Bakan Yumaklı’dan Sapanca uyarısı: Kocaeli susar, Sakarya susar
- Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sapanca Gölü Eylem Planı’nın tanıtımında konuştu
- Türkiye’de kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarının 1.297 metreküpe gerilediğini belirten Yumaklı, su kaynaklarının korunmasının stratejik önemine dikkat çekti
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sapanca Gölü’nün mevcut durumundan daha kötüye gitmesinin Kocaeli ve Sakarya’nın su ihtiyacı ile sanayi üretimini tehdit edeceğini söyledi. Yumaklı, havzada 5 yılda 25,5 milyar liralık yatırım yapılacağını ve yılda yaklaşık 114 milyon metreküp su kazanımı hedeflendiğini açıkladı
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sapanca Gölü Eylem Planı’nın tanıtımında konuştu. Türkiye’de kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarının 1.297 metreküpe gerilediğini belirten Yumaklı, su kaynaklarının korunmasının stratejik önemine dikkat çekti.
Sapanca Gölü için hazırlanan planın ayrıntılarını paylaşan Bakan Yumaklı, alternatif su kaynakları, şebeke kayıplarının azaltılması ve izleme sistemleriyle göl üzerindeki baskının hafifletilmesinin hedeflendiğini söyledi.
“ÜLKEMİZ SU STRESİ ALTINDA” Bakan Yumaklı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Dünyanın sadece yüzde iki buçuğu tatlı su kaynaklarına sahip, bunun da sadece yüzde 1’ini kullanabiliyoruz. Elimizde sonsuz bir kaynak yok. Dünya nüfusunun yarısından fazlası kentlerde yaşıyor olsa da bugünün öngörülerine göre dünyada 2 milyar 200 bin insanın temiz suya ulaşım sorunu var.
Falkenmark Endeksi var. Bu endeks, ülkelerin su fakiri mi, su zengini mi, su stresi altında mı olduğunu ölçer. Türkiye’de kişi başına düşen su miktarı 1.313 metreküpteydi. Bugün itibarıyla yapılan hesaplamalarda ülkemizde kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 1.297 metreküp ve ülkemiz su stresi altında bir ülke.
Değişen iklim şartlarının bizlere getirdiği birçok etken var. Bunların hepsini yakından yaşıyoruz. Artık hayatımızda yağış rejimlerindeki düzensizliklerden, sellerden, taşkınlardan dolayı o kadar çok şeyi tecrübe etmeye başladık ki bunların merkezinde hep su var.
Asıl konumuz ‘Su azalacak mı?’ değil. Suyu nerede, ne kadar, hangi saflıkta bulabileceğiz; asıl mesele bu olmaya başladı. Suyu yönetilecek bir kaynak olarak görmüyoruz. Su, bizim için bütün sektörleri yönlendiren stratejik bir eksendir.
Evsel kullanımdan endüstri kullanımına, sanayi ve tarımsal kullanıma kadar her şeyimizi baştan sona etkileyecek stratejik bir eksen. Cumhurbaşkanımız sıklıkla ifade etmekte: ‘Temiz su kaynaklarına erişim bir beka meselesidir.’ Bu sözü akıllarımızda tutalım.”
“SU VERİMLİLİĞİ SEFERBERLİĞİNİ DÜNYANIN GÜNDEMİNE SOKUYORUZ” “10 yıllık vizyonumuz olan Ulusal Su Planı’nı uygulamaya almış olduk. Tabii uzun vadeli çalışmalar yaparken bu süreçleri mutlaka verimli netice alacak şekilde değerlendirmek zorundasınız.
O yüzden su verimliliğini çalışmalarımızın tam ortasına yerleştirdik. 2023 yılından itibaren Emine Erdoğan Hanımefendi’nin de teşvik ve destekleriyle su verimliliği seferberliğini, artık dünyada makes bulmuş sıfır atıkla kardeş bir şekilde bütün dünyanın gündemine sokmak üzere hareket ediyoruz.
Coğrafi bilgi sistemli, e-Devlet ile entegre su verimliliği sistemi bunun olmazsa olmazı. Bu çalışmaları sadece şehirler için değil, kurumlar için de mavi, yeşil ve turkuaz olmak üzere üç kademeli bir su verimliliği belgesiyle ortak bir yapıya büründürmüş olduk.
Böylece su verimliliği seferberliğini ölçülebilir bir hâle getirmiş olduk. Özellikle şehirlerde kurakçıl peyzaj uygulamasını hayata geçirmek için yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Ülkemizin büyük bir bölümünde artık kurakçıl peyzaj çok ciddi bir şekilde uygulanmaya başladı. Bu da su verimliliği anlamında önemliydi.”
“SUYUN YÜZDE 77’SİNİ TARIMSAL ÜRETİMDE KULLANIYORUZ” “Diğer bir husus ise tarımda suyu merkeze alan üretim planlamasıydı. Suyun yüzde 77’sini tarımsal üretimde kullanıyoruz. Ziraat odalarımız başta olmak üzere bütün çiftçilerimiz, üreticilerimiz plana o kadar sahip çıktılar ki bu memleketin bir evladı olarak gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum.
Tarla içi sulama sistemleri kullanımında yüzde 70 oranında hibeyle devlet desteği vermeye devam ediyoruz. Afetler gelmeden afetlere hazırlık yapmamız gerekir. Taşkın yönetim planları önemlidir. Dolayısıyla 25 havzamızda taşkın yönetim planlarımızı bitirdik ve uygulamaya aldık.
