık kaldık. Çaresiz kaldık şu anda” dedi.

“KİMSE HES’E KANMASIN”

Kimsenin HES’e kanmaması gerektiğine vurgu yapan Hamzayar Aktaş, “Barajdır, şudur budur diye doğayı alt üst ediyorlar. Öyle tatlı giriyorlar, insanlara tatlı, şirin gözüküyorlar, işe başladıktan sonra kendi işlerini yapıyorlar, köylü mağdur osun, perişan olsun, aç kalsın, göç etsin gitsin, ne olursa olsun umurlarında değil” şeklinde konuştu.

“YAPTIKLARI EVLER ARDAHAN’IN İKLİM KOŞULLARINA UYGUN DEĞİL”

Köye geri dönüşler başlamışken HES yüzünden tekrar göçlerin başladığını ifade eden Hamzayar Aktaş, köylünün geçim sıkıntısı çektiğini de ekledi. Şu an inşaat halinde olan cemevini de HES’i yapan şirketin yapması konusunda anlaştıklarını ancak şirketin hiçbir sözünü tutmadığını belirten Hamzayar Aktaş, köyde birkaç kişiyle birlikte şirkete karşı dava açtıklarını ve mahkemenin hala devam ettiğini söyledi.

Şirketin köylüye söz verip yaptığı evlerin de Ardahan’ın iklim koşullarına uygun olmadığını ifade eden Hamzayar Aktaş, “Yaptıkları evler yayla evleri gibi. Burası soğuk memleket. Kış oluyor, 6 ay karın altında. Bir türlü ısıtamıyoruz o evleri” dedi.

“EVİMDEN SİLAH ZORUYLA ÇIKARDILAR”

Köyde yaşayan 70 yaşındaki Rıza Akçay da şirketin kendisini jandarma zoruyla evinden attığını kaydetti. HES’in yapıldığı yerin kendisine ait olduğunu söyleyen Akçay, mağduriyetini şöyle dile getirdi:

“Beni evimden silah zoruyla çıkardılar. Eşeğime varana kadar çıkardılar. Evdeki eşyalarımı tarumar ettiler. Elimi kelepçeleyip beni attılar arabanın içine. Ailemi de başka bir yere. Üç ay burada çadırda kaldım. Hayvanlarımı zorla çıkardılar içeriden.

Evimden hiçbir eşya alamadım. İçeriye giriyorlar hepsini alıyorlar hiç haberim yok ki evimden neyimi aldılar neyimi almadılar. Bana yaptıkları ev de inşaat halinde. Yarım yaptılar. Şimdi inşaatta yatıyorum. Ne boya var, ne sıva var ne de kapı var.

Hiçbir şey yok. Hayvanım da bitti. 6 tane hayvanım kaldı 30 hayvan gitti. Koyacak yer yoktu hayvanlarımın çoğunu sattım. Üç tane birine götürdüm, iki tane birine götürdüm dışarıda kaldı hayvanlarım. Körpe danalarım dışarıda kaldı suyun içinde, yağmurun altında. Neler çektim. Ahırımı ve evimin çatısını hayvan satarak kendim yaptım.”

ZATEN AZ OLAN ARAZİ HES’TEN SONRA DAHA DA AZALMIŞ

Yıllar önce köyden İzmir’e göç eden ve yazları tatil amaçlı köye gelen Mert Ali Aktaş ise HES’in yapıldığı dere kenarında yerleri olduğunu ancak şimdi HES yüzünden kullanamaz durumda olduklarını kaydetti. Zaten az olan arazinin HES yapıldıktan sonra daha da azaldığını belirten Mert Ali Aktaş, şirketin yapmaya söz verdiği evlerin arasında kendi evinin de olduğunu ancak sadece yüzde 70’inin yapıldığını söyledi. Mert Ali Aktaş, yetkililere de bu konuda duyarlı olmaları konusunda çağrıda bulundu.

ACIMASIZCA DEVRİLEN ÇAMLAR

ARICILIKTA TAHTA MI OLDU?!

Geçen yıllardaki gibi bu yılda ‘Yenileme, Genişletme’ adı altında bir kez daha ara verilmeden katliama varan derece de kesilen Ardahan çamlarının tahta olduğu görüldü.

Ardahan Kafkas Arısı Üretim, Eğitim ve Gen Merkezi Müdürlüğü bünyesindeki Kovan Üretim Atölyesinde fotoğraflanan tahtaların kesilen Ardahan çamlarının olduğu öne sürülen Ardahan’da kesimine devam edilen orman kesimine tepkilerde devam ediyor.

DEM İL BAŞKANI DEVRİLEN ÇAMLAR İÇİN AÇLIK GREVİ YAPACAK!

‘Merhaba sayfa arkadaşlarım Göle de ORMAN KATLİAMI adına durduramıyoruz GÖLE ORMANLARININ katliamı durdurulmasa BEDENİMİ ÖLÜM orucuna yatıracağım’ diyerek yaşanan orman kesimlerine tepki gösterenlerin birisi de, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, DEM Ardahan İl Başkanı Av. Yaşar Kaya kesimlerin devam ettiği bölge de orman kesimlerine tepki gösterdi.

ACAR DAĞ: ÖLÜM OROCU İLE TEK BİR CANIMIZI, TEK BİR AĞACIMIZI KAYBETMEYECEĞİZ: ORMANLARIMIZ İÇİN ACİL DAYANIŞMA ÇAĞRISI!

‘Ardahan Göle’de günlerdir süren doğa kıyımı, yalnızca kadim sarıçamlarımızı değil, geleceğimizi ve nefesimizi de yok ediyor. Bu çığlık, toprağına sevdalı tüm bir halkın ortak feryadıdır.’ diyen bölge insanı Acar Dağ konuyla ilgili şöyle dedi.

Av. Yaşar Kaya’nın çaresizliğe ve haksızlığa karşı yükselttiği isyanı anlıyor, acısını paylaşıyoruz. Ancak hiçbir canımızın, hiçbir insanımızın ölüm orucuyla aramızdan ayrılmasına gönlümüz razı değildir. Bizler toprağımızı korurken tek bir fidanımızı da tek bir insanımızı da kaybetmek istemiyoruz.

Bu mücadeleyi ölüme karşı yaşamı yücelterek, omuz omuza ve örgütlü bir güçle kazanmak zorundayız.

Anayasa’nın 56. ve 169. maddeleri gereğince sağlıklı bir çevrede yaşamak hak, ormanları korumak ise devlete ve yurttaşa anayasal bir ödevdir. Göle’nin ciğerleri rant hesaplarına ya da idari ihmallere kurban edilemez.

Başta tüm Ardahan ve Göle dernekleri, federasyonları, muhtarları ve meslek odaları olmak üzere doğasına sahip çıkan herkesi derhal ortak bir dayanışma masasında birleşmeye çağırıyoruz. Yetkili mercileri ise kamu vicdanını kanatan bu kesimleri derhal durdurmaya davet ediyoruz.

Göle ormanları sahipsiz değildir; canlarımızı feda etmeden, hayatı ve doğayı birlikte savunacağız! ACAR DAĞ

Ev hayvanlarını da dışarı attılar!

Kar yağışı ile birlikte hava sıcaklığının iyiden iyiye düştüğü şu günlerde onca kedi, köpek gibi atlarda dışarıya atıldı.

Gerekçe ise ot ve samanın yetersizliği.

Başta tarım alanlarında ve yaylalarda olmak üzere bir çok yerde bir yaz boyunca kullanılan atların kış gelmesiyle dışarıya atılması son çıkarılan hayvan yasasına karşı sözde tepkilerini ortaya koyan vatandaşın hayvan sevgisini de ortaya koymakta.

Kar altındaki atlar ya dondurucu soğuktan ölüyor, ya kurtlar tarafından parçalanıyor. Köylüler ise atları çaresizlikten dışarı saldıklarını söylüyor.

Ardahanlı köylüler yaşanan bu durum da “Hiçbir at içeride değil. Bu dondurucu soğuklarda atları dışarı bırakmak zorunda kaldık. Bizim köyden 400’e yakın at dışarıda. Bir kısmını kurt yiyor, bir kısmı donarak ölüyor. Bir atın günlük tüketeceği saman 50 kilo kadar.

Bahara kadar 3 ton saman tüketiyor. Bu da 4 bin lira değerinde. Çaresiz kalıyoruz atları dışarı bırakıyoruz.’ diyorlar.

Göle, Hanak yetmedi Posof!

‘Yenilme’, ‘Güncelleme’ adı altında bu yılda ormanları adeta doğranan Ardahan’da Göle’ye ‘Yeşil Göle’ adını veren sarıçamlardan sonra, Hanak ve Posof’ta da ‘katliam’a varan orman kesimleri ara vermeden devam ediyor.

Ardahan’ın Göle ilçesinde başlayıp, Yalanızçam, Çamlıçatak (Gölebert), Hanak’tan sonra şimdi de Gürcistan’a sınır Posof’ta orman kesimlerine başlanıldı.

Ara vermeden devam eden orman kesimlerine karşı sesiz kalan muhalefet partilerinin yanı sıra yerel stk’ların yanı sıra ‘kışlık yakacak, ağaç kesimi, odun taşıma’ karşılığında susan orman köylülerinin yanında yerel basının duyarsızlığını fırsata çeviren Orman Müdürlükleri, başta batıdaki stk’lar ve duyarlı çevreci, basının çıkışlarına karşın Posof Alköy’de ki gibi daha fidan denecek genç, yaşlı demeden orman katliamına varan bölgede ki ormanlardaki çam kesimlerine devam ediyor.

ORMANLARI KESEREK GÖLE’Yİ KURTARMAYA DEVAM!..

Başta Göle’de olmak üzere bölgede ara verilmeden devam eden orman kesimine kamuoyu suskun Federasyon ve Derneklerin belediyeyeler ait salonlarda 106. kurtuluş yıl dönümünü halaylar eşliğinde kurtardığı şu günlerde, Posof, Hanak, Çamlıçatak ve Göle’de katliama varan derece orman kesimleri hızla sürüyor.

ŞAVŞAT STK’LARI ORMANINA,

DOĞASINA SAHİP ÇIKARKEN

BİZİMKİLER ORTADA YOK!

Önüne çekilecek olan Beşikkaya HES Barajı ile Azerbaycan’a kadar uzanan ve Bakü’nün içme suyu olan Kura Nehrinin Artvin’de ki barajlara akıtılması hedeflendiği, onca HES’ten sonra GES’lerin yapılmaya çalışıldığı Yeni Partili Belediyesi olan Ardahan’da sessizce izlenirken, AK Partili Belediyenin başında olduğu Şavşat’ta doğacılar susmuyor

Başta kira ödeyemediği için İstanbul’un merkezi denen Şişli’den bir kenar mahalleye taşınan, 0 212 232 75 75 nolu telefonu hacizlik olup, kapanan kongresine kısa bir süre kalan Ardahan Dernekler Federasyonu olmak üzere kendisine bağlı olan derneklerle sanalda kavga eden Göle Dernekler Federasyonu, Belediye Başkanı ile kavgalı olan Damal Dernekler Federasyonu, 3’e bölündüğü ileri sürülen Çıldır Federasyonu olmak üzere federasyonlaşamam Posof ve Hanak Derneklerinin ortada olmadığı şu günlerde Göle ve Hanak’ta ‘genişletme, yenileme’ adı altında katliama varan orman kesimlerini devam ettiği, doğasını doluya çeviren HES’le yetmedi, GES’lerin yapılmak istediği, Kura Nehrinin önüne çekilmeye hazırlanılan Beşikkaya HES Barajı ile suyunun büyük bölümün Karadeniz’e akıtılacağı Ardahan’ın stk’lar ortada gözükmediği şu günlerde ‘Ardahan’a bağlanması gerekir’ denen Şavşat Federasyonu ve derneklerinde önemli çalışma ve çaba.

Havaalanı yapılan, yeni gümrük kapısı ve demiryolu yapılan, futbol takımı 1. Futbol liginde oynayan, GES, GES, GİS ve RES’lerle Kafkas Arısının Gen merkezi olan doğası yok edilen, 1,9 milyar liralık yatırımla bölgeye kazandırılan Ünlendi Barajı tarım barajı ile Çukurova’ya kafa tutacak olan ve nüfusu 90 binlere düşen Ardahan nazaran her yıl nüfusu artıp, 250 binlere doğu giden Iğdır’ın alıp, başını giderken Ardahan’ın İl dışında bulunan stk’ların yanında Ardahan merkezde ki yarı resmi stkların da ses çıkmazken, Ardahan’a komşu olan Şavşat Stk’ları doğasın için alanlarda.

Seçim telaşı içinde olan Ardahan ve Ticaret Sanayi Odası, hayvancılığın yanında tarımdan sorumlu Ardahan ve Göle Ziraat Odaları, kasasında 6 milyon nakit parası olan ama 6 değil, bir hayvan yetişicisine katkı sunmamakla eleştirilen Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği, Ardahan Belediyesi tarafından yapılan ancak BAL ligi takının parasızlıkta profesyonel ligden düşüp, Amatör liglere atıldığı türkücü belediye başkanının döneminde 3 yıldır BAL festivalinin yapılmasına katkı sunamayan Ardahan Arıcılar Birliği, Koyun, Keçi Yetişicileri Birliği ile Çiftçi Koruma Dernekler gibi 150’ye yakın dernekten de ses olmadığı biri demiryolu olmak üzere 3 gümrük kapılı, yılladır bir çivi çakılmayan OGS’si olan, Millet Bahçesi, Milli Egemenlik parkından perişan durumda olan Ardahan’ın yer altı madenlerine göz diken, doğasının beton, kum ve inşaatçılar tarafından altının üstüne getirilirken, Şavşat Dernekleri Federasyonu, Şavşat’ta yapılması planlanan Rüzgâr Enerji Santrali (RES) projesine karşı yürütülen hukuki süreçte önemli bir gelişmeyi kamuoyuyla paylaştı.

Dava kapsamında hazırlanan ikinci bilirkişi raporunun şirket lehine görüş bildirdiği aktarıldı. Bilirkişi heyeti, projenin çevreye, su kaynaklarına, tarım ve hayvancılığa ciddi bir zarar vermeyeceğini savunurken; Federasyon rapordaki eksikliklere ve çelişkilere dikkat çekti.

Daha önce alanında uzman bilim insanlarına hazırlatılan bilimsel mütalaadaki jeolojik risklerin, kuş göç yollarının, su kaynaklarının ve mera alanlarının raporda göz ardı edildiği vurgulandı. Bölgedeki su kaynaklarında başlangıç analizleri yapılmadan ve devasa hafriyat ile yol çalışmalarının etkisi hesaba katılmadan karar verildiği ifade edildi.

Şavşat Dernekleri Federasyonu, hukuki mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini belirterek şu açıklamada bulundu: “Bizim karşı olduğumuz yenilenebilir enerji değildir; Şavşat’ın doğasını, suyunu ve yaşam alanlarını korumaktır. Rapordaki çelişkilere karşı uzman hocalarımızın hazırlayacağı yeni teknik mütalaa ile gerekli tüm itirazlar mahkemeye sunulacaktır.”

Stk’cılar ise eğlencedeydi!

Öte yandan yaklaşan kış öncesi yoğun bir şekilde çalışan bölge insanı bin bir sorunla baş başa çayır, tarla ve yaylalarda olduğu şu günlerde Kışları kaz geceleri, yazları se sazlı eğlence etkinlikleri ile başka zaman ortada gözükmeyen STK başkanları ise İstanbul’da Damal federasyonun bilet karşılığında İstanbul’da düzenlediği bol eğlenceli etkinlikte Hoçvan, Çıldır, Göle federasyon başkanları ile poz veriyordular.

Yollar onarılmıyor, Ormanlar doğranıyor!

Kimse duymuyor..

Posof Türkgözü, Çıldır Aktaş Gümrük kapıları ve Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu ile Türkiye’nin Kafkaslara açılan kenti Ardahan’ın kent içleri dahil, köy ve yayla yollarının olağanüstü bozuk olması ve onarılmasının yanında Allahuekber dağları ndan başlayıp, Yalanızçam, Meşe Hanak, Çıldır ve Posof’a kadar uzanan yeşil çamları ‘genişletme, yenileme’ adı altında katliama varırcasına doğranarak kesilmesini ne kimse duyuyor, ne dur diyor nede görüyor.

Bir iki duyarlı stk yetkilisi ve basın mensubunun çabaları ise bugüne dek yaşanan bu iki önemli olaya duyarsız toplum ve basın, medya anlayışı eklenince soruna güçleri yetmiyor.

ORMAN BAKANLIĞI VE TRT

ORMANLARI KESMEK İÇİN

DOLU’YU BAHANE! ETTİ!

EVLİYA-ÇELEBİNİN YÜZ YILLAR ÖNCE GELİP, ORMANLAR İÇİNDE GÖREMEDİĞİ İÇİN ADINI, ‘MEŞE ARDAHAN! KOYDUĞU ARAHA’IN ORMANLANI KESMEYE DEVAM ETMEK İÇİN TRT’YE YAPTIRDIĞI ‘ÖZEL) HABER İLE YENİ BİR BAHANE ÖNE SÜRDÜ..

2000-2020 yılları arasında en çok değiştirilen yasa olarak kayırlara geçen Orman Kanununu geride kalan Ocak ayında bi kez daha değişip, 6831 Sayılı Yasanın 17 ve 18. maddelerinin uygulanmasına ilişkin yeni bir yönetmelik daha yayınlan ve Yönetmeliğin 4. Maddesinde ormandan “kamu yararı” gerekçesiyle izin verilecek yerler genişletilmiş ve ne yazık ki ormanlar ucuz arsa konumuna getiren Orman Bakanlığı, bölünmüş yol ve HES’lere sarıçamları kurban edilen Ardahan’da orman kesimine ara vermeden devam ediyor.

DOLU ÇILDIR’I VURDU, ORMAN GÖLE VE ARDAHAN ÇAMLARINI DOĞRUYOR!

