Selma, Bekle Bizi Brüksel: Antalya Altın Portakal Film Festivali Günlükleri #6
Altın Portakal'da Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nın son 2 filmi olarak karşımıza Selma ve Bekle Bizi Brüksel filmleri çıktı. Her iki film de özgün yanlarıyla dikkat çekse de sinemamızda çok kalıcı bir etki bırakmayacakları bir gerçek.
Filmlere kısaca değinerek festival notlarımı tamamlıyorum. SELMA - ULUSAL YARIŞMA #11Emre Kavuk'un yönetmenliğini üstlendiği filmde senaryo kısmında da kendisine ek olarak Mehmet Kavuk ve Ferat Emen isimlerini görüyoruz.
Dört kişilik oyuncu kadrosunda ise Sumru Yavrucuk'a 3 genç kadın, Şifanur Gül, Nilsu Yılmaz ve Öykü Güven eşlik ediyor. Bir Black Mirror bölümü izliyormuşuz hissiyatı veren filmde 3 arkadaşın para kazanma uğruna canlı yayın yapmalarını izliyoruz.
Alzheimer hastası Selma'nın evine sızıp onu gizlice kameraya çekerek canlı yayındaki izlenme sayılarını artırıp gelen hediye ve reklamlardan para kazanmanın hayalini kurarlar ve bir noktaya kadar da istedikleri gerçekleşir. Fakat hesapta olmayan şeyler bir biri ardına gelir ve bu ıssız evde ürkütücü bir şeyler olduğunu sezerler.
Kurban gerçekten Selma mıdır yoksa kendileri midir? Bir yere kadar yakın gelecekte geçen bir film havasında olsa da bir yerden sonra korku gerilim türlerine de göz kırpan ve bunu oldukça başarılı bir şekile yapan bir film oluyor Selma.
Fakat türler arasındaki bu gelip gidişler ve finaldeki olmamışlık filmi hatırı sayılır bir noktaya koymamıza engel oluyor. Sıkmadan, merak ettirerek izleten bir yapım olsa da Altın Portakal'da iz bırakmayacağını görmek için çok çaba sarf etmeye gerek yok.
BEKLE BİZİ BRÜKSEL - ULUSAL YARIŞMA #12Festivalin Ulusal Yarışma adına son filmi Bekle Bizi Brüksel'de başrolde Caner Cindoruk başarılı bir bireysel performans sergileyerek filmi adeta taşıyor. Deniz Dumanlı, Hande Doğandemir, Uğur Uzunel ve Sermet Yeşil gibi oyuncular filmin kadrosunda yer alıyor.
Yönetmenlik ve senaryo koltuğunda ise 2024 yılında çektiği Ayşe adlı uzun metrajıyla tanıdığımız Necmi Sancak oturuyor. Türkiye'de bir seçim günü uçak kaçırma vakası yaşanır. Uçağa el koyan iki arkadaş pilottan rotayı Brüksel'e çevirmesini ister.
Avrupa'nın başkentine gidilmesi planlanan bu yolculuk tam o anlarda televizyonda bir masa etrafında tartışan kişileri birbirine düşürür. Her biri bir siyasi parti temsilcisi olan bu kişiler kaçırma eylemini enine boyuna irdelerken bir yandan da uçak içinde yaşananları izliyoruz.
Ülkemizdeki siyasileri karikatürize eden ve zaman zaman başarılı mizahi dille güldürmeyi başaran filmin finali de yine benzer şekilde yüzde tebessüm bırakıyor. Mahallede bir kahvehanede oturan insanlara da zaman zaman kamerayı döndürüyor yönetmen ve burada da hem seçim atmosferinin hem de uçak kaçırma eyleminin halktaki yansımasını görüyoruz.
Filmin temposu yerinde ve oyunculukların da başarılı olması sıkmayan bir seyir zevki sunuyor. Hem televizyondaki siyasi isimler hem de halk nezdinde küçük bir Türkiye panoraması izliyoruz. Fakat yine de uçak kaçırma eylemininin beklenenden fazla büyümesi meselesi ülkenin içinde yaşayan vatandaşlar olarak "biraz fazla sanki" hissiyatı veriyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 01 Kasım 2026 00:29 · Kaynak: aydinlik.com.tr