Azerbaycan! Azerbaycan
- GİRİŞ21-25 Ekim 2026 tarihleri arasında Azerbaycan- Bakü’de, 8
- Uluslararası Avrasya Konferansına davetli konuşmacı olarak katıldım
GİRİŞ21-25 Ekim 2026 tarihleri arasında Azerbaycan- Bakü’de, 8. Uluslararası Avrasya Konferansına davetli konuşmacı olarak katıldım. Bu yazıda, daha önce bir iki kere gittiğim Azerbaycan’ı, gözlemlerimi ve bir miktar kültürünü yazmak istiyorum.
KONFERANSBeş-altı ay önce Prof. Dr. Vugar Aliyev’den (Vakur Alioğlu) bir e-posta mektup aldım. Beni kendisinin başkanı olduğu 8. Avrasya Uluslararası Konferansına davetli konuşmacı olarak davet ediyordu. Davetli konuşmacı olarak bütün yol ve konaklama masraflarımın karşılayacaklarını yazıyordu.
Benim adımı İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi mezunlarından Dursun Yıldız ona tavsiye etmiş. Ben de uluslararası kongrede davetli konuşmacı olmak ve üniversiteler arasındaki bağlantıyı sürdürmek için “Kura ve Aras Nehirlerinde Uygun Taşkın Öteleme Metotları” başlıklı bir sunum yapacağımı bildirdim.
Kongreye katılmak üzere 21 Ekim 2026 tarihinde İstanbul’dan uçakla Bakü’ye gittim. 22 Ekim 2026’da Azerbaycan Milli Marşıyla başlayan kongrenin açılış törenine katıldım. Tören sırasında Vugar Bey’e bir kitabımı hediye ettim.
Tören sonunda konferansın yapıldığı binasının önünde bir aile fotoğrafı çektirdik (Şekil 1). O gün öğleden sonra bildiri sunumları devam etti. Şekil 1. Prof. Dr. Vugar Aliyev ve Ben, Konferansın Aile Fotoğrafı 23 Ekim 2026’da, Bakü’den 280 kilometre uzaktaki Mingeçevir şehrine gittik.
Mingeçevir Devlet Üniversitesi konferans salonunda bazı sunumlar yapıldı ve ben de sunumumu yaptım. Sonra Azerbaycan’ın en büyük barajı olan Mingeçevir Barajını ve Mingeçevir Termik Santralını gezdik (Şekil 2). Şekil 2. Konferansta Sunum Resmim ve Mingeçevir Barajı Mingeçevir, yaklaşık 100.000 nüfuslu, Mingeçevir Barajının aşağısında, Kura nehri kenarında kurulmuş tarihi, güzel bir şehir.
Eski binaların çoğu yontma taşlardan yapılmış. Turistlerin çok geldiği şehrin içinden geçen nehir, İstanbul Boğazını hatırlatıyor. Nehirde tur tekneleri, lokantalar ayrıca biraz uzakta plajlar var (Şekil 3).Şekil 3. Mingeçevir Şehri 25 Ekim Pazar günü, Vugar Bey beni ve iki konuşmacıyı havaalanına otomobili ile bırakırken sohbet ettik.
Vugar beyin hanımı, evlerinde Necati hoca bizim akrabamız demiş. Yolda Vugar Bey, ailesinin Tiflisli olduğunu ve sülalelerine Tiflis’te Ağralılar dendiğini söyledi. Ben de bizim Trabzon’da lakabımızın Ağralılar olduğunu söyledim.
Ben Tiflis’te Ağralılar olduğunu ilk defa duydum. İkimiz de hayret ettik. Ertesi gün Vugar Bey bir köylüsü ile konuşmuş ve komşusu ona Trabzon’da Ağralılar lakaplı akrabalarının olduğunu söylemiş. AZERBAYCAN Daha önce de bir kaç defa Azerbaycan’a gitmiştim.
Bu sefer Bakü dışındaki Azerbaycan’ı da daha etraflı görme fırsatı buldum ve son 15 yılda meydana gelen bazı değişiklikleri gözledim. Azerbaycan Cumhuriyeti Güney Kafkasya’da yer alır ve yüzölçümü 86.600 km²dir (Şekil 4).
Şekil 4. Güney Kafkasya ve AzerbaycanAzerbaycan Cumhuriyetinin, Kuzeyinde Rusya Federasyonu, Kuzey Batısında Gürcistan, Batısında Ermenistan, Güneyinde İran ve Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti yer alır. Nahçıvan üzerinden Türkiye ile kısa bir sınırı bulunur.
Azerbaycan toprakları Hazar Denizi, Karadeniz ve Kafkas dağları gibi doğal engeller asında kalmış, oldukça kapalı bir bölge. Onun için burada, tarih boyunca kültür ve dil değişmeleri, son 2 asır hariç, diğer pek çok bölgeden daha az olmuş.