Her yıl ‘Yenileme, Genişletme, Seyrekleştirme’ adı altından katliama varan ormanlık kesimleri yapan Orman Bakanlığı son günlerde bölgede etkili olan Dolu’yu bahane ederek, devam eden ve yıl sonuna kadar yapacağı orman kesimlerine yol açtı.

Göle’de yağmayan, Çıldırlı vuran Dolu yağışlarını fırsata çeviren ve TRT ekibine ‘Ardahan’ın Akciğerleri Temizleniyor.. Çürüyen ağaçlar ve zararlı böcekler temizleniyor.. Fidanlar dikiliyor.. Dolunu vurduğu ağaçlar kesilecek..’ diyerek haber yaptıran Orman Bakanlığına bağlı Erzurum Orman Müdürlüğü, Ardahan’ı saran ormanlık Yalanızçam Ormanlarını kesime devam edeceğini alenen duyururken konuyla ilgili orman mühendisleri ile yaptığımız görüşmede Doluyu bahane edip, Orman kesmenin değil Türkiye’de dünyada örneği yok’ dediler.

Orman mühendisleri dolu vursa vursa daha yeni bir, iki yaşında ki fidanlara vurur, Oda mümkün değil, çünkü gökyüzünü güçlü bir çatı misali kapatan Yalanızçaın şimşekte bile yanmayan yapraklarını korumasındadır. Bu olsa olsa orman kesimi için yol açmak ve basın aracılığı ile enformasyon yapmaktan öte bir şey olamaz’ dediler.

‘Kentin zaten yok denecek olan ve İl yüzölçümünün yaklaşık%6 ‘sını oluşturan ormanlık alanı kesmek, satmak ve gelir elde etmek için bir çabadan başka bir şet değil’ diyen Orman Mühendisleri tarım alanlarına büyük zarar veren dolunun zarar gördüğü köylüye yardımcı olunacağına var olan ormanlarını kesmek için yine o vatandaşın elektik faturasından bile gelir elde eden TRT’ye bu yönde saçma bir haber yaptırıp, orman kesimine alt yapı oluşturması geçekten üzüntü veridi diyerek, Göle Orman Müdürlüğü kapatan, Ardahan’ın Ormanlarını Erzurum’un sınırları içinde gösteren Orman Bakanlığına ve orman Bölge Müdürlüğüne tepki gösterdiler.

HANAK’TA DA YOL İÇİN ORMAN KESİMİ!

Öte yandan daha önce Ölçek köyü yakınlarında Çıldır’a giden yol için büyük bir orman kesimi yapan mevcut Karayolları bu kez Hanak yolunun Posof’a giden yönünü bölmek için Hanak Mesire alanında olduğu bölgede bulunan ormanlık alanlarında ki sarıçamları kesip, yok ettiği ve yeni yol için alan açtığı da öğrenildi.

Bizde susamaktansa daha yeni gazetemize gelen Mucahit Kavak’ın 16.09.2026 günü, akşam saat 18.06’da çektiği son fotoğraflarla konuşmaya devam ediyoruz..

İşete daha dün çekilen fotoğraflarla Ebliya Çelebinin yüz yıllar önce bölgeye geldiğinde ormanlık alandan göremediği ve adını Meşe Ardahan koyduğu, Yalanızçam ve Yeşil Göle adlarını veren Ardahan ormanlarını en son hali bu diyoruz..

Onca fidanı unutan toplum

Dilan’ı da, Narin’i de unutur!

Önce paravan şirketlerden gerçekte olmayan mal alışı yapmak ve daha sonra bunları sahte belgelerle başka şirketlere satmakla suçlanan Dilan Polat olayı ardından 19 gündür kayıp olan ve bir çuvalın içinde cansız bedeniyle bulunan Narin’in olayına kilitlenen kamuoyu başta ‘genişletme, yenilime’ adı altında süren yeşil fidanları katliam denecek derecede kesimi olmak üzere bunlara benzer ülke gündemini yakından ilgilendiren bir çok şeyi de kısa sürede unuttu.

Ardahan’ın Göle İlçesine başlayan ve hala devan eden orman kesiminin kent merkezinin dibin de olan Çamlıçatak (Gölebert) ve diğer ormanlık alanlarda devam ederken ‘Orman platformu’, ‘Doğayı çok seven stk’lar’ rollerini oynayanlar da oynadıkları oyun bitmişçesine bir anda susup, kenara çekildiler.

Ardahan merkez de ki sivil toplum kuruluşlarının yanında bölgede ki basın ve medyanın oralı olmadığı, il dışında ki çok doğa sever (!) stk’ların sanalla da ki bir iki tepkisinden sonra unutulan Ardahan’a meşe, Göle’ye yeşil adını veren orman kesimleri ara verilmeden devam ediyor.

Katliam derecesine varan bölgenin diğer önemli bir simgesi hayat veren yeşil çamların kesimlerde kesim, taşıma ve bir iki ağaç dalı almakla kendilerini karşı sayan orman köylüler ve bir çok konuya olduğu gibi orman kesimine de sesiz kalan muhtarlarda yaşanan onca olumsuzu iki gün hatta iki saat içinde unutanlar kervanında olmaya devam eder ülkede.

İKTİDARIN MECLİS ÜYESİ

MUHALEFET MECLİS ÜYESİ GİBİ İKTİDARI ELEŞTİRDİ!

Promosyon tartışmalarının yaşandığı, AK Partili Meclis Üyesinin katılmadığı, CHP’li Meclis Üyesinin Köylere Hizmet Götürme Birliği Üyesi olduğu, meclis başkanının CHP’li olduğu Ardahan İl Genel Meclisi Haziran Ayının il toplantısına konuşan AK Partili Göle İl Genel Meclis Üyesi olan Mahmut Toprak bölgede yeniden başlayan orman kesimlerini sert bir dille eleştirdi.

Şu an AK Parti Göle İlçe Başkanının belediyeye ait eski binada kendisi, ve Göle Belediye yeni, eski başkanlarının kullandığı makam masasını, koltuklarında siyaset yaptığı Göle eski Belediye Başkanlığı ve Göle İlçe Özel İdare Müdürlüğü de yapan eski İmam AK Partili Göle İl Genel Meclis Üyesi Mahmut Toprak Meclis kürsünde yaptığı konuşmada, ‘Son dönemde özellikle Göle-Canibeğ ve Serinçayır bölgelerinde “gençleştirme” veya “ekonomik işletme” adı altında yürütülen yoğun ağaç kesimlerinin hemşerilerimiz ve bizler nezdinde büyük bir endişe uyandırdığını dile getiren Toprak, çevre politikalarına yönelik eleştiri ve endişelerini sert bir dille aktardı.

AK Partili Mahmut Toprak’ın bu konuşmasını dinleyenler ‘Maşallah sanki muhalefet partisi İl Genel Meclis Üyesi gibi konuşup, iktidarı eleştirdi’ diyemeden kendilerini adamadılar.

Buda kesilmiş kütük seli!.

Yağmurların sel olup, derelerde taştığı ve bir çok köy merkezini bastığı Ardahan’da katliam denecek vahşi bir kesimle yere serilen sarıçamlar sele kapılan ağaçlar misali yok ediliyor..

Ardahan’da orman kesimine tepki: ‘Bu katliamı durduralım’

Ardahan Göle Dernekler Federasyon Genel Başkanı Eren Küpeli, Göle ilçesinde orman kesim işlerini yapan şirketin damgasız ağaçları kestiğini ileri sürdü: “Bu katliamı durduralım.”

Ardahan’da Göle ilçesinde orman kesim işlerini yapan şirketin damgasız ağaçları kestiğini ileri süren Ardahan Göle Dernekler Federasyon Genel Başkanı ve Okçu Köyü Dernek Başkanı Eren Küpeli, “Bu katliama dur demek için vicdanlı insanlara, STK ve siyasilere çağrıda bulunuyorum. Bu sorun hepimizin sorunu, buyurun gelin bu sorunu hep birlikte yok edelim. Gelin arkamızda durun, bu katliamı durduralım” dedi.

Küpeli, “Bu sorun hepimizin sorunu. Buyurun gelin, bu sorunu hep birlikte yok edelim. Bu sorun benim çocuğumun, sizlerin çocuğunuzun geleceğinin yok olması sorunudur. Bu sorun milli servet sorunudur, bu sorun yaşam sorunudur, bu sorun oksijen sorunudur.

Orman İşletmesi Müdürlüğü, Çevre Şehircilik Bakanlığı bu ağaçları kesmek için kendine rant yolu açıyor. Gelin arkamızda durun bu katliamı durduralım” çağrısında bulundu.

Oruç Ayı Muharrem Ayında

Yaş odun kesilemez dense de!

Muharrem orucu tutulan şu günlerde, ‘Hiçbir şekilde su içilmez, et yenmez; bir cennet meyvesi olduğu düşüncesiyle elma yenmez; soğan, ekmek vb. şeyler kesilmez, hayvan kesilmez, yaş odun kesilmez, aynaya bakılmaz, saç taranmaz, banyo yapılmaz, tıraş olunmaz, içki içilmez, eğlence yapılmaz’ dense de Ardahan’da yaş ve genç odunlar tek tek değil, toptan kesilip, doğranmaya devam ediyor.

Başta Göle’de olmak üzere ‘Gençleştirme, Genişletme’ adı altında bölgede yeniden başlayan orman kesimi esnasında genç ve yaş oldukları alenen görünen sarı çamlar tek tek değil, vahşice ve adeta katliam yapılırcasına doğranmaya devam ederken başta çevreciler olmak üzere yöre basını, ileri gelenleri ve muhalefetin sessizliği dikkatlerden kaçmıyor.

ARDAHAN’IN ORMANLARI İÇİN

ANKARA’YA ÇAĞRI

Ardahan’da son dönemde kamuoyunda tartışmalara neden olan orman kesim çalışmaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı. CHP Ardahan Milletvekili Özgür Erdem İncesu, Göle ilçesine bağlı Köprülü Beldesi Canibey Yaylası mevkiinde yürütülen üretim faaliyetleriyle ilgili Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

İncesu, bölgede yaklaşık 3 bin 200 metrelik üretim çalışmasının planlandığını, ancak vatandaşlardan gelen bilgiler doğrultusunda faaliyetlerin yalnızca “gençleştirme çalışması” olarak değerlendirilmesinin ötesinde ciddi soru işaretleri barındırdığını savundu.

Milletvekili İncesu, yaptığı açıklamada Ardahan’ın en önemli doğal zenginliklerinden biri olan orman alanlarının korunmasının hayati öneme sahip olduğunu belirterek, yıllardır devam eden kesim faaliyetlerine ilişkin denetim ve şeffaflık taleplerinin arttığını ifade etti. “Ardahan’ın Ormanını Ardahan Korusun” Konuya ilişkin sosyal medya hesabından da açıklama yapan İncesu, bölge halkının, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel paydaşların dile getirdiği endişeleri TBMM’ye taşıdıklarını belirtti.

İncesu açıklamasında, kesim faaliyetlerinin kapsamı, denetimi, ihale süreçleri ve çalıştırılan personelin durumuna ilişkin kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin aydınlatılması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Ardahan’ın doğasına, ormanlarına ve geleceğine sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bölge halkının talepleri doğrultusunda konuyu Meclis gündemine taşıdık. Ardahan’ın ormanını Ardahan korusun, Orman Bölge Müdürlüğü Ardahan’a kurulsun.” Dokuz Soruluk Önerge TBMM Başkanlığı’na sunulan soru önergesinde, Canibey Yaylası’nda planlanan çalışmalarla ilgili çok sayıda başlık yer aldı.

İncesu, Bakan Yumaklı’dan; * Kaç ağacın kesileceği, * Üretim miktarının ne olacağı, * Çalışmaların hangi teknik raporlara dayandığı, * İhalenin hangi kooperatif veya yükleniciye verildiği, * Çalışanların kooperatif üyesi olup olmadığı, * Taşeron işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı, * Son yıllarda Ardahan’daki orman üretim faaliyetlerinde yaşanan iş kazaları, * İş sağlığı ve güvenliği tedbirleri gibi konularda açıklama istedi. Orman Bölge Müdürlüğü Talebi Yeniden Gündemde CHP’li vekilin açıklamalarında dikkat çeken bir diğer başlık ise Ardahan’a bağımsız bir Orman Bölge Müdürlüğü kurulması talebi oldu.

İncesu, Ardahan’ın orman varlığına ilişkin kararların ve denetim süreçlerinin bölgenin ihtiyaçlarını daha iyi bilen yerel kurumlar tarafından yürütülmesi gerektiğini savunurken, yıllardır dile getirilen Orman Bölge Müdürlüğü talebini yeniden gündeme taşıdı.

SARIÇAMLARI DEVRİLEN GÖLE’DE

AĞAÇ KATLİAMINA KÖYLÛDEN DESTEK!..

Başta Ardahan’ın Göle ilçesinde olmak üzere bir çok alanda Orman Müdürlüklerince yapılan orman katliamına Orman Köylülerinin destek verdiğini belirten Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve ARSİAD Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, ‘Bölgede yaşanan orman kesimleri gibi onca sorun karşısında sesiz kalıp, oralı olmayan stk’ların yanı sıra bölge basının duyarsızlığı, barolar, diğer sivil toplum kuruluşları, muhalefet parti temsilcileri başta olmak üzere siyasiler gibi Orman Köylüleri de suçludur’ dedi.

KASABIN KÖPEĞİ MİSALİ!

Gazeteci Fakir Yılmaz gazeteci geçinip, gerçek sorunları görmeyen ve başta kışları kaz, yazları saz gecelerinde bol bol poz veren stk başkanlarına olmak üzere siyasilere, iş insanlarına yayın evi, stüdyosu olmayan, siyasilere uzattıkları sahte mikrofonlarla haber yapanların olduğu gibi bölgede ki kurum ve kuruluşların görmediği diğer bir olayda Orman Köylülerin ağaç katliamına ortak oluşlarıdır.

‘Yerelde olduğu gibi ulusalda ses getirmeyen içi boş festival, şenlik gibi sözde etkinliklerle bölgeye sahip çıktıklarını belirten stk’ların yanında orman katliamında, kesimde küçük çıkarları uğruna taşımada para kazanan orman köylülerin ağaç katliamının baş suçlularıdır’ diyerek asıl önemli diğer bir sorunun da bu katliama ortak olan orman köylerinin muhtarları, azaları, hızarcıları, traktörülerdir’ diyen Gazeteci Fakir Yılmaz orman kesimini çeken duyarlı stk başkanlarına muhabirlerimize saldıran, orman katliamının yaşandığı alana sokmayan Orman Korum Muhafızlarından çok bu katliama ortak olan Orman Köylüleridir’ diyerek yaşanan katliama bir başka yönüne dikkat çekti.

Bu durumun adeta Demircinin köpeği hikayesine ve Bölge Orman Köylüsünün bindiği dalı kesen masala benzediğine dikkat eken AGC/ARSİAD Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz bölgede yaşanan bu katılama göz yuman herkesi kınadığını da belirtti.

Tartışmalar Sürecek Gibi Görünüyor.. Özellikle Göle ve çevresindeki ormanlık alanlarda son yıllarda gerçekleştirilen kesim faaliyetleri zaman zaman kamuoyunda tartışmalara neden olurken, üretim çalışmalarıyla ilgili farklı görüşler de bulunuyor.

Yetkililer söz konusu uygulamaların ormancılık mevzuatı çerçevesinde ve teknik raporlar doğrultusunda yürütüldüğünü belirtirken, bazı vatandaşlar ise kesimlerin boyutu ve denetim süreçleri konusunda daha fazla şeffaflık talep ediyor. CHP Ardahan Milletvekili Özgür Erdem İncesu’nun soru önergesine Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilecek yanıtın, Ardahan’daki orman çalışmalarıyla ilgili tartışmalara yeni bir boyut kazandırması bekleniyor.

AK PARTİLİLERİN BİLE KARŞI ÇIKTIĞI

ORMAN KESİMİ YENİDEN!

5 Haziran Dünya Çevre Günü dolaysıyla bir açıklama yapan AK Parti Ardahan İl Teşkilatının, ‘Bir ağacı yaşatmak geleceği yaşatmaktır. Bir damla suyu korumak medeniyeti korumaktır. Ve bugün Türkiye, yalnızca kendi çevresini koruyan bir ülke değil; çevre adaleti, iklim sorumluluğu ve sürdürülebilir kalkınma konusunda küresel ölçekte söz söyleyen öncü ülkelerden biridir.’ derken aynı Ardahan’da orman kesimine tepkiler gün geçtikçe artıyor.

Ardahan AK Parti İl Teşkilatının, ‘Bu anlayışın en önemli göstergelerinden biri olarak ülkemiz, Kasım ayında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’e Antalya’da ev sahipliği yapacaktır. 196 ülkenin temsilcilerini buluşturacak bu tarihi zirve, yalnızca bir diplomasi platformu değil; insanlığın ortak geleceğine ilişkin kararların şekilleneceği küresel bir vicdan buluşması olacaktır.’ diyerek 5 Haziran Dünya Çevre Gününü kutladığı, AK Partili Göle İl Genel Meclis Üyesi olan Mahmut Toprak bölgede yeniden başlayan orman kesimlerini sert bir dille eleştirdiği Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Dedeşen Mahallesi (Köyü) Yaylasında yapılan ağaç kesimi yerel ve ulusal basına yansımasıyla tepkiler yeniden artmaya başladı.

İktidar partisi AK Partililerin, ‘5 Haziran Dünya Çevre Günü kutlu olsun.’ diyerek çevre gününü kutladığı bir esnada, ‘Herkes sessizliğe bürünmüş memleketimizin sarı çam ormanları yok ediliyor. Bölgemizin tek geçim kaynağı olan hayvancılık doğa katliamlarıyla bitiriliyor kesimi yapan kurum amirleri tahin sürelerini doldurup gidecek bu memleket bu köyler bu ormanlar bizim sahip çıkalım resimde de görüldüğü gibi ne çürüyen nede yaşlı ağaç kesimi yapılmıyor tamamı ince ve genç ağaçlar.’ diyen vatandaşlar her yıl aynı adlarla katliam derecesin de yapılan Oman katliamına tepki göstermeleri yerelin olduğu gibi ulusal basının manşetlerinde yeniden yer alamaya başladığı görüldü.

