Yemen'in BM Temsilcisi Al Saadi: "Babulmendeb ve Kızıldeniz güvenliği Yemen'i aşan sorumluluk
İSTANBUL/ Yemen'in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Abdullah Ali Fadhel Al Saadi, Babulmendeb Boğazı ve Kızıldeniz'in güvenliğinin Yemen'i aşan bir sorumluluk olduğunu söyledi.Al Saadi, BM Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) Orta Doğu'daki durumu ele almak üzere düzenlenen acil oturumda konuştu.Babulmendeb Boğazı'ndan geçen kargo ve enerji sevkiyatının küresel tedarik zincirlerinin merkezinde yer aldığını vurgulayan Al Saadi, "Buradan kaynaklanan tehdit, ticaret aksadığında ve enerji fiyatları yükseldiğinde geminin milliyetini veya faturayı ödeyecek devleti sormaz." dedi.Al Saadi, uluslararası toplumun deniz koridorlarını koruma sorumluluğuna dikkati çekerek "Bu Konsey'in gözden kaçırmaması gereken bir gerçek var. Yemen dünyadan kendisini savunmasını istemiyor. Yemen zaten dünyanın çıkarlarını savunuyor. Soru, dünyanın bu çıkarı korumanın ortak bir sorumluluk olduğunu kabul edip etmeyeceğidir. Babulmendeb ve Kızıldeniz'in güvenliği Yemen'i aşan bir sorumluluk." ifadelerini kullandı.Sorunun artık birkaç kilometrelik kıyı şeridinin kontrolü olmadığını dile getiren Al Saadi, dünyanın en önemli ticaret kapılarından birinin şantaj aracına dönüşmesine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.Al Saadi, Husilere karşı kınama mesajlarının ötesine geçilmesi gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: "Bugün gerekli olan, milislerin Yemen topraklarını bir tehdit platformuna dönüştürmesini engelleyecek bir caydırıcılık sistemi kurmaktır. Caydırılmayan tehdit, kapsama alanını genişletir, bugün ödüllendirilen herhangi bir şantaj, yarın çok daha tehlikeli bir şekilde geri dönecektir. Bu tehlikenin oluşmasını bugün engellemek, yarın onunla mücadele etmeye çalışmaktan çok daha az maliyetli olacaktır."Yemen'de insani tabloya ve çocukların silah altına alınması konusuna da değinen Al Saadi, "Bir Yemenli çocuğun doğal yeri barikatlar ve mezarlıklar değil, ailesinin yanı ve okuldur." dedi.Al Saadi, konuşmasının sonunda BMGK'ye Husi tırmanışının, sivillerin, Suudi Arabistan'ın ve ticari gemilerin hedef alınmasının kınanması, tırmanıştan Husi milislerinin sorumlu tutulması ve meşru devlet ile terör örgütünü eşitleyen dilden kaçınılması, 2140, 2216 ve 2722 sayılı BMGK kararları uyarınca silahlara, teknolojiye ve finansman akışına yönelik ambargonun tam uygulanması, Yemen hükümetinin kıyılarda, limanlarda ve kara sularında egemenliğini sağlaması için kolluk kuvvetlerinin ve sahil güvenliğin desteklenmesi, yerinden edilmiş kişilerin ve bölgedeki toplulukların insani ihtiyaçlarına acilen yanıt verilmesi adımlarının atılması çağrısında bulundu."Babulmendeb Boğazı'ndaki ve çevresindeki durum son günlerde giderek daha da istikrarsız bir hal almıştır"BM Orta Doğu, Asya ve Pasifik'ten Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Mohamed Khaled Khiari de oturumda yaptığı konuşmada, "Babulmendeb Boğazı'ndaki ve çevresindeki durum son günlerde giderek daha da istikrarsız bir hal almıştır." dedi.Yemen'de Husiler ve Yemen güçleri arasındaki çatışmaların sivillerin yerinden edilmesine ya da ölmesine yol açtığına işaret eden Khiari, "Tüm taraflara, sivilleri korumaları, uluslararası insani hukuka uymaları ve acil olarak ihtiyaç duyulan yardımın muhtaç topluluklara ulaşabilmesi için güvenli ve engelsiz insani yardım erişimini kolaylaştırmaları çağrısında bulunuyoruz." ifadelerini kullandı.Khiari, konuşmasında şu sözlere yer verdi: "Suudi Arabistan'daki sivil ve enerji altyapısına yönelik Husi gruplarının sınır ötesi saldırılarını bir kez daha şiddetle kınıyoruz. Kızıldeniz ve Babulmendeb Boğazı'nda ve çevresinde seyrüsefer hakları ve özgürlükleri, uluslararası hukuka uygun olarak ve 2722 sayılı karar da dahil olmak üzere bu Konsey'in ilgili kararlarıyla tutarlı bir şekilde, herkes tarafından tam olarak yeniden tesis edilmeli ve bunlara saygı gösterilmelidir."Taraflara Hürmüz'deki sivilleri koruma çağrısıHürmüz Boğazı'ndaki istikrarsızlıktan da endişe duyduklarını belirten Khiari, "Uluslararası denizcilik koridorlarında, seyrüsefer hakları ve özgürlükleri tamamen sağlanmalı ve uluslararası hukuk uyarınca buna saygı duyulmalıdır." dedi.Khiari, Hürmüz Boğazı kapalı kaldıkça bunun küresel çaptaki bedellerinin de ağırlaştığını vurgulayarak, "Tüm taraflar, sivil gemileri, mürettebatı ve altyapıyı korumak için alabilecekleri her türlü önlemi almalıdır." çağrısında bulundu.Babulmendeb'deki gelişmelerin Yemen'deki gerginliğin daha fazla tırmanmadan sona erdirilmesinin önemine işaret ettiğini belirten Khiari, "Şu anda ihtiyaç duyulan şey, gerilimleri azaltan, daha fazla tırmanmayı önleyen ve seyrüsefer özgürlüğünü koruyan sürdürülebilir bir diyalogdur. Yemen'deki taraflar, diyaloğa öncelik vermeli ve müzakere yoluyla siyasi bir çözüme yönelik BM öncülüğündeki çabalara yapıcı bir şekilde katılmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.
Kategori: Siyaset
Yayın: 15 Eylül 2026 20:57 · Kaynak: rss.haberler.com