Hayatın İçinden Kısa Kısa - 270
- Ahmet Naim Efendiyi Âyan meclisine girecek azalar arasına yazdık
- (Yani milletvekili olacak) Bir sabah namazı sonrası Ahmet Naim Bey bize geldi diye haber ettiler
ŞEYHÜL İSLAM MUSTAFA SABRİ EFENDİ ANLATIYOR
Ahmet Naim Efendiyi Âyan meclisine girecek azalar arasına yazdık. (Yani milletvekili olacak) Bir sabah namazı sonrası Ahmet Naim Bey bize geldi diye haber ettiler. İçeri aldılar. Babası rahatsızdı. Vefat haberi getirdi zannettim.
Yanına indim. Ahmet Naim Efendi bana, Efendim bu saatte ziyarete gelinmez ama meşîhata çıkmadan bir ricada bulunmak için geldim. Âyan listesini gördüm. Orada ismim var. Efendi hz. leri bu memleket bu kadar mı adam kıtlığına dûçar oldu.
Yahu bendeniz kim oluyorum Âyandan oluyorum. İstirham ediyorum beni listeden çıkarın. Ahmet Naim Bey yalvarıyordu. Yani milletvekili olarak meclise girmek istemiyordu. Efendim ben kendimi bilirim. Layık olmadığım o makamdan alacağım maaşı çocuklarıma nasıl yediririm?
Ben de ona şöyle cevap verdim. Ahmet Naim Bey kardeşim yahu Allah aşkına cehenneme yalnız başına ben mi gireceğim? Zenbillilerin, Ebussuudların, İbni Kemallerin ayarında insan mıyım? Kader beni Şeyhül İslam yaptı. Bu görevi birileri yapacak beraber çalışacağız dedim. Zorla ikna ettim.
Not: Babanzâde Ahmet Naim Efendi 1872-1934 Osmanlı ve cumhuriyet döneminde yetişmiş önemli bir İslam alimi, müderris, mütefekkir fikir adamıdır. Bağdat’ta doğdu. Arapça Farsça ve Fransızcayı çok iyi öğrendi. Darul fünun da felsefe, mantık, psikoloji, ahlak dersleri verdi. 1934 de öğle namazını kılarken secdedeyken vefat etti. Allah rahmet eylesin. Âmin.
Bu zatı yazıya konu almamızın sebebi: Büyük alim olmasına rağmen tevazu sahibi olması. Milletvekilliğine olmama yönünde ısrarı. Doğrusu secde halinde vefatı herkese nasip olmaz.
Günümüzde insanların vekil olmak bir yerlere tayin olmak için yaptıklarını hepimiz biliyoruz. Yazmaya gerek yok. Onlar ve bizler şimdi ne kadar değerlerimizi kaybettiğimiz anlıyoruz.
GÖNENLİ MEHMET EFENDİ DENİZLİ CEZAEVİNDEN ANLATIYOR
Yıl 1942. Denizli’de köylülerin çantasında ve Gönenli Mehmet Efendi’nin yanında Risale-i Nur külliyatı yakalanır. O zaman tek siyasi parti dönemi. Müslümanlar sıkıntıda. Dini eserler yasaklanmış. Ezan Türkçe okunmaya başlamış.
O devri anlatmaya gerek yok. Köylüler ve hoca tutuklanır. Köylüler mahkemede bizim haberimizi yok. Çantamıza kim koydu bilmiyoruz. Köylüler berat etti. Hâkim huzurunda Said Nursi Hz. leri ve Gönenli Mehmet Efendi var. Hâkim Gönenli Mehmet Efendi’ye sordu.
İfadesinde cevaben: ben Said-i Nursiyi bu zatı büyük bir İslam alimi olarak bilirim. Risalelerini okuyorum. İstifade etmek için aldım. Çok da faydalandım. Daha önce ismini duymuş. Resmini görmüştüm. Eserlerini biliyordum.
Şimdi burada kendisini de gördüm. Çok bahtiyar oldum. Hâkim kararı okudu. 2 yıl hapis cezası. Hoca Efendi Denizli cezaevine gönderildi.
Bundan sonrasını kendinden dinleyelim: Cezaevi müdürü hocam seni hafif cezası olanların koğuşuna verelim. Ben kendilerine hayır en ağır suçluların yanına beni gönderin. Öyle de oldu. Gardiyan beni odanın kapısına getirdi.
Kapıyı açtı. Beni bıraktı gitti. İçeri girdim. Uzunca bir salon. Sağ ve solunda ranzalar var. Salonun en sonunda yüksekçe yerde oturan bir adam. Sağında ve solunda da bir adam vardı. Hava buz gibi kesiyordu. İlk defa böyle bir yer gördüm.
Girince hemen sağda bir ranza üzerine oturdum. Başladım ezan okumaya. Salat-ü selam getirmeye. Biraz sonra o iri kıyım adam yanıma geldi. Kendini tanıttı. Koğuş ağası olduğunu söyledi. Bundan sonra koğuşun ağası sensin hocam.
Sen ne dersen o olacak. Ben rahatladım. Evladım o zaman hepimiz birer abdest alalım bir namaz kılalım. Hepsi abdest aldı. Namazı kıldık. Onlara nasihatler ettim. İçlerinde müebbet hapis cezası olanlar 17-20 yıl cezası olanlar vardı.
Zaman geçtikçe herkeste bir huzur oldu. Onlara ilim okutmaya devam ettim. İçlerinden birkaç tanesi müftü bile oldu. Ben anladım ki bizim oraya gönderilmemizin ilahi sebebini. O zaman anladım. Hz. Yusuf Peygamberimiz de zindanda 7 yıl kalmıştı.
Oradakilere tevhidi anlatmıştı. Hocamızın başından geçen bu olay bizlere çok şey anlatır. Ben yazmayayım siz düşünün. Gönenli Mehmet Efendi bizim talebelik yıllarımızda Sultan Ahmet camii imamı idi. Bütün malını mülkünü varlığını fakir talebelerin yetişmesi için harcamıştı.
Konya Kapı camiinde de Ramazanlarda okunan mukabelelere iştirak ettiği bilinir. Allah ona ve onun gibi olanlara rahmet etsin. Bizleri de onların yolundan ayırmasın.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel
Yayın: 05 Kasım 2026 06:47 · Kaynak: merhabahaber.com