ORMANLARI BİZ KESERSEK NORMAL, MÜTEHİT KESERSE KATLİAM!

Bir zamanlar oldukça büyük bir alanı ormanlık olan ve Evliya-Çelebinin adına ‘Meşe Ardahan’ dediği Ardahan’da her yıl ‘Genişletme, yenileme, güncelleme’ denerek katliam derecesine varan orman kesiminine yönelik tepkilerin yeniden arttığı şu günlerde Orman Müdürlükleri başta olmak üzere yerel idarecilerinde ‘Bu yönde ortaya konan tepkilerin samimi olmadığı, buna nede ise bölge köylüsünün kesimin kendilerine verilmesi hallinde sustuğunu, oralı olmadığı, göz yumduğu gibi kesimini destelediği ama bu kesimin kendilerine değil, müteahhit firmaya verildiği takdirde Orman Katliam denerek kıyametler koparıp, savunmaya geçtiklerini belirtmeleri’ bölgede yaşanan kesimin bu ilginç durumunun görüldüğü Ardahan’da her yıl yapılan orman kesiminin katliam değil, bakım olduğunu ancak burada ilginç bir durumun yaşandığını ileri sürdükleri de görülmekte.

Yılmaz: B ölgede ki Ağaç Katliamına

Köylülerden Gizli Destek Var!

Ardahan’ın Göle ilçesi başta olmak üzere birçok bölgede Orman Müdürlüklerince yapılan orman kesimlerine, orman köylülerinin destek verdiği belirtiliyor. Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve SARDAFED, ARSİAD Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, orman kesimlerinin yarattığı sorunlar karşısında sessiz kalan sivil toplum kuruluşları, barolar, muhalefet partileri ve bölge basını gibi orman köylülerini de eleştirdi.

‘Zeytin ağaçlarının, dut fidanlıklarının maden aramaya, inşaat yapmaya devam ettiği ülkede gerçek doğa severlerce bu yönde yapılan eylem ve tepkiler karşında sus/pus olanların orman kesimi diyerek bağırmaları samimi bir durum değildir’ diyen Gazeteci Fakir Yılmaz, Göle’de kapatılan Orman Müdürlüğüne tepki göstermedikleri gibi Erzurum’un bölge ormanları üzerinde etkisini sürdürmek için Göle’nin içine kadar diktiği sınır levhasının göremeyen bölgede ki orman köylülerinin küçük çıkarlar uğruna orman kesimlerine ‘gizlice’ destek verdiklerini ve bu katliamın baş suçluları arasında yer aldıklarını vurguladı.

Bu orman kesimlerinin yapıldığı Hanak’ta eşimle birlikte kesim alanına gidip, resim ve görüntü çektiğim sırada bana, ‘Biz yemiye alıp para kesiyoruz, kestiğimiz ağaçları traktörlerimizle taşıyıp para kazanıyoruz’ diyerek tepki gösteren Hanak’lı köylülerle ilgili ona haber yappan biri olarak bu sözde tepkilere inanmadığını belirten Yılmaz, “Bölgede yaşanan orman kesimlerine karşı sessiz kalan ve içi boş festival, şenlik gibi sözde etkinliklerle bölgeye sahip çıktığını iddia eden sivil toplum kuruluşlarının da bu katliamlara sanal ortamlarda yalandan, desinler için yazdıkları bir iki kelime ile sözde tepkileriyle bu orman katliamına asıl suç ortaklarıdır,” dedi.

‘Bunca ormanımız var. Ama çalınan ağaçları tahtaya çevirmekten öteye geçmeyen bir iki hızarcıdan başka neden Bolu’da diğer kentlerde olduğu gibi Ağaç sanayisinin olmadığını, bu ormanlardan niye bir kaşık, bir beşik, bir çocukların kayası iç için kızak yapılmadığını sormayan bölgenin Orman köylerinin muhtarları, azaları, hızarcıları ve traktör sahiplerinin de bu katliamda önemli bir rol oynadığını belirten Gazeteci Fakir Yılmaz, duyarlı sivil toplum kuruluşu başkanlarına ve gazetecilere saldıran orman köylülerinin de sorunun bir parçası olduğunu ifade etti.

Orman köylülerinin, orman koruma muhafızlarından daha fazla bu katliama ortak olduğunu belirten Yılmaz, yaşanan duruma dikkat çekti.

AGC/SARDAFED, ARSİAD Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, geçen yıllarda yaptığımız, yazdığımız onca durumun bu yıl yeniden yaşandığı bu durumun, “Demircinin köpeği” hikayesine ve “Bindiği dalı kesen” masalına benzediğini söyledi. Yılmaz, bölgede yaşanan bu katliama göz yuman herkesi kınadığını belirterek, bu duruma duyarlı olunması gerektiğini vurguladı.

ORMANLAR YALNICA YANMIYOR,

KESLİLEREKTE YOK EDİLİYOR!..

Yakıcı havaların tüm etkisiyle hüküm sürdüğü şu günlerde geçen yıllara nazaran bu yıl daha çok çıkan orman yangınların tartışılırken bir orman katliamı da bizzat resmi kurumlar tarafından yapılıyor.

Kışın saz, kaz yazın saz etkinliklerinde halay çekmekten başını kaldırmayan stk’ların, tatil keyfine çıkan siyasilerin ortada görünmediği, basının resmi kurumlardan gelen hazır bilgileri, 2al yapıştır2la habercilik yaptığı bir zamanda ‘Gençleştirme, yenileme ve genişletme’ adı altında ‘Sadece yaşlı ağaçları kesiyoruz’ diyen Orman Bakanlığının özel sektöre ihale ettiği orman kesimi işini yapan firmalar daha çok para kazanmak için yaşlı, genç demeden çamları devirmeye devam ettiği yeşil çamlarla çevrili Ardahan’da yeni bir orman katliamı daha yaşanıyor.

Orman katliamını yerinde inceleyen ve kendisine ait sanal sayfada yaşanan katliamı ağlarcasına görüntüleyen Ardahan Göle Dernekler Federasyonu Başkanı Eren Küpeli, ‘ülkede ormanlar yanıyor diye kızılca kıyamet koparanların Ardahan yöresinden vahşice doğranarak, yere serilen sarı çamları her nedense kimse görmüyor, görmek istemiyor’ dedi.

Kura Vadisi’nin etrafındaki parçalanmış dört küçük sarıçam ormanından ve bu ormanları çevreleyen çayırlardan oluşan Ardahan dağları ve vadilerine bulunan ormanlarıyla ülkenin en az ormanın olduğu İller sıralamasında Ardahan son sıralarda yer alırken bu kesimlerin var olanları da yok etmekten öte bir şey olmadığını söyleyen GÖL/FED Başkan Küpeli, aralarında kara çaylak, şahin, kızıl şahin, küçük orman kartalı, delice ve doğan, kara akbabanın da dahil olduğu çok sayıda akbaba ve kartal türü ve önemli kuş ürediği orman yol edilirken insanlar ve dünya için oksijen depoları gibi hayvanların yuvalarının da yere serilen çamlarla yok edildiğini belirtti.

Kendilerine çevre dostu diyen stk’ların, siyasilerin, aydınların nerede olduğunu ve niye bu her yıl yaşanan orman katliamına karşı çıkmadığını da soran Göle Dernekler Federasyonu Başkanı Eren Küpeli ‘köylere giden yolların olağanüstü bozuk olmasına rağmen orman kesimi için ormanların içine yapılan yolların asfalt gibi yollarını aratmadığını da belirtip, bunun ağaçları daha iyi kesip, taşımak için olduğunda söyledi.

Göle’nin ormanlarını kurtaramadılar,

İstanbul’a incir ağacı diktiler!..

Başta Göle’de olan üzere Ardahan’ın yalanız çamlarının yanı sıra Göle’nin yeşil çamlarını ‘genişletme, yenileme’ adı altında her yıl vahşice ve katliam derecesine kesilmesi karşında başarısı olan stk’lardan Göle Dernekler Federasyonu Göle’de yapılan çam kesimlerini önlemeyi başaramazken, İstanbul’a incir ağacı dikti.

Göle’de ki ormanları kesmekle ünlü Orman bakanlığının yurt genelinden gerçekleştirdiği Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında Bir fidan alıp, diken Göle Dernekler Federasyonu yöneticileri verdikleri pozla iş yaptıklarını belirtirlerken Göle’de ve Ardahan’da her yıl yaşanan orman kesimini neden engelleyemediklerinin konusunda ki duyarsızlıklarını da bir kez daha ilan etmiş oldular.

Önümüzde ki aylarda yapılacak olan ve mevcut yönetimi başarısız gören bir çok isimin başkanlığına ve yönetimine aday olduğu Göle Dernekler Federasyonunun İstanbul Sulatnbeyli, Pendik ilçeleri arasında bulunan ve zaten ormanlık alan olan ormanlık alanda bir afiş bir fidanla verdiği pozla ‘orman seven stk’ olarak görünmeye çalışmasını gören Göleliler, ‘Göle’nin ormanlarını kurtarmadılar, İstanbul’a incir ağacı diktiler’ diyemeden kendilerini alamadılar.

Göle’de ağaç katliamına köylüler destek mi veriyor?

Ardahan’ın Göle ilçesi başta olmak üzere birçok bölgede Orman Müdürlüklerince gerçekleştirilen orman kesimlerine, orman köylülerinin destek verdiği ileri sürüldü. Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve ARSİAD Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, orman kesimlerinin yarattığı sorunlar karşısında sessiz kalan sivil toplum kuruluşları, barolar, muhalefet partileri ve bölge basını gibi orman köylülerini eleştirdi.

Yılmaz, orman köylülerinin küçük çıkarlar uğruna orman kesimlerine destek verdiklerini ve bu faaliyetlerin baş suçluları arasında yer aldıklarını vurguladı. Yılmaz, “Bölgede yaşanan orman kesimlerine karşı sessiz kalan ve içi boş festival, şenlik gibi sözde etkinliklerle bölgeye sahip çıktığını iddia eden sivil toplum kuruluşları da bu katliamın suç ortaklarıdır” dedi.

Orman köylerinin muhtarları, azaları, hızarcıları ve traktör sahiplerinin de bu süreçte önemli bir rol oynadığını belirtti. Duyarlı sivil toplum kuruluşu başkanlarına ve gazetecilere saldıran orman köylülerinin de sorunun bir parçası olduğunu dile getirdi.

Orman köylülerinin, orman koruma muhafızlarından daha fazla bu katliama ortak olduğunu belirten Yılmaz, yaşanan duruma dikkat çekti.

Gazeteci Fakir Yılmaz, bu durumu “Demircinin köpeği” hikayesi ve “Bindiği dalı kesen” masalına benzettiğini ifade etti. Yılmaz, bölgede yaşanan bu katliama göz yuman herkesi kınadığını belirterek, bu duruma duyarlılık gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

DERNEK BAŞKANI ACAR DAĞ’DAN

MUSTAFA KÜPELİ’YE AĞIR SUÇLAMA..

Kirasını ödemediği için icralık olup, 5 yıldan fazladır bulunduğu genel merkezinden kapı dışı edilen Ardahan Dernekler Federasyonu Arda-Fed’in Çevre ve Doğa Komisyonu ve Serinçayır (Çölpenek) Köyü Kültür Derneği Başkanı Acar Dağ’dan Mustafa Küpeli’ye ağır suçlamalar.

Küpeli’nin kendi özel çıkarları uğruna önüne engel olduğunu ve stk’ların içine sızmış bir ajan olduğunu ileri süren Acar Dağ’ın Mustafa Küpeli ile ilgili iddiaları şöyle;

KONUŞMAYAYIM DİYORUM AMA BİZ SUSTUKÇA BİRİLERİ SUSTURDUM ZANEDİYOR

Ardahan Dernekler Federasyonu Doğa Komisyonu çalışmalarına engel çıkartıp, kendini ön planda tutmaya çalışan, elindeki gazete ve sosyal haber kanallarını silah gibi kullanmaya çalışanları bu toplumun beynini karıştırdığı sürece Hiç bir stk dan başarı beklemeyin, bunlar gazeteci değil, stk’ların içine sızmış birer ajandır, bunlar menfaat çıkar üzerine kurulmuş kendini Ardahan’ın beyni sananlar bir gün mutlaka çamurlu su olarak ayaklar altına sızarlar.

BÖLGEMİZDE DOĞAMIZ KATLEDİLİRKEN, ARDA-FED DOĞA KOMİSYON ÇALIŞMALARINI SABOTE ETMEYE ÇALIŞAN BU KOMİSYONU YOK SAYARAK GAZETESİNİN GÜCÜNE GÜVENİP SÖZDE KENDİ BAŞINA PANELLER, TOPLANTILAR DÜZENLEYEN ŞOV YAPAN BİRİLERİNİN OYUNUNA GELMEYECEĞİZ.

Kendiliğinden var olan ve insan etkinliğinin dışında kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren, canlı ve cansız nesnelerden oluşan doğamızın varlığını yok eden ve bunu fırsata çevirenler.

ÇOK CESUR GAZETECİ İSENİZ ARDAHAN YALNIZ ÇAM VE GÖLE ORMANLARI YILDIZ ENTEGRE VE KASTAMONU GRUP, 2 DEV ŞİRKETE PEŞKEŞ ÇEKİLDİĞİNİ NEDEN YAZAMIYORSUNUZ,

Doğanın nimetlerinden faydalanmak isterken, doğa üzerinden ticaret yapmak, doğayı rant kapısı görmek demek doğanın genleriyle oynamaktan Sadece Ardahan’ımızı değil dünyanın kaderiyle oynamak ve Dünyanın geleceğini yok eden büyük bir tehlikenin içerisindeyiz.

Doğa sever gibi duruş sergileyenler, doğa katledilirken bunu fırsata çevirenler, Doğa üzerinden Şov yapmaya kalkışanlar, STK LAR, Gazeteler, Gazeteciler, amacın Doğayı korumak, kurtarmak olmadığını açık ve net 2024 yılı içerisinde çok iyi anladım.

BİZ ORMAN KESİLMESİN DİYORUZ, SİZ DİYORSUNUZ HIZARLA DEĞİL VİNÇ İLE KESİLSİN. ORMANI DAHA HIZLI KESTİRMEK İÇİN ÖNERİ SUNUYORSUNUZ.

Birileri kendini ön planda tutmak için çabalarken, Gerçek anlamda doğaya aşık, var gücü ile uğraş verirken, aman bunu engelleyelim biz öne çıkalım, paneller düzenleyelim, ORMAN VİNÇ İLE KESİLSİN şov yapalım gazetelere çıkalım canlı yayınlara çıkalım biz konuşalım, ARDA-FED doğa komisyonuna Fırsat vermeyelim çabası içerisine girenler sonrada herkes kabuğuna çekilir, biz kendimizi kahraman ilan ederiz düşüncesi var oldukça başarılı olamayız.

Bu durum da burada bireyleri değil doğayı öne çıkartmalıyız, hiç bir birey, hiç bir dernek, hiç bir federasyon burada tek başına başarı elde edemez, zaten amaç doğa için başarı elde etmek değil, niyet sadece birileri kendini ön planda tutması demektir, egoistliktir.

Ardafed doğa komisyonu çalışma başlattı, bunu duyan egoistler hemen şovlarına başladılar, yıllardır kesilen ormanları görmeyenler sanki orman yeni kesilmiş gibi hemen baş rollere soyundular, siyanür ile zehirlenecek olan ve ormanı peşkeş çekilen Ardahan’ımızı kurtarmak için İstanbul’da sadece üç beş dernek ile toplantıları düzenleyen Göle Fed, Göle’de Sadece 10 kişinin katıldığı panel düzenleyen Gazeteci, yıllardır duyduğumuz alıştığımız konular, aynı söylemler, biz bunları zaten biliyoruz, ama sahaya inmeye korkarlar. Paneller toplantılar bitti herkes evine döndü konuşmalar orada kaldı ve unutuldu, sonuç sıfır.

Kendini Göle’nin abisi hatta Kars Ardahan Iğdır’ın abisi olarak tanımlayan, her platformda kendini onursal başkan diye tanıtan Gazeteciye üç kuruş para ver hiç haber değeri olmayan konuları manşet yapar, ama doğa ile ilgili önemli bir konuyu sevmediği kişinin ona para vermeyeni haber yapmaz, yani bu gibi kişiler bu toplumun başına bela olmuş, atom karınca gibi her yere zıplayan Mustafa Küpeli ve avanesi olan şahsiyetler ölmediği sürece bu toplum doğru yolu bulamaz.

Arda-Fed Çevre ve Doğa Komisyonu

ve Serinçayır Köyü Kültür Derneği Başkanı Acar DAĞ

Ormanları kıtır, kıtır kesilirken

Siyanürlü Altın için sondajlar kurulurken

GÖLELİLER FESİTVALE, CIRTIK ATMADA!

Ardahan’ın mera olan doğasının büyük bölümü de bu barajları yapan ağır tonajlı araçlar tarafından rast gele verilen geçişler dolaysıyla bir sakız gibi çiğnenip, kullanılmaz hale geldiği görülüyor.

‘Gençleştirme yapıyoruz’ adı altında yetkisinde bulunan ormanları vahşice doğrayarak yok ettiğiyle suçlanan Orman İşletmelerinin yanı sıra Ardahan Çevre ve Orman Müdürlüğü de bölgede gerçekleştirilen HES Barajlarına olduğu gibi bu barajların yapımına malzeme sağlayan Taş, Kum ve Beton Santrallerine de gelişi güzel izin verdiği de görülüyor.

