Habermetrik
← Ana Sayfa
18 Ekim 2026 15:07
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Kocaeli'nin 196 yıl önceki nüfus defterleri açıldı: Aileniz bu listede olabilir!

Kocaeli'nin 196 yıl önceki nüfus defterleri açıldı: Aileniz bu listede olabilir!
Görsel kaynağı: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr

2026 yılında yayımlanan bilimsel araştırma, Kocaeli'nin Kandıra ilçesinin yaklaşık iki asır önceki nüfusunu, mahallelerini, aile lakaplarını ve ekonomik yaşamını ortaya koydu. Osmanlı arşivlerindeki 1830 tarihli nüfus defterlerini inceleyen araştırmada, Kandıra'nın üç mahalleden oluştuğu, yüzlerce hanenin köylerde yaşadığı ve nüfus kayıtlarında kişilerin yaşlarının yanı sıra fiziksel özelliklerinin de belirtildiği görüldü.

Kocaeli'nin köklü yerleşim merkezlerinden Kandıra'nın 196 yıl önceki yaşamına ilişkin dikkat çekici ayrıntılar bilimsel bir araştırmayla gün yüzüne çıkarıldı. Ordu Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden Dr. Erdal Hürol tarafından hazırlanan 1830 Nüfus Defterine Göre Kandıra Kazasının Demografik Yapısı başlıklı çalışma, 2026 yılında Şura Akademi Dergisi'nin 13. sayısında yayımlandı. Osmanlı Devleti'nin 1830 tarihli nüfus defterleri, vilayet salnameleri, arşiv belgeleri ve yabancı seyyahların gözlemlerinden yararlanılarak hazırlanan araştırmada Kandıra'nın nüfus yapısı, köyleri, mahalleleri, aileleri ve ekonomik faaliyetleri incelendi. Araştırma, bugün Kocaeli'nin önemli ilçelerinden biri olan Kandıra'nın geçmişte küçük ve dağınık yerleşimlerden oluştuğunu, ancak İstanbul'un ihtiyaçlarını karşılayan önemli bir tarım, hayvancılık ve ormancılık merkezi olduğunu ortaya koydu.

1830 YILINDA KANDIRA SADECE 3 MAHALLEDEN OLUŞUYORDU Araştırmada incelenen 1830 tarihli nüfus defterine göre Kandıra kasaba merkezi üç mahalleden meydana geliyordu. Bunlar Sultan Orhan, Çarşı ve Karadurak mahalleleriydi. Dönemin kayıtlarına göre kasaba merkezinde 164 hanede toplam 395 erkek yaşıyordu. Kadınlar nüfus sayımına dahil edilmediğinden araştırmada, kadın sayısının erkeklerle yaklaşık eşit olduğu varsayılarak merkez nüfusunun 790 civarında olabileceği hesaplandı. Mahallelere ilişkin nüfus dağılımında Karadurak ilk sırada yer aldı.

Mahallelere ilişkin nüfus dağılımında Karadurak ilk sırada yer aldı. Karadurak Mahallesi'nde 174, Sultan Orhan Mahallesi'nde 112, Çarşı Mahallesi'nde ise 58 erkek nüfus bulunuyordu. Ayrıca Çarşı Mahallesi'nde 26, Karadurak'a bağlı Sevilli yerleşiminde ise 25 Kıptî erkek kayıtlıydı. Böylece kasaba merkezindeki toplam erkek nüfusu 395'e ulaşıyordu. Merkeze bağlı 30 köyde ise 247 hanede 732 erkek bulunuyordu. Kasaba ve bu köyler birlikte değerlendirildiğinde 411 hanede toplam 1.127 erkek nüfus kaydedilmişti. Veriler, Kandıra'nın o dönemde oldukça küçük bir kasaba merkezi olduğunu gösteriyor.

