Habermetrik
← Ana Sayfa
08 Kasım 2026 11:47
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

CHP’li Necdet Saraç: ‘Kastamonu’ya Baktığımızda Türkiye’yi Görüyoruz’

CHP’li Necdet Saraç: ‘Kastamonu’ya Baktığımızda Türkiye’yi Görüyoruz’
Görsel kaynağı: kastamonugundemgazetesi.com
⏱️ 14 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Programın açılış konuşmasını yapan CHP Kastamonu İl Başkanı Uğur Alemdar, genel başkan yardımcılarını Kastamonu'da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, konuklarına'Hoş geldiniz' dedi
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Programın açılış konuşmasını yapan CHP Kastamonu İl Başkanı Uğur Alemdar, genel başkan yardımcılarını Kastamonu'da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, konuklarına'Hoş geldiniz' dedi.

Buluşmada söz alan CHP Genel Başkan Yardımcıları Adnan Demirci ve Necdet Saraç ise Kastamonu'nun göç veren bir şehir olduğuna dikkat çekerek kentin yaşadığı sorunlara değindi. Kastamonu'nun göç veren şehirler arasında yer almasının üzerinde durulması gereken bir konu olduğunu belirten genel başkan yardımcıları, ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.

Konuşmalarda emeklilerin ekonomik koşulları da gündeme geldi. Emekli maaşlarının mevcut şartlarda kesinlikle yetersiz olduğunu ifade eden genel başkan yardımcıları, emeklilerin yanında olacaklarını vurguladı. Ülkedeki gelir adaletsizliğinin sona ermesi gerektiğini savunan Demirci ve Saraç, ekonomik sorunların çözümüne yönelik değerlendirmelerini partililerle paylaştı.

'CHP'yi Üçüncü Kez Kuran, Ayağa Kaldıran Ve Tarihin Yazacağı Kadrolarız' Açıklamalarda bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Adnan Demirci,'Kastamonu'ya gelirken öncelikle Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun selamlarını getirdik. Bugün burada sizlerle bulunmamızın iki temel amacı var.

Birincisi, öncelikle sizlerle sohbet etmek, tanışmak ve içinde geçtiğimiz süreçte yaşadığımız sorunları konuşmak. Bunun için geldik. İkincisi ise belki ilk kez burada duyacaksınız. Başkanımızı da bu konuda bilgilendirmiştik.

Ankara'da, Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun katılımıyla'Emekliler Buluşuyor' programımızı gerçekleştireceğiz. Bunun ilkini Ankara'da yapacağız. Ardından bölgesel olarak farklı illerde de bir araya gelmeyi planlıyoruz.

Burada herkesin bildiği gibi emeklilerimizin sorunları ortada. Türkiye'de emekliler, iş gücü açısından da değerlendirildiğinde önemli bir potansiyel oluşturuyor. Emeklilerimizin birçoğu çalışmak zorunda kalıyor. Yaklaşık 17 milyonluk bir kitleden ve potansiyelden bahsediyoruz.

Genel seçimlerde Türkiye'nin siyasi tablosu değişti. Cumhuriyet Halk Partisi'nin doğru politikalarının da bunda etkisi vardı. Ancak emeklilerin içinde bulunduğu sorunlar nedeniyle aldıkları siyasi tutum ve tavır, genel seçimlerde iktidarın kaybetmesinde etkili oldu.

Bunun devamında önceliğimiz, Cumhuriyet Halk Partisi'nin artık sahada olduğu, ülkenin temel sorunlarına yönelik politikaların üretildiği ve bunların tartışıldığı bir döneme geçmek oldu. Çünkü örgütlerimiz var. Sizlerle birlikte başlayan ve tamamlanan bir süreç yaşıyoruz.

Örgütlerimiz olağan kongre sürecinde. Büyük olasılıkla haftaya listeler gönderilecek ve süreç başlayacak. Onu da zaten birlikte takip edeceğiz. Bu anlamda, demin söylediğim gibi, Türkiye'nin en temel sorunlarından biri ekonomi.

Yapılan bütün anketlerde ve saha çalışmalarında ilk sırada ekonomi yer alıyor. Emeklilerimizin yaşadığı zorluklar da bu çalışmaların önemli başlıklarından biri. Sayın Başkanımızla birlikte emekli derneklerini ziyaret ettik.

Çalışmalarımızda onların dile getirdiği temel sorunları dinledik. Karşımıza çıkan en önemli başlık yine ekonomi ve emeklilerimizin yaşadığı geçim sıkıntısı oldu. Bu sorunların nereden kaynaklandığını konuşacağımız, geçmişte Sayın Genel Başkanımızın emeklilerle ilgili gündeme getirdiği konuları değerlendireceğimiz bir toplantı gerçekleştireceğiz.

İki bayram ikramiyesi ve EYT'nin çıkarılması gibi süreçlerde ortaya koyduğu öneriler de bunlar arasında. Bunları, Sayın Cumhurbaşkanı'nın geçmişte emeklilik ve EYT konusunda yaptığı açıklamalara rağmen değerlendirmek gerekiyor.

Cumhurbaşkanı,'Ben bu kadar görevde olduğum sürece EYT'yi çıkarmam.' demişti. Ancak seçim sürecine gelindiğinde, emeklilerin ve EYT'lilerin yaşadığı sorunlar gündeme geldiğinde bu düzenleme hayata geçirildi. Emeklilerimizin sorunlarını konuşacağımız, bu sorunları değerlendireceğimiz ve emekli temsilcilerimizin katkı sunacağı bir toplantıyı Sayın Genel Başkanımızla birlikte yapacağız.

Bu toplantıya katılacak iller arasında Kastamonu'yu, Çankırı'yı ve Sinop'u da sürece dhil etmek istedik. Hem örgütlerimizle ilgili, az önce de söylediğim gibi, bir değerlendirme yapalım hem de emekliler toplantımızın nasıl gerçekleştirileceğini birlikte konuşalım istedik.

Belki biraz zaman alacak ancak bu toplantıda örgütümüzün gücünü gördüğüm için Kastamonu'nun bu anlamda fazlasıyla katılım sağlayacağına ve güç vereceğine inanıyorum. Bu iki nedenle aranızdayız. Bunun için geldik. Demin de söylemiştim.

Gerçekten sizlerle beraber olmaktan mutluyum. Bana cesaret verdiniz. Zaten bu yola çıkarken hep birlikte söylediğimiz gibi, Cumhuriyet Halk Partisi'ni üçüncü kez kuran, ayağa kaldıran ve tarihin yazacağı kadrolarız. Genel başkanından hesap üyesine kadar… Bu anlamda aramızda bulunduğunuz için mutluyum. Ev sahipliğiniz için teşekkür ediyorum.' ifadelerini kullandı.

'Kastamonu'ya Baktığımızda Türkiye'yi Görüyoruz' CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç ise yaptığı konuşmada,'Aslında Kastamonu, Türkiye'nin genel tablosunu gösteriyor. Son bir haftadır Kastamonu'ya yakın illerde, Kırıkkale, Kırşehir, Çorum ve Yozgat'ta bulunduk.

Benzer manzaralarla karşılaştık. Yarın da Sinop ve daha sonra Çankırı'da olacağız. Oralarda da benzer tablolarla karşılaşacağız. Kastamonu, Rıfat Ilgaz ve Oğuz Atay gibi önemli isimleri yetiştirmiş bir şehir. Bunlar insanı heyecanlandırıyor.

Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar kitabı hl bugün bile en çok satanlar listesinde. Üstelik oldukça kalın bir kitap. Ancak Oğuz Atay olduğu için gerçekten çok ilgi görüyor. Bu durum, bu toprakların gücünü de gösteriyor. Belki Ilgaz Dağları da bu gücü başka bir şekilde destekliyor.

Kastamonu'ya baktığımızda Türkiye'yi görüyoruz. Neden? Kastamonu'nun nüfusu 379 bin. Kastamonu dışında yaşayan Kastamonuluların nüfusu, Kastamonu'da yaşayanlardan daha fazla. Hatta bunun üç katı olduğu söyleniyor. Ben rakamlara böyle baktım.

Düşünsenize, bu nüfus neden üç katına çıkıyor? İnsanlar kendilerine göre iş imknı bulabilse, daha iyi yaşam koşulları oluşmuş olsa kendi memleketlerini terk ederler mi? Sonuçta böylesine zengin topraklarda, tarımın, ormancılığın ve hayvancılığın çok güçlü olduğu yerlerde insanlar kendi memleketlerini terk etmek zorunda kalmamalı.

Bu aslında tipik bir Türkiye tablosu. Kastamonu'dan çıkın, Sinop'a gidin, benzer bir tabloyla karşılaşırsınız. Çorum'a gidin; sanayinin de güçlü olduğu yerlerden biri olmasına rağmen aynı manzarayı görürsünüz. Kırşehir aynı, Yozgat aynı.

Peki, neden? Bunun temel nedenlerinden biri aslında ülkenin geldiği noktayı gösteriyor. Tarımda bu kadar güçlü olacaksınız, hayvancılıkta bu kadar güçlü olacaksınız ama ciddi bir işsizlik sorunuyla karşı karşıya kalacaksınız.

Kastamonu'da işsizlik oranı Türkiye ortalamasının altında. Peki, neden? Çünkü burada iş imknı olmadığı için insanlar Kastamonu'yu terk ediyor. İnsanlar kenti terk edince işsizlik oranı da düşüyor. Böylece Kastamonu, emekliler cennetine dönüşüyor.

Kastamonu emekliler cennetlerinden biri. Burada yaklaşık 79 bin emekli yaşıyor. Sayılar bazen insanı gerçekten yanıltıyor. Kastamonu, nüfus bakımından Türkiye'nin en yaşlı kentlerinden biri. İşsizliğin en düşük olduğu kentlerden biri.

Böyle baktığınızda işsizlik yok demek mümkün. Ancak gerçek işsizlikten bahsediyorum. Türkiye ortalamasında resmî işsizlik yüzde 9'lara ulaşırken Kastamonu'da bu oran yüzde 4 civarında. Ama arka plana baktığımızda gördüğümüz tablo ne?

Gençler iş bulamadıkları için kenti terk ediyor. Kastamonu Üniversitesi var mı? Var. Peki, Kastamonu Üniversitesi'nden mezun olan gençlerin Kastamonu'da iş bulma ihtimali ne kadar? Neredeyse sıfıra yakın. Böyle bir gerçeklik var.

Bu aslında çok net bir Türkiye gerçeği. Çünkü Türkiye'nin gündeminde birinci sırayı ekonomi alıyor. Hayat pahalılığı ve enflasyon öne çıkıyor. Diğer şehirlere baktığımızda da bu tablonun net bir biçimde ortaya çıktığını görüyoruz. Diğer sorunlar da bunu takip ediyor.' diye konuştu.

'Kastamonu Açısından Afetler Meselesini De Konuşmak Gerekiyor' Açıklamalarına devam eden Saraç,'Yargıya güven gibi tartışmaları bir kenara bırakalım. Ahlaki ve toplumsal çöküntü toplumun her kesiminde kendisini gösteriyor.

Bunun arka planında ne var? İlginç bir örnek vereyim. Türkiye'deki cinayetler, aslında ahlaki ve toplumsal çürümenin başka bir göstergesi. Cezayir'in nüfusu yaklaşık 300 bin. Türkiye'de ise 430 bin civarında tutuklu ve hükümlü bulunuyor.

Sıralamaya baktığımızda ciddi bir tabloyla karşılaşıyoruz. Suçlara karışanların yaş ortalaması da oldukça düşmüş durumda. Çeteleşme yaşı inanılmaz derecede gerilemiş durumda. İkinci sırada hırsızlık, üçüncü sırada uyuşturucu var.

Benzer sorunları Türkiye'nin her yerinde görmek mümkün. Türkiye'nin çok ciddi ve temel sorunları var. Bu temel sorunlara eklenen başka sorunlar da bulunuyor. Kastamonu ve bu bölge açısından afetler meselesini de konuşmak gerekiyor.

Bozkurt'ta yaşanan felaketi düşünün. Gerekli önlemler alınmış olsaydı böyle bir felaket yaşanır mıydı? Geçtiğimiz hafta Manisa'nın Soma ilçesindeydim. Dünyada maden kazaları artık gelişmiş ülkelerde çok daha az yaşanıyor.

Almanya, Amerika ve Kanada gibi ülkelerde maden kazalarında can kayıplarını önlemeye yönelik ciddi tedbirler alınıyor. Bizde ise neredeyse her yıl, bazen beş altı ayda bir maden kazası yaşanıyor. Bu coğrafya gerçekten afetlerle, iklim değişikliğiyle ve doğal koşullarla iç içe.

Karadeniz'in tamamında, bu bölgede de yoğun biçimde bu riskler bulunuyor. Şimdi buna kader diyemezsiniz, fıtrat diyemezsiniz.'Bizim elimizde değil.' de diyemezsiniz. Önlem almak zorundasınız. Maden kazaları nasıl önleniyor?

Evet, olağanüstü afetler yaşanabilir. Ancak gelişmiş ülkelerde maden kazalarında can kayıpları önlenebiliyorsa bizde de önlenmesi gerekir. Selleri, iklim krizini bilmiyor muyuz? Biliyoruz. O hlde bunlara karşı önlem almamız gerekiyor.

Bu önlemleri kim alacak? Elbette devlet kurumları almalı ve iktidar bu önlemleri uygulamalıdır. Böylesine bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Bu gerçeklik karşısında, Türkiye gündeminin en önemli başlıklarından biri olan kaynakların doğru kullanılması tartışmasını Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu aslında çok uzun süredir gündeme getiriyordu.

Bu, son birkaç aylık bir tartışma değil. Türkiye zengin bir ülke. Kaynakları doğru kullanılırsa Kastamonu'da da gençleri ev genci hline getirmeyiz. Kastamonu'da afetlerde yaşanan kayıpları önleriz. Soma'da da maden kazalarını engelleriz.

Burada öncelikler önemli. Cumhuriyet Halk Partisi'nin en önemli vurgularından biri de budur. Kaynakların kamu yararı doğrultusunda kullanılması gerekiyor.' dedi.

'Berlin'in Ve Kastamonu'nun Talepleri Aynı' Türkiye'de güven kaygısı olduğunu savunan Saraç,'Bakın, fon tartışması Türkiye'nin gündeminde. Fon vurguncularına kaynak bulabilen bir devlet, emeklilere kaynak bulamadığını söyleyemez.

Fon vurguncularına kaynak bulan bir devlet ve siyasal iktidar, üniversite mezunu gençleri evlerine hapsedemez. Gençlerin, üniversite mezunu ya da üniversite öğrencisi olmalarına rağmen Türkiye'yi terk etmelerini fiilen teşvik edemez.

Bugün her yerde böyle bir tablo var. Sokağa çıkalım, beş gence soralım. Beşinin de imknı olsa yurt dışına gitmek istediğini görürüz. Neden gitmek istiyorlar? Çünkü önlerini göremiyorlar. Geleceğe yönelik güven kaygısı yaşıyorlar.

Siyasetin çözmesi gereken en önemli konulardan biri budur. Bu anlamda Cumhuriyet Halk Partisi, içinden geçtiği süreçte kendi içinde çeşitli sorunlar yaşasa da Türkiye'nin temel sorunlarını yeniden konuşmaya başlıyor. 12 Kasım'da Ankara'da yapacağımız Emekliler Buluşması da bunun ilk adımlarından biri olacak.

Bu buluşmayı Türkiye'nin dört bir yanına yaymak istiyoruz. Çünkü tablo şu: Sendikaların, Türk-İş'in, DİSK'in ve kamu işçilerinin yaptığı çalışmalardan biri de aylık açlık ve yoksulluk sınırı raporları yayımlamak. Emekli bir ailenin gelirinin 23 bin lira, açlık sınırının ise 38 bin lira olduğu bir ülkeden bahsediyoruz.

Düşünebiliyor musunuz? Emekli gelirlerinin ve asgari ücretin 1 Ocak 2026'dan bu yana kaybettiği değer yaklaşık yüzde 35'e ulaşmış durumda. Sonuçta maaşınız aynı kalsa da sürekli alım gücünüz düşüyor. Türk-İş, belki de en doğru çalışmalardan birini yapıyor ve aylık raporunda açlık sınırını 38 bin lira olarak açıklıyor.

38 bin lira yalnızca gıda ihtiyaçlarını karşılayan bir sınır. Bu rakamın içerisinde kültürel faaliyetler, giyim kuşam, sinemaya veya tiyatroya gitmek ve özel harcamalar yok. Yalnızca günlük gıda ihtiyaçlarını karşılayan bir tutardan bahsediyoruz.

Yoksulluk sınırı ise eminim bu masanın etrafında oturanların bile iki yıl önce hayal edemeyeceği bir rakama, 120 bin liraya ulaşmış durumda. İki yıl önce Türkiye'de 120 bin lira maaş alanları parmakla göstermek mümkündü.

Bugün dört kişilik bir aile için yoksulluk sınırı 120 bin liraya gelmiş durumda. Peki, emeklilerin durumu ne? Başkanımızın da söylediği gibi Türkiye'de yaklaşık 17 milyon emekli var. Bugün emeklilerin 12,5 milyonu, arkadaşlar, 23 bin lira ile 40 bin lira arasında maaş alıyor.

