Perinçek: ABD, İran rejimini devirecekti Trump'ın kendisi devriliyor
- Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, ABD seçim sonuçlarını değerlendirdi
- Perinçek,'Amerikan seçmeni Mekke Anlaşması'na da hayır demiş oldu
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, ABD'de yapılan ara seçimlerde Donald Trump'ın yaşadığı yenilgiyi ve sonuçların Türkiye'ye ve bölgeye yansımalarını değerlendirdi. ABD'de Trump'a karşı güçlü bir itiraz yükseldiğini belirten Perinçek, seçim sonuçlarının Trump'ın İran'a yönelik tehdit ve savaş politikalarına karşı bir tepki olduğunu söyledi.
Perinçek, Mekke Anlaşması'nın da ABD seçimlerinden ağır darbe aldığını belirterek, "Amerikan seçmeni Mekke Anlaşması'na da dolaylı olarak hayır demiş oldu. Mekke Anlaşması'nın sahibi kalmadı." ifadelerini kullandı. ABD'DE KRİZİN AYAK SESLERİPerinçek, ABD'de Trump'a karşı yükselen tepkinin yalnızca seçmenle sınırlı olmadığını, ülkenin yönetim organları arasındaki ayrışmanın da derinleştiğini belirterek şunları söyledi:"Amerika'nın iç cephesinden Trump'a çok güçlü bir itiraz, hatta neredeyse isyan çıkmış durumda.
Trump'ın savaş politikaları, İran'a yöneldiği tehditler,'bombaların anasıyla','Ben 6 dakikada, 12 dakikada İran'ı bitireceğim' gibi iddialar... Bu palavraların yanında bunun Amerika'ya maliyeti, Amerika'nın başına gelebilecekler, ekonomi açısından benzin fiyatlarının yükselişi vesaire... hepsini topladığımız zaman Amerika'daki seçmen Trump'a dur dedi.
Ve yasama organlarında Trump hâkimiyetini kaybetti."Amerika'da şimdi Trump'ın başında bulunduğu yürütme organıyla yasama organları, Temsilciler Meclisi ve Senato iki farklı otoriteye dönüşmüş durumda. Dolayısıyla yasamasız bir yürütme var.
Yasama organları daha çok Demokrat Parti'nin kontrolünde ama yürütme organının başında Trump var. Demokrat Parti ile Cumhuriyetçiler arasındaki kavga önümüzdeki dönemde çok daha şiddetli bir şekilde tarih sahnesine çıkacak."Amerika'nın iç kamuoyunda hem seçmenin hem de Silahlı Kuvvetlerin ABD saldırganlığına, İran'a karşı saldırganlığına karşı tavrını görüyoruz.
Burada seçmenin oyu var ama Amerikan Silahlı Kuvvetleri de İran'a yönelik saldırıda hiç şüphesiz Trump'a bazı itirazlarda bulunacaktı. Fakat seçmen şimdi ön cepheyi aldı ve dolayısıyla bu fiyaskoyla sonuçlandı. Trump'ın bütün meydan okumaları, tehditleri fiyaskoyla sonuçlanmış oldu.'ABD, İRAN REJİMİNİ DEVİRECEKTİ, TRUMP'IN KENDİSİ DEVRİLİYOR'Trump'ın İran'a yönelik saldırı seçeneğini ara seçim sonrasına bırakmasını da değerlendiren Perinçek, bunun siyasi bir hesap olduğunu belirtti.
Perinçek şöyle konuştu:"ABD güya İran'ın yönetimini devirecekti, Trump'ın kendisi devriliyor. Genel seçimlere lüzum yok. Bakın, aslında Trump'ın saldırıyı ertelemesinde bile bir kurnazlık var. Trump gördü ki İran'a saldırmak öyle kolay bir iş değil ve kendisi için çok pahalıya mal olacak.
Onu ara seçim sonuçlarına erteledi. Çünkü biliyor, ara seçimde anketler meydanda, kaybedecek. Ondan sonra'Ne yapayım, seçmen onaylamıyor.' beyanatı dönüp verecek. Dolayısıyla İran'a artık saldıramıyor. İran'a saldırmamasının gerekçesinin seçimle gelmesini bekledi.