KANDIRA'NIN 109 KÖYÜNDE 2 BİN 538 ERKEK KAYDEDİLDİ Araştırmanın dikkat çeken bölümlerinden biri de Kandıra kazasına bağlı köylerin nüfus dağılımı oldu. Çalışmada yer alan 109 köye ilişkin toplu tabloda 873 hane ve 2 bin 538 erkek nüfus kaydedildi.

Bu nüfusun yaş ve fiziksel yeterlilik gruplarına göre dağılımı şöyleydi:

892 çocuk (sagir) 998 genç ve yetişkin erkek (tüvana) 648 yaşlı erkek (müsinn) Araştırmada, kadın nüfusunun da yaklaşık aynı büyüklükte olduğu kabul edildiğinde köylerde toplam 5 bin ila 5 bin 200 civarında insanın yaşamış olabileceği değerlendirildi. Köylerin önemli bir bölümünde yalnızca birkaç hane bulunması, dönemin Kandıra'sında büyük yerleşimlerden çok küçük ve dağınık kırsal yerleşimlerin yaygın olduğunu gösterdi.

KANDIRA'NIN EN KALABALIK KÖYLERİ HANGİLERİYDİ? 1830 yılına ilişkin köy kayıtlarında nüfusuyla öne çıkan yerleşimler de belirlendi. Araştırmaya göre Karanlık köyünde 42 hanede 108 erkek, Bağırkan'da 31 hanede 70 erkek, Ayıntablı'da 29 hanede 65 erkek, Sefalı'da ise 20 hanede 62 erkek yaşıyordu. Buna karşılık Beşirler, Müezzin, Şahlar ve Mal Vergili gibi bazı yerleşimlerin yalnızca 2-3 haneden oluştuğu, erkek nüfuslarının ise 4 ila 6 kişi arasında değiştiği tespit edildi. Araştırmacı, Kandıra'nın ormanlarla kaplı ve engebeli coğrafyasının yerleşim düzeninde belirleyici olduğunu vurguladı.

196 YIL ÖNCEKİ KANDIRALILARIN İSİMLERİ VE FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ KAYIT ALTINDA Araştırmanın en ilginç bölümlerinden birini, 1830 tarihli nüfus defterlerinde yer alan kişi kayıtları oluşturdu. Osmanlı görevlilerinin nüfusu yalnızca isim ve yaş üzerinden kaydetmediği, kişilerin boylarını, sakal ve bıyık renklerini, aile lakaplarını ve akrabalık ilişkilerini de deftere işlediği görüldü. Örneğin Sultan Orhan Mahallesi kayıtlarında 60 yaşındaki mahalle imamı Mustafa Efendi'nin orta boylu ve ak sakallı olduğu yazılıydı. Aynı mahallede 62 yaşındaki Ali Kethüdaoğlu Hasan, 32 yaşındaki Kürkçüoğlu Mustafa, 30 yaşındaki Müezzinoğlu Molla Mustafa ve 60 yaşındaki Balıkoğlu Mustafa gibi isimlerin de bulunduğu belirlendi. Karadurak Mahallesi kayıtlarında ise 90 yaşındaki Halil Efendi dikkat çekti. Aynı hanede mahalle imam hatibi olarak görev yapan 45 yaşındaki İbrahim Efendi de kayıt altına alınmıştı. Bu bilgiler, yaklaşık iki asır önce Kandıra'da yaşayan insanların aile ilişkileri ve gündelik yaşamlarına dair önemli ipuçları sunuyor.

BUGÜNKÜ SOYADLARIN KÖKENİ OLABİLİR Nüfus defterlerinde yer alan aile lakapları, Kandıra'nın yerel tarihi açısından ayrıca önem taşıyor. Kürkçüoğlu, Kethüdaoğlu, Fidecioğlu, Tabancacı, Samurcu, Balıkoğlu, Değirmencioğlu ve Çavuşoğlu gibi çok sayıda lakap kayıtlar arasında bulunuyor. Araştırmada bu adlandırmaların bir bölümünün kişilerin meslekleriyle, aile geçmişleriyle ya da sosyal konumlarıyla bağlantılı olduğu değerlendirildi. Çalışmanın sonuç bölümünde, söz konusu lakapların bazılarının sonraki dönemlerde köklü ailelerin soyadlarına dönüşmüş olabileceğine dikkat çekildi. Ancak günümüzde aynı soyadını taşıyan kişilerle 1830 kayıtlarındaki aileler arasında doğrudan akrabalık kurulabilmesi için ayrıca soy araştırması yapılması gerekiyor.

