Habermetrik
← Ana Sayfa
İstanbul 15 Eylül 2026 15:53
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Yeni Parti'den İBB uyarısı: "Halkın iradesi, müdahalelerle çalınıyor!

Yeni Parti'den İBB uyarısı: "Halkın iradesi, müdahalelerle çalınıyor!

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, İBB yönetiminin el değiştirilmesi ihtimaline yönelik partisinin kaygılarının sorulması üzerine, “Türkiye adına endişe duymalıyız. Üsküdar'da yaşanan olay, hakikaten insanın midesini bulandırır tarzda. Milli irade hırsızlığı yapıp da tarihimizde uzun vadeli kazanan hiç olmamıştır. Bütün bunların kök nedenini herkesin kavraması lazım. Bu siyaset kurumuna yapılan topyekün bir saldırıdır. Biz son seçimde 413 belediye değil de 113 belediye alsaydık hiçbir belediyemize bir tane operasyon olmazdı. Tüm bunlar şu gerçeğin görülmesiyle başladı: Bu ülkede iktidar halkın oyuyla değişecek. Saldırıların temeli bu” dedi.YENİ Parti MYK, Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında parti genel merkezinde toplandı. Saat 14.00 itibarıyla başlayan MYK toplantısı sürüyor. YENİ Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, toplantı gündemine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Emre’nin açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:YENİ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI VE EĞİTİMDEKİ SORUNLAR“Bugün yeni öğretim yılının ikinci günü, çocuklar okula başladı. Kamunun öncelikli görevlerinden biri çocuklara eşit imkanların verilmesi. Okullarda ücretsiz en az bir öğün sağlıklı bir şekilde beslenme imkanının olması, hijyenik koşulların oluşması, su sebillerinin bulundurulması ve bu ihtiyaçların karşılanabilmesi için de TBMM'de bir kanun değişikliği önermiştik. Bu değişiklik iktidar partisinin ve MHP'nin oylarıyla reddedilmişti. Çünkü eğer bir ülkedeki her üç çocuktan biri yatağa aç giriyorsa o ülkenin bundan daha büyük problemi olamaz. Dolayısıyla ortaya çıkan bu gelir adaletsizliğinin, eşitsizliğin, ülkenin geldiği ekonomik krizin okullarda da farklı sonuçlara yol açtığını, şiddet olaylarının çok ciddi şekilde arttığını hatırlayalım. Fatma Nur öğretmen öğrencisi tarafından bıçaklanarak mart ayında katledilmişti. Öğretmenleri öldüren bir öğrenci profilinin ortaya çıkması... Yine Kahramanmaraş'ta yaşanan vahim olay, 14 yaşındaki bir ortaokul öğrencisinin öğretmenleri ve kendi arkadaşlarına yönelik yaptığı katliam. Yine daha geçen cuma bunu sosyal medyada kurdukları bir platformla'okullara saldırı planlayan bir çeteye operasyon yapıldı' haberleri düştü. Tüm bu saldırılar karşısında okulların ve çocukların, öğretmenlerin güvenli bir ortamda hizmet yapabilmesi açısından bizim önerimiz bugün yeterli şartları taşıyan kamuda iş bekleyen 65 bini acil olmak üzere uzman çavuşların okullarda güvenlik olarak görevlendirilmesinin önemli olduğunu, bunun bir an evvel hayata geçirilmesi gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz.Özellikle yeni nesil suç örgütlerinin dosyalarına, iddianamelerine baktığımızda yoksul muhitteki, öğrenci çağındaki çocukları kendi ağlarına düşürdükleri, uyuşturucu kullanımının ortaokul çağına kadar düştüğü bir dönemi görüyoruz. Maalesef biz her alanda olduğu gibi çeyrek asırlık AK Parti iktidarında büyük bir gerilemenin, eşitsizliğin olduğu eğitim alanını önemsiyoruz. Bu ülkenin birinci meselesidir. Biz YENİ Parti iktidarında bilimsel ve kamucu bir anlayışla eğitim sistemini dünyaya örnek olacak bir şekilde geliştireceğiz. Okullar güvenli bir halde olacak. Çocuklar en az bir öğün sağlıklı bir şekilde beslenme imkanı bulacak ve özel okulla devlet okulu arasındaki makasın bu denli açılmasına müsaade etmeyeceğiz. Bu meseleler kamucu bir