Son olarak Hanak İlçesi Sevimli, Çıldır İlçesi Kotanlı, Köroğlu HES’lerine malzemesi için kum ocaklarana ve beton santrallerine izin verildiğini belirtilen Çevre Müdürlüğü daha önce de, Doğal Hayatı Koruma alanı olarak ilan edilen Posof’ta gerçekleşen üç HES Barajına ve bu barajların yapımı için kum ve de beton santrallerine izin vermişti.

Petrol ve Doğalgaz yetmedi, Demiryolu.

Son yıllarda çevreye büyük hasar veren yatırımların ard arda yapıldığı Ardahan İl sınırları içinde ki BTC ve BOTAŞ tarafından gerçekleştirilen petrol ve doğalgaz boru hatlarının yapımı sırasında metre karelerce mera alanları kullanılmaz hale gelmişti.

BTC ve Botaş tarafından gerçekleşen petrol ve doğalgaz hattının bitimi ardından şimdi de Kars-Tiflis-Bakü Demir yolu için mera alanları, tarlalar hatta köylerin dinamitlerle, ağır tonajlı araçlarla, taş, kum ve beton santralleriyle yok ediliyor.

Kısacası birkaç yıl önce BTC ve Botaş tarafından yapılan iki boru hattının inşası ardından şimdi de Çıldır, Posof ve Hanak’ta yapımlarına başlanan HES Barajları, Ardahan, Siyanürlü Altın’da aranacak olan Göle, Hanak, Damal’da süren ağaç kesimi ve ile Çıldır’da yapımı son sürat devam eden Demiryoluyla Ardahan’ın güzelim, bin bir çiçekli, çam kokulu doğası katledilmeye devam ediyor, yetkili ve ilgililer gibi Ardahanlılarda seyrediyor.

Doğranan ağaçlar nereye götürülüyor, kime, nasıl, hangi ihale ile satılıyor?..

Başta Posof’ta olmak üzere doğayı kullanılmaz hale getiren Doğalgaz geçerken, bu imkandan halen faydalanamayan, yapımları süren HES Barajlarında bir Ardahanlı bile çalıştırılmayan, sınırları içinde iken son anda değiştirilen projesiyle bölgeye hiçbir faydası olmayacak denilen Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolu’nun doğasını katlettiği görülen Ardahan vahşice doğranan ormanlarından da faydalanamıyor.

Kesilen binlerce ağcın depolanmasına bile sınırları içinde izin verilmediği görülen Ardahan’ın kesilen ağaçları da Erzurum ili sınırları içinde bulunan Karınca düzündeki depolara taşındığı ve bu ağaçların bir dalından bile faydalanılmadığı da olayın diğer acı bir yönü olması dikkatlerden kaçmıyor.

Bu güzelliklere kıymayın efendiler!

‘Yenileme ve Genişletme’ adı altında yapılan orman kesiminin adeta sarıçam katliamına döndüğü Kafkas Arısın Gen Merkezi bin bir çiçekli yaylalara sahip, Ardahan’da yapılan 3 HES barajına bir yenisi daha eklenmeye ve kentin simgesi Kura Nehrinin önüne yapılacak olan Beşikkaya HES Barajıyla yönünü Çoruh nehri üzerinde yapılan barajlara akması için planlar hazırlanırken şimdi de ‘Çok Altın var’ denerek bölgede siyanürle Altın aranacağı yönünde bir firmaya ruhsat verildiği öğrenildi.

Bir dönemde ‘petrol var’ denerek diğer adı Dağ arısı olan Kafkas Arısının baş ürettiği bin bir çiçeğe bürünmüş doğasının delik değiş edildiği Ardahan’da geçen Bakü-Tiflis-Ceyhan Doğalgaz Boru Hattın ile Tanap’ın geçirdiği ikinci petrol ve doğalgaz boru hattıyla yeşil ormanlarla süslü doğasının yanında tarihi kalıntıların yok edildi.

Yaylarında ‘yazlık ev’ adı altında betonlara boğulduğu görülen Ardahan’ın Göle ilçesi ovası peynir şıratlarının gelişi güzel doğaya bırakılan mandıralarla dolarken Çıldır ovasının ortasında geçirilen Aktaş Gümrüğüne giden yol ova gibi DSİ’nin derelerin suyunu bir araya toplama çalışması da başta Alabalıkları olmak üzere birçok su ürünü yok etti.

Göle’den sonra Ardahan merkez Çamlıçatak (Gölebert) Ormanlarından devam eden orman kesiminin ara verilmeden devam ettiği Ardahan’da katliam derecesine varan orman kesimleri ardından toplanan çamların depolara taşınırken, bu ormanların kesimine katkı sunan köy muhtarları da stk ve siyasiler gibi sesiz kaldılar.

Ormanları gözleri önünde kesilen köylünün de ‘Belki bir iki dal da bize düşer..’ diyerek yaşanan orman katliamına gözlerini kapatarak katliam derecesine varan orman kesimine karşı duyarsız kaldığı görülen Ardahan’da milletvekillide festival ve şenlik kurdelesi kesmekle meşgul olurken, Belediye ve İl Genel Meclis Üyeleri gibi ‘halkın haklarını savunacağız’ diyerek halktan aldıkları oyları ile seçilen köy azaları da diğerleri gibi yaşanan onca soruna olduğu gibi orman kesimine karşı sesiz kalanlar arasında yer aldılar.

Orman kesimleri gibi dere ve nehirlerinin önü HES Barajlarıyla kesildiğinden dolayı değişen doğası dolaysıyla Temmuz ayı boyunca yağan yağmurlarla verim vermeyip, çürüyen ekili alanları gibi yağmurun yıkadığı çiçeklerden bal alamayan arıların da zor günler yaşadığı Ardahan’da yaşanan bu duyarsızlık hâlâ devam ediyor.

Kestik, Kütük Ettik, Küfeye Koyduk..

Konuşmayıp, Sustuk, Bol, Bol Poz verdik..!

Erdoğan’ın, ‘Nasılsa sırtlarında küfe yok’ diyerek eleştirdiği muhalefetin, ‘Taşıyamıyorsan, ver küfeyi bize..’ dediği şu günlerde ‘Genişletme, Yenileme’ adı altından yeşil çamların devrilmeye devam ettiği Ardahan orman kesimi devam ede durdun yerelde olduğu gibi ulusalda da güçlü bir sesin çıkmaması dikkatlerden kaçmıyor.

Bir yandan ‘ara yok ondan hizmet edemiyoruz’ diyen ama büyük bütçeli paraların harcandığı ve bol, bol pozların verildiği festival ve şenliklerle gün dolduran Belediyelerin yanı sıra dernek ve federasyonların da için de bulunduğu sivili toplum kuruluşları gibi yaşananlara karşı sessizliğini koruyan siyasiler, yarı resmi birlik ve odaların da bölgede yaşanan orman kesimi karşında sesiz kaldığı dikkat çeken bölgede yerel ve ulusal basında aynı sessizliği bürünmüş durumda.

ORMAN NASIL KESİLİR DERSİ Mİ?

Ormanları kesilmeye devam eden Ardahan’da Orman Müdürlüğü de çalışanlarına eğitim verdi.

Ardahan, Kars ve Artvin İl Tarım ve Orman Müdürlükleri personelleri, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın talimatıyla 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında kapsamlı bir hizmet içi eğitim programına tabi tutuldu. Tarımsal Altyapı ve Arazi Değerlendirme Şube Müdürlükleri personellerine yönelik gerçekleştirilen bu eğitim, bölgenin tarımsal altyapısının güçlendirilmesi ve arazilerin etkin kullanımı konularında bilgi ve becerilerin artırılması amacıyla düzenlendi.

Eğitim programında, 5403 sayılı kanunun temel ilkeleri, toprak koruma stratejileri, arazi kullanımı yönetimi ve güncel mevzuatlar gibi konular ayrıntılı bir şekilde ele alındı. Katılımcılar, yasa çerçevesinde toprak ve arazi kullanımı ile ilgili en iyi uygulamaları öğrenerek, bölgesel tarım politikalarının daha etkin bir şekilde uygulanmasını sağlamayı hedefliyorlar.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteğiyle gerçekleştirilen eğitimlerin, bölge tarımında önemli bir dönüm noktası olacağı ve tarımsal verimliliğin artırılmasına katkı sağlayacağı vurgulandı.

GÖLELİ İŞ İNSANINDAN

BÖLGE STK’LARINA ÇAĞRI..

“ARANIZDA KAVGA EDERCESİNE

TARTIŞMAYI BIRAKIN;

YAPTIĞINIZ GÜZEL İŞLERLE

KAMUOYU SİZİ TARTIŞSIN!”

Sivil toplum kuruluşlarını kişisel çatışmaları bir kenara bırakarak Göle’nin temel sorunlarına odaklanmaya ve birlik içinde hareket etmeye çağıran Akkoç, kurumların birbirleriyle kavga etmek yerine doğayı koruma, eğitim kalitesini artırma ve hayvancılığı geliştirme gibi konularda somut projeler üretmeleri gerektiğini vurguladı.

İstanbul’daki derneklerin çokluğunu bir ayrılık değil, doğru yönetildiği takdirde bir dayanışma fırsatı olarak gören Akkoç, toplumsal enerjinin ilçeye yatırım çekmek için kullanılmasını önermektedir.

İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür ve Dayanışma Derneği Onursal Başkanı, İş insanı Selçuk Akkoç bireysel hırslardan arınıp ortak akıl ile hareket etmenin bölge ekonomisi ve gençlerin geleceği için taşıdığı hayati önem üzerinde duyurulması gerektiğini ve Göle’nin kalkınması adına tüm paydaşları “biz” bilinciyle ve çözüm odaklı bir vizyonla birleşmeye davet eden bir çağrı niteliğindedir.’ diyerek bölge stk’larına yönelik önelim mesajlar verdi.

Göleli iş insanı ve İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür ve Dayanışma Derneği Onursal Başkanı Selçuk Akkoç, bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerine birlik, beraberlik ve sağduyu çağrısında bulundu.

Göle’nin çözüm bekleyen çok sayıda sorunu bulunduğunu belirten Akkoç, STK yöneticilerinin kamuoyu önünde birbirlerini hedef alan ve zaman zaman kavgaya varan tartışmalarının Göle’ye hiçbir katkı sağlamadığını ifade ederek tarafları sağduyuya ve uzlaşmaya davet etti.

Akkoç, “Göle’nin sorunları bu kadar açık ve ortadayken, enerjimizi birbirimizle tartışmaya değil, bu sorunlara çözüm üretmeye harcamalıyız. STK’lar birbirleriyle yarışacaksa, bunu tartışmalarla değil; ürettikleri projelerle, yaptıkları hizmetlerle ve Göle’ye kazandırdıkları değerlerle yapmalıdır. Bırakalım kamuoyu, kimin ne kadar güzel iş yaptığını tartışsın.” dedi.

Göle’nin adını aldığı yeşil doğasının korunması gerektiğine dikkat çeken Akkoç, her yıl çeşitli gerekçelerle ağaçların kesildiğini, ancak yerine yeterince yeni fidan dikilmediğini belirterek doğanın korunması konusunda daha duyarlı olunması gerektiğini söyledi.

Akkoç şöyle devam etti:

“Yeşil Göle’nin doğal güzelliklerini korumak, geliştirmek ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bölgeyi temsil ettiğini söyleyen STK’ların bu konulara daha fazla eğilmesini bekliyoruz.

Göle’nin içme suyu sorunu, eğitimde yaşanan sıkıntılar, okul ve yurtların durumu, gençlerin ilçede tutulamaması, hayvancılığın geleceği, tarım, turizm ve Göle’nin yeterince tanıtılamayan doğal güzellikleri konuşulmalıdır.

Endemik bitkileri, doğal zenginlikleri ve hayvancılık kültürüyle önemli bir potansiyele sahip olan Göle’nin bugün yeniden hayvan hastalıklarıyla mücadele etmek zorunda kalması bile başlı başına gündemimiz olmalıdır. Göle’nin geleceğini konuşmamız gereken bir dönemde, küçük meseleler üzerinden birbirimizi hedef almak doğru değildir.”

“BEN DEĞİL, BİZ DEMENİN ZAMANI GELDİ”

STK başkanlarına özellikle birlik ve beraberlik çağrısında bulunan Akkoç, “Artık ‘ben’ demeyi bırakıp ‘biz’ demenin zamanı gelmiştir.” ifadelerini kullandı.

Akkoç, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:

“Göle hepimizin. Göle’nin geleceği de hepimizin ortak sorumluluğudur. Dernekler, federasyonlar ve farklı sivil toplum kuruluşları birbirlerinin rakibi değildir. Tam tersine, aynı amaç için çalışan ve birbirini tamamlaması gereken yapılardır.

Elbette farklı düşünceler olacaktır. Elbette eleştiri yapılacaktır. Ancak eleştiri, hakarete ve kişisel tartışmaya dönüşmemelidir. Farklılıklarımızı kavga nedeni değil, ortak akıl oluşturmanın bir fırsatı olarak görmeliyiz.”

“GÖLE’NİN SORUNLARINI KONUŞALIM”

Akkoç:

“Göleli hemşehrilerimizin ülkemizin farklı kentlerinde ve özellikle büyük metropollerde önemli görevler üstlenmesi hepimiz için gurur vericidir. Ancak bizlerin konuşması gereken asıl mesele, Göle’nin sorunlarının nasıl daha güçlü şekilde gündeme getirileceğidir.

Göleli siyasilerimizin, bürokratlarımızın, iş insanlarımızın, akademisyenlerimizin ve STK’larımızın ortak bir anlayışla hareket ederek Göle’nin sorunlarını ilgili makamların önüne koyması gerekir.

Köy derneklerinden federasyonlara kadar bütün sivil toplum yapılarımızın birbirini yıpratmak yerine birbirine güç vermesi gerekiyor. Çünkü kişisel tartışmalardan Göle kazanmaz; ancak ortak projelerden, ortak mücadeleden ve ortak akıldan Göle kazanır.”

“İSTANBUL’DA DAHA FAZLA GÖLE DERNEĞİ OLMASI KAYIP DEĞİL, KAZANÇTIR”

İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür ve Dayanışma Derneği Onursal Başkanı olduğunu hatırlatan Akkoç, İstanbul’un farklı ilçelerinde yeni Göle derneklerinin kurulmasının bölünme değil, doğru yönetildiği takdirde Gölelilerin sosyal dayanışmasını güçlendirecek bir fırsat olduğunu söyledi.

Akkoç, “İstanbul gibi yaklaşık 20 milyonluk bir dünya kentinde birden fazla Göle derneğinin bulunmasını bölünme olarak görmemek gerekir. Önemli olan bu yapıların birbirine düşman olması değil, aynı hedef için birlikte çalışabilmesidir.

Daha fazla dernek, daha fazla insanın sürece katılması ve daha fazla proje anlamına gelebilir.” dedi.

“GÖLE’NİN GELECEĞİNİ TARTIŞALIM”

Akkoç, açıklamasının sonunda Göleli iş insanlarına, kadınlara, gençlere, gurbetçilere, aydınlara ve tüm hemşerilerine seslenerek birlik çağrısını yineledi:

“Göle’nin geleceğini tartışalım. Gençlerimizi nasıl Göle’de tutacağımızı tartışalım. Eğitimimizi, turizmimizi, tarımımızı, hayvancılığımızı, doğamızı ve ekonomimizi nasıl geliştireceğimizi tartışalım. Göle’yi nasıl daha güçlü tanıtacağımızı, ilçemize nasıl yatırım kazandıracağımızı konuşalım.

Ama birbirimizi yıpratacak, kişisel polemiklere dönüşecek ve Göle’ye hiçbir şey kazandırmayacak tartışmaların artık son bulmasını istiyorum.

Aranızda kavga edercesine tartışmayı bırakın; yaptığınız güzel işlerle kamuoyu sizi tartışsın!

Göle’nin ihtiyacı kavga değil; birliktir, ortak akıldır, projedir ve vizyondur.

106 yıl önce Göleli önderlerin liderliğinde verilen mücadele ve yerel milislerin katkılarıyla bugün onurla andığımız kurtuluş günümüzün ruhuna yakışan da budur.

Ben de sınırların ötesinden, yıllardır Almanya’da yaşayan bir Göleli ve iş insanı olarak bütün hemşerilerime sesleniyorum:

Gelin birbirimizi tüketmeyelim. Birbirimize güç verelim.

Gelin ‘ben’ değil, ‘biz’ diyelim.

Gelin Göle’nin sorunlarını kavga ederek değil, projeler üreterek çözelim.

Tüm Göleli hemşerilerimi sevgi, saygı ve kardeşlik duygularıyla selamlıyor; daha güçlü, daha birlik ve daha güzel bir Göle için herkesi ortak akla ve dayanışmaya davet ediyorum.”

Selçuk Akkoç

Göleli İş İnsanı

İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür ve Dayanışma Derneği Onursal Başkanı

GÖLE ANADOLU’YA AÇILDI..

1 Kasım 2025 Tarihli Haber

39 ilçeli, 152 köyü olan 16 Milyonluk İstanbul’da Esenyurt’a sıkışmış olan Ardahan diasporanın yanlışına dikkat çeken Göleliler, ‘Avrupa ve Anadolu yakalı İstanbul’un Anadolu yakasında da varız’ diyerek, milyonların yaşadığı İstanbul’un Anadolu yakasında yeni bir İstanbul Anadolu Yakası Göle Derneği isimli yeni bir kurdular.

Aynı zamanda Göle’nin en büyük köylerinden olan ve Göle siyaseti üzerinden etkisi olan Senemoğlu köyünün Dernek Başkanı da olan Yılmaz Yeni’nin öncülüğünde kurulan yeni Göle Derneği yeni yerinde hizmet vermeye başladı.

