Bakan Çiftçi Turgutlu'daki Saldırının Perde Arkasını Açıkladı: Silah Anneannenin, Okul İse 1. Derece Riskli Kategoride
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde 11 öğrencinin yaralandığı pompalı tüfekli saldırıya ilişkin ortak basın açıklaması yapıyor. Bakan Çiftçi, yaralanan öğrencilerden 3’ünün hayati tehlikesinin bulunduğunu, ameliyatların ardından yoğun bakımda tedavilerinin sürdüğünü açıkladı. Bakan Çiftçi'nin açıklaması şu şekilde;"Yaralanan 3 çocuk ameliyatta, 8 yaralının 3'ü yoğun bakımda. Olay bütün idari yönleri ile soruşturulacak. İhmali olanlar tespit edilecek. Milli eğitim 20 psikososyal uzmanı görevlendirdi. Adalet Bakanlığı'mız kanalı ile çalışmalar yürütülüyor. Biz 7 bakanlık olarak okullar başlamadan önce okul güvenliği ile ilgili görüşmeleri yapmıştık. SALDIRININ GERÇEKLEŞTİĞİ OKUL BİRİNCİ DERECEDEN RİSKLİ"MEB tedbirleri yanında bizim de İçişleri Bakanlığı olarak aldığımız okul güvenliğine yönelik tedbirlerimiz var. Mesela biz, İçişleri Bakanlığı olarak bütün okulları okullar açılmadan önce güvenlik riskine göre değerlendiriyoruz. Bu değerlendirme neticesinde okullarımızı birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü dereceden riskli okullar olarak belirliyoruz. Birinci ve ikinci dereceden riskli okullarımızda bizim kolluk görevlilerimiz var. Onlar sürekli okullarda görev yapıyorlar. Üçüncü ve dördüncü derecede riskli okullarımızda okul irtibat görevlilerimiz var. Onlar ihtiyaç duydukça okul yönetimlerimizle irtibata geçiyorlar. Bunların dışında bu yıl ilk defa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımızla da görüşerek 31 bin tane bahçe görevlisi istihdam ettik.'23 BİN OKUL BAHÇE GÖREVLİSİ GÖREVE BAŞLADI'"Onlardan dün itibarıyla 23 bin tanesi göreve başladı. Saldırının gerçekleştiği okul da birinci dereceden riskli okullardan bir tanesi. Orada bizim bir tane bekçimiz görev yapıyor. Ayrıca okul bahçe görevlisi de okulda, saldırının olduğu anda görevli. Bunun dışında İçişleri Bakanlığı olarak yine okulun dışında güvenlik, asayiş, narkotik ve çocuk şube müdürlüklerimiz kanalıyla uygulamalarımız devam ediyor. Okulun civarındaki internet kafeleri, büfeleri, oyun salonlarını ve metruk binaları düzenli aralıklarla denetliyoruz. Okulların servis araçlarını denetliyoruz. Biz istiyoruz ki çocuklarımız okula güven içinde gelsinler, okulda huzur içerisinde eğitimlerine devam etsinler ve sağ salim okullarından evlerine dönebilsinler. Ama okul güvenliğini sadece fiziki tedbirlerle, polisiye tedbirlerle oluşturabilecek bir şey değil. Bunun için biz 7 Bakanlık olarak bir araya geldik.'TOPLANTININ NETİCESİNDE İLETİLMİŞ OLDU'Üç aydır üzerinde çalıştığımız bir protokolümüz de vardı. Dün Milli Eğitim Bakanımızın katılımıyla İçişleri Bakanlığımızla bu protokolü imza altına aldık. Buradaki de muradımız, herhangi bir sızıntı olması durumunda çocukların eylem yapacaklarına dair bir belirti, bir işaret olduğunda sistemin devreye girmesi ve çocuğun okul idaresi, kolluk görevlileri, Sağlık Bakanlığı'nın görevlileri vasıtasıyla bir an önce tedavisine başlanmasıyla ilgiliydi. Burada Adalet Bakanlığımız, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız, yine Gençlik ve Spor Bakanlığımız, İçişleri, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlığı olarak bir araya geldik ve bir sistem kurduk. Özellikle belirti veren, işaret veren çocuklarla ilgili ve o da dün itibarıyla valiliklerimize yaptığımız toplantının neticesinde iletilmiş oldu.'KONTROL ETMELİLER'"Az önce de ifade ettim. Biz okul güvenliğini sadece polisiye tedbirlerden ibaret olarak görmüyoruz. Burada devletin diğer kurumlarına düşen görevler var. Sivil toplum kuruluşlarına düşen görevler var. En başta da ailelere düşen görevler var. Ben dünkü protokol imza töreninde de işaret etmiştim. Aileler çocuklarının okula gidip gitmediğini, okuldan çıktıktan sonra nereye gittiklerini, eve geldiklerinde çocukların hangi internet sitelerine girdiklerini mutlak suretle takip etmeliler, kontrol etmeliler.'SİLAH ANNEANNENİN ÜZERİNE KAYITLI'"Eğer evlerinde silah varsa bunları çocukların ulaşamayacakları, erişemeyecekleri yerlere kaldırmalılar. Bu olayda kullanılan silah anneannenin üzerine kayıtlı. Dedenin evinde çocuk oradan alıyor ve bu silahla eylemi gerçekleştiriyor. Demek ki silahları da güvenli yerlere almamız gerekiyor. Bu tamamen ailelerin alacağı tedbirler beyanında ailelere düşen bir görev. Biz İçişleri Bakanlığı olarak bütün çocukların başına veya bütün ailelere birer polis görevlendiremeyiz. Yani bizim alacağımız fiziki tedbirler bunlardan ibaret. Eğer topyekûn olarak görev yaparsak, hepimiz üzerimize düşeni yaparsak okullarımız daha güvenli hale gelecek ve bu tür hadiseler yaşanmamış olacak. Şunu da bu vesileyle ifade etmek istiyorum. 14 Nisan'da malumlarınız, Maraş'ta bir okul saldırısı gerçekleşmişti. O saldırıdan sonra da biz siber devriyelerimiz vasıtasıyla, istihbarat görevlilerimiz vasıtasıyla 2 bin 419 kişiyi gözaltına aldık. Benzer düşüncede olan, benzer eylem yapabileceğini bir şekilde ihsas eden çocuklarla ilgili gözaltılar yaptık ve bunlardan 243 tanesi şu anda tutuklanmış durumda. Yani polis görevini yapıyor, istihbarat görevini yapıyor. Siber devriyelerimiz aynen sokaklarda olduğu gibi siber âlemde de görevini yapıyor. Dediğim gibi toplumun her kesimine düşen görevler var. Bunlar herkes tarafından yerine getirildiğinde, bu tedbirler alındığında inşallah bundan sonra bu tür üzücü hadiseler yaşamayacağımızı ben ifade ediyorum. Benim olayla ilgili söyleyebileceklerim bundan ibaret. Tekrar çocuklarımıza, ailelere, Milliyetim camiamıza ve milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Hepinizi hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.

Kategori: Eğitim
Yayın: 22 Eylül 2026 13:41 · Kaynak: konyaninsesi.com.tr, gercekgundem.com