Seçimin ertesine koydu güya saldırma seçeneğini. Seçimin ertesinde diyor ki'seçmen bana izin vermiyor.'"Sürdüremeyecek çünkü Amerika halkı bir kere ona tavır aldı. İkincisi, yasama organları da seçim ve savaşla ilgili çeşitli bütçeler, ekonomik programlar ve diğer kanun teklifleri konusunda Trump'a itirazda bulunacak.
Yasama organlarında İran'a saldırıya karşı olan kuvvetler var. Trump'a kuvvetli bir şekilde'Dur, bombaların anasıymış, danasıymış, nükleer silahıymış, bunların hiçbirini kullanamazsın.' şeklinde bir itirazda bulunuldu."SEÇMENİN TRUMP'TAN UZAKLAŞMASININ NEDENLERİABD'deki seçim sonuçlarının coğrafi ve toplumsal dağılımına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Perinçek, Cumhuriyetçilere daha önce oy veren bazı kesimlerin Trump'tan uzaklaşmasının nedenlerini anlattı:"Demokrat Parti daha çok Amerika'nın batı sanayi ve finans merkezlerinde, Atlas Okyanusu kıyılarında güçlü.
İç taraflarda ise eskiden beri Cumhuriyetçiler güçlü. İç tarafta daha çok büyük tarım tekelleri var. Finans kapitalden daha uzak kesimler bulunuyor. Bunlar savaş konusunda daha temkinli olan kesimler."Dolayısıyla eskiden Cumhuriyetçi Parti'ye oy veren kesimlerde de şimdi Trump'tan vazgeçen bir eğilimin ortaya çıkması, oranın sınıfsal karakterinden geliyor.
Büyük finans tekelleriyle biraz daha mesafeli olan kesimler Cumhuriyetçi Parti'nin destekçisi. Şimdi oralarda savaş politikasına çok kuvvetli bir itiraz yükselmiş oldu."'TRUMP'UN ARKADAŞLARI İÇİN DE YENİLGİ'Seçimlerin Türkiye'deki siyasi çevrelere etkisine de değinen Perinçek, Trump'ın seçim yenilgisinin kendisine yakınlık gösteren çevrelere de yansıdığını ifade etti:"Seçimde Atlantikçiler kaybetti.
Türkiye'de tabii Trump'ın kaybetmesi Amerika'da Atlantikçilerin kaybetmesi demek değil ama şu anda neydi? Trump seçimden önce Amerika'ya verdiği mesajda,'Biz çöllere götürüyoruz, 8 trilyon dolarımızı gömdük.' falan gibi ifadelerle Demokrat Parti'nin dünyaya tırnaklarını gösteren siyasetlerine tavır alarak seçimleri kazanmıştı."Fakat kazandıktan sonra o Amerika'nın savaş tekellerinin avuçlarına düştü Trump.
Onu görmemiz lazım. Maalesef Türkiye için çok zararlı olmasına rağmen, mesela o Trump dostu falan, Ankara'da birden mesafe, irtifa kazandı, yükseldi.'Arkadaşımdır, çok muhabbetimiz iyidir.' diyen siyasi çevreler için de bir yenilgi oldu.
Bütün Atlantikçiler için bir yenilgi oldu."Demokrat Parti, Atlantik sisteminin karşısında, ona muhalif olan bir parti değildir. Tam tersi. Demokrat Parti aslında Amerika'da, biraz evvel de söylediğim gibi, Amerika'nın dünyaya tırnaklarını gösteren kesimlerin esas temsilcisidir.
Ama Trump ne oldu? Bunların önüne geçen, o savaş tekellerinin önüne geçen bir yöneliş içine girmişti. O kaybedince bütün dünyada o Trump dostları bu seçimden kendi nasiplerini de almış oldular. Tabii Türkiye'ye de bu bakımdan yansımaları var."'MEKKE ANLAŞMASI SAHİBİNİ KAYBETTİ'Perinçek, ABD seçimlerinin Mekke Anlaşması'nı da etkilediğini belirterek anlaşmanın ABD ve İsrail'in bölgedeki çıkarlarına hizmet ettiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:"Mekke Anlaşması'nı yapanlar kaybetti.
Çünkü Mekke Anlaşması sonuç itibarıyla Amerika ve İsrail'in çıkarlarına olan, bölgemizde vatan savaşı veren Yemen'e karşı bir anlaşma. Yemen Cumhuriyeti'ne düşman olduğu için Filistin'e düşman, Gazze'ye düşman, İran'a düşman bir anlaşma.
Zaten ilk kurulmuş olan komitenin kararlarında bunlar çok açık gözüküyor."Sonuç itibarıyla o Mekke Anlaşması'na atılan imzaların mürekkeplerinin solmaya başladığını söyleyebiliriz. Burada da imza mürekkepleri artık eskisi kadar güçlü okunmuyor."'ATLANTİK SİSTEMİNDEKİ AYRIŞMA DERİNLEŞTİ'Perinçek, ABD ve Avrupa'daki gelişmelerin Atlantik sistemindeki ayrışmayı derinleştirdiğini belirterek şöyle devam etti:"Amerika Birleşik Devletleri'nin birinci dostu Batı Avrupa, Avrupa Birliği idi.
Fransa'yı yenemiyor, Almanya'yı yenemiyor, Belçika'yı yenemiyor. Avrupa'nın her yerinde yangınlar var ve sallanıyor. Atlantik sisteminin Avrupa kanadı sallanıyor ve sarsılıyor. Şimdi o sarsıntıyı Amerika da paylaşmaya başlıyor."Amerika'da da Atlantik sisteminin yürütmenin başında Trump var ama yasama organlarında Demokrat Parti büyük bir kuvvet kazandı.
Dolayısıyla Amerika'nın yönetimi bölünüyor. Bu bölünme nedir? Sistemler çökerken bölünür. Hem Avrupa ile Amerika arasında bir bölünme var hem Avrupa'nın kendi içinde çok şiddetli bölünme var. Çünkü iktidar kavgası şimdi canlanacak."Eskiden Amerika Birleşik Devletleri'nin başında Trump diye bir başkan vardı.
Başkanlık sisteminde yasama organı ve yürütme organı arasında aslında birlik vardır. Gerçi çok kuvvetli bir kuvvetler ayrılığını ifade eder ama aynı zamanda başkan yasama meclislerinde de etkilidir. Ama şimdi sistemin krizi, ABD'deki kuvvetler ayrılığını daha da derinleştiren ve Demokrat Parti ile Cumhuriyetçi Parti arasındaki kavgayı daha da şiddetlendiren bir geleceğe yol açmış oldu."'HALK HAREKETİ İÇİN FIRSAT'ABD'de yaşanan ekonomik ve toplumsal sorunların halk hareketlerini güçlendirebileceğini söyleyen Perinçek, şu değerlendirmelerde bulundu:"Kriz aynı zamanda halk hareketi için bir fırsat.
Amerika'da halkın durumu perişan. Sokaklarda yaşayanları görüyoruz. Sağlık sistemi çökmüş durumda. Halkın gıda ihtiyaçları, hizmetlerinde fiyatların yükselişi Amerika'da bir hoşnutsuzluk yayıyor. Ve tabii o hoşnutsuzluk içinde de o kırmızı enseliler denen, yani daha emekçi, daha çalışan kesimin de güçleneceği, büyüyeceği bir süreç var."Demokrat Parti ile Cumhuriyetçi Parti'nin, büyük tekellerin hâkimiyetini reddeden yeni bir üçüncü kuvvet Amerika'da yükselişe geçiyor.
Ona kovboylar diyelim. Daha böyle Amerikan halkını temsil eden kesimler. Kırmızı enselilerin güçleneceğini şimdiden görebiliyoruz."'TÜRKİYE BİR CEPHEYE GİRİYOR'Mekke Anlaşması'nın yalnızca asker gönderilmesi üzerinden tartışılmaması gerektiğini belirten Perinçek, Türkiye'nin anlaşmayla birlikte bölgesel bir cepheye dahil olacağını söyledi:"Bu Türkiye'nin en duyarlı olduğu konu.
Mehmetçik gidip de Amerika'nın, İsrail'in fedaisi olarak uzak diyarlarda kardeş halklara karşı savaşa sürülemez. Türkiye kamuoyunda, hatta Türkiye Devleti'nin içinde de çok önemli bir duyarlılık, beraberlik var."Ama Mekke Anlaşması'nın bunun ötesinde şu anlamına dikkat etmemiz lazım.