anlayışla bir daha gözden geçirilecek.”PROGRAMSIZ BİR HAYVANCILIK YAPILMAYA BAŞLANDIEmre, Özgür Özel'in önceki haftaki saha ziyaretleri kapsamında Ardahan ve Kars'taki halk buluşmalarını anımsatarak şöyle devam etti:“Özellikle bu iki il düşünüldüğünde ilk başta akla gelen başlık hayvancılık. Ancak hayvancılık yapan vatandaşlarımızla konuştuğumuzda adeta bir dokunduğunuzda bin ah işitiyorsunuz. Büyük bir gerileme yaşandığını görüyoruz bu sektörde, daralma yaşandığını görüyoruz. Ve her şeyin başlı başına planlı bir şekilde ele alınması kamucu bir ekonomik modele bağlı. Türkiye gibi bir ülke, bu kadar verimli bir coğrafyadasınız ve her şeyi ithal eder durumdasınız, et dahil. 2010 yılından bugüne kadar 13 milyar dolarlık et ithalatı yapmışız. Hayvancılıkta yaşanan sıkıntıların temeli ne; önce buna bakmak lazım. Aslında mevcut iktidarın her alanda izlediği neoliberal politikaların sonucunda üretim açısından hayvancılık da büyük zarar gördü. Anadolu coğrafyasında ithal hayvanlar kol geziyor. Önce ithal hayvanlar geldi, daha sonra meraya dayalı hayvancılık bitirildi, yerine bitkisel yeme dayanan besi hayvancılığı başladı. Bugün Türkiye'deki hayvan yeminin yüzde 60'ının ithal edildiğini söyleyebiliriz. Plansız, programsız bir hayvancılık yapılmaya başlandı.ALIM GARANTİLERİYLE HAYVAN VE ET İTHALATI YAPIP PARALARINA PARA KATTILAR2026 yılı, yem fiyatlarındaki artış yüzde 32 seviyesinde. Bina bakım fiyatları, veteriner fiyatları, makine bakım masrafları; tüm bunlara baktığımız zaman yüzde 30 seviyesindeki artışlar gözümüze çarpıyor. Şimdi yem fiyatları çok önemli. Sürekli kendilerinden önceki dönemi kötüleyen iktidar 2002 yılında bir çuval, yani 50 kilo hayvan yemi 10 liraydı. Bugün aynı miktardaki bir bir çuval hayvan yemi 900 lira. Yüzde 8 bin 900 liralık bir artış söz konusu. Böyle bir artış olur mu? Böyle bir artışın olduğu ülkede hayvancılık yapılabilir mi? Bugün çiğ sütün kilogram fiyatı 24,30 lira. Bir süt üreticisi, hayvanına yem alabilmek için 37 kilo süt satmak zorunda. 2002 yılında sütün kilogram fiyatı 34 kuruştu. 2010 yılında 1 kilo kıyma 16 lirayken bugün gelinen tabloda 800 lira. Yüzde 4 bin 900'lük artış var. Kuşbaşı et, 2010 yılı 24 lira, yüzde 4 bin 67 artmış, bugün bin lira. 2010 yılı et fiyatlarını dengelemek amacıyla sözüm ona başlattığı et ithalatı vardı iktidarın. Bu süre zarfı içerisinde 13 milyar dolarlık et ithalatı yapıldı. Özellikle bu ithalatı kimlerin yaptığına, kimlerin Türkiye'ye ucuza alıp fahiş fiyata Et Balık Kurumu'na, diğer kurumlara sattığına dikkat edelim. Hangi kurumlar, hangi iktidara yakın kişilerle ilintili? Alım garantileriyle hayvan ve et ithalatı yapıp paralarına para kattılar. Türkiye'de hayvancılık yapanlarsa bu işi bırakıp büyükşehirlere göç etti. Aynı zamanda nüfus yoğunluğunun da artmasına sebebiyet verdi.YENİ PARTİ’NİN HAYVANCILIK PROJESİBu nasıl bir fiyat dengelemesi ki AK Parti iktidara gelmeden önce hayvancılıkla uğraşan insan sayımız 7 milyonken bugün 4 milyona düştü. Bugün dünyadaki en stratejik alan gıdadır, tarımdır, hayvancılıktır, kendi kendine yetmeniz lazım bu alanda. Çünkü hele hele içinde bulunduğumuz böyle bir coğrafyada, savaşların yaşandığı bir ortamda kendine yeten, üreten bir Türkiye'ye ihtiyacımız varken bütün bu alanlarda geri gittiğimizi görüyoruz. İktidarın kendilerine ve yakınlarına ait bir Lale Devri yaşanıyor. Vatandaşın çilesini, asgari ücretliyi, emekliyi, geçim mücadelesi süren memurun sesini duymuyor. Biz YENİ Parti iktidarında hayvancılıkta yem maliyetlerini düşüreceğiz. Mera alanlarını koruyacağız. Küçükbaş ve büyükbaş üreticiler desteklenecek. Süt ve et piyasası da üreticiyle tüketiciyi koruyan dengeli bir yapı kuracağız.DIŞ ŞOKLARI KALICI ENFLASYONA DÖNÜŞTÜREN İKTİDARIN KÖTÜ YÖNETİMİDİRGeçtiğimiz hafta Orta Vadeli Program (OVP) açıklandı. İnandırıcılıktan çok uzak olduğunu söylemekte fayda var. Enflasyon tahmini iki katına çıkmış. OVP her yıl ileri kayan bir ufuk belgesine dönüşmüş. 