Bu bölge taşkın anlamında çok açık bir bölge. Dolayısıyla biz de Sapanca Gölü’nü besleyen bütün derelerde risk analizi yaptık, bunları da uygulamaya başladık. Hep beraber, el birliğiyle bu nimetleri korumayı ve kullanmayı başarıyor olmamız gerekir.
Derenin şeklini şemalini değiştirdiğinizde bu tür taşkınlar olabiliyor. Bakanlık olarak gerekli tedbirleri uygulamaya başladık. 15 ilimizde su taşkınları yaşandı. Buna 485 iş makinesi ve ağır ekipmanla, 772 arkadaşımızla müdahale ettik.
Sapanca Gölü havzası bölgesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu süreç içinde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum.”
“KOCAELİ SUSAR, SAKARYA SUSAR” “Hükümet programımızdaki göl ekosisteminin korunması, sürdürülebilir yönetiminin sağlanması konusunu Ulusal Su Kurulumuzun gündemine aldık. Kurul kararı olarak öncelikle Eğirdir, Beyşehir, Akşehir, Eber, Bafa, Burdur, İznik, Seyfe ve Sapanca göllerimiz için planlarımızı hazırladık.
Belediyelerin, üniversitelerin, STK’ların ve ilgili kurumların katkılarıyla çalışmalarımızı güçlendirdik. Bu planlarımızdan Eğirdir ve Burdur gölü eylem planlarını paylaşmıştık. Bugün Sapanca Gölü Eylem Planı’nı hazırladık.
Sapanca Gölü hem içme hem kullanma suyu için önemli, hem de sit alanı statüsü var. Açık ve net konuşmak zorundayız. Eğer Sapanca Gölü hâlihazırdaki mevcut durumundan daha kötü duruma giderse Kocaeli susar, Sakarya susar.
Bu çok önemli sanayi bölgesi artık vazifesini icra edemez, Türkiye ekonomisine gerekli katkıyı sunamaz olur. Bizim gördüğümüz, görmediğimiz binlerce, milyonlarca canlı evlerini kaybeder. Yaptığımız iş sadece insan için değil, bu dünyayı paylaştığımız bütün canlılar için geçerli.”
“YAĞMURLARLA SEVİYENİN YÜKSELMESİ BİZİ YANILTMASIN” “Bugün yağışlı bir gün ve yağan yağmurlarla Sapanca Gölü’nün seviyesinin yükselmesi bizi yanıltmasın. Önümüzdeki dönemde bu havzanın sıcaklığındaki artış 4 derece olarak öngörülüyor ve bu korkunç bir durum.
Yıllık toplam yağışlarının ise yüzde 5 düşeceği öngörülüyor ve bunlar iyi tahminler. Kullanımlarla iklim değişikliğinin etkisi birleştiğinde 2025 yılında Sapanca Gölü’nde yaklaşık 72 milyon metreküplük su azalımı oldu. Bu miktarın yüzde 22’si buharlaşmadan meydana geldi.”
BEŞ YILDA 25,5 MİLYAR LİRALIK YATIRIM “Bu planda su, gıda ve ekosistem bağlantısında bir göl yönetimi, su güvenliği ve verimliliğinin sağlanması, veri temelli yapay zekâ destekli karar mekanizmasının oluşturulması var. Ben bunları başlık olarak söylüyorum ama bu stratejilere dayalı 6 ana eylem ve 12 tedbir var.
Bunlara ilişkin bir yatırım planı da yaptık. Beş yıl içinde yaklaşık 25,5 milyar liralık yatırım, sadece bu eylemin içindekileri hayata geçirmek için yapılmış olacak. Havzamıza yılda yaklaşık 114 milyon metreküplük su kazandırmayı planlıyoruz.”
İHSANİYE’DEN SU VERİLMEYE BAŞLANDI “Kaynaktan çekim çok önemli. Bu havzada yaşayan illerimiz var. Dolayısıyla ilave ve alternatif su kaynaklarını da hayata geçiriyoruz. Kocaeli İhsaniye Barajı isale hattı ve arıtma tesisi tamamlandı, buradan içme suyu verilmeye başlandı.
Ballıkaya Barajı 2027 yılında su tutmaya başlayacak. Burası da faaliyete geçtiğinde gölden, bu barajın sağladığı su kadar daha az su verilmiş olacak. Avcıdere Barajı sulaması ve içme suyu projesi de ilerleyen dönemde yatırım programına alınacak.”
“ARTIK DEVİR KONUŞMA DEVRİ DEĞİL, UYGULAMA DEVRİ” “Diğer bir önemli konu ise su kayıp ve kaçakları. Özellikle içme suyu şebekelerinde yapılan yatırımlarla bu kayıpların yüzde 25’e düşürülmesiyle yıllık 16 milyon metreküplük su tasarrufu sağlanması söz konusu.
Suyun geleceğini korurken teknolojiden faydalanmak zorundasınız. Bu yaklaşımlardan birini Sapanca Gölü’nde kullanmaya başlayacağız. Kuracağımız izleme sistemleriyle buharlaşmayı da takip edeceğiz ki nereye odaklanacağımızı görmüş olalım.
Sapanca’da üretilen verileri anlık olarak akıllı su yönetimi sistemine aktarmış olacağız. Artık devir konuşma devri değil, uygulama devri.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Tarım
Yayın: 31 Ekim 2026 14:59 · Kaynak: enkocaeli.com