Yeni Yılda Eğitim Ve öğretim
YENİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI. 2026 -2027 öğretim yılı tüm öğrenci ve öğretmenlere hayırlı ve uğurlu olsun. Bugün okullar açıldı. Yaklaşık 17 milyon öğrenci, 1.200.000 öğretmen ders başı yapıtı. Türkiye’de eğitim sorunu devam etmektedir; Öğretmen açığı ve dağılımı dengesiz. Müfredat programlardaki değişiklikler başlı başına sorun. PISA/TIMSS gibi uluslararası sınavlarda Türkiye’nin başarı oranı düşük, okuma, matematik,fen ve okuryazar oran açısında OECD ortalamasının altındadır. Eğitimde fırsat eşitsizliği bölgelere ve yörelere göre dengesizlik devam ediyor. Dijital eşitsizlik kırsal bölgelerde internet ve teknoloji erişimi yetersiz, Öğretmen atamalarında bölgesel ve yöresel eşitsizlik devam ediyor. Yapılan açıklamalara göre; 55 ilde kadro açığı 80.000’in üzerinde.62 ilde yaklaşık 71 bin ücretli öğretmen görev yapmaktadır. 81 ilde 100.000’e aşkın ücretli öğretmen görev yapmaktadır. Bu sayı giderek artmaktadır. Ücretli öğretmenlerin güvencesi yoktur. Kitap yetersiz,, temizlik sorunu yetersiz. Öğretmen açığı büyümektedir. Eğitimin demokratik,laik,bilimsel ve kamusal olmaktan çıkarıldığı ve öğretim bir yasasının yok sayıldığı bir süreç izlenmektedir. Zorunlu din dersi;4+4+4 olarak bilinen eğitim modeli, imam hatip okullarının imam ve müftü yetiştirmek amacını taşıyan sayısını artırılması ve meslek statüsü amacı taşımamasına rağmen aynı statüte gösterilmesi ve öğretim birliği yasasını delen standart eğitim kurumlarına dönüşmesi en büyük sorunlarından birisidir. Eğitim bugün cemaat ve tarikatlara tarafından yönlendirilmektedir. Öğretmenler arasındaki ayrımcılık ve kayırmalar devam etmektedir. Öğretmenlerin temel hak,özlük ve ekonomik haklarının yetersiz, kalması, öğretmen İstihdamında az talep dengesi olmaması, eğitim planlamasının sağlanmadığı, sözleşmeli ve ücretli öğretmen uygulamasının giderek çıkmaza girdiği bir süreç yaşanmaktadır..Üniversitelerde özerkliğin tanınmaması öğretim açışımda ciddi sorun yaratmaktadır. Bireysel ve toplumsal yaşamda refah düzeyinin artırma hedefleyen eğitim dinsel eğitimden uzak olmalıdır. Çağdaş eğitim nesneldir, objektif ve uygun bir eğitimdir. Özünde doğa yasaları vardır. Hurafelere yer yoktur. Ürettiğine ekonomik değer katar. Dinsel eğitimin topluma ekonomik katkısı. yoktur. Çağdaş eğitimde bireyler üretime akıllarını katarlar, sorgular, araştırır ve bulurlar. Teknoloji gelişimini şüphe kurgulayan araştırmalara borçludur Dinsel eğitimde sormanın, araştırmanın ve sorgulamanın olmadığı dinin siyasetin istismar aracı olarak kullanılmasının nedeni de bundan kaynaklamaktadır. Ülkemizin çağdaş uygarlıkta hak ettiğini almasını istiyorsak; ihracatımızın içinde teknoloji ürünlerin artması gerekir. Buda ancak,temel birlimdeki fizik,kimya,biyoloji,matematik ve jeoloji eğitimin gelişmesini bağlıdır. Eğitim tüketim aracı değildir. Eğitim yatırım ve üretim aracıdır. Eğitim kalkınmadır, eğitim refahdır, eğitim insanlaşmadır.
Bu haberi kaçırmayın 12 Eylül 1980 faşist Cuntası Devamını Oku Bu haberi kaçırmayın BES, TES vallahi artık PES!
Kategori: Eğitim
Yayın: 17 Eylül 2026 06:28 · Kaynak: tunceliemek.com.tr