Bu tutarlar açlık sınırının bile altında. Düşünün, yaklaşık 12,5 milyon emekli bu ölçekte bir gelirle yaşıyor. Bu ne anlama geliyor? Emeklilerin önemli bir çoğunluğu açlık sınırının altında yaşıyor. Bu, Türkiye'nin artık çok iyi bildiği bir gerçek.

Peki, buna çözüm üretmek mümkün mü? Evet, Cumhuriyet Halk Partisi bunun mümkün olduğunu söylüyor. Neden? Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'nin geçmişte emeklilerle ilgili verdiği mücadele hepinizin hafızasındadır. Basın mensuplarımız da bunu hatırlayacaktır.

Cumhuriyet Halk Partisi, emeklilere bayram ikramiyesi verilmesini istedi. Ramazan ve Kurban Bayramı'nda ikramiye verilmesi gündeme geldiğinde ilk tepki,'Kaynak mı var? Kaynak olsa vereceğiz.' şeklindeydi. Toplumsal tepki yükselmeye başlayınca çok kısa sürede o kaynağın bulunduğunu gördük.

Türkiye, Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu hamlesinden sonra, miktarı son derece yetersiz ve enflasyonun çok altında kalmasına rağmen emeklilere bayram ikramiyesi vermeye devam ediyor. Bununla şunu anlatmak istedim: Türkiye'de kaynak var.

Türkiye, 86 milyon nüfusuyla zengin bir ülke. Türkiye'de istendiğinde para bulunabiliyor. Sorun şurada: Gelir dağılımındaki adaletsizlik, iktidarın temel politikalarından biri hline gelmiş durumda. İktidar gelir dağılımında adaleti savunmadığı için zengin ile yoksul arasındaki makas sürekli açılıyor.

Oysa gerekli tasarruflar yapılabilirse, öncelikler değiştirilebilirse emekliler hak ettikleri maaşı alabilirler. Fonla ilgili 800 milyar liralık bir rakamdan bahsediliyor. Bu paranın haksız kazanç olduğu ve siyasi iktidarla bürokrasinin ortak bir operasyonu sonucunda ortaya çıktığı yönünde iddialar var.

Aslında Türkiye'de herkes bu tartışmayı biliyor. Buna yönelik gerekli adımlar atılıyor mu? Evet, birtakım adımlar atıldı. Eski bir bakanın, şu anda AK Parti Genel Başkan Yardımcısı olan bir ismin susmuş olması önemli. Ancak bu konuda Türkiye'nin daha duyarlı olması gerekiyor.

Biz, fonla ilgili iddialar ilk ortaya çıktığında Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun hemen ertesi gün bir basın toplantısı düzenlediğini hatırlıyoruz. O toplantıda dört önemli talebi gündeme getirdik.

Bu dört önemli talepten birincisi, suçluların derhl görevden el çektirilmesiydi. Fona karışmış olanların görevlerinden uzaklaştırılmasını istedik. Aradan zaman geçti. Henüz tümüyle görevden el çektirme yapıldı mı, yapılmadı mı, bu konuda net bir açıklama yok.

İkincisi, isimlerin açıklanmasıydı. Daha ikinci günden itibaren bunu söylüyoruz. Bugün de söylüyoruz. Aradan zaman geçti. Evet, birtakım isimler dolaşıyor ancak devlet ciddiyeti bunu gerektirir. Bu isimleri açıklarsınız.'Asrın soygunu' ya da'asrın yolsuzluğu' diyorsanız, büyük ölçekli bir yolsuzluktan söz ediyorsunuz demektir.

O hlde isimleri açıklamanız gerekir. Üçüncüsü, bağımsız bir komisyonla bu işin araştırılmasıydı. Biliyorsunuz, Meclis bu konudaki araştırma önergesini reddetti. AK Parti ve MHP dışındaki bütün partiler bir araştırma komisyonu kurulmasını istedi ancak bu talep reddedildi.

Dördüncüsü ise Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'nun birçok televizyon programında da altını çizdiği bir noktaydı: Bu olayın örgütlü suç kapsamında değerlendirilmesi gerekiyor. Muhtemelen de öyle olacak. Biz ilk gün bunları söyledik, bugün de aynı talepleri dile getiriyoruz.