KANDIRA, İSTANBUL'UN ODUN VE KERESTE İHTİYACINI KARŞILIYORDU Araştırma, Kandıra'nın yalnızca küçük bir tarım kasabası olmadığını, Osmanlı ekonomisinde önemli bir üretim merkezi niteliği taşıdığını da ortaya koydu. Dönemin yabancı seyyahlarının gözlemlerine göre Kandıra ve çevresi oldukça geniş ormanlarla kaplıydı. Bölgedeki kereste ve odun üretimi İstanbul'un ihtiyaçlarını karşılamak açısından büyük önem taşıyordu. Araştırmada yer verilen 6 Kasım 1854 tarihli Osmanlı arşiv belgesinde, sarayın ihtiyacı için Şeyhler, Karasu, Kandıra ve Kaymas nahiyelerinden 100 bin çeki odun satın alınarak İstanbul'a gönderilmesinin istendiği belirtildi. Bu kayıt, Kandıra ormanlarının Osmanlı sarayı için taşıdığı ekonomik değeri gösteriyor.

KANDIRA'DAN YILDA 400 BİN PARÇA KUMAŞ İHRAÇ EDİLİYORDU Araştırmada aktarılan 1894 tarihli bilgilere göre Kandıra'nın ekonomik faaliyetleri arasında dokumacılık da önemli bir yere sahipti. Özellikle Şeyhler ve Kaymas nahiyelerinde iplik, keten ve keten kumaş üretimi yoğunlaşmıştı. Kandıra üzerinden yapılan kumaş ihracatının yıllık ortalama 400 bin parçaya ulaştığı, bu ticaretin değerinin ise 920 bin frank olduğu aktarıldı. Aynı dönemde Kandıra bölgesinde tarım ve hayvancılık da ekonominin temelini oluşturuyordu. Tarihî kayıtlarda yıllık ortalama 228 bin 640 baş hayvandan söz edildi. Bölgede buğday ve diğer tahılların yanı sıra patates, pirinç, fasulye ve mercimek gibi ürünler de yetiştiriliyordu.

KANDIRA'DA 29 CAMİ, 220 ÇEŞME VE 115 DÜKKÂN BULUNUYORDU Bilimsel çalışmada aktarılan 19. yüzyıl sonlarına ait seyahatname verileri, Kandıra'nın sosyal yaşamı ve yapılaşması hakkında da önemli ayrıntılar içeriyor. 1894 tarihli kayıtlara göre Kandıra bölgesinde 29 minareli büyük cami, 220 çeşme, 4 han, 1 hamam, 12 fırın ve 115 dükkân bulunuyordu. Bölgede ayrıca 1.600 evin yer aldığı belirtiliyordu. Bu rakamlar, Kandıra'nın tarım ve hayvancılığa dayalı ekonomik yapısının yanında belirli bir ticari ve sosyal altyapıya da sahip olduğunu ortaya koyuyor. Eğitim faaliyetlerine ilişkin bilgiler de dönemin Kandıra'sının sosyal yapısına ışık tutuyor. Bölgede 50 öğrencinin eğitim gördüğü bir ortaöğretim kurumu ile toplam 500 öğrenciye eğitim verilen, camiler çevresinde konumlanmış 33 eğitim yapısının bulunduğu aktarılıyor. Bu veriler 1830 nüfus defterine değil, araştırmada yararlanılan 19. yüzyılın sonlarına ait tarihî kaynaklara dayanıyor.

