Habermetrik
← Ana Sayfa
12 Eylül 2026 15:14 · Güncelleme 14 Eylül 15:59
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Perihan Yoğurtçu Yazdı: Dışarıdan Destek Değil, Öz Kapasite

Perihan Yoğurtçu Yazdı: Dışarıdan Destek Değil, Öz Kapasite
Görsel kaynağı: hbrcaldiran.com
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Dünyada dengeler hızla değişirken, başkalarının desteğini beklemeyi bırakıp bizi vazgeçilmez kılacak ortak kapasiteyi ve siyasal gücü nasıl inşa edeceğiz? Devletlerin size karşı yanlış bir politikası varsa ve Kürtler üzerinden bir şeyler denemeye kalkışıyorsa, kusura bakmayalım ama bu alan, Kürt siyasi aktörlerinin dolduramadığı boşluklardan kaynaklı değil mi? Bu tarihî bir gerçektir: Kürtlerin yaşadığı coğrafyanın siyasal olarak parçalanma süreci, 1639 tarihli Kasr-ı Şirin Antlaşması ile ikiye, 1923’te Lozan Antlaşması ile dörde bölünmüş oldu. Elbette Osmanlı parçalanırken o dönemin Kürt siyasal öncülerinin neden kendi kendilerini yönetebilecek sürdürülebilir bir siyasal yapı oluşturamadıkları, sahip oldukları toplumsal gücü neden yeterince siyasal kapasiteye dönüştüremedikleri ayrıca tartışılması gereken bir konudur. Geçmişi sorgulamak, yalnızca neyi kaybettiğimizi anlamak için değil, geleceği daha sağlam kurabilmek için de önemlidir. Fakat bu tarihsel süreç içerisinde görünen en büyük meselelerden biri de şudur: Kürtlerin kendi içindeki farklılıklara karşı inanılmaz bir tahammülsüzlüğü var. Dahası, bu tahammülsüzlüğün çarpıcı bir tarafı da şudur: Kürtleri asimilasyona zorlayanlara karşı gösterdiğimiz demokratik toleransı, kendi içimizdeki farklılıklara karşı gösteremiyoruz. Esasında bu, sosyolojik bir durumdur. Çünkü Kürtler hangi ülkenin sınırları içerisinde yaşıyorsa, istesek de istemesek de o ülkenin kültüründen, siyasal anlayışından ve toplumsal yapısından etkileniyor. Bu etkiler zamanla yalnızca günlük yaşamımızı değil, birbirimize bakışımızı, farklılıkları algılama biçimimizi ve siyasal reflekslerimizi de şekillendiriyor. Tam da bu noktadan hareketle kendimize dönüp bakmamız gerekiyor. Mezopotamya’nın kadim halklarından biri olan Kürtler, bugün dört farklı devletin sınırları içerisinde yaşamaktadır. Bu devletlerin siyasal sistemleri, ideolojileri, mezhepleri ve birbirleriyle olan ilişkileri birbirinden farklı olabilir. Ancak konu Kürtler olduğunda, sanki yemin etmişçesine tarih boyunca Kürtlerin kendi siyasal iradesini oluşturmasına izin vermemiş; gerektiğinde güçlerini birleştirerek Kürtlerin coğrafyasında adeta taştan duvar ördüler. Yeter ki Kürt anasını görmesin.

Kaynaklar: hbrcaldiran.com
Haber metni ve görseller hbrcaldiran.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Genel
Yayın: 12 Eylül 2026 15:14 · Kaynak: hbrcaldiran.com
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp