Balıkesir'de 1,5 milyon kişinin atığı denizde iddiası: Edremit Marmara olmasın!
- 660 bin kişilik arıtma kapasitesine karşın yaz aylarında nüfusu 2 milyona yaklaşan Edremit Körfezi’nde kirlilik alarmı verildi
- “Denize girmeyin” diyen EGEÇEP, yetkilileri acilen göreve çağırdı
660 bin kişilik arıtma kapasitesine karşın yaz aylarında nüfusu 2 milyona yaklaşan Edremit Körfezi’nde kirlilik alarmı verildi. Yurttaşlar denizde dışkı benzeri parçacıklar gördüklerini söylerken, “Edremit Marmara olmasın” dedi. “Denize girmeyin” diyen EGEÇEP, yetkilileri acilen göreve çağırdı.
NURCAN ETİK/YENİGÜN Balıkesir’in Altınoluk ilçesinde denizde çekilen görüntüler yurttaşları ayağa kaldırdı. Yurttaşlar, binlerce insanın yüzmek için girdiği denizdeki kirliliğin evsel arıtma tesislerinden bırakılan atıklar olduğunu iddia etti.
“Suyun üzerinde minik minik dışkı parçaları vardı. Plajın ilerisinde devasa bir boru var ve bu borunun arıtmadan denizin içine bağlandığını biliyoruz” diyen Fatma Yılmaz, “Edremit Körfezi’nin Marmara gibi olmasını istemiyoruz” dedi.
Bölgedeki arıtma tesisleirnin toplam kapasitesinin 660 bin nüfusa göre yapıldığını ancak pandemiden sonra nüfusun arttığını ve özellikle yaz aylarında yaklaşık 2 milyona yaklaştığını belirten Ege Çevre ve Kültür Derneği (EGEÇEP) Eş Sözcüsü Süleyman Eryılmaz, 1 buçuk milyon insanın evsel atığının doğrudan deşarjla alıcı ortama verildiğini öne sürdü. Edremit Körfezi’nin topografik özellikleri nedeniyle kendi kendini temizleyemediğini vurgulayan Eryılmaz, arıtma tesisi sayısının artırılması ve ileri biyolojik arıtma tesislerinin yapılması için yetkilileri acilen göreve çağırdı.
Suda dışkı iddiası! Altınoluk’ta yazlığı bulunan ve yaklaşık 12 yıldır her yaz İzmir’den Balıkesir’e tatil için giden Fatma Yılmaz, denizde karşılaştığı görüntüler sonrası harekete geçti. Şikayetlerini ve çektiği görüntüleri hem Sahil Güvenliğe hem de CİMER’e hem de belediyeye ilettiğini belirten Yılmaz, “Sahil Güvenlik ‘sebebini araştırıyoruz’ diye geri dönüş yaptı ama bu bir iki günlük bir durum değil.
Haziran ayından bu yana Güre, Burhaniye ve Altınoluk sahilinde de bu görüntülere şahit oluyoruz” ifadelerini kullandı. Sabah saatlerinde bölgedeki arıtma tesisinden atıkların denize salındığını öne süren Yılmaz, “Gerçekten suyun üzerinde minik minik dışkı parçaları vardı.
Plajın ilerisinde devasa bir boru var ve bu borunun arıtmadan denizin içine bağlandığını biliyoruz. Sadece evsel atıklar da değil, gelen tekneler de kendi pisliklerini bırakıyor çünkü burası çok sahipsiz ve denetleyen yok” dedi.
“Mavi Bayraklı Plaj(!)” Yılmaz, pandemiden sonra kırsal bölgelere talebin artmasıyla birlikte Altınoluk’ta da yapılaşmanın ve nüfusun arttığını ve arıtma tesislerinin yetmediğini söyledi. Evine yakın bir bölgede arıtma tesisi bulunduğunu belirten Yılmaz, “Fazlalıkların suya salındığını her yıl duyuyorduk, denizin üzerinde ince bir tabaka görüyorduk ama bu sene kirlilik ayyuka çıkmış vaziyette” ifadelerini kullandı.
Vatandaşlar tarafından sık sık benzer görüntülerin çekildiğini ve bunların yerel basında da gündeme geldiğini vurgulayan Yılmaz, “Ancak herhangi bir çözüm üretilmiyor. Çok ciddi bir kirlilik var ve üstelik burası mavi bayraklı bir plaj” dedi.
Yurttaşlardan “denize girmeyin” uyarısı “Edremit Körfezi’nin Marmara gibi olmasını istemiyoruz” diyen Yılmaz, “Orayı kaybettik, en azından burası elimizde kalsın. Bu sular çok değerli sular, adeta bir cennet” dedi. Altınoluk’taki yurttaşların sık sık farklı etkinliklerde belediye başkanına da durumu ilettiklerini ifade eden Yılmaz, “Belediye Başkanı arıtma tesisinin yetmediğini kendisi de söylüyor.
Gerekçe olarak da yazın nüfusun artmasını gösteriyor. O zaman yeni bir tesis daha yapılacak ya da var olanlar geliştirilecek. Ya da bu tesisler yapılmadan bu kadar bina yapımını da izin verilmeyecek. Eskiden bizim oturduğumuz yerde iki kata izin veriliyordu şimdi üç kata çıkardılar” dedi.
Öte yandan bölgede yurttaşların birbirini ‘denize girmeyin’ diye uyardığını iddia eden Yılmaz, “Kimisi ishal olmuş, kimisi enfeksiyon kapmış sürekli bunlarla karşılaşıyoruz ve kimse bize bir açıklama yapmıyor” dedi. Yetkililerden bir an önce çözüm beklediklerini belirten Yılmaz, “Burası kilometrelerce uzun bir plaj ve şemsiye şemsiye üstüne, binlerce insan giriyor en başta da çocuklar giriyor. Bu sorunu bir an önce çözün” çağrısında bulundu.
