Bakan Uraloğlu'ndan küresel ticaretin yeni rotalarında Kalkınma Yolu vurgusu
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, SETA tarafından düzenlenen programda küresel ticaret koridorlarındaki dönüşümü, jeopolitik gelişmelerin ulaştırma sistemlerine etkisini ve Türkiye’nin stratejik konumunu değerlendirdi. Küresel ticarette artık yalnızca en düşük maliyetli değil, aynı zamanda en güvenli, kısa ve öngörülebilir güzergahların arandığını belirten Uraloğlu, Türkiye’nin bağlantısallık projeleriyle uluslararası ticaretin önemli merkezlerinden biri olmayı hedeflediğini ifade etti. KÜRESEL TİCARET ROTALARI YENİDEN ŞEKİLLENİYOR Düşünce kuruluşlarının uzun vadeli ve veriye dayalı analizlerle ülkelerin gelecek politikalarına katkı sağladığını belirten Uraloğlu, SETA’nın değişen ulaştırma jeopolitiğini ve Kalkınma Yolu Projesi’ni gündeme taşımasının önemine işaret etti. Küresel ticaret koridorlarının yeniden şekillendiğini vurgulayan Uraloğlu, son yıllarda yaşanan jeopolitik gelişmelerin ulaştırma sistemlerinin kırılganlığını ortaya koyduğunu söyledi. Ticaret hatlarında yaşanan aksaklıkların enerji fiyatlarını ve navlun maliyetlerini artırabildiğini, tedarik zincirlerini de olumsuz etkilediğini kaydetti. 2021 yılında Ever Given konteyner gemisinin Süveyş Kanalı’nda karaya oturmasıyla yaşanan krizi hatırlatan Uraloğlu, kanalın günlerce kapalı kalmasının yüzlerce geminin beklemesine ve küresel tedarik takvimlerinin aksamasına neden olduğunu belirtti. Kızıldeniz’de ticaret gemilerine yönelik saldırı ve tehditlerin de armatörleri alternatif güzergahlara yönelttiğini ifade eden Uraloğlu, Avrupa-Asya hattında gemilerin Ümit Burnu’na yönelmesiyle transit sürelerin 10 ila 15 gün uzadığını, navlun ve sigorta maliyetlerinin yükseldiğini söyledi. Hürmüz Boğazı çevresindeki belirsizliklerin petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşımacılığını etkilediğini belirten Uraloğlu, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın da Çin-Avrupa demir yolu taşımacılığında geleneksel kuzey güzergahını daralttığını ve alternatif rota arayışlarını hızlandırdığını kaydetti. TÜRKİYE’SİZ KORİDOR OLMAZ Ticaret güzergahlarındaki belirsizliklerin yüklerin teslimatını geciktirebildiğini, üretim süreçlerini aksatabildiğini ve tüketici maliyetlerini artırabildiğini belirten Uraloğlu, ülkelerin daha güvenli, kısa, öngörülebilir ve sürdürülebilir güzergahlara yöneldiğini ifade etti. Bu dönüşümün klasik toprak merkezli jeopolitikten ağ jeopolitiğine geçişi hızlandırdığını söyleyen Uraloğlu, devletlerin gücünün artık yalnızca sınırları ve askerî kapasitesiyle değil, ticaret, enerji ve veri hatlarını yönetebilme kabiliyetiyle de ölçüldüğünü dile getirdi. Türkiye’nin Orta Koridor’un merkezinde yer aldığına ve Türk boğazlarını kontrol ettiğine dikkati çeken Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi’nin de ülkenin stratejik konumunu güçlendirdiğini belirtti. Uraloğlu, “Türkiye’siz koridor olmaz” diyerek Türkiye’nin uluslararası ticaret ağlarında üstlendiği role vurgu yaptı. ORTA KORİDOR VE KALKINMA YOLU BİRBİRİNİ TAMAMLAYACAK Dünya genelinde Trans-Hazar üzerinden işleyen Orta Koridor, Basra Körfezi’nden Avrupa’ya uzanması planlanan Kalkınma Yolu, Orta Koridor’un yeni bağlantısı TRIPP Koridoru ve modern Hicaz Demir Yolu hattının gündemde olduğunu belirten Uraloğlu, bu güzergahların birbirinin alternatifi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Söz konusu koridorların doğu-batı ve kuzey-güney ticaret hatlarını Türkiye’de buluşturan, Avrupa’ya uzanan tamamlayıcı bağlantılar olduğunu ifade eden Uraloğlu, Kalkınma Yolu’nu mevcut ticaret ağlarını destekleyen bir proje olarak konumlandırdıklarını kaydetti. Uraloğlu, “Koridorlar birbirinden yük çalmasına gerek yok. Esasında artan yükü almak bile zaten yeterli olacaktır” diyerek küresel yük taşımacılığındaki artışın yeni güzergahlara ihtiyaç oluşturduğunu belirtti. TÜRKİYE, KÜRESEL LOJİSTİĞİN MERKEZİNİ HEDEFLİYOR Türkiye’nin tarih boyunca Asya ile Avrupa arasındaki doğu-batı ticaretinde köprü, Kafkaslar’dan Afrika’ya uzanan kuzey-güney güzergahlarında ise kavşak noktası olduğunu belirten Uraloğlu, ülkenin coğrafi konumunun önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Türkiye’nin yalnızca coğrafi avantajlarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Uraloğlu, altyapı yatırımları, kriz çözme kapasitesi, diplomasideki yaklaşımı ve güven oluşturan politikalarının da ülkenin jeostratejik konumunu güçlendirdiğini dile getirdi. Türkiye’nin dört saatlik uçuş mesafesinde, toplam nüfusu 1,6 milyar olan ve yaklaşık 50 trilyon dolarlık gayrisafi yurt içi hasılaya sahip 67 ülkenin merkezinde bulunduğunu belirten Uraloğlu, bu konumun uluslararası ticaret ve lojistik açısından önemli bir avantaj oluşturduğunu kaydetti. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin altyapı ve bağlantısallık projeleriyle doğu-batı ve kuzey-güney hatlarını buluşturarak küresel ticaretteki rolünü güçlendirmeyi hedeflediğini ifade etti.


Kategori: Siyaset
Yayın: 19 Ekim 2026 08:57 · Kaynak: istanbulticaretgazetesi.com