Burun ameliyatı sonrası ölen kadının anestezi doktoru hakkında soruşturma izni
- Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulu, İzmir'de burun estetiği operasyonu sonrasında yaşamını yitiren Hatice Öncü'nün vefatıyla ilgili ameliyat sonrası anestezi aşamasında görevli hekim hakkında soruşturma izni verdi
GÖKHAN DÜZYOL - Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulu, İzmir'de burun estetiği operasyonu sonrasında yaşamını yitiren
GÖKHAN DÜZYOL - Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulu, İzmir'de burun estetiği operasyonu sonrasında yaşamını yitiren
Çiğli ilçesindeki özel bir hastanede 22 Nisan'daki burun estetiği müdahalesi esnasında fenalaşan ve 30 Nisan'da hayatını kaybeden Hatice Öncü'nün yakınları,
Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulu, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tetkik yaptı, rapor hazırladı.
Soruşturma dosyasına giren raporda, Öncü'de saptanan serebrovasküler iskemi (beyin dokusunun normal kan akışı ve oksijen alamaması durumu) ile
beyin ödeminin ortaya çıkışında farklı etkenlerin rol oynayabileceği, uygulanan kontrollü hipotansif anesteziyle (kontrollü tansiyon düşürme) bağlantılı olma ihtimalinin de bulunduğu kaydedildi.
Raporda ayrıca kontrollü hipotansif anestezi yönteminin yönetiminde dikkat eksikliği bulunduğunun değerlendirildiği ifade edildi.
Adli Tıp Kurumu İzmir Grup Başkanlığınca düzenlenen otopsi raporunda, operasyon ve tedavi sürecine dair tıbbi dokümanlar ile otopsi tutanağının,
ölüm sebebi ve diğer hususlarda görüş alınması amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kuruluna iletilmesinin uygun olacağı belirtildi.
"Bir yerden çıkacak'anne ben geldim' diyecek"
Öncü'nün annesi Remziye Kanak, muhabire, evladının ölümünün üzerinden aylar geçmesine karşın acısının tazeliğini koruduğunu söyledi.
Kızını gelecekmiş gibi beklediğini anlatan Kanak, şunları kaydetti:
"Bir yerden çıkacak'Anne ben geldim' diyecek. Bekliyorum böyle gözüm hep yolda, kapıda, camda. Üç tane evladım daha var. Onlar için toparlanıyorum, güçlü durmaya çalışıyorum.
Ben tek evladımı kaybetmedim ki arkadaşımı, dostumu da kaybettim. İlk çocuğumdu. Biz onunla hep arkadaş, dert ortağı gibi. Artık telefonum çalmıyor. (Anne ihtiyacın var mı, anne ne lazım, anne neredesin?)"
Kanak, kızının ameliyat öncesi tetkiklerini yaptırmak için hastaneye gittiğinde ses kaydı attığını belirterek, "Normalde benim kızım beni arar ya da mesaj atar. Ses kaydı atan bir kız değildi.
Dinleyeyim diye bana hatıra bırakmış." ifadelerini kullandı.
Diğer kızı Esma'nın da aynı hastanede burun estetiği ameliyatı olduğunu anlatan Kanak, "Çok heyecanlıydı, çok istekliydi, çok mutluydu. Çocuklarıma hep ben baktım. Hiç kimsenin desteği yoktu üstümde. Tek başıma hem anne hem baba oldum.
Ateş düştüğü yeri yakıyor. Bizim ciğerimiz yandı ve hiçbir şey yapmadılar. Hastane, başsağlığı bile dilemedi. Şu süreçte yanımızda olmadılar.
Adalet istiyorum. Benim ciğerim yandı, hiçbir annenin ciğeri yanmasın. Bu kadar basit olmamalı insan hayatı." şeklinde konuştu.
Ailenin avukatı Betül Dayıbaş da kurul raporunda hastaya uygulanan anestezi yönteminde riskli bir yöntem olduğu
bilinmesine rağmen devamında takip ve özen konusunda eksiklikler olduğuna ilişkin değerlendirmelerin yer aldığını gördüklerini söyledi.
Dayıbaş, soruşturma izni verilmeyen kişiler yönünden rapora itiraz ettiklerini vurguladı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Sağlık
Yayın: 06 Kasım 2026 08:37 · Kaynak: habersunum.com, haber1.com