4 Yıllık çalışmalarını tamamladıklarını ve İstanbul Dernekler masasına yaptıkları başvuru ile İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür ve Dayanışma Derneği adlı bir dernek kurduklarını belirten yeni Göle Derneğinin kurucu başkanı Yılmaz Yeni yaptığı açıklamada İstanbul’un her yerinde olduğu gibi Anadolu yakasında da 38 Bin Gölelinin yaşadığına dikkat çekerek, Rasim Pakır, İdris Yıldırmcı, Enver Keskin, Hayati Oğuzhan ve Ersin Zencirci’nin yönetimini oluşturduğu İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür ve Dayanışma Derneğinin bir yere sıkışmış olan anlayıştan uzak tüm Göleliler hitap eden anlayışla Gölelilerin en güçlü ve en etkin derneği olacağına inandığını belirtti.

KAVGA EDEREK,

GÖLEYİ

İSTANBUL’DA KURTARACAKLAR!

Yapılan anlaşmalar gereği 106 yıl önce yeniden Türkiye’ye bırakılan Ardahan’ın ilçelerinden olan Göle bugün kurtuluşunun 106. yıl dönümünü kutlayacak. Göle Kaymakamlığı ile Göle Belediyesinin birlikte organize ettiği etkinliklerle bugün Gölede yapılacak olan kutsamaların yanında İstanbul’da ki derneklerde bir kurtuluş gecesi düzenleyecek.

Derneklerin sanal ortamda kavga ederek hazırlığını yaptığı etkinliğim İstanbul Esenyut’ta olacağı öğrenildi.

GÖLELİ STK’LARIN

SANAL KURTULUŞ SAVAŞI

DEVAM EDİYOR!

Geçtiğimiz günlerde lüks toplantı salonlarından birinde halaylar eşlisinde Göle’nin 106. yıl dönümünü kutlayan Göle STK’larının sanal savaşı devam ediyor.

Son seçimleri ardından başına kayyum veya mutlak butlan bir genel başkanın atanmasına ramak kala olağanüsüt kongreye gidip, kayyum veya mutlak butlan başkanı atamasının önüne geçen Göle Dernekler Federasyonu ile İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği arasında sanalda yaşanan savaş devam ediyor.

GÖL/FED Başkanı Eren Küpeli’nin bir siyasetçi, bir gazeteci edası içine girip, gittiği Göle’de kendinse ait sanal sayfada yaptığı çekim ve görüntülerle başta Göle Belediye Başkanına olmak üzere yere yetiklerin yetersizliğine, başarısızlığına dikkat çekmesine tepki gösteren İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Yılmaz Yeni, Küpel’nin bu çıkışana tepk göstererek, ‘Federasyonumuzun resmi, yapıcı, birleştirici ve ilçemizin gerçek sorunlarına odaklanan kurumsal bir üslubu benimsemesi gerek’ dedi.

Her iki Başkanın karşılıklı sanal savaşını ortaya koyan son açıklamaları şöyle;

Önce Yılmaz Yeni’nin mesajı..

KAMUOYUNA VE GÖLE DERNEKLER FEDERASYONU BAŞKANLIĞI’NA

Göle Dernekler Federasyonu’nun saygıdeğer yönetimi ve kamuoyunun dikkatine;

Son dönemde Federasyon çatısı altında ve sosyal mecralarda paylaşılan kimi video ve açıklamaların, sivil toplum kuruluşumuzun ciddiyetine ve üstlendiği sorumluluk misyonuna tam olarak hizmet etmediği gözlemlenmektedir. Göle halkı ve kurumlarımız adına, gündemi fuzuli yere meşgul eden yaklaşımlardan uzaklaşılması ve sivil toplum kuruluşu vakarına yakışır, kurumsal bir dille hareket edilmesi elzem bir hal almıştır.

Bu doğrultuda, aşağıda yer alan hayati konuların şeffaf ve kurumsal bir ciddiyetle aydınlatılması gerekmektedir:

1. Eğitim Yardımları ve Burs Faaliyetleri:

Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte, Federasyonumuzun asli sorumluluklarından biri olan öğrencilere destek konusu öncelikli gündem maddemiz olmalıdır. Federasyon olarak bu dönem kaç öğrencimize burs imkânı sağlandığına dair somut verilerin, her türlü spekülasyondan uzak bir şekilde, resmi rakamlarla kamuoyuna ilan edilmesini talep ediyoruz.

Yerel yönetimlerin, yasal mevzuatlar çerçevesinde mülkiyetlerinde bulunan arsa ve taşınmazların satışını gerçekleştirmesi hukuki bir tasarruf olup suç teşkil etmemektedir. Bu tür rutin idari ve yasal uygulamaların manipüle edilerek polemik konusu yapılması, ilçemizin enerjisini boşa harcamaktan başka bir amaca hizmet etmemektedir.

3. Okçu Köyü Mezarlığı ve Sosyal Dayanışma:

Okçu Köyü Mezarlığı, tarihsel ve manevi olarak Göle Belediye Başkanımız Sayın Gökhan Budak’ın aile büyüklerine (dedesine) ait bir mülk/vakıf arazisi niteliğindedir. Buna rağmen, geçmişten bugüne sergilenen büyük bir toplumsal dayanışma örneğiyle; Göle’de ikamet eden ve buraya aidiyet hisseden tüm hemşehrilerimizin cenazelerinin ayrım gözetmeksizin defin işlemine açık tutulmuştur.

Bu derece yapıcı ve birleştirici bir yaklaşımın asılsız iddialarla tartışmaya açılması toplumsal huzura katkı sunmamaktadır.

Sonuç ve Çağrı:

Göle Dernekler Federasyonu yönetimi ve Sayın Başkan Eren Küpeli’den beklentimiz; toplumsal birliği zedeleyecek, kurumsal kimliğe yakışmayan, kişisel ya da fevri video paylaşımlarına son verilmesidir. Federasyonumuzun resmi, yapıcı, birleştirici ve ilçemizin gerçek sorunlarına odaklanan kurumsal bir üslubu benimsemesi; tüm Göle camiasının ortak arzusudur. Gereğini bilgilerinize rica eder, kamuoyuna saygıyla sunarız.

İstanbul Anadolu Yakası Göle Kültür,

Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Yılmaz Yeni

Buda Göle Dernekler Federasyonu başkanı Eren Küpeli’nin Yeni’ye cevabı..

Yılmaz başkan, Göle milli servetleri elden gitmiş satılanlara göz yumuyorsun siz de bu konuda sorumluluk sahibisiniz. Göle’nin yıllar içinde elinden çıkan taşınmazları neden kamuoyunda yeterince gündeme getirilmiyor? Göle’nin değerleri birer birer elden giderken neden sessiz kalınıyor?

Neden bu satılanlara karşı destek oluyorsun?.. Sinema binası gitmiş…Eski Mal Meydanı’nın bulunduğu bölgede 25 dönümlük arsa gitmiş… Yeni Mal Meydanı’ndaki iki arsa gitmiş…Oltu Caddesi’ndeki sokak arası yolu gitmiş…İş Bankası’nın yanındaki yol gitmiş…Senin gibi bunca haksızlığa göz mü yumayım.

Haksızlık karşısında susayımmı?.. Caddeler, arsalar, taşınmazlar… Göle’nin hafızası ve ortak değerleri birer birer elden çıkmış. Cadde ismi satılmış…. Sokak satılmış…. Daha saymakla bitmiyor. Bunca satılanlar nasıl göz yumuyorsun..

Bizde senin gibi göz mü yumalım. Haksızlık karşısında susalım senin gibi. Sayın Göle Belediye Başkanına sorun geçmişten bugüne Göle’de hangi taşınmazlar satıldı? Hangi dönemlerde satıldı? Bu satış kararlarını kimler aldı ve kimler onayladı?

Bunların tamamı belgeleriyle ortaya konulmalı. Amacımız kimseyi haksız yere suçlamak değil; Göle’nin geçmişini, bugününü ve geleceğini ilgilendiren bu meseleye açıklık getirmektir. Göle halkı gerçekleri bilmek istiyor. Göle’nin ortak değerlerine ne oldu, bunu hep birlikte öğrenelim.

Sende sivil toplum kuruluşun köy dernek başkanısın sende araştır biz konuda araştırmaya, sorgulamaya ve kamuoyunu bilgilendirmeye davet ediyorum. Senide kamuoyunun vicdanına bırakıyorum. GÖL/FED Başkanı Eren Küpeli

DERNEKLER KAVGA EDE DURUREN

DEM Partili Vekil,

Göle’deki orman katliamına dikkat çekti

Okullar kapanan, İlçeyi Erzurum ilçesi konumuna getiren belediyenin arazilerinin yok pahasına satıldığı, ormanlarının doğranmaya devam ettiği, içme su sorunun çözülemediği, Kuş gribinin yeniden görüldüğü, ŞAP hastalığının yeniden görülmeye başladığı Ardahan’ın Göle ilçesi derneklerinin kavga ederek kurtuluş yıl dönümünü kutlamaya çalışa dursun Göle’ye ‘Yeşil Göle’ adını veren ormanları doğranmaya devam ediyor.

Dernekleri gibi ki siyasilerinin ses çıkarmadığı Ormanların kesilmesine tepki Iğdır Milletvekilliden geldi.

DEM Parti Iğdır Milletvekili Yılmaz Hun, Göle Köprülü Beldesinde ağaç katliamının yapıldığını ileri sürerek, yetkililere seslendi,” Ağaç katliamını durdurun” çağrısında bulundu.

Iğdır Milletvekili Yılmaz Hun, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Göle ilçesindeki gençleştirme adı altında yapılan ağaç kesimlerine dikkat çekti.

Vekil Hun sarıçam ormanlarının talan edildiğine vurgu yaparak,” Ardahan Göle Köprülü beldesinde “orman gençleştirme” adı altında yürütülen ağaç katliamını kabul etmiyoruz. sürekli ağaç kesip yerine tek bir fidan dikmeyen, ormanlarımızı rant uğruna birilerine peşkeş çeken talan düzenine karşıyız.

Bu ağaçlar kuşların yuvası, toprağın nefesi, yarınlarımızın nefes alma kaynağıdır. Sarıçamlarımızı iş makinelerine ve rant çevrelerine teslim etmeyeceğiz. Adına “gençleştirme” diyerek talanı meşrulaştıramazsınız! Ardahan’ın ormanları sahipsiz değildir. Bu kıyımı derhâl durdurun!” dedi.

KAVGA EDEREK,

GÖLEYİ

İSTANBUL’DA KURTARACAKLAR!

Yapılan anlaşmalar gereği 106 yıl önce yeniden Türkiye’ye bırakılan Ardahan’ın ilçelerinden olan Göle bugün kurtuluşunun 106. yıl dönümünü kutlayacak. Göle Kaymakamlığı ile Göle Belediyesinin birlikte organize ettiği etkinliklerle bugün Gölede yapılacak olan kutsamaların yanında İstanbul’da ki derneklerde bir kurtuluş gecesi düzenleyecek.

Derneklerin sanal ortamda kavga ederek hazırlığını yaptığı etkinliğim İstanbul Esenyut’ta olacağı öğrenildi.

Kestik, Kütük Ettik, Küfeye Koyduk..

Konuşmayıp, Sustuk, Bol, Bol Poz verdik..!

Erdoğan’ın, ‘Nasılsa sırtlarında küfe yok’ diyerek eleştirdiği muhalefetin, ‘Taşıyamıyorsan, ver küfeyi bize..’ dediği şu günlerde ‘Genişletme, Yenileme’ adı altından yeşil çamların devrilmeye devam ettiği Ardahan orman kesimi devam ede durdun yerelde olduğu gibi ulusalda da güçlü bir sesin çıkmaması dikkatlerden kaçmıyor.

Bir yandan ‘ara yok ondan hizmet edemiyoruz’ diyen ama büyük bütçeli paraların harcandığı ve bol, bol pozların verildiği festival ve şenliklerle gün dolduran Belediyelerin yanı sıra dernek ve federasyonların da için de bulunduğu sivili toplum kuruluşları gibi yaşananlara karşı sessizliğini koruyan siyasiler, yarı resmi birlik ve odaların da bölgede yaşanan orman kesimi karşında sesiz kaldığı dikkat çeken bölgede yerel ve ulusal basında aynı sessizliği bürünmüş durumda.

ORMAN NASIL KESİLİR DERSİ Mİ?

Ormanları kesilmeye devam eden Ardahan’da Orman Müdürlüğü de çalışanlarına eğitim verdi.

Ardahan, Kars ve Artvin İl Tarım ve Orman Müdürlükleri personelleri, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın talimatıyla 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında kapsamlı bir hizmet içi eğitim programına tabi tutuldu. Tarımsal Altyapı ve Arazi Değerlendirme Şube Müdürlükleri personellerine yönelik gerçekleştirilen bu eğitim, bölgenin tarımsal altyapısının güçlendirilmesi ve arazilerin etkin kullanımı konularında bilgi ve becerilerin artırılması amacıyla düzenlendi.

Eğitim programında, 5403 sayılı kanunun temel ilkeleri, toprak koruma stratejileri, arazi kullanımı yönetimi ve güncel mevzuatlar gibi konular ayrıntılı bir şekilde ele alındı. Katılımcılar, yasa çerçevesinde toprak ve arazi kullanımı ile ilgili en iyi uygulamaları öğrenerek, bölgesel tarım politikalarının daha etkin bir şekilde uygulanmasını sağlamayı hedefliyorlar.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteğiyle gerçekleştirilen eğitimlerin, bölge tarımında önemli bir dönüm noktası olacağı ve tarımsal verimliliğin artırılmasına katkı sağlayacağı vurgulandı.

ŞAVŞAT STK’LARI ORMANINA,

DOĞASINA SAHİP ÇIKARKEN

BİZİMKİLER ORTADA YOK!

Önüne çekilecek olan Beşikkaya HES Barajı ile Azerbaycan’a kadar uzanan ve Bakü’nün içme suyu olan Kura Nehrinin Artvin’de ki barajlara akıtılması hedeflendiği, onca HES’ten sonra GES’lerin yapılmaya çalışıldığı Yeni Partili Belediyesi olan Ardahan’da sessizce izlenirken, AK Partili Belediyenin başında olduğu Şavşat’ta doğacılar susmuyor

Başta kira ödeyemediği için İstanbul’un merkezi denen Şişli’den bir kenar mahalleye taşınan, 0 212 232 75 75 nolu telefonu hacizlik olup, kapanan kongresine kısa bir süre kalan Ardahan Dernekler Federasyonu olmak üzere kendisine bağlı olan derneklerle sanalda kavga eden Göle Dernekler Federasyonu, Belediye Başkanı ile kavgalı olan Damal Dernekler Federasyonu, 3’e bölündüğü ileri sürülen Çıldır Federasyonu olmak üzere federasyonlaşamam Posof ve Hanak Derneklerinin ortada olmadığı şu günlerde Göle ve Hanak’ta ‘genişletme, yenileme’ adı altında katliama varan orman kesimlerini devam ettiği, doğasını doluya çeviren HES’le yetmedi, GES’lerin yapılmak istediği, Kura Nehrinin önüne çekilmeye hazırlanılan Beşikkaya HES Barajı ile suyunun büyük bölümün Karadeniz’e akıtılacağı Ardahan’ın stk’lar ortada gözükmediği şu günlerde ‘Ardahan’a bağlanması gerekir’ denen Şavşat Federasyonu ve derneklerinde önemli çalışma ve çaba.

Havaalanı yapılan, yeni gümrük kapısı ve demiryolu yapılan, futbol takımı 1. Futbol liginde oynayan, GES, GES, GİS ve RES’lerle Kafkas Arısının Gen merkezi olan doğası yok edilen, 1,9 milyar liralık yatırımla bölgeye kazandırılan Ünlendi Barajı tarım barajı ile Çukurova’ya kafa tutacak olan ve nüfusu 90 binlere düşen Ardahan nazaran her yıl nüfusu artıp, 250 binlere doğu giden Iğdır’ın alıp, başını giderken Ardahan’ın İl dışında bulunan stk’ların yanında Ardahan merkezde ki yarı resmi stkların da ses çıkmazken, Ardahan’a komşu olan Şavşat Stk’ları doğasın için alanlarda.

Seçim telaşı içinde olan Ardahan ve Ticaret Sanayi Odası, hayvancılığın yanında tarımdan sorumlu Ardahan ve Göle Ziraat Odaları, kasasında 6 milyon nakit parası olan ama 6 değil, bir hayvan yetişicisine katkı sunmamakla eleştirilen Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği, Ardahan Belediyesi tarafından yapılan ancak BAL ligi takının parasızlıkta profesyonel ligden düşüp, Amatör liglere atıldığı türkücü belediye başkanının döneminde 3 yıldır BAL festivalinin yapılmasına katkı sunamayan Ardahan Arıcılar Birliği, Koyun, Keçi Yetişicileri Birliği ile Çiftçi Koruma Dernekler gibi 150’ye yakın dernekten de ses olmadığı biri demiryolu olmak üzere 3 gümrük kapılı, yılladır bir çivi çakılmayan OGS’si olan, Millet Bahçesi, Milli Egemenlik parkından perişan durumda olan Ardahan’ın yer altı madenlerine göz diken, doğasının beton, kum ve inşaatçılar tarafından altının üstüne getirilirken, Şavşat Dernekleri Federasyonu, Şavşat’ta yapılması planlanan Rüzgâr Enerji Santrali (RES) projesine karşı yürütülen hukuki süreçte önemli bir gelişmeyi kamuoyuyla paylaştı.

Dava kapsamında hazırlanan ikinci bilirkişi raporunun şirket lehine görüş bildirdiği aktarıldı. Bilirkişi heyeti, projenin çevreye, su kaynaklarına, tarım ve hayvancılığa ciddi bir zarar vermeyeceğini savunurken; Federasyon rapordaki eksikliklere ve çelişkilere dikkat çekti.