BALKANLAR VE KAFKASLARDAN GELEN GÖÇLER KANDIRA'NIN NÜFUSUNU DEĞİŞTİRDİ Çalışmada Kandıra'nın demografik dönüşümünde göçlerin önemli rol oynadığı belirtildi. 1830 yılında üç mahalleden oluşan kasaba merkezinin mahalle sayısı 1870 yılına gelindiğinde dörde yükseldi. 1870 tarihli kayıtlarda kasaba ve merkeze bağlı köylerde 1.280 hanede 3 bin 651 erkek nüfus yer alıyordu. Araştırmada, bu artışın yalnızca doğumlarla açıklanamayacağı, 19. yüzyılda yaşanan savaşlar ve göçlerin de nüfus yapısını etkilediği değerlendirildi. Özellikle Kırım ve Kafkasya'dan gelen göçmenlerin Kandıra ve çevresine yerleştirilmesi, bölgenin demografik yapısında belirleyici oldu. 1879 tarihli bir Osmanlı arşiv belgesine göre Varna'dan gelen 500 göçmen Kandıra'ya sevk edildi. Ancak göçmenlerin barınma ve yiyecek sıkıntısı yaşadığı, bu nedenle kendilerine yardım edilmesi için talimat verildiği kayıtlara geçti. 1894 tarihli istatistiklerde ise Kandıra ve yakın çevresindeki kaza nüfusu içerisinde 2 bin 357 göçmen kaydı bulunduğu aktarıldı.

KANDIRA'NIN NÜFUSU 1898 YILINDA 8 BİN 606'YA ULAŞTI Araştırmada kullanılan 12 Mart 1898 tarihli arşiv kayıtları, Kandıra merkez ve yakın çevresindeki nüfus artışını da ortaya koydu. Buna göre kasaba merkezinde 329 hanede 1.583 kişi, merkeze bağlı 30 köyde ise 1.314 hanede 7 bin 23 kişi yaşıyordu. Böylece söz konusu yerleşimlerde toplam 1.643 hane ve 8 bin 606 kişilik nüfus kaydedilmişti. Bu sayımda kadın ve erkek nüfusunun birlikte yer alması, 1830 ve 1870 yıllarındaki yalnızca erkekleri esas alan kayıtlardan önemli bir farklılık oluşturdu.

KANDIRA'NIN 196 YILLIK HAFIZASI ARŞİVLERDE SAKLI Dr. Erdal Hürol'un 2026 yılında yayımlanan araştırması, Kandıra'nın tarihine yalnızca nüfus rakamları üzerinden değil, aileler, mahalleler, meslekler ve göç hareketleri üzerinden de ışık tutuyor. Çalışmada incelenen defterler, bugünkü Kandıra'da yaşayan ailelerin geçmişine ilişkin araştırmalarda kullanılabilecek önemli bilgiler içeriyor. Özellikle Sultan Orhan, Karadurak ve Çarşı gibi mahalle adlarının tarihî kayıtlarda yer alması, bölgenin yerleşim hafızasının ne kadar eskiye dayandığını gösteriyor. Araştırmanın ortaya çıkardığı en dikkat çekici gerçeklerden biri ise Osmanlı Devleti'nin yaklaşık iki asır önce sıradan vatandaşları dahi isimleri, yaşları, aile bağları ve fiziksel özellikleriyle kayıt altına almış olması. 1830 yılında Kandıra'da yaşayan yüzlerce kişinin adı bugün arşiv belgelerinde duruyor. Bu kayıtlar, Kandıralı ailelerin kendi geçmişlerini araştırmaları için önemli bir başlangıç noktası oluşturuyor.

Son bir ayda kocaeligazetesi.com.tr sitesinde 2.790.416 gerçekleşti.

Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır

Hızlıca eleman bulmak mı istiyorsunuz? Tam yerindesiniz. İlanınızın burada ve basılı gazetemizde çıkmasını ister misiniz? İlan metninizi ilanservis...

Kaynaklar: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr
Haber metni ve görseller Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Kaza
Yayın: 18 Ekim 2026 15:07 · Kaynak: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp