İzmir’de ilk dijital esnaf ve 39. Ahilik Haftası
Geçtiğimiz yıl Manisa Organize Sanayi Bölgesinde Japonya merkezli bir teknoloji şirketinin toplantısına katılmıştım. Büyük bir Japon firmasının mühendisleri, Manisa Organize Sanayi Bölgesindeki fabrika yetkililerine önemli bir mesaj vermişti: “Yapay zekalı robot teknolojilerine kendinizi ve mavi yakalı çalışanlarınızı hazırlayın.” Aradan geçen zaman içerisinde yapay zekanın hayatımızdaki yeri daha da büyüdü. 15 Eylül’de başlayan 39. Ahilik Haftası etkinliklerinde, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Yalçın Ata’nın yapay zeka konusundaki konuşmasını dinledim.
Sayın Ata’nın şu tespitini özellikle önemli buldum: “Dünya çapında teknoloji gelişti. Karşımızda dijitalleşme ve yapay zeka var ama yazan, çizen, karar veren sistemler ustalığın ruhunu ve estetiğini tek başına üretemez.” Bence bu söz, yapay zeka ile insan emeği arasındaki ilişkinin önemli bir noktasına işaret ediyor.
Çünkü esnafın yıllar içerisinde kazandığı deneyim; doğaçlama yapabilme, anlık çözüm üretebilme, el becerisi, müşteri ilişkisi ve ustalık gerektiren mesleklerin kendine özgü incelikleri yalnızca bir veri tabanından ibaret değildir. Bir ustanın yaptığı işte yılların birikimi vardır. Ancak bu durum, esnafımızın teknolojiden uzak durması gerektiği anlamına da gelmez. Tam tersine...
Esnafımızın yeni iş kollarını takip etmesi, dijitalleşmeyi öğrenmesi ve yapay zekayı üretim, hizmet, iletişim ve çözüm süreçlerinde doğru biçimde kullanması gerektiğine inanıyorum. Hazırlayıp sunduğum Bilinçli Tüketici programlarının başında söylediğim bir cümle vardır: “Her iş ustalık ister ama bunu birinden öğrenmek gerekir. Şayet herkes her şeyi doğuştan öğrenseydi bu sincapların pek hoşuna giderdi.” Bu sözün bir yönüyle esnafımızdaki usta-çırak kültürünün özünü anlattığını düşünüyorum.
İnsanlık, bilgi ve deneyimini kuşaktan kuşağa aktararak ilerledi. E. Segal'in kaleme aldığı ‘İnsan Nasıl İnsan Oldu’ kitabı da insanlığın taş balta çağından günümüze uzanan kültürel gelişimini anlatırken, insanın bilgi ve deneyimini aktarma sürecinin önemini düşündürüyor.
Sokrates'in Meno diyaloğunda ise öğrenme ve bilginin doğası üzerine “hatırlama” düşüncesi tartışılır. Sokrates, sorgulama ve araştırmanın insanın bilgiye ulaşmasındaki önemini vurgular.
Bütün bunları bugün esnafımız açısından düşündüğümüzde karşımıza çok önemli bir soru çıkıyor: Yapay zeka bizim ustamız olsaydı, biz onun karşısında çırak olabilir miydik?
Bence olabiliriz ama bir şartla: Yapay zekanın söylediği her bilgiyi doğru kabul etmeden. Çünkü yapay zeka çok etkileyici metinler oluşturabilir fakat ürettiği bilgilerin doğruluğu ayrıca kontrol edilmelidir. Bunun en önemli nedenlerinden biri, yapay zeka sistemlerinin her zaman doğru sonuç üretmemesidir. Yanlış veya eksik verilerden hareket edildiğinde yanlış sonuçlar ortaya çıkabilir, hatta yapay zeka tarafından üretilen metinlerde gerçekte bulunmayan kaynak ve referanslar da ortaya çıkabilir çünkü yapay zeka bir araçtır. Onu kullanan insanın bilgisi, mesleki deneyimi ve kontrol mekanizması ne kadar güçlüyse ortaya çıkacak sonuçların değerlendirilmesi de o kadar sağlıklı olacaktır.
Ben bu yazıyı hazırlarken yapay zekaya bir soru sordum: “İzmir esnafının dijitalleşmesi ne zaman başladı?”
Yapay zekanın verdiği cevapta benim geçmişte yaptığım programlara ve Çeşme'deki Şifne Market'in sahibi Doğan Tığlı'ya ilişkin bilgiler de yer aldı. Bu cevap benim için ilginçti. Doğan Tığlı ile 9. Cumhurbaşkanı'ndan aldığım ödülün ardından TRT ekranlarında aynı programda konuk olmuştum. Özel televizyonlarda yaklaşık 30 yıl boyunca esnaf ve tüketici programları hazırlayıp sundum. Sevgili bakkal esnafımızın ilk kez internet üzerinden alışveriş dönemine geçişini ve bu alışverişlerde tüketicilerin nelere dikkat etmesi gerektiğini, yıllar önce Çeşme'deki bakkal esnafımızla TRT ekranlarında izleyicilerle paylaşmıştık.
O dönem başlayan dijitalleşme tartışmaları bugün yapay zekaya kadar uzanmış durumda. Ahilik kültürünün temelinde bulunan usta-çırak ilişkisini, yapay zeka çağında yeni bir anlayışla değerlendirebiliriz. Usta insan olabilir. Usta yapay zeka olabilir ancak hangi durumda olursa olsun, öğrenen, sorgulayan ve kontrol eden insanın rolü devam edecektir.
Bu nedenle esnafımızın yapay zekayı yalnızca bir tehdit olarak görmemesi, aynı zamanda doğru kullanmayı öğrenmesi gerektiğine inanıyorum çünkü teknoloji değişiyor. Meslekler değişiyor, tüketici davranışları değişiyor fakat esnafın temel özelliği olan güven, deneyim, insan ilişkisi ve ustalık önemini koruyor.
Son söz: İzmir esnafının yapay zeka ve dijitalleşme sürecinde Türkiye'deki dönüşümün önemli aktörlerinden biri olabileceğine inanıyorum. Bu nedenle İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Sayın Yalçın Ata'ya bir önerim var: Birliğin toplantı salonlarında esnafımıza yönelik; Dijitalleşme- Yapay zeka- Tüketicinin Korunması Kanunu- 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun- Türk Gıda Kodeksi başlıklarında uygulamalı atölyeler ve arama konferansları düzenlenebilir.

Kategori: Genel
Yayın: 19 Eylül 2026 05:03 · Kaynak: gazeteyenigun.com.tr