2026 için konulan enflasyon tahmini sadece bir yıl içerisinde 12,4 puan yukarı kaydırılmış. Merkez Bankası'nın 2027 için öngördüğü enflasyon rakamı yüzde 15, OVP ise yüzde 21 olarak tahmin ediyor. Kurumlar arasındaki koordinasyonsuzluğun, bilgi akışının olmaması ve verilerin de bir bilimsel tespite dayanmadığının bir başka ispatı da burada yer alıyor. Sürekli bahanenin dışarıda arandığını ama içeride de vatandaşın bedel ödediği bir Türkiye gerçeğiyle karşı karşıyayız. Program sapmaları sürekli dış şoklarla anlatılmaya çalışılıyor. Oysa sorulması gereken Türk ekonomisinin bu şoklara neden dünyadaki birçok ülkeden daha sert tepki verdiğidir. Dış şokları kalıcı enflasyona dönüştüren iktidarın kötü yönetimidir.OVP ELEŞTİRİSİBugün ülkede işsizlik düşmemiştir, iş gücü erimemiştir. Programın kendi tablosunda 2025-2026 dönemi için net istihdam artışı sadece 13 bin kişidir, bir yılda. Yani yıl milyonlarca işsizin olduğu bir ülkede her yıl yeni yüz binlerin eklendiği bir ülkede 13 binkişilik bir istihdam artışından söz edilmektedir. Bütçenin ilk sırasında faiz var. Son sırasında yatırım var. Yatırıma ayrılan her bir liraya karşılık faize iki liradan fazla ödenecek. Kamu yatırımlarının milli gelire oranı sadece yüzde 3,2. Bugün ülkemizdeki vergi gelirlerinin yüzde 60'ı dolaylı vergilerden toplanıyor. Vergi yükünün milli gelire oranı da 2025-2029 arasında da artış öngörülmüş durumda. İhracatın büyümeye katkısı 2027’de 0, 2028’de binde 1, 2029'da binde 2 öngörülmekte. Yani üretim ve ihracat odaklı büyüme iddiası kendi programında bile yer bulmamış durumda. Üç yıllık program boyunca tarımsal katma değere ilişkin tek bir hedef konulmamıştır. Halbuki işin en kritik ve en önemli yeri burasıdır.YENİ PARTİ’NİN ORTA VADELİ HEDEFLERİBiz YENİ Parti iktidarında OVP'yi şöyle yapacağız: Hedefleri hesapverebilir hale getireceğiz. OVP hedeflerinde sapma halinde TBMM'de gerekçeleri sapma raporu sunulmasını yasal zorunluluk haline getireceğiz. Vergi yükünün bileşimini dağıtacağız. Dolaylı vergilerin payının hangi takvimde, hangi oranda geriletileceğini şeffaf bir şekilde ilan edeceğiz. Gerçekleşmeleri her mali yıl sonunda kamuoyuyla paylaşacağız. Gelir dağılımını ölçülebilir hedeflere bağlayacağız. Bugün Türkiye'deki en zengin ve en yoksul yüzde 20'lik kesim arasındaki gelir oranı ve yoksulluk oranı için program dönemli hedefler koyacağız. Bunları da yıllık olarak raporlayıp açıklayacağız. Ücretleri enflasyona karşı koruyacağız. Bir iktidar kendi vatandaşını dolandırmaz. Yıl sonu enflasyon hedefi diye bir rakam koyuyorsun, bu rakama uyulmayacağı çok açık, zaten çok gerisinde kalıyorsun ama asgari ücretliye, memura, emekliye verdiğin zammı da bu hedefe göre yapıyorsun. Asgari ücret ve kamu toplu sözleşmelerinde tutmayan hedef enflasyonu değil, gerçekleşen enflasyonu ve refah payını esas alacağız. Kamu kaynağının tahsisini şeffaf hale getireceğiz. Vergi harcamalarıyla teşviklerde seçim kriterleri, taahhüt edilen istihdam ve ihracatı, gerçekleşmeleri ve destek alan şirketleri kamuoyuna açıklayacağız. Süreçleri de Sayıştay denetimine tabi kılacağız. Bizim iktidarımızda tarım bir enflasyon kalemi olmayacak. Arz güvenliği meselesini ele alacağız. Alım fiyatlarını hedef enflasyona göre değil, üretim maliyetini esas alarak ve ekim öncesinde açıklayacağız. Ve son olarak da bu alanda sosyal güvenlik ve sosyal yardım düzenlemelerini şeffaf ve hak temelli hale getireceğiz. Emeklilik ve sağlık geri ödemesindeki değişiklikleri açıklayacağız. Gelir desteğini siyasi takdire göre değil, nesnel ölçütlere göre yapacağız.BİR BUÇUK YILDIR SİYASİ SAİKLERLE YAPILAN OPERASYONLARIN MUHATABIYIZÜlkeye gelen yatırımcı ve harcanan yatırım miktarıyla dışarıya gönderilen para ve dışarıda yapılan harcamaya baktığınız arasında dışarıda yapılan yatırım miktarının artık içeride yapılan miktara göre arttığını, makasın açılmaya başladığını görüyoruz. İnsanlar hukuk güvenliğinin bulunduğunu düşündüğü ülkelere yatırımlarını kaydırıyorlar. Bugün her bir gün uyandığımızda aşağı yukarı bin-bin 500- 2 bin gözaltı ve yüzlerce operasyon haberiyle uyanıyoruz. Ve bütün bunlarda da baktığınız zaman istisna olması gereken gözaltı ve tutuklamanın esas olduğu, içeri girenin uzun süre tahliye edilmediği bir süreci yaşıyoruz. Bir buçuk yıldan beri sistematik olarak biz siyasi saldırı altındayız, siyasi saiklerle yapılan operasyonların muhatabıyız. Buna en başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde Sayın Ekrem İmmoğlu, belediye bürokratlarımız, belediye başkanlarımız, meclis üyelerimiz birer parçası haline getirilmektedir.“SİYASİ MÜHENDİSLİK”Geçtiğimiz hafta Sayın Ekrem İmamoğlu ile ilgili geçmiş dönemde Tuzla Belediye Başkanı ile yaşamış olduğu bir polemiğe istinaden sözüm ona hakaret iddiasıyla iki yıl bir ay hapis cezası verildi. Söylenen söz, bir açılışta ‘O arkadaş buraya germeye gelmiş. Sakin olun arkadaşlar. İlgilenmeyin. Kötü söz sahibine aittir.’ Bu söz üzerine şikayet ediliyor. Hakim beraat kararı veriyor. İstinafa gidiyor, bozuyor. Ve hakim değiştiriyor, bugüne kadar Ekrem Bey’in istisnasız davasına bakan tüm hakilerin değiştirildiği gibi. Yerine gelen hakim en üst sınıra yakın bir şekilde ceza veriyor ki buradan da bir siyasi yasak çıkartılabilsin. Tam bir siyasi mühendislik. Elinizi vicdanınıza koyun, bu sözlerin neresinde hakaret var? Emin olun, burada mesela Ekrem İmamoğlu meselesi değil; Türkiye'nin geleceğine verilen bir cezadır bu, Türkiye'de siyasete verilen bir gözdağıdır.ÜSKÜDAR MİTİNGİGenel Başkanımız cumartesi günü Üsküdar'da, Üsküdar halkının iradesinin çalınmasına yönelik, ona tepki gösteren Üsküdarlı yurttaşlarımızla birlikte on binlerle buluştu. Ve oradan milli irade hırsızlığına, bir belediyenin organize kötülükle nasıl çalındığına işaret edildi. İşin içerisinde valinin, bürokratların, yargı görevlilerinin nasıl bulunduğunu anlattı. 81 ilde bütün vatandaşlara ve siyasi partilere eşit davranması gereken valilerin geldiği nokta. Ve bu iktidar döneminde bugüne kadar hiç yaşamadıklarımızı yaşadık. Bir valinin çocuğu, gariban bir kız çocuğunu katletti. Vali elindeki tüm imkanları olayın üstünü örtmek için kullandı. Buradaki yozlaşma bireysel bir yozlaşma olarak ele alınamaz. Bugün iktidar partisine mensup bir milletvekili, vali tarafından tehdit edildiğini söylüyor. AK Parti Milletvekili Adem Korkmaz, katıldığı bir yayında Burdur Valisi kendisini ölümle tehdit ettiği için Ankara Valiliği’nden koruma talep ettiğini açıklıyor. İşin çivisinin çıktığı nokta burasıdır. Binlerce yıllık devlet geleneği bu iktidar döneminde yerle bir edilmek istendi. Bir milletvekili, ‘Can güvenliğim yok’ diyorsa, üstelik bu iktidar partisine mensup bir milletvekiliyse vatandaş ne yapsın? Vatandaşın canı nasıl korunacak?“İNSANLARIN CİNSEL YÖNELİMİNE YÖNELİK CEZALANDIRMA OLARAK YARGI SOPASININ KULLANILMASINI DOĞRU BULMUYORUZ”Operasyonlar birçok alanda

Kaynaklar: gazetekritik.com
Haber metni ve görseller gazetekritik.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset · Bölge: İstanbul
Yayın: 15 Eylül 2026 15:53 · Kaynak: gazetekritik.com
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp