Habermetrik
← Ana Sayfa
Muğla 02 Kasım 2026 10:53 · Güncelleme 10:56
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Yatağan'da Bir Gelenek: Bakır Kazanda Kaynayan Şifa

Yatağan'da Bir Gelenek: Bakır Kazanda Kaynayan Şifa
Görsel kaynağı: gzt.com
⏱️ 2 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Muğla'nın Yatağan ilçesinde yaşayan Tok ailesi, üç kuşaktır sürdürdükleri geleneksel yöntemlerle şifalı bitki yağları üretiyor
  • Hiçbir ticari beklenti gütmeden hazırlanan bu doğal ürünler, bölgedeki ihtiyaç sahiplerine ücretsiz olarak ulaştırılıyor

Muğla'nın Yatağan ilçesine bağlı kırsal Çamlıca Mahallesi, asırlık bir geleneğin yaşatıldığı özel bir üretim sürecine ev sahipliği yapıyor. 80 yaşındaki Durdane Tok ve 52 yaşındaki gelini Arzu Tok, dağlardan topladıkları şifalı bitkileri geleneksel yöntemlerle işleyerek doğal yağ ve sular elde ediyor.

Aile, bu kadim mirası korumak ve çevrelerindeki insanların şifa bulmasına katkı sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Üretim süreci, hava almaması için çevresi çamurla sıvanmış bakır bir kazanın içine yerleştirilen kekik, defne, mersin, ardıç ve elma gibi bitkilerle başlıyor.

Yakılan ateşle buharlaşan bitkiler, özel bir damlama sistemi aracılığıyla özlerine kavuşuyor. Kurulumu oldukça basit olan bu düzenekte, bakır kazan ile damlama havuzu arasındaki hortum hattı, su kanalıyla soğutularak yağın ve suyun ayrıştırılması sağlanıyor.

Tok ailesi, bu zahmetli süreci ticari bir kazanç kapısı olarak değil, bir yardım eli olarak görüyor. Durdane Tok, hazırladıkları yağların karın ağrısı, kabızlık ve çeşitli yaralanmalarda doğal bir tedavi yöntemi olarak kullanıldığını belirtiyor.

Doktorun hemen ulaşamadığı kırsal bölgelerde, bu bitkisel yağların ilk yardım malzemesi gibi kullanıldığını ve bölge halkının ihtiyaç duyduğunda çekinmeden kendilerine başvurduğunu ifade ediyor. Arzu Tok ise bu geleneğin merhum babasından kendisine miras kaldığını ve yaklaşık on yıldır bu sorumluluğu tek başına üstlendiğini belirtiyor.

Oğluyla birlikte yürüttüğü bu çalışmalarda, geçmişteki kadar yüksek miktarlarda üretim yapamasalar da, geleneğin tamamen yok olmaması için çaba sarf ediyor. Grip gibi hastalıklarda vücuda sürülerek uygulanan bu yağların, ağrıları dindirme konusunda etkili olduğu biliniyor.

Üretim sürecinin tamamen bir hatıra ve kültürü üzerine kurulu olduğunu vurgulayan Arzu Tok, bu ürünleri satmak yerine, kapılarını çalan ihtiyaç sahiplerine ikram etmeyi tercih ediyor. Geçmişte beş kilograma kadar çıkan yağ üretiminin, günümüzde bir kilogramın altında kaldığını belirten Tok, kendisinden sonra bu meşakkatli işi devam ettirecek kimse olmayacağı endişesini de dile getiriyor.

Bu özverili çalışma, bölgedeki yardımlaşma kültürünün en somut örneklerinden birini oluşturuyor. Tok ailesinin evini bir şifa merkezine dönüştüren bu gelenek, hem bitkisel tedavi yöntemlerinin unutulmamasını sağlıyor hem de Çamlıca Mahallesi'ndeki komşuluk ilişkilerini güçlendiriyor.

Aile, güçleri yettiği sürece bu kadim mirası yaşatmaya ve ihtiyaç sahiplerine destek olmaya kararlı görünüyor.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: gzt.com
Haber metni ve görseller gzt.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Kaza · Bölge: Muğla
Yayın: 02 Kasım 2026 10:53 · Kaynak: gzt.com
Kaynağı Oku ↗