Cumhuriyet Sönmez Bir Meşale
- Atatürk’ün Türk Milleti’ne açtığı kutlu yol; bağımsızlığın, akıl ve bilimin ışığında bir milletin yeniden doğuş öyküsüdür
- En kötü ahval ve şerait içinde dahi Türk istiklal ve cumhuriyetini korumak ve kurtarmak birinci vazifemizdir
Atatürk’ün Türk Milleti’ne açtığı kutlu yol; bağımsızlığın, akıl ve bilimin ışığında bir milletin yeniden doğuş öyküsüdür. 103. yılında daha nice yüz yıllara en önde olma yolunda istikbalimizin yegane temeli ve bu temel en kıymetli hazinemiz.
En kötü ahval ve şerait içinde dahi Türk istiklal ve cumhuriyetini korumak ve kurtarmak birinci vazifemizdir.
Her şey 19 Mayıs 1919’da başladı. Dört yıl süren uzun bir savaş ve sonrasında ağır bir yenilgi. Yıllar süren savaşlar milleti yoksul ve perişan duruma getirmiş. İşgal edilmedik bir karış vatan toprağı kalmamış. Ümitsizlik vatanın her köşesinde, milletin tamamında.
Devleti yönetenler, savaşta yenilince can derdine düşmüş, ülkeyi terketmiş. Padişah tahtını, sarayını korumanın peşinde. Ordular dağıtılmış, silahlar düşmana teslim edilmiş. Türk Milleti’ni adeta tarihten silen ağır bir anlaşma yapılmış.
İşte böyle bir zamanda, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak düşmanın cümlesine kılıcını çeken bir büyük adam, Mustafa Kemal Paşa ve yanında bir avuç vatansever silah arkadaşları.
“Dört düvele teslim ettiler bizi, gözü kanlı dört düvele. Anadan doğma çırıl çıplak. Fransız, İngiliz, İtalyan, Amerika ve bir de Yunan. Yer bitirir bizi bir yandan kendi köpek döllerimiz. Vahdettin Sultan ve damadı Ferit ve İngiliz Muhipleri ve mandacılar.
Yüce Türk Halkı, malumunuz olsun çektiğimiz acılar.” diyor Nazım Hikmet Kuva-i Milliye Destanında.
Ve sonunda büyük zorluklarla, büyük fedakarlıklarla kazandığımız Kurtuluş Savaşı ve devamında kurduğumuz Cumhuriyet.
Türk Milleti’ni tam bağımsız yapan, kapitilasyonlardan, Reji idaresinin soygunundan kurtaran. Limanlardan demiryollarına, madenlerden,devletin bütün varlıklarına dümanın eline geçmiş her şeyimizi geri alıp Türk Milleti’ne veren büyük Atatürk ve yolumuz çıkar cumhuriyete ve devrimlere.
İlkel medrese eğitiminden modern laik karma eğitime, kerpiçten tuğlaya, sazdan kiremite, çarıktan kunduraya, mecelleden medeni kanuna, kuldan bireye, kara sabandan pulluk ve traktöre, tefecilikten modern bankacılığa, üfürükçülükten modern çağdaş tıbba, tarikatçılıktan, cemaatçilikten din, diyanet eğitimine her alanda Ortaçağ yaşamından modern çağdaş yaşama geçiren cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve 1919 Mayısından cumhuriyetin kuruluşuna kadar bu yolun taşlarını döşeyen kahraman Türk evlatlarıydı.
Onlar, Mustafa Kemal Paşa’nın etrafında toplandılar. En zor en çaresiz durumlarda olayların ufkundan bir şimşek gibi bir defa görünüp, olayların kaderini değiştiren, asil ruhlu insanlar. Onlar bu günlerde yokluğunun acısını çektiğimiz insan soyundandılar. Kimi şehit düştü vatan uğruna, kimi görebildi cumhuriyetin kuruluşunu.
Son zamanlarda cumhuriyet düşmanları sahnede. İşgal yıllarının mandacıları, İngiliz Muhipleri, işbirlikçlerin torunları piyasada cirit atıyor. Bu asil ruhlu kahramanların torunları nerede.
Sözde değil, özde cumhuriyeti korumak, yaşatmak ve yüceltmek istiyorsanız bu asil ruhlu insanların soyuna ulaşmak zorundayız. Çünkü aslandan aslan doğar, sırtlandan sırtlan. Cumhuriyeti koruyacak, yaşatacak ve yüceltecek olanlar yine hayatlarını feda ederek Cumhuriyeti kuran nesilin devamı olanlardır.
Kara Fatma’nın, Topal Osman’ın, Eskişehirli Süvari Yakup Çvuş’un, Hasan Tahsin’in, Süvari Yüzbaşı Şerafettin’in, Şerife bacı’nın, Asker Saime’nin, Koca Seyit’in, Reşat Çiğiltepe’nin, Efelerin, Börekçizade Rıfat Efendilerin, Şahin Beyler’in, Karayılan’ların, İpsiz Receplerin, Halit Mollaların ve bu uğurda can veren, kan döken bütün kahramanların torunları nerede. Cumhuriyeti koruma, yaşatma, yüceltme iddiasında samimi olan başta siyasi partiler olmak üzere, cumhuriyeti ayakta tutması gereken, ordudan yargıya, akademiden, basına, basından spora her alanda bu asil insan soyunun devamı olan vatan evlatlarına ulaşın.
Başarmak doğru kişilerle mümkündür. Kim bilir her biri ustanın beğenmeyip bir kenara attığı kırık tuğla gibi bir yerlerdedir. Onlardan istenirse bu ülkeye duvar olur.
“Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini ve cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir”
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Ekonomi
Yayın: 29 Ekim 2026 06:23 · Kaynak: sakaryayenihaber.com