Uzmanından kentsel dönüşüm uyarısı: Sadece bina yenilemek yetmez!
Türkiye genelinde deprem riskine karşı yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Kentsel dönüşüm çalışmaları için'sadece bina yenilemek yetmez' diyen Yüksek Mühendisi İbrahim Dulkadiroğlu yapı güvenliği ve hak kayıplarına dikkat çekti. Özellikle bina yenileme sürecinde karşılaşılan ruhsat, emsal kaybı ve taşıyıcı sistem güvenliği gibi konuların vatandaşların zihninde birçok soru işareti yarattığına dikkat çeken Dulkadiroğlu, kentsel dönüşüm sürecine girmeyi planlayan kat malikleri ve mülk sahipleri için hayati uyarılarda bulundu.
" KENTSEL DÖ NÜ ŞÜ M BİR GAYRİMENKUL TAKASI DEĞİL, GÜ VENLİK PROJESİDİR''
Süreçte yapılan en büyük hatalardan birinin kentsel dönüşümü yalnızca bir "müteahhit anlaşması" veya "eski daireyi yenisiyle değiştirme" olarak görmek olduğunu vurgulayan İbrahim Dulkadiroğlu, teknik detayların ve doğru mühendislik planlamasının can güvenliği açısından anahtar rol oynadığını belirtti.
Dulkadiroğlu, " Kentsel dönüşümün temel amacı estetik binalar inşa etmek değil, olası bir afette can kaybını önleyecek mühendislik standartlarını yakalamaktır. Bir binanın dış cephesinin modern görünmesi veya lüks malzemelerle donatılması, o yapının depreme dayanıklı olduğu anlamına gelmez. Odak noktamız her zaman zemin yapısı, beton kalitesi ve taşıyıcı sistem stabiliasyonu olmalıdır," ifadelerini kullandı.
KAT MALİKLERİNİN DİKKAT ETMESİ GEREKEN 5 KRİTİK EŞİK
Dulkadiroğlu, dönüşüm kararı alan veya müteahhit firmalarla masaya oturan hak sahiplerinin mutlaka incelemesi gereken temel adımları şöyle sıraladı:
1. Emsal ve Net Alan Kayıplarının Analizi Yeni imar yönetmelikleri, parsel çekme mesafeleri ve otopark yönetmeliği gibi yasal düzenlemeler nedeniyle yeni projelerde net kullanım alanlarında düşüşler yaşanabiliyor.
Sözleşme imzalamadan önce avan projelerin ve ruhsata esas mimari çizimlerin bağımsız uzmanlarca incelenmesi, ileride yaşanacak brüt-net alan tartışmalarının önüne geçiyor.
2. Teknik Şartnamelerin Detaylandırılması Müteahhit sözleşmelerinde sıkça karşılaşılan "1. sınıf malzeme kullanılacaktır" gibi ucu açık ifadelerin hukuki ve teknik olarak yetersiz olduğunu belirten Dulkadiroğlu; kullanılacak beton sınıfı (örneğin C30/37 veya üzeri), demir çapları, donatı detayları, su ve ısı yalıtım standartlarının teknik şartnamede madde madde açıkça tanımlanması gerektiğini vurguluyor.
3. Zemin Etüdü ve Statik Proje Uyumlu Çalışmalı Binanın yükünü taşıyan temel sisteminin oluşturulmasında zemin verileri ilk belirleyicidir. Zemin etüt raporuna uygun olarak hazırlanan statik projelerin, doğru beton sınıfı ve uygun demir donatısı ile sahada birebir uygulanması; binanın dinamik yüklere karşı direncini doğrudan etkiler.
4. Şerefiyelendirme ve Hak Hakkaniyeti Kat malikleri arasındaki en büyük anlaşmazlık noktalarından biri olan kat ve cephe paylaşımlarında, bağımsız bölüm değerleme (şerefiyelendirme) raporlarının şeffaf bir şekilde hazırlanması sürecin kilitlenmesini engelliyor.
5. Yasal Güncellemeler ve Çoğunluk Kararları Kentsel dönüşüm mevzuatında yapılan son düzenlemeler ve ruhsatlandırma süreçlerindeki kolaylıklar hakkında bilgi sahibi olmak, karar alma mekanizmasını hızlandırıyor. Yasal hakların doğru kullanımı hem zaman hem de finansal kayıpları engelliyor.
" SÖ ZLEŞMEYİ İMZALAMADAN Ö NCE TEKNİK DENETİM ŞART''
Kentsel dönüşümün sadece bina bazlı düşünülmemesi, güvenli ve sürdürülebilir yaşam alanları oluşturma hedefiyle yürütülmesi gerektiğini ifade eden İbrahim Dulkadiroğlu, dönüşüm sürecindeki vatandaşlara şu çağrıda bulundu: " Kat maliklerimizin sürecin en başından itibaren konusunda uzman inşaat mühendisleri ve mimarlardan teknik danışmanlık almaları büyük önem taşıyor.
İnşaat yapım sözleşmeleri imzalanmadan önce projelerin denetlenmesi, inşaat aşamasında ise yapı denetim süreçlerinin titizlikle takibi mağduriyetleri sıfıra indirecektir. Doğru planlanmış bir kentsel dönüşüm projesi, yarınlar için bırakılacak en güvenli mirastır.'' dedi.
Kategori: Hava
Yayın: 05 Ekim 2026 10:58 · Kaynak: emlakkulisi.com