Nefes mi, heves mi?
- Nefes Kredisi'nin yeni dönemi 3 Kasım 2026'da başladı ve işletmelerin kafasında bir sürü soru var, ben de bu soruları tek tek sorup cevaplarını aramak istedim
- Bu kredi tam olarak ne veriyor?
Kocaeli Denge Gazetesi yazarı Erkan Karataş'ın kaleminden...
Nefes Kredisi'nin yeni dönemi 3 Kasım 2026'da başladı ve işletmelerin kafasında bir sürü soru var, ben de bu soruları tek tek sorup cevaplarını aramak istedim.
Bu kredi tam olarak ne veriyor? Oda üyesi KOBİ'lere firma başına 5 milyon liraya kadar kredi veriliyor (2,5 tan fazla alacak varsa da o da bizden değildir, zaten limitler şimdiden bitmiş durumda), vade 48 aya kadar çıkıyor, ilk 6 ay anapara ödenmiyor ve faiz%34 ile%36 arasında değişiyor, teminatı da bankanın yerine kefalet kurumu veriyor.
Nasıl başvuruluyor? Odadan ücretsiz ve e-imzalı bir faaliyet belgesi alıp vergi levhası, bilanço ve gelir tablosuyla birlikte anlaşmalı bankanın şubesine gidiyorsunuz, internetten başvuru yok ve krediyi onaylayıp onaylamamaya bankanın kendi risk değerlendirmesi karar veriyor. (Özel bankalarda hala kesinleşen bir durum yok, sanırım nabız yokluyorlar)
Gerçekten ucuz mu? Bankaların ticari kredide%50'yi aşan faiz istediği bir dönemde kâğıt üstünde ucuz görünüyor elbette, faize vergiler dahil olmadığı, bankanın komisyonu, başvuru ücreti ve kefalet kurumunun yıllık payı da eklendiği için gerçek yıllık maliyet%45 ile%49 arasına çıkıyor.
Kıyas olsun diye söyleyeyim, 5 milyon lirayı 48 aya yayan bir şirket vadenin sonunda 9,5 milyonun üzerinde bir para ödüyor, yani aldığının neredeyse 2 katını geri veriyor, dolayısıyla bana göre buna ucuz kredi değil, piyasadakinden daha az pahalı kredi demek daha doğru olur.
Nefes kime ulaşıyor? Bilançosu düzgün, kredi notu temiz şirket bu kapıdan rahatça geçerken çekini ödeyemediği için notu bozulmuş, asıl darda kalan işletme büyük ihtimalle bankanın süzgecinde takılıp kalıyor, böylece nefese en çok ihtiyaç duyan eli boş dönerken nefesi zaten alabilen bir kez daha nefes alıyor. (nefesi doğru kullanma teknikleri diyebiliriz)
Peki ihtiyacı olmayanın aldığı bu para yeniden bankaya faize mi yatar? Programın kuralları bunu açıkça yasaklıyor, kredi yalnızca işletme sermayesi için kullanılabiliyor, döviz ve altın alımı ile borç kapatmak yasak ve faiz farkından kazanç sağlandığı anlaşılırsa kredi hemen geri çağrılıyor.
Kâğıt üstündeki bu yasağın sahada nasıl denetleneceği ise kimsenin açıkça anlatmadığı bir konu, parası zaten olan bir şirketin ucuz krediyi kasaya koyup kendi nakdini faize yatırması kolayca yakalanabilecek bir şey değil. Kimseyi bunu yapıyor diye suçlamak bana düşmez, bu sorunun cevabını ancak denetim ve açıklanacak sonuçlar verecektir. (denetim?!)
Odanın bu işte payı ne? Kaynaklara baktığımda programın bir faiz desteği değil bir kefalet programı olduğunu, odanın ise ücretsiz belge verip duyuruyu yapmakla yetindiğini görüyorum, kendi bütçesinden yaptığı bir katkıya rastlamadım.
Belge vermek de bir hizmettir elbette, bunun "al gülüm ver gülüm" havasında kalmaması için kaç üyeye ulaşıldığının, kaç başvurunun reddedildiğinin ve paranın hangi işlerde kullanıldığının paylaşılmasını bekliyorum.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Ekonomi · Bölge: Konya/Derbent
Yayın: 04 Kasım 2026 08:41 · Kaynak: kocaelidenge.com