1 buçuk milyon insanın atığı nereye gidiyor? Behramkale'den Ayvalık'a kadar belediyelere ait yaklaşık 11 evsel atık tesisi bulunduğunu belirten EGEÇEP Eş Sözcüsü Süleyman Eryılmaz, “Bunların toplamı 660 bin kişilik. Kış nüfusuna göre yapılmış.
Kimyasal değil biyolojik bir arıtma yapılıyor ve gerisi de uzun bir boruyla körfeze iletiliyor, bazen de derelere dökülüyor” ifadelerini kullandı. 660 bin kişilik tesisin yeterli olmadığını vurgulayan Eryılmaz, “Yazları tatil için çok tercih edilen bir yer.
Bir de pandemiden sonra bölgeye ciddi bir yerleşim söz konusu oldu. Özellikle yaz aylarında nüfus 2 milyona yaklaşıyor. 660 bin kişilik bir arıtma tesisine her gün, 2 milyon insanın evsel atığı geliyor. 1 buçuk milyon insanın evsel atığı doğrudan deşarjla alıcı ortama veriliyor. Bu kimi zaman dereler oluyor, kimi zaman da ister istemez körfeze verilmiş oluyor” dedi.
“Edremit Körfezi kendi kendini temizleyemiyor” Edremit Körfezi önünde var olan Midilli Adası’nın körfezi adeta bir göl gibi yaptığını, bu nedenle Ege Denizi ile yeterince sirkülasyon yapamadığını, kendi kendini temizleme olanağına sahip olmadığını vurgulayan Eryılmaz, “Bu bakımdan Edremit Körfezi hassas deniz diye tanımlanıyor. Bu hassas denize yıllardır bu şekilde deşarj yapılıyor” ifadelerini kullandı.
Körfezin daha önce nasıl temiz kaldığına dair de açıklamalarda bulunan Eryılmaz, “Deniz kirliliğini yok eden, denizlerin akciğeri olarak da bilinen deniz çayırları vardı. Halk arasında yosun da deniyor. Bunlar da seneler içinde ciddi zarara uğratılmış.
İşte plajların önünde insanlar ‘yosun var’ dedikçe bu deniz çayırları ne yazık ki yok edilmiş, sürülmüş, tırmıklanmış, kıyıya çıkartılmış, çok az bir deniz çayırı kalmış. Yani körfezin kendi kendini temizlemesi de ortadan kalkmış.
Ve doğal olarak bu ekosistemin değişmesiyle birlikte Edremit Körfezi'nde canlı sistemi de yavaş yavaş ölmeye başladı” dedi.
“Kanalizasyon sistemi yok” “Şimdi düşünün, böylesine hassas bir denize sadece evsel atık suları değil, sanayi tesislerinin de atıkları veriliyor” diyen Eryılmaz, “Küçük sanayilerde hiçbir arıtma tesisi yok. Büyük sanayi bölgelerinde sözde arıtma tesisleri var, ne kadar çalışıyor bilmiyoruz.
Zeytin işlenen tesislerde zeytin suyu ne kadar arıtılıp denize veriliyor bunu da bilmiyoruz, tespit edilen bir şey yok. Yerel yönetimlerin ve Çevre İl Müdürlüğü'nün kontrolleri de yetersiz” ifadelerini kullandı. “Üstelik görüntülerin çekildiği Altınoluk ile Akçay arasındaki bir bölgenin tamamında, hiçbirinde kanalizasyon sistemi yok, foseptik var” diyen Eryılmaz, “O foseptiklerden vidanjörler vasıtasıyla alınan atık nereye götürülüyor, nerede arıtılıyor bunu da bilmiyoruz.
Burada da 10 yıldır ciddi şekilde alıcı ortama, derelere boşaltıldığı ihbarlarını alıyorduk. Açıkçası Burhaniye Çevre Platformu olarak 10 yıldır ‘Denize girmeyin’ uyarısı da yapıyorduk” dedi.
Yetkililere acil çağrı Öte yandan bölgede enfeksiyon şikayetlerinin arttığını öne süren Eryılmaz, “Ama ne yazık ki biz hastanelerden bunların kayıtlarını alamıyoruz, çoğu kayda geçmiyor. İl Sağlık Müdürlükleri bu konuda bilgi vermiyor.
‘Biz gerekli tahlili yapıyoruz’ diyorlar ama bunu kamuoyuna açıklayamıyorlar” dedi. Toplu bir “duyarsızlık” olduğunu ifade eden Eryılmaz, “Turizm işletmecileri de duyarlı değil çünkü denize girmenin sakıncalı olduğu duyulursa ve yaygınlaşır müşterilerinin azalacağından korkuyorlar.
Dolaylı olarak esnaf da bu konuda sesini çıkartmıyor. Yerel belediyeler de kulağının üstüne yatmış, ‘Bu bizim işimiz değil, Büyükşehir Belediyesi'nin işi’ diyor. Büyükşehir bize karşılık vermiyor, ‘Bu Çevre Bakanlığı'nın işi’ diyor.
Böyle birbirlerine top atıp duruyorlar ama son iki yılda artık şapka düştü, kel göründü. Kırmızı Pazartesi romanı gibi, herkes bir şey olacağını biliyordu ama kimse engel olmadı” dedi. “Daha fazla geç kalınamaz” diyen Eryılmaz, ileri biyolojik arıtma tesislerinin yapılması ve var olan tesislerin kapasitelerinin artırılmasını gerektiğini belirterek yetkililer acilen göreve çağırdı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel
Yayın: 21 Ağustos 2026 06:08 · Kaynak: gazeteyenigun.com.tr