Çünkü bu olay örgütlü suç kapsamında değerlendirilmediği sürece emeklilere verilmeyen paralar bu tür alanlara harcanmaya devam edecek. Bu işe bulaşmış ve inanılmaz paralar kazanmış kişiler, bire bin, bire iki bin, bire iki bin beş yüz kazanç elde etmiş olabilirler.

İnsanlar birkaç yıllık cezayla bu işten kurtulabilir. Bu nedenle olayın örgütlü suç kapsamında değerlendirilmesi son derece önemli. Bunları şu nedenle de söyleme ihtiyacı hissettim: Türkiye'nin asıl gündemi bunlar. Türkiye'nin asıl gündemi hangi siyasi partinin neyi tartıştığı değil.

Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye'nin asıl gündemine dönmek istiyor. Bu yüzden 12 Kasım'da emeklilerle bir toplantı yapacağız. Emekliler Buluşması'nı olabildiğince her yere yaygınlaştıracağız. Çünkü Türkiye'nin gerçek gündemi emeklilerdir.

Türkiye'nin gerçek gündemi işsizlerdir. Türkiye'nin gerçek gündemi, son dönemde hayatımıza giren'ev genci' kavramıdır. Gençlerin ve üniversite mezunlarının evlerine hapsolmasıdır. Türkiye'nin gerçek gündemi budur. Gelir dağılımında adaleti sağlamaktır.

Hukukun herkese eşit uygulanmasıdır. Yoksulluğa alışmak değil, yoksulluğu yenmektir. Cumhuriyet Halk Partisi, önümüzdeki günlerde Türkiye'nin gerçek gündemini daha sık gündeme taşıyacaktır. Çünkü biz, bize çizilen Türkiye dışında başka bir Türkiye'nin mümkün olduğuna inanıyoruz.

Emeklilerin aldıkları maaşların sadaka düzeyinde olmaması, onlara lütuf gibi verilmemesi gerekiyor. Emeklilerin bir sosyal hak sahibi olduğu ve emekli olduktan sonra da insanca yaşayabileceği bir ortamın sağlanması, başarmamız gereken en önemli şeylerden biridir.

Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi olarak Türkiye'nin gerçek gündemini daha sık gündeme taşıyacağız. Bunun mücadelesini vereceğiz. Bununla birlikte, diğer siyasi partilerin de Türkiye'nin gerçek gündeminde buluşmasını istiyoruz.

Çünkü şunu gördük: Türkiye'de daha önce de gördük ama bugün de açık biçimde görüyoruz. Buna itiraz eden bütün güçler, siyasi parti tercihleri ne olursa olsun, yan yana gelmek zorundadır. Yolsuzluğa itiraz eden, rüşvete itiraz eden, gelir dağılımındaki adaletsizliğe karşı çıkan her siyasi parti ve her siyasi aktör yan yana gelmek zorundadır.

Biz bu yan yana gelişlerin sonucunda Sırbistan'da siyasi iktidarın değiştiğini gördük. Amerika Birleşik Devletleri'nde de Trump'ın hem Senato'da hem de Temsilciler Meclisi'nde ağır bir yenilgi aldığını gördük. Dünyanın her yerinde bunu görüyoruz.

New York'ta Mamdani belediye başkanı seçildiğinde, Berlin'de Sol Parti'den birinci olarak seçildiğinde, Berlin eyalet başkanlığı için güçlü bir aday hline geldiğinde, Berlin'in talepleriyle New York'un talepleri farklıydı. Berlin'in ve New York'un talepleriyle Kastamonu'nun talepleri de farklı.

Ama aslında tersini söyleyeceğim. Biliyor musunuz, bu taleplerin ortak noktası ne? Az önce söylediğim şeyler: Yolsuzluğa karşı mücadele edelim. Yolsuzluğa karşı mücadele edelim. Göç ve iltica meselesinde, savaşa karşı ortak tavır alalım.

Konutlar üzerinden, hem konut satışlarından hem de kiralardan fahiş gelir elde edilmesine karşı çıkalım. Bakın, iddialı bir şey söylüyorum: Berlin'in ve Kastamonu'nun talepleri aynı. Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu talepleri Türkiye'nin gündemine taşıyacağını düşünüyorum.' diyerek sözlerini tamamladı.

Program, partililerle gerçekleştirilen görüş alışverişinin ardından sona erdi.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: kastamonugundemgazetesi.com
Haber metni ve görseller kastamonugundemgazetesi.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 08 Kasım 2026 11:47 · Kaynak: kastamonugundemgazetesi.com
Kaynağı Oku ↗