Mekke Anlaşması'yla Türkiye bir cepheye giriyor. Yalnız bir asker gönderme tezkeresi gibi görmeyelim o anlaşmayı. Oradaki hassasiyet çok haklı ama burada Türkiye bir cepheye giriyor. Amerika cephesi, İsrail cephesi, Suudi Krallığı'nın tahtı.
O cepheye giriyor ve onlarla beraber olanların cephesine."Mekke Anlaşması'yla Türkiye, Yemen'in vatan savaşına karşı cepheye giriyor. Filistin'e karşı cepheye giriyor. Gazze'ye karşı cepheye giriyor. İran'a karşı cepheye gidiyor.
İsrail'e karşı Lübnan'ı savunan Hizbullah'a karşı cepheye giriyor."Dolayısıyla Batı Asya'da vatan savaşı veren, vatanın bütünlüğü için savaşan kuvvetlere karşı ve devletlere karşı Türkiye bir cepheye girdi. Tehlikeli olan bu.
Onun için basit bir asker gönderme meselesi açısından ele almamak gerekir."Türkiye İstiklal savaşlarına, vatan savaşlarına, Batı Asya'daki devletlerin bağımsızlık mücadelelerine karşı Amerika ve İsrail'in ve Suudi tahtının yanında cephe tutmasın. En temel mesele bu.
Yoksa Türkiye'den oraya asker gönderilmez. Bunu becerebilecek bir hükümet yok. İstediği kadar Atlantikçi olsun. Artık Trump'ın da durumu çok sarsıldı. O da savaş tehditlerini, teranelerini bırakmak zorunda kalacak."MECLİS'E UYARI:'MEKKE ANLAŞMASI'NA OY VERENLER KESİNLİKLE KAYBEDECEK'ABD seçimlerinin Mekke Anlaşması'na ağır darbe vurduğunu ifade eden Perinçek, Meclis'teki oylama öncesinde anlaşmaya karşı çıkılması çağrısı yaptı:"Mekke Anlaşması da Amerika seçimleriyle çok ağır bir darbe aldı.
Ve Mekke Anlaşması'nı imzalayanların pişman olacakları bir sürece giriyoruz."Buradan bir çağrı da yapıyoruz. Kesinlikle Mekke Anlaşması'na oy verilmemelidir. Mekke Anlaşması'na verilen oy, İsrail'in saldırganlığına, soykırımcılığına verilen oy olur."Sayın Devlet Bahçeli açıkça adını anarak,'Mekke Anlaşması Husilere karşıdır.' dedi.
Mekke Anlaşması'nın özü, yani Yemen Cumhuriyeti'ne, Yemen Devleti'ne, Yemen'in vatan savaşına karşı olmasıdır. Devlet Bahçeli de bu süreçte Milliyetçi Hareket Partisi'ne yakışmayan ve kendi şahsiyetine de yakışmayan, Türk milliyetçiliğiyle bağdaşmayan, tamamen Amerika ve İsrail cephesinde, vatan savaşlarına karşı bir konuma yönelmiş oldu.
Ama o konu kaybedildi. Türkiye-Rusya-Çin-İran ittifakının önümüzdeki dönemde daha kuvvetli bir şekilde yükseleceğini göreceğiz.'MEKKE ANLAŞMASININ SAHİBİ KALMADI'"Mekke Anlaşması daha doğmadan, ölü doğmuş gibi oluyor şimdi.
Mekke Anlaşması'nın geleceği de bütün dünyadaki gelişmelerle tayin edilmiş oldu." diyen Perinçek ABD seçmeninin Mekke Anlaşması'na doğrudan oy vermemiş olsa da seçim sonuçlarının anlaşma açısından dolaylı bir ret anlamına geldiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:"Amerikan seçmeni dolaylı olarak Mekke Anlaşması'na da hayır demiş oldu. Şimdi Mekke Anlaşması'nın sahibi kalmadı.
Mekke Anlaşması'nı Amerika'ya yaslanarak, Amerika'ya güvenerek, Amerika'dan bir şeyler umarak imzalayanlar çok zor duruma düştüler."
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Siyaset
Yayın: 04 Kasım 2026 13:11 · Kaynak: aydinlik.com.tr