Azerbaycan'ın 2025 yılı nüfusu 10.397.713 kişidir. Bu nüfusun 2.496.000 kişisi başkent Bakü ve banliyölerinde yaşamaktadır. Buna göre ülkedeki her 4 kişiden 1’i Bakü’ye yerleşmiştir. Şehir çok iyi planlanmış olmasına rağmen nüfus fazlalığından dolayı trafik yoğunlukları meydana gelmektedir.
Bakü, ülkenin en doğusunda, Hazar denizi kenarında bir yarımadada bulunmaktadır. Ülkenin petrol üretim merkezidir. İstanbul’da ise Türkiye nüfusunun her 5 kişiden 1’i yaşamaktadır. Bu durum her iki şehir için de trafik, içme suyu temini ve diğer altyapı tesislerinin yetersizliği, asayiş ve gıda tedarikinde önemli problemler meydana getirmektedir.
Ayrıca bu durum stratejik bakımdan da tehlikelidir. Azerbaycan’da, 1 tane ortada olmak üzere Kuzeyde, Güneyde ve Doğuda 5-6 şehrin geliştirilmesi ve iş yerlerinin açılması lazımdır. Türkiye’de ise Ankara’nın doğusundaki şehirlerin geliştirilmesi için iş yerleri açma teşvikleri getirilmesi gerekir.
Değilse, iç göçler geçmişte olduğu gibi her iki ülkede de devam edecek gibi görünüyor. Azerbaycan'ın başkenti Bakü 40° 23′ / 40° 24′ Kuzey enlemiyle yaklaşık Bayburt’la aynı enlemdedir. Türkiye'nin denizden ortalama yüksekliği 1141 metreyken küresel istatistikler Azerbaycan’ın ortalama rakımını 384 metre olarak göstermektedir.
Hazar Denizi ise ortalama deniz seviyesinden 28 metre aşağıdadır. Bu bakımdan Azerbaycan arazisi oldukça düzdür ve sulamaya elverişlidir. Azerbaycan, dünyanın 11 iklim tipinden 9 tanesinin görüldüğü zengin ve çeşitli bir iklim yapısına sahiptir.
Ülkenin Kafkas dağlarının güneyinde olması, Hazar Denizi'ne kıyısı olması ve farklı hava kütlelerinin etkisi bu çeşitliliği sağlarAzerbaycan’ın verimli toprakları vardır. Bu topraklar çeşitli türde tarım ürünü yetiştirmeye elverişlidir.
Türkiye’den doğan Kura ve Aras nehirleri ülkenin önemli iki su kaynağıdır. Bu iki nehir komşu ülkeleri geçerek Azerbaycan’da birleşir ve Hazar denizine dökülür. Ülkedeki su kaynaklarının geliştirilmeye ihtiyacı vardır. Öte yandan, Azerbaycan, ham petrol ve doğal gaz üretimi ile ihracatında güçlü konumunu sürdürmektedir.
Bakü'nün imar, kentsel planlama ve şehircilik mevzuatının tarihi, 1. Şehrin Petrole Dayalı Büyümesi (19.yüzyıl-1920), 2. Sovyet Dönemi ve Merkezi Planlama (19210-1991) ve 3. Bağımsızlık Sonrası ve Modern Şehir Planlama Kanunu (1991- bugün) olmak üzere üç ana temel dönemde şekillenmiştir.
Bakü, imar ve planlama bakımından çok güzel bir şehir. Caddeler, meydanlar, yeşil parklar, yaya kaldırımları ve yol boyunca yeşil alanlar her yerde sağlanmış. Binaların çoğu yontma taştan yapılmış. Sadece 2 katlı binalar değil, 6-7 katlı binalar bile taştan yapılmış.
Bu kadar taş nasıl temin edilmiş ve nasıl taşınmış? Bu kadar taş ustası nereden bulunmuş?. Azerbaycan’ın Bakü, Nizami Caddesinin bir tarafı Şekil 5’te verilmiştir. Ne kadar ferah, ne kadar güzel görünüyor! Şekil 5. Azerbaycan- Bakü- Nizami CaddesiTürkiye’de 1960’tan sonra şehirlerimizi ne koruyabildik ve geliştirebildik.
Şehirlerimizi adeta yüksek katlı beton gecekondu mahallelerine çevirdik. Bu kadar güzel iklim ve coğrafyada bunu nasıl başardık! Acaba, belediye başkanlarımıza seçildikleri tarihten itibaren bir ay süre ile dünyadaki Bakü gibi güzel şehirleri inceleme şartı mı getirsek?
AZERBAYCAN KISA TARİHİZENGEZUR KORİORUAZERBAYCAN’DA DİLAzerbaycan tarihi, 1. Antik Çağ ve Orta Çağ, 2. Rus Hakimiyeti ve Bölünme, 3. Modern Dönem olmak üzere üçe ayrılabilir. Bu dönemlere ait en önemli olayların tarihi sıralanışı şöyledir: Antik Çağ ve Orta ÇağM.Ö.
