Habermetrik
← Ana Sayfa
17 Eylül 2026 07:48 · Güncelleme 10:24
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Ankara Neden 06, İstanbul Neden 34? İşte Plaka Hikâyesi

Ankara Neden 06, İstanbul Neden 34? İşte Plaka Hikâyesi
Görsel kaynağı: sabirgazetesi.com

Türkiye’de trafikte karşılaştığımız iki haneli plaka kodları, araçların hangi ile kayıtlı olduğunu göstermenin çok ötesine geçmiş durumda. 06 denildiğinde Ankara, 34 denildiğinde İstanbul, 35 denildiğinde İzmir akla geliyor. Peki bu numaralar belirlenirken hangi kriterler esas alındı?

Özellikle “Ankara neden 06, İstanbul neden 34?” sorusu yıllardır merak edilen konular arasında yer alıyor. İlk bakışta bu numaraların şehirlerin nüfusu, tarihi önemi veya başkentlik gibi özellikleriyle bağlantılı olduğu düşünülebiliyor. Ancak gerçek çok daha basit.

Bugünkü il plaka kodlarının temelinde 1962 yılında yapılan alfabetik sıralama bulunuyor.

Plaka uygulaması Cumhuriyet’ten de eski

Türkiye’de araçlara plaka verilmesi, bugünkü sistemden çok daha eski bir geçmişe sahip.

Osmanlı döneminde motorlu araçların özellikle İstanbul’da yaygınlaşmaya başlamasıyla birlikte araçların tanınması ve denetlenmesi için çeşitli düzenlemeler yapılmaya başlandı. 20. yüzyılın başlarında artan otomobil sayısı, beraberinde trafik ve kayıt sistemine yönelik ihtiyaçları da ortaya çıkardı.

Araçlara numara verilmesine yönelik düzenlemeler 1914 yılı civarına kadar uzanıyor.

Ancak o dönemde kullanılan sistem ile bugün bildiğimiz 01’den 81’e kadar uzanan il plaka sistemi aynı değildi.

Bugünkü 01-81 sisteminin temeli 1962’de atıldı

Türkiye’de bugün kullanılan il plaka kodlarının temelini oluşturan düzenleme ise 27 Eylül 1962 tarihinde hayata geçirildi.

O dönemde Türkiye’de 67 il bulunuyordu. İller alfabetik sıraya dizildi ve her ile iki haneli bir kod verildi.

Listenin başında Adana bulunuyordu.

Bu nedenle:

01 Adana
02 Adıyaman
03 Afyon
04 Ağrı
05 Amasya
06 Ankara
07 Antalya

şeklinde bir sıralama ortaya çıktı.

Burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta ise 01 numarasının Türkiye’de takılan ilk fiziksel plaka anlamına gelmemesi.

01 Adana’nın ilk il kodu olması anlamına geliyor.

Ankara neden 06 oldu?

Ankara’nın plaka kodunun 06 olması, başkent olmasıyla doğrudan bağlantılı değil.

Adana, Adıyaman, Afyon, Ağrı ve Amasya’nın ardından Ankara geldi.

Böylece Ankara’ya 06 plaka kodu verildi.

Dolayısıyla Ankara’nın 06 olması, 13 Ekim 1923’te başkent ilan edilmesiyle ilgili özel bir numaralandırma kararı değil. Kod, dönemin alfabetik il sıralamasından ortaya çıktı.

İstanbul neden 34 oldu?

İstanbul için de aynı sistem uygulandı.

1962 yılında yapılan alfabetik sıralamada İstanbul 34. sırada bulunuyordu.

Bu nedenle İstanbul’un plaka kodu 34 olarak belirlendi.

İstanbul’un Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapması, Türkiye’nin en büyük şehirlerinden biri olması veya ekonomik açıdan önemli bir merkez olması plaka kodunun belirlenmesinde kullanılan kriterler değildi.

Yani 34 kodunun arkasında da alfabetik sıralama bulunuyor.

Aynı sistem İzmir’in 35, Antalya’nın 07 ve Bursa’nın 16 olmasını da açıklıyor.

Peki 67’den sonra plaka kodları neden alfabetik değil?

Türkiye’de bugün 81 il bulunmasına rağmen plaka kodlarının tamamı alfabetik sıraya göre ilerlemiyor.

Bunun nedeni sistem oluşturulduğunda Türkiye’de 67 il bulunması.

Daha sonraki yıllarda il statüsü kazanan yerleşim yerlerine, mevcut sistemin devamındaki numaralar verildi.

Bu nedenle:

68 Aksaray, 69 Bayburt, 70 Karaman, 71 Kırıkkale, 72 Batman, 73 Şırnak, 74 Bartın, 75 Ardahan, 76 Iğdır, 77 Yalova, 78 Karabük, 79 Kilis, 80 Osmaniye ve 81 Düzce oldu.

Bu nedenle günümüzde plaka kodlarına bakıldığında alfabetik sıralamanın 67’den sonra devam etmediği görülüyor.

Mersin neden 33?

Plaka kodlarıyla ilgili en çok merak edilen örneklerden biri de Mersin.

Bugün ilin adı Mersin olmasına rağmen plaka kodu 33.

Bunun nedeni, plaka kodlarının oluşturulduğu dönemde ilin adının İçel olması.

Alfabetik sıralamada İçel adına göre 33 numara verildi. Daha sonraki yıllarda ilin adı Mersin olarak değişti ancak plaka kodu aynı kaldı.

Bu durum, il isimlerinin zaman içerisinde değişmesinin mevcut plaka kodlarını otomatik olarak değiştirmediğini gösteriyor.

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da da benzer durum var

Plaka kodları oluşturulurken illerin o dönemdeki isimleri esas alındığı için bazı şehirlerde bugünkü isimlerle eski sıralama arasında farklılıklar bulunuyor.

Kahramanmaraş'ın 46 kodu da bu tarihsel sürecin örneklerinden biri.

Şanlıurfa ise plaka kodlarının belirlendiği dönemde Urfa adıyla 63 numarayı aldı.

Daha sonra şehirlerin isimlerinde yapılan değişiklikler, mevcut plaka kodlarının değiştirilmesine neden olmadı.

İlk plaka hangi otomobile takıldı?

Plaka sistemiyle ilgili en merak edilen sorulardan biri de Türkiye’de ilk plakanın hangi araca takıldığı.

Ancak burada kesin bir ayrım yapmak gerekiyor.

Türkiye’de araçların numaralandırılmasına yönelik uygulamalar Osmanlı dönemine kadar uzansa da ilk fiziksel plakanın hangi otomobile takıldığına ilişkin doğrulanmış ve herkes tarafından kabul edilen net bir kayıt bulunmuyor.

Bu nedenle internette zaman zaman ortaya çıkan “Türkiye’nin ilk plakası şu otomobile takıldı” şeklindeki kesin ifadelerin kaynağına dikkat etmek gerekiyor.

Bilinen tarihsel gerçek ise araçların kimliklendirilmesine yönelik uygulamaların 1962 yılındaki il kodu sisteminden çok daha önce başladığı.

Plaka kodları zamanla şehirlerin simgesi oldu

1962 yılında esas amacı araçların kayıtlı olduğu ili kolayca göstermek olan plaka kodları, yıllar içerisinde şehir kimliğinin önemli bir parçasına dönüştü.

Bugün 06 yalnızca Ankara’da trafiğe kayıtlı araçların plakasında görülen bir numara değil. Ankara’yı temsil eden kültürel ve sosyal bir sembol olarak da kullanılıyor.

Aynı şekilde 34 İstanbul, 35 İzmir, 16 Bursa ve 07 Antalya ile özdeşleşmiş durumda.

Spor kulüplerinden sosyal medya hesaplarına, hediyelik eşyalardan çeşitli tasarımlara kadar plaka kodları artık şehirlerin adeta kısa birer kimliği haline geldi.

Ankara 06, İstanbul 34 tesadüf değil

Sonuç olarak Ankara’nın 06, İstanbul’un ise 34 olmasının arkasında şehirlerin nüfusu, ekonomik gücü veya tarihi önceliği bulunmuyor.

Her iki kodun da temelinde 1962 yılında yapılan alfabetik il sıralaması yer alıyor.

Bugün milyonlarca kişinin günlük hayatında kullandığı bu iki rakamın hikâyesi ise aslında Türkiye’nin idari ve ulaşım tarihindeki önemli dönüşümlerden birinin izlerini taşıyor.

Kaynaklar: sabirgazetesi.com
Haber metni ve görseller sabirgazetesi.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Genel
Yayın: 17 Eylül 2026 07:48 · Kaynak: sabirgazetesi.com
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp