Rodos'ta Osmanlı mirası: Murat Reis Külliyesi
- Yaklaşık 390 yıl Osmanlı hâkimiyetinde kalan Rodos adasının hemen hemen her köşesinde Türk-İslam eserlerine rastlamak mümkündür
- Limandan sahile giden ana yolun kıvrımında yer alan ve alışılmadık minaresiyle dikkat çeken Murat Reis Camii bunlardan bir tanesidir
XVII. yüzyılın ilk yarısında Ebubekir Paşa tarafından Osmanlı amirallerinden Murat Reis onuruna inşa edilen bu cami, 1972 yılında ibadete kapatılmıştır. Caminin orijinal minaresi Trablusgarp Savaşı sırasındaki bombardımanın ardından Mayıs 1912’de yıkılmıştır.
Daha sonra İtalyanlar, özgün minareyi soğan başlıklı bir minareyle değiştirdiler. Kuzeybatı cephesinde, ilk Bursa tipine uygun olarak, ahşap tavanı destekleyen üç kemerden oluşan bir revak yer almaktadır. Kare şeklinde olan harimi, midye kabuğu şeklinde trompları olan bir kubbe ile örtülüdür.
Caminin mihrabı pek basittir. Sade biçimde yapılmış petekli bir hücre olup üst kısmında mukarnas işlemeleri bulunmaktadır. Mihrabın sağ tarafında yer alan ahşap minber, iki taş sütunla çevrelenmiş yarım daire şeklinde bir girinti olup herhangi bir yazılı metin içermemektedir.
Murat Reis Camii, aslında büyük bir külliyenin parçasıdır. Külliyede tarihî cami ve Murat Reis için 1609’da yaptırılan türbe haricinde şadırvan, çeşme, tekke, şeyh ve türbedarın ikamet ettiği eski müftü evi, “selamlık” binası olarak bilinen, toplantı mekânı ve kütüphane olarak kullanılan resmi arşiv binası ile yüzlerce tarihî ismin son istirahatgâhları da yer alıyor.
Kırım hanları Şahin Giray, Fetih Giray ve Canbek Giray ve İran Şahı İkinci Safi Mirza bu isimlerden bazılarıdır. Murat Reis vefatının ardından bugün külliyenin etrafını çevreleyen mezarlığa defnedilmiştir. Murat Reis Türbesi, yıllar içerisinde bir ibadet ve hürmet nesnesi hâline gelmiştir.
Öyle ki bugün çoğunlukla kadınların adak adadığı, sünnet olan her Türk çocuğu için ailesi tarafından mevlit okutulan bir ziyaretgâhtır. Türbenin kerametine bazı Ortodoks Rumlar da inanır. Bu sebeple sandukanın üstüne, inançlarına göre, daha önce yaptığı adakların üzerine şifa bulan uzuvlarını temsilen gümüşten kol, bacak, burun gibi şekiller koyarlar.1900 yılında İtalya Veliahdı Victor Emenual, Rodos seyahatinde Murat Reis Türbesi’ni ziyaret etmiştir.
O dönemin tekke şeyhi Abdullah Efendi’ye “yatırın kerametinin ne olduğunu” sormuştur. Kültürlü bir zat olan Abdullah Efendi, “İşte kerametlerinden biri de siz Veliaht hazretlerini Roma’dan buraya getirip kendisini ziyaret ettirmiş olmasıdır.” demiştir.
Bunun üzerine Veliaht, cebinden çıkardığı Savoie Hanedanı armalı mendilini sandukanın üzerine bağlamıştır. Murat Reis Külliyesi’ne, 2017 yılının Temmuz başlarında kilit vuruldu ve uzun soluklu restorasyon süreci devam ediyor.
Buna ilaveten Rodos Adası Anıtlar Kurulu, türbedarın 2018 yılındaki vefatının ardından külliyeye el koydu. Ardından külliye, müzik fakültesine dönüştürüldü. Böylelikle kültürel olarak büyük bir tahribata, dinî olarak büyük bir saygısızlığa imza atmış oldular.
Velhasıl, adaya gelen her herkesin mutlaka önünden geçtiği bu ata yadigârı Osmanlı eseri, yeniden asli vazifesine uygun olarak hizmet vereceği günleri iple çekiyor. Bu yazının başlığı yazardan bağımsız editoryal olarak hazırlanmıştır.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.





Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 31 Ekim 2026 14:03 · Kaynak: gzt.com