Yolu öğren ama sonra kendi yolunu bul!
- Su akar yolunu bulur, demiştir eskiler
- Yani yolu bulmak için akmak veya eylem ve arayış gereklidir
Su akar yolunu bulur, demiştir eskiler. Yani yolu bulmak için akmak veya eylem ve arayış gereklidir. Çoğu kimse yolu bulmak için herhangi harekette bulunmaz ve yolun kendine gelmesini bekler. Ancak bu şekil bir yol bulmanın ne yola ne yolcuya faydası vardır.
Onlar bir dolgu malzemesinden öte geçemezler. Bu sebeple yol seçmek ancak bir arayışla gerçekleşir, gerçekleşmelidir. Bu ise bir hedefinin olması, demektir. O halde ince eleyip sık dokuyup hedefimizi, amacımızı, gayemizi ve dahi menzilimizi doğru belirlemeliyiz.
Selin önündeki bir nesne veya rüzgârın önündeki bir yaprak olamayız. Hedefi olmak bir değer katar insana yoksa hedefi olmayanlar başkalarının hedefi olurlar. Şairin ifadesi ile: Göz odur ki doğru göre, yol odur ki doğru vara. Peki, doğru nedir?
Doğru, herkese, her şeye rağmen var olandır, kaybolmayandır, değerini yitirmeyendir. Hâlbuki onu görmememiz için önümüze engeller koyulur, setler çekilir ancak doğru hep oradadır. Doğru ya işine gelmiyordur birilerinin, bilir ama onu geri atar.
Doğruyu bulamaz bazıları çünkü aramıyordur. Yanlışın peşinden giderken doğrudan kopanlar sonra arasalar da bulamazlar onu çünkü hakları bitmiştir onların çünkü kırdıkları cevizler bini aşmış, yedikleri haltlar taşmıştır.
İşte tam da burada taşı gediğine koymanın vakti gelmiştir: Bugün ilçemizde, ilimizde ve sair illerde olan sellerin bu yaptıklarımızla bir alakası var mı? Aslında yağmuru bekliyorduk, barajlarımız boşalmışken. Belki de doğru ortaya çıkmaya utanıyordur yapılanlardan.
Doğru da bir başlangıç noktası ve bir hedef ister sizden yani iki nokta olmalı doğruyu bulmak için. Bugün için insanların çoğunun tek bir noktası var ve bir noktadan sonsuz doğru geçer, bilen bilir. Sonsuz doğru, demek hiç doğru yok demektir.
Onların hiçbir kuralları yoktur, bugün ak olan yarın kara olabilir yani sütten çıkmış ak kaşık. İki noktadan ise sadece bir doğru geçer ve yine bilen bilir.
Yolu öğren, yol olduğunu öğren, yola çıkmak gerektiğini öğren ve harekete geç yoksa çok geç olabilir. Şunu unutma, doğru yol zorludur, engellidir, engebelidir. Kolay yol insanı geliştirmez, yükseltmez. Her istediğin oluyorsa bil ki bir tuzağın içine çekiliyorsundur, sinsice. Sinsi kelimesi size bir yerden tanıdık geldi mi?
Yolu bulunca hemen rehavete kapılma, aklına gelsin tavşan ile kaplumbağa. Tavşan yolu biliyordu, yolu aşacak yetenekleri de vardı ama yarışı kaybetti çünkü kendinden çok emindi. Birçok yolcu bu yüzden yolda kaldı hâlbuki onların bir hedefi vardı.
Yoksa onların bir hedefi yok muydu? Yolun büyüsüne kapıldılar ve belki de bir köprüye takıldılar. Ne muhteşem bir köprü bu! Bir köprü sadece karşıya geçmek içindir bir urgan da olsa aynı işi görürdü. Ama onlar köprüye, baraja, yola takıldılar bir balığın ağa takıldığı gibi.
Böylece yol hikâyeleri bir drama dönüştü, trafik canavarı onları buldu ve yok etti. Yok etmedi, bazen ama yol etti. Bazı yolcularsa yolda durdukları dinlenme yerlerini çok beğendiler, orada kaldılar. Bazıları ise otobüsü kaçırdılar çünkü geçici olana daldılar. Yoksa yol onları yuttu mu?
Yolun en büyük tehlikesi ise sürünün peşine takılmaktır. Sürü nereye giderse oraya gitmektir. Sürünün başı fareli köyün kavalcısı olunca akıbetiniz de ona kalır artık. Ya sizi çıkarır karınlıktan aydınlığa ya da aşağılar aşağısına atar, karanlıklara.
Çünkü o işini ücretle yapar, aldığı karşılığa bakar, sizin karakaşınıza kara gözünüze bakmaz. Her zaman daha fazla ücret veren çıkacaktır, kendi menfaati esastır onun için anlasana. O halde ne yapmak gerekiyor?
Kendi yolunu bulman gerekiyor, kendi yolu olmalı bir insanın. Herkesle birlikte olsan da yalnız kalsan da bu böyledir. Şöyle derler sana, bak herkes bu tarafa gidiyor, çoğunluğa uysana. Onlara sor: Hangi çoğunluğa uyayım ve ya çoğunluk yanılıyorsa?
Onların çoğunluk masalı bir yılan hikâyesi gibidir. Yüz kişiye sorduk, çoğu böyle söyledi ancak hangi yüz kişiye sorduklarını söylemezler. Bazen onların durumu şuna benzer, internette satılan malın kullanıcı yorumlarına.
Ben aldım çok harika. Mesela süpürge almış olsun, beş dakika kullanıp yorum yazıyor: Çok iyi, fiyat performans ürünü, vaktinde de geldi. E sonra, sonrası bilinmiyor. Belki birkaç gün sonra tel tel dökülüyor ve belki de ürünü hiç almamıştır. Yalandan kim ölmüş?
Bu kadar girizgâhtan sonra gelelim sadede, unutma yol çok görünebilir ancak temelde iki yol vardır. İlki sizi doğru hedefe götürecek olan doğru yoldur. Beraber yürüdük biz bu yollarda şarkısının nağmelerine aldanma, yolun büyüsüne kapılma, duygusal hallere bürünme çünkü seni mutlu edecek olan yol değil varacağın hedeftir.
Efendim, ya hedefe varmışsak ne olacak? Asla böyle bir şey mümkün değildir, belki sadece bir menzil aşılmış olabilir ama menziller bu dünyada bitmeyecektir. Şairin ifadesi ile söylersek: Perdenin ardı perde, perdenin ardı perde, her siper aşıldı mı gaye öbür siperde.
İkincisi ise doğru yol diye size yutturulan yollardır. Süsü yerinde bu yolların gayesi sizi hiçbir ulvi hedefe götürmek değildir. Onların gayesi, hedefi sizsiniz, kendi dünyevi çıkarları için bir kâğıt mendil gibi sizi kullanır ve atarlar. Kendiniz kullandırmayın sonra doğru yolu bulursunuz. Doğru değil mi?
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Hava
Yayın: 06 Kasım 2026 06:22 · Kaynak: sakaryayenihaber.com