Daha önce alanında uzman bilim insanlarına hazırlatılan bilimsel mütalaadaki jeolojik risklerin, kuş göç yollarının, su kaynaklarının ve mera alanlarının raporda göz ardı edildiği vurgulandı. Bölgedeki su kaynaklarında başlangıç analizleri yapılmadan ve devasa hafriyat ile yol çalışmalarının etkisi hesaba katılmadan karar verildiği ifade edildi.

Şavşat Dernekleri Federasyonu, hukuki mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini belirterek şu açıklamada bulundu: “Bizim karşı olduğumuz yenilenebilir enerji değildir; Şavşat’ın doğasını, suyunu ve yaşam alanlarını korumaktır. Rapordaki çelişkilere karşı uzman hocalarımızın hazırlayacağı yeni teknik mütalaa ile gerekli tüm itirazlar mahkemeye sunulacaktır.”

Stk’cılar ise eğlencedeydi!

Öte yandan yaklaşan kış öncesi yoğun bir şekilde çalışan bölge insanı bin bir sorunla baş başa çayır, tarla ve yaylalarda olduğu şu günlerde Kışları kaz geceleri, yazları se sazlı eğlence etkinlikleri ile başka zaman ortada gözükmeyen STK başkanları ise İstanbul’da Damal federasyonun bilet karşılığında İstanbul’da düzenlediği bol eğlenceli etkinlikte Hoçvan, Çıldır, Göle federasyon başkanları ile poz veriyordular.

Yollar onarılmıyor, Ormanlar doğranıyor!

Kimse duymuyor..

Posof Türkgözü, Çıldır Aktaş Gümrük kapıları ve Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu ile Türkiye’nin Kafkaslara açılan kenti Ardahan’ın kent içleri dahil, köy ve yayla yollarının olağanüstü bozuk olması ve onarılmasının yanında Allahuekber dağları ndan başlayıp, Yalanızçam, Meşe Hanak, Çıldır ve Posof’a kadar uzanan yeşil çamları ‘genişletme, yenileme’ adı altında katliama varırcasına doğranarak kesilmesini ne kimse duyuyor, ne dur diyor nede görüyor.

Bir iki duyarlı stk yetkilisi ve basın mensubunun çabaları ise bugüne dek yaşanan bu iki önemli olaya duyarsız toplum ve basın, medya anlayışı eklenince soruna güçleri yetmiyor.

ORMAN BAKANLIĞI VE TRT

ORMANLARI KESMEK İÇİN

DOLU’YU BAHANE! ETTİ!

EVLİYA-ÇELEBİNİN YÜZ YILLAR ÖNCE GELİP, ORMANLAR İÇİNDE GÖREMEDİĞİ İÇİN ADINI, ‘MEŞE ARDAHAN! KOYDUĞU ARAHA’IN ORMANLANI KESMEYE DEVAM ETMEK İÇİN TRT’YE YAPTIRDIĞI ‘ÖZEL) HABER İLE YENİ BİR BAHANE ÖNE SÜRDÜ..

2000-2020 yılları arasında en çok değiştirilen yasa olarak kayırlara geçen Orman Kanununu geride kalan Ocak ayında bi kez daha değişip, 6831 Sayılı Yasanın 17 ve 18. maddelerinin uygulanmasına ilişkin yeni bir yönetmelik daha yayınlan ve Yönetmeliğin 4. Maddesinde ormandan “kamu yararı” gerekçesiyle izin verilecek yerler genişletilmiş ve ne yazık ki ormanlar ucuz arsa konumuna getiren Orman Bakanlığı, bölünmüş yol ve HES’lere sarıçamları kurban edilen Ardahan’da orman kesimine ara vermeden devam ediyor.

DOLU ÇILDIR’I VURDU, ORMAN GÖLE VE ARDAHAN ÇAMLARINI DOĞRUYOR!

Her yıl ‘Yenileme, Genişletme, Seyrekleştirme’ adı altından katliama varan ormanlık kesimleri yapan Orman Bakanlığı son günlerde bölgede etkili olan Dolu’yu bahane ederek, devam eden ve yıl sonuna kadar yapacağı orman kesimlerine yol açtı.

Göle’de yağmayan, Çıldırlı vuran Dolu yağışlarını fırsata çeviren ve TRT ekibine ‘Ardahan’ın Akciğerleri Temizleniyor.. Çürüyen ağaçlar ve zararlı böcekler temizleniyor.. Fidanlar dikiliyor.. Dolunu vurduğu ağaçlar kesilecek..’ diyerek haber yaptıran Orman Bakanlığına bağlı Erzurum Orman Müdürlüğü, Ardahan’ı saran ormanlık Yalanızçam Ormanlarını kesime devam edeceğini alenen duyururken konuyla ilgili orman mühendisleri ile yaptığımız görüşmede Doluyu bahane edip, Orman kesmenin değil Türkiye’de dünyada örneği yok’ dediler.

Orman mühendisleri dolu vursa vursa daha yeni bir, iki yaşında ki fidanlara vurur, Oda mümkün değil, çünkü gökyüzünü güçlü bir çatı misali kapatan Yalanızçaın şimşekte bile yanmayan yapraklarını korumasındadır. Bu olsa olsa orman kesimi için yol açmak ve basın aracılığı ile enformasyon yapmaktan öte bir şey olamaz’ dediler.

‘Kentin zaten yok denecek olan ve İl yüzölçümünün yaklaşık%6 ‘sını oluşturan ormanlık alanı kesmek, satmak ve gelir elde etmek için bir çabadan başka bir şet değil’ diyen Orman Mühendisleri tarım alanlarına büyük zarar veren dolunun zarar gördüğü köylüye yardımcı olunacağına var olan ormanlarını kesmek için yine o vatandaşın elektik faturasından bile gelir elde eden TRT’ye bu yönde saçma bir haber yaptırıp, orman kesimine alt yapı oluşturması geçekten üzüntü veridi diyerek, Göle Orman Müdürlüğü kapatan, Ardahan’ın Ormanlarını Erzurum’un sınırları içinde gösteren Orman Bakanlığına ve orman Bölge Müdürlüğüne tepki gösterdiler.

HANAK’TA DA YOL İÇİN ORMAN KESİMİ!

Öte yandan daha önce Ölçek köyü yakınlarında Çıldır’a giden yol için büyük bir orman kesimi yapan mevcut Karayolları bu kez Hanak yolunun Posof’a giden yönünü bölmek için Hanak Mesire alanında olduğu bölgede bulunan ormanlık alanlarında ki sarıçamları kesip, yok ettiği ve yeni yol için alan açtığı da öğrenildi.

SON ÇEKİLEN FOTOĞRAFLARLA

KATLEDİLMEYE DEVAM EDİLEN

ARDAHAN’IN SARIÇAM ORMANLARI!

‘ORMAN GENÇLEŞTİRME YALANI ADI ALTINDA

TALANA DEVAM BİTENE KADAR KESİN HİÇ DURMAYIN DEVAM’

Ardahan’da daha yeni çekilen bu fotoğraflar Göle’den Hanak”a kadar devam eden vahşi ve acımasız orman kesimleri süre dursun çevreciler, dernekler, başta seçim telaşına giren Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası, Ardahan Barosu olmak üzere yazları saz, kışları kaz ve kime verdiklerini açıklamadıkları burs diyerek cırtık atan diyerek cırtık atan stk’lar, sanal ormanlar da ‘yol asfalttık, filanla görüştük, filana ziyaret gittik’ diyen siyasiler ve basın başta olmak üzere kimseden se çıkmıyor.

Bizde susamaktansa daha yeni gazetemize gelen Mucahit Kavak’ın 16.09.2026 günü, akşam saat 18.06’da çektiği son fotoğraflarla konuşmaya devam ediyoruz..

İşete daha dün çekilen fotoğraflarla Ebliya Çelebinin yüz yıllar önce bölgeye geldiğinde ormanlık alandan göremediği ve adını Meşe Ardahan koyduğu, Yalanızçam ve Yeşil Göle adlarını veren Ardahan ormanlarını en son hali bu diyoruz..

Çevreci geçinenlerin yanında yerel basın ve bölge stk’larının ses çıkarmadığı bu doğayı katleden gelişmelere, ‘Ardahan Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün bölgede yapılacak olan yeni HES, GESlerin meraları yok ettiği ve hayvancılığa zarar vereceğini belirtmesine rağmen şimdi de Heve köyünde GES yapılması için harekete geçildiği görüldü.

İLK GES LİSENSIZ MI? Yıllarıdır Düz Ardahan Ovasının ortasında kurullu olmasına karşın lisansız olduğu öne sürülen Ardahan ovasının ortasına yapılan ve Lisansız GES olarak kayırtlarda olduğu görülen merkezde ki Güneş Enerjisi Santrali GES’in yanına 2 tane GES daha kurulmak istenmekte.

Ardahan merkez Alagöz köyüne kurulmak istenen GES’in yanında bu kez Derindere köyüne yeni bir GES yapılacak.

İktidara yakınlığıyla bilinen şirketlerin başında gelen Kiler Holding şirketlerinden Kiler Tekstil Enerji Yatırımları San. Ve Tic. A.Ş., Ardahan’da kurmayı planladığı 95 MW’lık Çıldır Depolamalı Güneş Enerji Santrali’nin yerini ikinci kez değiştiriyor.

Şirket daha önce Çıldır ilçesine yapak istediği ve adını da ‘Çıldır’ koyduğu GES’in Çıldır’da kurulmak istenen alanda bazı engeller çıkınca bu kez Merkez ilçesi Hoçvan Gölgeli ve Tazeköy Köylerin de yapmak istediği GES portesi buraya da uymayınca bu kez Ardahan merkeze yöneldiği öğrenildi. Değişiklik kararı Ardahan Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün proje sahasındaki bazı parsellerin mera vasfına sahip olduğu ve hayvancılığa zarar vereceği görüşü üzerine alındığı öğrenildi.

Değişiklik ile şirket Ardahan ili, Merkez ilçesi, Derindere (Hıve) köyü, Yayla mevki, 103 ada, 3 parsel sınırları içerisinde 1.423.645,84 m2 alanda “Çıldır Güneş Enerji Santrali (95 MWm/95 MWe/142,37 ha) ve Elektrik Depolama Tesisi (95 MWe /95 MWh) kurup işletmeyi planlıyor.

ÇILDIR ve HOÇVAN’A

KURULMASI ÇEVRECİ TARIM

TARAFINDAN ENGELLENEN

3. GES BARAJI

DERİNDERE KÖYÜNE YAPILACAK!

ÇEVRECİLER, BASIN, STK’LARDAN SES ÇIKMAZKEN TARIM MÜDÜRLÜĞÜ HES ve GES’LERE TEK BAŞINA DİRENİYOR DİRENİYOR!

Yıllardır içme suyu sorunu yaşayan Göle ilçesini saran Allahüekber dağlarından çıkıp, önce Göle Ovasını, ardından Ardahan Ovası ve Hanak ile Çıldır meralarına hayat verdikten sonra Gürcistan’a geçip burada çevresine yapılan çevre düzenlemeleri ile Eskişehir Porsuk nehrinin güzelliğini 10 katına döndürülen ve ulaştığı Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye içme suyu olan Kura Nehri üzerinde yapılacak olan Beşikkaya HES Barajı ile suyunun büyük bölümü Artvin’e aktarılması hedeflenen Kura Nehrinin doğasını alt üst eden, der yataklarını kurutan HES’lerin yanında yapılması düşünülen GES’lerin mera ve tarım alanlarını kurutacağını belirten Tarım Müdürlüğünün direncine karşın Ardahan’da Alagöz’den sonra 3 GES için yeni bir köy belirlendi.

Onca fidanı unutan toplum

Dilan’ı da, Narin’i de unutur!

Önce paravan şirketlerden gerçekte olmayan mal alışı yapmak ve daha sonra bunları sahte belgelerle başka şirketlere satmakla suçlanan Dilan Polat olayı ardından 19 gündür kayıp olan ve bir çuvalın içinde cansız bedeniyle bulunan Narin’in olayına kilitlenen kamuoyu başta ‘genişletme, yenilime’ adı altında süren yeşil fidanları katliam denecek derecede kesimi olmak üzere bunlara benzer ülke gündemini yakından ilgilendiren bir çok şeyi de kısa sürede unuttu.

Ardahan’ın Göle İlçesine başlayan ve hala devan eden orman kesiminin kent merkezinin dibin de olan Çamlıçatak (Gölebert) ve diğer ormanlık alanlarda devam ederken ‘Orman platformu’, ‘Doğayı çok seven stk’lar’ rollerini oynayanlar da oynadıkları oyun bitmişçesine bir anda susup, kenara çekildiler.

Köylünün kendi yaptığı

GES elektriğine

Özel İdareden%50 zam!..

Ardahan Ovasının ortasında kurulu olan ve kaç kilovat enerji ürettiği, kaç tl vergi verdiği, kimin işlettiği doğru dürüst bilinmeyen GES”lerden birinin de Alagöz köyüne yapılmak istendiği şu günlerde Ardahan’ın 10 Köyü, İl Özel İdare ve Tanap’ın ortaklaşa yaptıkları GES’in ürettiği elektriğe%50 zam yapılaması GES’e ortak olan köylerin tepkisine neden oldu.

İlhan Gültekin’in Göle Belediye Başkanlığı dönem de Göle Belediyesine, Yücel Akkoç’un Belediye Başkanlığı yaptığı dönemde de Göle Köprülü Belediyesine yaptırılan ve her iki belediyeye büyük miktarda maddi kaynak sağlayan GES’lerde birinin yapıldığı ve Ardahan merkeze bağlı 10 köyün faydalandığı Güneş Enerji Santralinin ürettiği elektriğe%50 zam yapan Aras Edaş ve İl Özel İdare, köy başı 300 bin TL. alarak GES’e ortak ettiği ortak köylerine zamlı elektrik vermeye başladı.

Ardahan merkeze bağlı Ortageçit (Sazara) Köyü, Balıkçılar (Duduna) Köyü, Dağcı (Tikkoş) Köyü, Hacıali Köyü, Beşiktaş (Mucuc) Köyü, Ağaçlı (Gellik) Köyü, Çalabaş Köyü, Kartalpınar (Fahğrel) Köyü, Yaylacık Köyü, Küçük Sütlüce Köyü (Şişka), Hoçvan Hasköy ve Ölçek Köylerinin köy başı 300 Bin TL. verip, ortak olduğu GES’in ürettiği ve köylerin içme suyu terfi pompaları enerjisini sağlanırken, ilk anlaşmada, köy başı gelen elektrik faturasının%25’nin ödeyecekleri ancak bunun bugün%75’e çıkarıldığını belirterek kendilerinin parasıyla yapılan GES’in ürettiği elektriğe bu kadar yüksek fatura%75’nı ödetilmeye zorlanmasına tepki gösterdiler.

GENEL SEKREETER: BEN DEĞİL, BÜNYEMDE Kİ KÖYLERE HİZMET ZAM YAPTI!

Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz Ardahan Genel Sekreteri Murat Bilal Emin kendisine bağlı olan İl Özel İdarenin bünyesinde bulunan ve bir vali yardımcısının yanında bir AK Partili diğer CHP’li olmak üzere 2 İl Genel Meclis Üyesinin yanına 2 köy muhtarının başında olduğu Köylere Hizmet Götürme Birliğinin bu zammı yaptığını söylemesi ise dikkat çeken diğer ilginç bir konu oldu. Buna neden ise; Adı geçen zammı yaptığı söylenen Köylere Hizmet Götürme Birliği’nin Ardahan Valiliği Genel Sekreterliği bünyesinde olması ve İl Özel İdarenin Köylere Hizmet Götürme Birliğinin zammının kendisiyle alakası olmadığını söylemesiydi.

VALİ’DE RET ETTİ!

Öte yandan Alagöz köyünün dağına yapılması planlanan Dev GES Barajını ret eden Ardahan İl Genel Meclisi kararını onaylayan Ardahan Valisi de Alagöz köyüne GES yapılmasına isin vermedi.

Ardahan merkez de ki sivil toplum kuruluşlarının yanında bölgede ki basın ve medyanın oralı olmadığı, il dışında ki çok doğa sever (!) stk’ların sanalla da ki bir iki tepkisinden sonra unutulan Ardahan’a meşe, Göle’ye yeşil adını veren orman kesimleri ara verilmeden devam ediyor.

Katliam derecesine varan bölgenin diğer önemli bir simgesi hayat veren yeşil çamların kesimlerde kesim, taşıma ve bir iki ağaç dalı almakla kendilerini karşı sayan orman köylüler ve bir çok konuya olduğu gibi orman kesimine de sesiz kalan muhtarlarda yaşanan onca olumsuzu iki gün hatta iki saat içinde unutanlar kervanında olmaya devam eder ülkede.

İKTİDARIN MECLİS ÜYESİ

MUHALEFET MECLİS ÜYESİ GİBİ İKTİDARI ELEŞTİRDİ!

Promosyon tartışmalarının yaşandığı, AK Partili Meclis Üyesinin katılmadığı, CHP’li Meclis Üyesinin Köylere Hizmet Götürme Birliği Üyesi olduğu, meclis başkanının CHP’li olduğu Ardahan İl Genel Meclisi Haziran Ayının il toplantısına konuşan AK Partili Göle İl Genel Meclis Üyesi olan Mahmut Toprak bölgede yeniden başlayan orman kesimlerini sert bir dille eleştirdi.

Şu an AK Parti Göle İlçe Başkanının belediyeye ait eski binada kendisi, ve Göle Belediye yeni, eski başkanlarının kullandığı makam masasını, koltuklarında siyaset yaptığı Göle eski Belediye Başkanlığı ve Göle İlçe Özel İdare Müdürlüğü de yapan eski İmam AK Partili Göle İl Genel Meclis Üyesi Mahmut Toprak Meclis kürsünde yaptığı konuşmada, ‘Son dönemde özellikle Göle-Canibeğ ve Serinçayır bölgelerinde “gençleştirme” veya “ekonomik işletme” adı altında yürütülen yoğun ağaç kesimlerinin hemşerilerimiz ve bizler nezdinde büyük bir endişe uyandırdığını dile getiren Toprak, çevre politikalarına yönelik eleştiri ve endişelerini sert bir dille aktardı.

AK Partili Mahmut Toprak’ın bu konuşmasını dinleyenler ‘Maşallah sanki muhalefet partisi İl Genel Meclis Üyesi gibi konuşup, iktidarı eleştirdi’ diyemeden kendilerini adamadılar.

Buda kesilmiş kütük seli!.

Yağmurların sel olup, derelerde taştığı ve bir çok köy merkezini bastığı Ardahan’da katliam denecek vahşi bir kesimle yere serilen sarıçamlar sele kapılan ağaçlar misali yok ediliyor..

Ardahan’da orman kesimine tepki: ‘Bu katliamı durduralım’

Ardahan Göle Dernekler Federasyon Genel Başkanı Eren Küpeli, Göle ilçesinde orman kesim işlerini yapan şirketin damgasız ağaçları kestiğini ileri sürdü: “Bu katliamı durduralım.”

Ardahan’da Göle ilçesinde orman kesim işlerini yapan şirketin damgasız ağaçları kestiğini ileri süren Ardahan Göle Dernekler Federasyon Genel Başkanı ve Okçu Köyü Dernek Başkanı Eren Küpeli, “Bu katliama dur demek için vicdanlı insanlara, STK ve siyasilere çağrıda bulunuyorum. Bu sorun hepimizin sorunu, buyurun gelin bu sorunu hep birlikte yok edelim. Gelin arkamızda durun, bu katliamı durduralım” dedi.

Küpeli, “Bu sorun hepimizin sorunu. Buyurun gelin, bu sorunu hep birlikte yok edelim. Bu sorun benim çocuğumun, sizlerin çocuğunuzun geleceğinin yok olması sorunudur. Bu sorun milli servet sorunudur, bu sorun yaşam sorunudur, bu sorun oksijen sorunudur.

Orman İşletmesi Müdürlüğü, Çevre Şehircilik Bakanlığı bu ağaçları kesmek için kendine rant yolu açıyor. Gelin arkamızda durun bu katliamı durduralım” çağrısında bulundu.

Oruç Ayı Muharrem Ayında

Yaş odun kesilemez dense de!

Muharrem orucu tutulan şu günlerde, ‘Hiçbir şekilde su içilmez, et yenmez; bir cennet meyvesi olduğu düşüncesiyle elma yenmez; soğan, ekmek vb. şeyler kesilmez, hayvan kesilmez, yaş odun kesilmez, aynaya bakılmaz, saç taranmaz, banyo yapılmaz, tıraş olunmaz, içki içilmez, eğlence yapılmaz’ dense de Ardahan’da yaş ve genç odunlar tek tek değil, toptan kesilip, doğranmaya devam ediyor.

Başta Göle’de olmak üzere ‘Gençleştirme, Genişletme’ adı altında bölgede yeniden başlayan orman kesimi esnasında genç ve yaş oldukları alenen görünen sarı çamlar tek tek değil, vahşice ve adeta katliam yapılırcasına doğranmaya devam ederken başta çevreciler olmak üzere yöre basını, ileri gelenleri ve muhalefetin sessizliği dikkatlerden kaçmıyor.

ARDAHAN’IN ORMANLARI İÇİN

ANKARA’YA ÇAĞRI

Ardahan’da son dönemde kamuoyunda tartışmalara neden olan orman kesim çalışmaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı. CHP Ardahan Milletvekili Özgür Erdem İncesu, Göle ilçesine bağlı Köprülü Beldesi Canibey Yaylası mevkiinde yürütülen üretim faaliyetleriyle ilgili Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

İncesu, bölgede yaklaşık 3 bin 200 metrelik üretim çalışmasının planlandığını, ancak vatandaşlardan gelen bilgiler doğrultusunda faaliyetlerin yalnızca “gençleştirme çalışması” olarak değerlendirilmesinin ötesinde ciddi soru işaretleri barındırdığını savundu.

Milletvekili İncesu, yaptığı açıklamada Ardahan’ın en önemli doğal zenginliklerinden biri olan orman alanlarının korunmasının hayati öneme sahip olduğunu belirterek, yıllardır devam eden kesim faaliyetlerine ilişkin denetim ve şeffaflık taleplerinin arttığını ifade etti. “Ardahan’ın Ormanını Ardahan Korusun” Konuya ilişkin sosyal medya hesabından da açıklama yapan İncesu, bölge halkının, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel paydaşların dile getirdiği endişeleri TBMM’ye taşıdıklarını belirtti.

İncesu açıklamasında, kesim faaliyetlerinin kapsamı, denetimi, ihale süreçleri ve çalıştırılan personelin durumuna ilişkin kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin aydınlatılması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

“Ardahan’ın doğasına, ormanlarına ve geleceğine sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bölge halkının talepleri doğrultusunda konuyu Meclis gündemine taşıdık. Ardahan’ın ormanını Ardahan korusun, Orman Bölge Müdürlüğü Ardahan’a kurulsun.” Dokuz Soruluk Önerge TBMM Başkanlığı’na sunulan soru önergesinde, Canibey Yaylası’nda planlanan çalışmalarla ilgili çok sayıda başlık yer aldı.

İncesu, Bakan Yumaklı’dan; * Kaç ağacın kesileceği, * Üretim miktarının ne olacağı, * Çalışmaların hangi teknik raporlara dayandığı, * İhalenin hangi kooperatif veya yükleniciye verildiği, * Çalışanların kooperatif üyesi olup olmadığı, * Taşeron işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı, * Son yıllarda Ardahan’daki orman üretim faaliyetlerinde yaşanan iş kazaları, * İş sağlığı ve güvenliği tedbirleri gibi konularda açıklama istedi. Orman Bölge Müdürlüğü Talebi Yeniden Gündemde CHP’li vekilin açıklamalarında dikkat çeken bir diğer başlık ise Ardahan’a bağımsız bir Orman Bölge Müdürlüğü kurulması talebi oldu.

İncesu, Ardahan’ın orman varlığına ilişkin kararların ve denetim süreçlerinin bölgenin ihtiyaçlarını daha iyi bilen yerel kurumlar tarafından yürütülmesi gerektiğini savunurken, yıllardır dile getirilen Orman Bölge Müdürlüğü talebini yeniden gündeme taşıdı.

SARIÇAMLARI DEVRİLEN GÖLE’DE

AĞAÇ KATLİAMINA KÖYLÛDEN DESTEK!..

Başta Ardahan’ın Göle ilçesinde olmak üzere bir çok alanda Orman Müdürlüklerince yapılan orman katliamına Orman Köylülerinin destek verdiğini belirten Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve ARSİAD Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, ‘Bölgede yaşanan orman kesimleri gibi onca sorun karşısında sesiz kalıp, oralı olmayan stk’ların yanı sıra bölge basının duyarsızlığı, barolar, diğer sivil toplum kuruluşları, muhalefet parti temsilcileri başta olmak üzere siyasiler gibi Orman Köylüleri de suçludur’ dedi.

KASABIN KÖPEĞİ MİSALİ!

Gazeteci Fakir Yılmaz gazeteci geçinip, gerçek sorunları görmeyen ve başta kışları kaz, yazları saz gecelerinde bol bol poz veren stk başkanlarına olmak üzere siyasilere, iş insanlarına yayın evi, stüdyosu olmayan, siyasilere uzattıkları sahte mikrofonlarla haber yapanların olduğu gibi bölgede ki kurum ve kuruluşların görmediği diğer bir olayda Orman Köylülerin ağaç katliamına ortak oluşlarıdır.

‘Yerelde olduğu gibi ulusalda ses getirmeyen içi boş festival, şenlik gibi sözde etkinliklerle bölgeye sahip çıktıklarını belirten stk’ların yanında orman katliamında, kesimde küçük çıkarları uğruna taşımada para kazanan orman köylülerin ağaç katliamının baş suçlularıdır’ diyerek asıl önemli diğer bir sorunun da bu katliama ortak olan orman köylerinin muhtarları, azaları, hızarcıları, traktörülerdir’ diyen Gazeteci Fakir Yılmaz orman kesimini çeken duyarlı stk başkanlarına muhabirlerimize saldıran, orman katliamının yaşandığı alana sokmayan Orman Korum Muhafızlarından çok bu katliama ortak olan Orman Köylüleridir’ diyerek yaşanan katliama bir başka yönüne dikkat çekti.

Bu durumun adeta Demircinin köpeği hikayesine ve Bölge Orman Köylüsünün bindiği dalı kesen masala benzediğine dikkat eken AGC/ARSİAD Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz bölgede yaşanan bu katılama göz yuman herkesi kınadığını da belirtti.

Tartışmalar Sürecek Gibi Görünüyor.. Özellikle Göle ve çevresindeki ormanlık alanlarda son yıllarda gerçekleştirilen kesim faaliyetleri zaman zaman kamuoyunda tartışmalara neden olurken, üretim çalışmalarıyla ilgili farklı görüşler de bulunuyor.

Yetkililer söz konusu uygulamaların ormancılık mevzuatı çerçevesinde ve teknik raporlar doğrultusunda yürütüldüğünü belirtirken, bazı vatandaşlar ise kesimlerin boyutu ve denetim süreçleri konusunda daha fazla şeffaflık talep ediyor. CHP Ardahan Milletvekili Özgür Erdem İncesu’nun soru önergesine Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilecek yanıtın, Ardahan’daki orman çalışmalarıyla ilgili tartışmalara yeni bir boyut kazandırması bekleniyor.

AK PARTİLİLERİN BİLE KARŞI ÇIKTIĞI

ORMAN KESİMİ YENİDEN!

5 Haziran Dünya Çevre Günü dolaysıyla bir açıklama yapan AK Parti Ardahan İl Teşkilatının, ‘Bir ağacı yaşatmak geleceği yaşatmaktır. Bir damla suyu korumak medeniyeti korumaktır. Ve bugün Türkiye, yalnızca kendi çevresini koruyan bir ülke değil; çevre adaleti, iklim sorumluluğu ve sürdürülebilir kalkınma konusunda küresel ölçekte söz söyleyen öncü ülkelerden biridir.’ derken aynı Ardahan’da orman kesimine tepkiler gün geçtikçe artıyor.

Meydana gelen trafik kazası ardından 25 yaşındaki Ömürcan Çelik’in kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiği Ardahan AK Parti İl Teşkilatının, ‘Bu anlayışın en önemli göstergelerinden biri olarak ülkemiz, Kasım ayında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’e Antalya’da ev sahipliği yapacaktır. 196 ülkenin temsilcilerini buluşturacak bu tarihi zirve, yalnızca bir diplomasi platformu değil; insanlığın ortak geleceğine ilişkin kararların şekilleneceği küresel bir vicdan buluşması olacaktır.’ diyerek 5 Haziran Dünya Çevre Gününü kutladığı, AK Partili Göle İl Genel Meclis Üyesi olan Mahmut Toprak bölgede yeniden başlayan orman kesimlerini sert bir dille eleştirdiği Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Dedeşen Mahallesi (Köyü) Yaylasında yapılan ağaç kesimi yerel ve ulusal basına yansımasıyla tepkiler yeniden artmaya başladı.

İktidar partisi AK Partililerin, ‘5 Haziran Dünya Çevre Günü kutlu olsun.’ diyerek çevre gününü kutladığı bir esnada, ‘Herkes sessizliğe bürünmüş memleketimizin sarı çam ormanları yok ediliyor. Bölgemizin tek geçim kaynağı olan hayvancılık doğa katliamlarıyla bitiriliyor kesimi yapan kurum amirleri tahin sürelerini doldurup gidecek bu memleket bu köyler bu ormanlar bizim sahip çıkalım resimde de görüldüğü gibi ne çürüyen nede yaşlı ağaç kesimi yapılmıyor tamamı ince ve genç ağaçlar.’ diyen vatandaşlar her yıl aynı adlarla katliam derecesin de yapılan Oman katliamına tepki göstermeleri yerelin olduğu gibi ulusal basının manşetlerinde yeniden yer alamaya başladığı görüldü.

ORMANLARI BİZ KESERSEK NORMAL, MÜTEHİT KESERSE KATLİAM!

Bir zamanlar oldukça büyük bir alanı ormanlık olan ve Evliya-Çelebinin adına ‘Meşe Ardahan’ dediği Ardahan’da her yıl ‘Genişletme, yenileme, güncelleme’ denerek katliam derecesine varan orman kesiminine yönelik tepkilerin yeniden arttığı şu günlerde Orman Müdürlükleri başta olmak üzere yerel idarecilerinde ‘Bu yönde ortaya konan tepkilerin samimi olmadığı, buna nede ise bölge köylüsünün kesimin kendilerine verilmesi hallinde sustuğunu, oralı olmadığı, göz yumduğu gibi kesimini destelediği ama bu kesimin kendilerine değil, müteahhit firmaya verildiği takdirde Orman Katliam denerek kıyametler koparıp, savunmaya geçtiklerini belirtmeleri’ bölgede yaşanan kesimin bu ilginç durumunun görüldüğü Ardahan’da her yıl yapılan orman kesiminin katliam değil, bakım olduğunu ancak burada ilginç bir durumun yaşandığını ileri sürdükleri de görülmekte.

Yılmaz: B ölgede ki Ağaç Katliamına

Köylülerden Gizli Destek Var!

Ardahan’ın Göle ilçesi başta olmak üzere birçok bölgede Orman Müdürlüklerince yapılan orman kesimlerine, orman köylülerinin destek verdiği belirtiliyor. Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve SARDAFED, ARSİAD Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, orman kesimlerinin yarattığı sorunlar karşısında sessiz kalan sivil toplum kuruluşları, barolar, muhalefet partileri ve bölge basını gibi orman köylülerini de eleştirdi.

‘Zeytin ağaçlarının, dut fidanlıklarının maden aramaya, inşaat yapmaya devam ettiği ülkede gerçek doğa severlerce bu yönde yapılan eylem ve tepkiler karşında sus/pus olanların orman kesimi diyerek bağırmaları samimi bir durum değildir’ diyen Gazeteci Fakir Yılmaz, Göle’de kapatılan Orman Müdürlüğüne tepki göstermedikleri gibi Erzurum’un bölge ormanları üzerinde etkisini sürdürmek için Göle’nin içine kadar diktiği sınır levhasının göremeyen bölgede ki orman köylülerinin küçük çıkarlar uğruna orman kesimlerine ‘gizlice’ destek verdiklerini ve bu katliamın baş suçluları arasında yer aldıklarını vurguladı.

Bu orman kesimlerinin yapıldığı Hanak’ta eşimle birlikte kesim alanına gidip, resim ve görüntü çektiğim sırada bana, ‘Biz yemiye alıp para kesiyoruz, kestiğimiz ağaçları traktörlerimizle taşıyıp para kazanıyoruz’ diyerek tepki gösteren Hanak’lı köylülerle ilgili ona haber yappan biri olarak bu sözde tepkilere inanmadığını belirten Yılmaz, “Bölgede yaşanan orman kesimlerine karşı sessiz kalan ve içi boş festival, şenlik gibi sözde etkinliklerle bölgeye sahip çıktığını iddia eden sivil toplum kuruluşlarının da bu katliamlara sanal ortamlarda yalandan, desinler için yazdıkları bir iki kelime ile sözde tepkileriyle bu orman katliamına asıl suç ortaklarıdır,” dedi.

‘Bunca ormanımız var. Ama çalınan ağaçları tahtaya çevirmekten öteye geçmeyen bir iki hızarcıdan başka neden Bolu’da diğer kentlerde olduğu gibi Ağaç sanayisinin olmadığını, bu ormanlardan niye bir kaşık, bir beşik, bir çocukların kayası iç için kızak yapılmadığını sormayan bölgenin Orman köylerinin muhtarları, azaları, hızarcıları ve traktör sahiplerinin de bu katliamda önemli bir rol oynadığını belirten Gazeteci Fakir Yılmaz, duyarlı sivil toplum kuruluşu başkanlarına ve gazetecilere saldıran orman köylülerinin de sorunun bir parçası olduğunu ifade etti.

Orman köylülerinin, orman koruma muhafızlarından daha fazla bu katliama ortak olduğunu belirten Yılmaz, yaşanan duruma dikkat çekti.

AGC/SARDAFED, ARSİAD Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, geçen yıllarda yaptığımız, yazdığımız onca durumun bu yıl yeniden yaşandığı bu durumun, “Demircinin köpeği” hikayesine ve “Bindiği dalı kesen” masalına benzediğini söyledi. Yılmaz, bölgede yaşanan bu katliama göz yuman herkesi kınadığını belirterek, bu duruma duyarlı olunması gerektiğini vurguladı.

ORMANLAR YALNICA YANMIYOR,

KESLİLEREKTE YOK EDİLİYOR!..

Yakıcı havaların tüm etkisiyle hüküm sürdüğü şu günlerde geçen yıllara nazaran bu yıl daha çok çıkan orman yangınların tartışılırken bir orman katliamı da bizzat resmi kurumlar tarafından yapılıyor.

Kışın saz, kaz yazın saz etkinliklerinde halay çekmekten başını kaldırmayan stk’ların, tatil keyfine çıkan siyasilerin ortada görünmediği, basının resmi kurumlardan gelen hazır bilgileri, 2al yapıştır2la habercilik yaptığı bir zamanda ‘Gençleştirme, yenileme ve genişletme’ adı altında ‘Sadece yaşlı ağaçları kesiyoruz’ diyen Orman Bakanlığının özel sektöre ihale ettiği orman kesimi işini yapan firmalar daha çok para kazanmak için yaşlı, genç demeden çamları devirmeye devam ettiği yeşil çamlarla çevrili Ardahan’da yeni bir orman katliamı daha yaşanıyor.

Orman katliamını yerinde inceleyen ve kendisine ait sanal sayfada yaşanan katliamı ağlarcasına görüntüleyen Ardahan Göle Dernekler Federasyonu Başkanı Eren Küpeli, ‘ülkede ormanlar yanıyor diye kızılca kıyamet koparanların Ardahan yöresinden vahşice doğranarak, yere serilen sarı çamları her nedense kimse görmüyor, görmek istemiyor’ dedi.

Kura Vadisi’nin etrafındaki parçalanmış dört küçük sarıçam ormanından ve bu ormanları çevreleyen çayırlardan oluşan Ardahan dağları ve vadilerine bulunan ormanlarıyla ülkenin en az ormanın olduğu İller sıralamasında Ardahan son sıralarda yer alırken bu kesimlerin var olanları da yok etmekten öte bir şey olmadığını söyleyen GÖL/FED Başkan Küpeli, aralarında kara çaylak, şahin, kızıl şahin, küçük orman kartalı, delice ve doğan, kara akbabanın da dahil olduğu çok sayıda akbaba ve kartal türü ve önemli kuş ürediği orman yol edilirken insanlar ve dünya için oksijen depoları gibi hayvanların yuvalarının da yere serilen çamlarla yok edildiğini belirtti.

Kendilerine çevre dostu diyen stk’ların, siyasilerin, aydınların nerede olduğunu ve niye bu her yıl yaşanan orman katliamına karşı çıkmadığını da soran Göle Dernekler Federasyonu Başkanı Eren Küpeli ‘köylere giden yolların olağanüstü bozuk olmasına rağmen orman kesimi için ormanların içine yapılan yolların asfalt gibi yollarını aratmadığını da belirtip, bunun ağaçları daha iyi kesip, taşımak için olduğunda söyledi.

Göle’nin ormanlarını kurtaramadılar,

İstanbul’a incir ağacı diktiler!..

Başta Göle’de olan üzere Ardahan’ın yalanız çamlarının yanı sıra Göle’nin yeşil çamlarını ‘genişletme, yenileme’ adı altında her yıl vahşice ve katliam derecesine kesilmesi karşında başarısı olan stk’lardan Göle Dernekler Federasyonu Göle’de yapılan çam kesimlerini önlemeyi başaramazken, İstanbul’a incir ağacı dikti.

Göle’de ki ormanları kesmekle ünlü Orman bakanlığının yurt genelinden gerçekleştirdiği Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında Bir fidan alıp, diken Göle Dernekler Federasyonu yöneticileri verdikleri pozla iş yaptıklarını belirtirlerken Göle’de ve Ardahan’da her yıl yaşanan orman kesimini neden engelleyemediklerinin konusunda ki duyarsızlıklarını da bir kez daha ilan etmiş oldular.

Önümüzde ki aylarda yapılacak olan ve mevcut yönetimi başarısız gören bir çok isimin başkanlığına ve yönetimine aday olduğu Göle Dernekler Federasyonunun İstanbul Sulatnbeyli, Pendik ilçeleri arasında bulunan ve zaten ormanlık alan olan ormanlık alanda bir afiş bir fidanla verdiği pozla ‘orman seven stk’ olarak görünmeye çalışmasını gören Göleliler, ‘Göle’nin ormanlarını kurtarmadılar, İstanbul’a incir ağacı diktiler’ diyemeden kendilerini alamadılar.

Göle’de ağaç katliamına köylüler destek mi veriyor?

Ardahan’ın Göle ilçesi başta olmak üzere birçok bölgede Orman Müdürlüklerince gerçekleştirilen orman kesimlerine, orman köylülerinin destek verdiği ileri sürüldü. Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve ARSİAD Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz, orman kesimlerinin yarattığı sorunlar karşısında sessiz kalan sivil toplum kuruluşları, barolar, muhalefet partileri ve bölge basını gibi orman köylülerini eleştirdi.

Yılmaz, orman köylülerinin küçük çıkarlar uğruna orman kesimlerine destek verdiklerini ve bu faaliyetlerin baş suçluları arasında yer aldıklarını vurguladı. Yılmaz, “Bölgede yaşanan orman kesimlerine karşı sessiz kalan ve içi boş festival, şenlik gibi sözde etkinliklerle bölgeye sahip çıktığını iddia eden sivil toplum kuruluşları da bu katliamın suç ortaklarıdır” dedi.

Orman köylerinin muhtarları, azaları, hızarcıları ve traktör sahiplerinin de bu süreçte önemli bir rol oynadığını belirtti. Duyarlı sivil toplum kuruluşu başkanlarına ve gazetecilere saldıran orman köylülerinin de sorunun bir parçası olduğunu dile getirdi.

Orman köylülerinin, orman koruma muhafızlarından daha fazla bu katliama ortak olduğunu belirten Yılmaz, yaşanan duruma dikkat çekti.

Gazeteci Fakir Yılmaz, bu durumu “Demircinin köpeği” hikayesi ve “Bindiği dalı kesen” masalına benzettiğini ifade etti. Yılmaz, bölgede yaşanan bu katliama göz yuman herkesi kınadığını belirterek, bu duruma duyarlılık gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

DERNEK BAŞKANI ACAR DAĞ’DAN

MUSTAFA KÜPELİ’YE AĞIR SUÇLAMA..

Kirasını ödemediği için icralık olup, 5 yıldan fazladır bulunduğu genel merkezinden kapı dışı edilen Ardahan Dernekler Federasyonu Arda-Fed’in Çevre ve Doğa Komisyonu ve Serinçayır (Çölpenek) Köyü Kültür Derneği Başkanı Acar Dağ’dan Mustafa Küpeli’ye ağır suçlamalar.

Küpeli’nin kendi özel çıkarları uğruna önüne engel olduğunu ve stk’ların içine sızmış bir ajan olduğunu ileri süren Acar Dağ’ın Mustafa Küpeli ile ilgili iddiaları şöyle;

KONUŞMAYAYIM DİYORUM AMA BİZ SUSTUKÇA BİRİLERİ SUSTURDUM ZANEDİYOR

Ardahan Dernekler Federasyonu Doğa Komisyonu çalışmalarına engel çıkartıp, kendini ön planda tutmaya çalışan, elindeki gazete ve sosyal haber kanallarını silah gibi kullanmaya çalışanları bu toplumun beynini karıştırdığı sürece Hiç bir stk dan başarı beklemeyin, bunlar gazeteci değil, stk’ların içine sızmış birer ajandır, bunlar menfaat çıkar üzerine kurulmuş kendini Ardahan’ın beyni sananlar bir gün mutlaka çamurlu su olarak ayaklar altına sızarlar.

BÖLGEMİZDE DOĞAMIZ KATLEDİLİRKEN, ARDA-FED DOĞA KOMİSYON ÇALIŞMALARINI SABOTE ETMEYE ÇALIŞAN BU KOMİSYONU YOK SAYARAK GAZETESİNİN GÜCÜNE GÜVENİP SÖZDE KENDİ BAŞINA PANELLER, TOPLANTILAR DÜZENLEYEN ŞOV YAPAN BİRİLERİNİN OYUNUNA GELMEYECEĞİZ.

Kendiliğinden var olan ve insan etkinliğinin dışında kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren, canlı ve cansız nesnelerden oluşan doğamızın varlığını yok eden ve bunu fırsata çevirenler.

ÇOK CESUR GAZETECİ İSENİZ ARDAHAN YALNIZ ÇAM VE GÖLE ORMANLARI YILDIZ ENTEGRE VE KASTAMONU GRUP, 2 DEV ŞİRKETE PEŞKEŞ ÇEKİLDİĞİNİ NEDEN YAZAMIYORSUNUZ,

Doğanın nimetlerinden faydalanmak isterken, doğa üzerinden ticaret yapmak, doğayı rant kapısı görmek demek doğanın genleriyle oynamaktan Sadece Ardahan’ımızı değil dünyanın kaderiyle oynamak ve Dünyanın geleceğini yok eden büyük bir tehlikenin içerisindeyiz.

Doğa sever gibi duruş sergileyenler, doğa katledilirken bunu fırsata çevirenler, Doğa üzerinden Şov yapmaya kalkışanlar, STK LAR, Gazeteler, Gazeteciler, amacın Doğayı korumak, kurtarmak olmadığını açık ve net 2024 yılı içerisinde çok iyi anladım.

BİZ ORMAN KESİLMESİN DİYORUZ, SİZ DİYORSUNUZ HIZARLA DEĞİL VİNÇ İLE KESİLSİN. ORMANI DAHA HIZLI KESTİRMEK İÇİN ÖNERİ SUNUYORSUNUZ.

Birileri kendini ön planda tutmak için çabalarken, Gerçek anlamda doğaya aşık, var gücü ile uğraş verirken, aman bunu engelleyelim biz öne çıkalım, paneller düzenleyelim, ORMAN VİNÇ İLE KESİLSİN şov yapalım gazetelere çıkalım canlı yayınlara çıkalım biz konuşalım, ARDA-FED doğa komisyonuna Fırsat vermeyelim çabası içerisine girenler sonrada herkes kabuğuna çekilir, biz kendimizi kahraman ilan ederiz düşüncesi var oldukça başarılı olamayız.

Bu durum da burada bireyleri değil doğayı öne çıkartmalıyız, hiç bir birey, hiç bir dernek, hiç bir federasyon burada tek başına başarı elde edemez, zaten amaç doğa için başarı elde etmek değil, niyet sadece birileri kendini ön planda tutması demektir, egoistliktir.

Ardafed doğa komisyonu çalışma başlattı, bunu duyan egoistler hemen şovlarına başladılar, yıllardır kesilen ormanları görmeyenler sanki orman yeni kesilmiş gibi hemen baş rollere soyundular, siyanür ile zehirlenecek olan ve ormanı peşkeş çekilen Ardahan’ımızı kurtarmak için İstanbul’da sadece üç beş dernek ile toplantıları düzenleyen Göle Fed, Göle’de Sadece 10 kişinin katıldığı panel düzenleyen Gazeteci, yıllardır duyduğumuz alıştığımız konular, aynı söylemler, biz bunları zaten biliyoruz, ama sahaya inmeye korkarlar. Paneller toplantılar bitti herkes evine döndü konuşmalar orada kaldı ve unutuldu, sonuç sıfır.

Kendini Göle’nin abisi hatta Kars Ardahan Iğdır’ın abisi olarak tanımlayan, her platformda kendini onursal başkan diye tanıtan Gazeteciye üç kuruş para ver hiç haber değeri olmayan konuları manşet yapar, ama doğa ile ilgili önemli bir konuyu sevmediği kişinin ona para vermeyeni haber yapmaz, yani bu gibi kişiler bu toplumun başına bela olmuş, atom karınca gibi her yere zıplayan Mustafa Küpeli ve avanesi olan şahsiyetler ölmediği sürece bu toplum doğru yolu bulamaz.

Arda-Fed Çevre ve Doğa Komisyonu

ve Serinçayır Köyü Kültür Derneği Başkanı Acar DAĞ

Ormanları kıtır, kıtır kesilirken

Siyanürlü Altın için sondajlar kurulurken

GÖLELİLER FESİTVALE, CIRTIK ATMADA!

Ardahan’ın mera olan doğasının büyük bölümü de bu barajları yapan ağır tonajlı araçlar tarafından rast gele verilen geçişler dolaysıyla bir sakız gibi çiğnenip, kullanılmaz hale geldiği görülüyor.

‘Gençleştirme yapıyoruz’ adı altında yetkisinde bulunan ormanları vahşice doğrayarak yok ettiğiyle suçlanan Orman İşletmelerinin yanı sıra Ardahan Çevre ve Orman Müdürlüğü de bölgede gerçekleştirilen HES Barajlarına olduğu gibi bu barajların yapımına malzeme sağlayan Taş, Kum ve Beton Santrallerine de gelişi güzel izin verdiği de görülüyor.

Son olarak Hanak İlçesi Sevimli, Çıldır İlçesi Kotanlı, Köroğlu HES’lerine malzemesi için kum ocaklarana ve beton santrallerine izin verildiğini belirtilen Çevre Müdürlüğü daha önce de, Doğal Hayatı Koruma alanı olarak ilan edilen Posof’ta gerçekleşen üç HES Barajına ve bu barajların yapımı için kum ve de beton santrallerine izin vermişti.

Petrol ve Doğalgaz yetmedi, Demiryolu.

Son yıllarda çevreye büyük hasar veren yatırımların ard arda yapıldığı Ardahan İl sınırları içinde ki BTC ve BOTAŞ tarafından gerçekleştirilen petrol ve doğalgaz boru hatlarının yapımı sırasında metre karelerce mera alanları kullanılmaz hale gelmişti.

BTC ve Botaş tarafından gerçekleşen petrol ve doğalgaz hattının bitimi ardından şimdi de Kars-Tiflis-Bakü Demir yolu için mera alanları, tarlalar hatta köylerin dinamitlerle, ağır tonajlı araçlarla, taş, kum ve beton santralleriyle yok ediliyor.

Kısacası birkaç yıl önce BTC ve Botaş tarafından yapılan iki boru hattının inşası ardından şimdi de Çıldır, Posof ve Hanak’ta yapımlarına başlanan HES Barajları, Ardahan, Siyanürlü Altın’da aranacak olan Göle, Hanak, Damal’da süren ağaç kesimi ve ile Çıldır’da yapımı son sürat devam eden Demiryoluyla Ardahan’ın güzelim, bin bir çiçekli, çam kokulu doğası katledilmeye devam ediyor, yetkili ve ilgililer gibi Ardahanlılarda seyrediyor.

Doğranan ağaçlar nereye götürülüyor, kime, nasıl, hangi ihale ile satılıyor?..

Başta Posof’ta olmak üzere doğayı kullanılmaz hale getiren Doğalgaz geçerken, bu imkandan halen faydalanamayan, yapımları süren HES Barajlarında bir Ardahanlı bile çalıştırılmayan, sınırları içinde iken son anda değiştirilen projesiyle bölgeye hiçbir faydası olmayacak denilen Kars-Tiflis-Bakü Demir Yolu’nun doğasını katlettiği görülen Ardahan vahşice doğranan ormanlarından da faydalanamıyor.

Kesilen binlerce ağcın depolanmasına bile sınırları içinde izin verilmediği görülen Ardahan’ın kesilen ağaçları da Erzurum ili sınırları içinde bulunan Karınca düzündeki depolara taşındığı ve bu ağaçların bir dalından bile faydalanılmadığı da olayın diğer acı bir yönü olması dikkatlerden kaçmıyor.

Bu güzelliklere kıymayın efendiler!

‘Yenileme ve Genişletme’ adı altında yapılan orman kesiminin adeta sarıçam katliamına döndüğü Kafkas Arısın Gen Merkezi bin bir çiçekli yaylalara sahip, Ardahan’da yapılan 3 HES barajına bir yenisi daha eklenmeye ve kentin simgesi Kura Nehrinin önüne yapılacak olan Beşikkaya HES Barajıyla yönünü Çoruh nehri üzerinde yapılan barajlara akması için planlar hazırlanırken şimdi de ‘Çok Altın var’ denerek bölgede siyanürle Altın aranacağı yönünde bir firmaya ruhsat verildiği öğrenildi.

Bir dönemde ‘petrol var’ denerek diğer adı Dağ arısı olan Kafkas Arısının baş ürettiği bin bir çiçeğe bürünmüş doğasının delik değiş edildiği Ardahan’da geçen Bakü-Tiflis-Ceyhan Doğalgaz Boru Hattın ile Tanap’ın geçirdiği ikinci petrol ve doğalgaz boru hattıyla yeşil ormanlarla süslü doğasının yanında tarihi kalıntıların yok edildi.

Yaylarında ‘yazlık ev’ adı altında betonlara boğulduğu görülen Ardahan’ın Göle ilçesi ovası peynir şıratlarının gelişi güzel doğaya bırakılan mandıralarla dolarken Çıldır ovasının ortasında geçirilen Aktaş Gümrüğüne giden yol ova gibi DSİ’nin derelerin suyunu bir araya toplama çalışması da başta Alabalıkları olmak üzere birçok su ürünü yok etti.

Göle’den sonra Ardahan merkez Çamlıçatak (Gölebert) Ormanlarından devam eden orman kesiminin ara verilmeden devam ettiği Ardahan’da katliam derecesine varan orman kesimleri ardından toplanan çamların depolara taşınırken, bu ormanların kesimine katkı sunan köy muhtarları da stk ve siyasiler gibi sesiz kaldılar.

Ormanları gözleri önünde kesilen köylünün de ‘Belki bir iki dal da bize düşer..’ diyerek yaşanan orman katliamına gözlerini kapatarak katliam derecesine varan orman kesimine karşı duyarsız kaldığı görülen Ardahan’da milletvekillide festival ve şenlik kurdelesi kesmekle meşgul olurken, Belediye ve İl Genel Meclis Üyeleri gibi ‘halkın haklarını savunacağız’ diyerek halktan aldıkları oyları ile seçilen köy azaları da diğerleri gibi yaşanan onca soruna olduğu gibi orman kesimine karşı sesiz kalanlar arasında yer aldılar.

Orman kesimleri gibi dere ve nehirlerinin önü HES Barajlarıyla kesildiğinden dolayı değişen doğası dolaysıyla Temmuz ayı boyunca yağan yağmurlarla verim vermeyip, çürüyen ekili alanları gibi yağmurun yıkadığı çiçeklerden bal alamayan arıların da zor günler yaşadığı Ardahan’da yaşanan bu duyarsızlık hâlâ devam ediyor.

DEM PARTİ AÇILIK GREVİNE DEĞİL, 3 KİŞİ İLE BASIN AÇIKLAMASINA GİTTİ! *GOTAYI ALDILAR.. *SAHARA TAMAM DA YA SARI ÇAMLAR?! GONTLARA SES ÇIKARMADILAR! * yazısı ilk önce Kuzey Anadolu Gazetesi - Ardahan Haber üzerinde ortaya çıktı.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: kuzeyanadolugazetesi.com
Haber metni ve görseller kuzeyanadolugazetesi.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Teknoloji
Yayın: 31 Ekim 2026 20:47 · Kaynak: kuzeyanadolugazetesi.com
Kaynağı Oku ↗