350.000: Azıh Mağarasındaki insan çene kemiği buluntuları (Bölgedeki en eski insan izleri).M.Ö. VII. Yüzyıl: Sakalar ve ardından Medlerin bölgeye yerleşmesi. M.Ö. IV. Yüzyıl: Büyük İskender'in seferi ve Hellenistik dönemin başlaması.
M.S. 395: Hun Türklerinin bölgeye akınları. XI. Yüzyıl: Oğuz Türklerinin ve Türkmen boylarının akınlarıyla bölgenin Türkleşme sürecinin hızlanması. XII - XIII. Yüzyıl: İldenizliler ve Şirvanşahlar devletlerinin bölgede güçlenmesi.
XV. Yüzyıl: Karakoyunlu ve Akkoyunlu devletlerinin hakimiyeti.1501: Şah İsmail tarafından Safevi Devletlinin kurulması (Başkent: Tebriz). 1736-1747: Nadir Şah dönemi (Afşar İmparatorluğu, Şekil 6)Şekil 6. Nadir Şah Döneminde Afşar İmparatorluğu Rus Hâkimiyeti ve Bölünme1813 (Gülistan Antlaşması) ve 1828 (Türkmençay Antlaşması): Azerbaycan topraklarının Kuzey (Rusya) ve Güney (İran) olarak ikiye bölünmesi.
28 Mayıs 1918: Mehmed Emin Resulzâde liderliğinde Azerbaycan Demokratik Cumhuriyetinin (İslam/Türk dünyasının ilk demokratik cumhuriyeti) ilan edilmesi.15 Eylül 1918: Nuri Paşa komutasındaki Kafkas İslam Ordusu'nun Bakü'yü kurtarması.28 Nisan 1920: Kızıl Ordu'nun işgaliyle Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetinin kurulması.20 Ocak 1990: Sovyet birliklerinin Bakü'de sivillere saldırması ("Kanlı Ocak").30 Ağustos 1991: Azerbaycan'ın SSCB'den bağımsızlığını ilan etmesi. Modern Dönem1993 – 2003: Haydar Aliyev’in Cumhurbaşkanlığı dönemi.2003 – Günümüz: İlham Aliyev'in Cumhurbaşkanlığı dönemi.27 Eylül – 10 Kasım 2020: 44 Günlük Vatan Savaşı; Azerbaycan'ın işgal altındaki topraklarının büyük kısmını geri alması.
Zengezur Koridoru, Azerbaycan ana karasını Ermenistan'ın Sünik (Zengezur) bölgesinden geçerek Nahçıvan Özerk Cumhuriyetine ve oradan da Türkiye'ye bağlayan bir geçiş yoludur (Şekil 7). Koridorun Ermenistan (Sünik) içerisindeki kısmı yaklaşık 40 - 43 kilometre uzunluğundadır.
Toplam güzergah ve bağlantı hatlarıyla birlikte projenin genişliği ve uzunluğu değişmektedir. Şekil 7. Zengezur Koridoru HaritasıAmerika Birleşik Devletleri, bir uluslararası projenin Amerika’ya faydası varsa o projenin gerçekleşmesini genellikle desteklemektedir.
Ağustos 2025'te imzalanan Beyaz Saray Anlaşması (Trump, Aliyev, Paşinyan) doğrultusunda "TRIPP" (Trump Yolu) olarak adlandırılan yapıyla Zengezur Koridorunun ticari geliştirme ve işletme haklarının ABD merkezli bir yapıya/anlaşmaya devredilmiştir. Projede, ABD%74, Ermenistan%26 pay sahibidir.
Proje ile karayolu, otoyol ve demiryolu bağlantıları sağlanacak. Ayrıca elektrik kabloları ve optik kabloların da geçişi mümkün olacaktır. Bu projenin gerçekleşmesi ile “orta koridor” denilen kara bağlantıları Asya’dan Avrupa'ya kadar uzanacaktır.
Pek çok ülkenin ekonomisine katkı sağlayacak bu proje Azerbaycan'la birlikte Türkiye’nin ve özellikle doğu illerinin gelişmesine de katkı sağlayacaktır. Ülkelerin kalkınmaları etrafındaki ülkelerle beraber planlanırsa daha başarılı olur.
Avrupa ülkeleri geçmişte bu yolla kalkınmışlardır. Türkiye 20. yüzyılda Doğu, Kuzey, Güneyindeki komsu ülkelerle bağlantılarını kopardığı ve geliştiremediği için istenen seviyede kalkınamamıştır. Azerbaycan da Türkiye ile diğer komşu ülkelerle birlikte hareket ederse daha başarılı olabilir.
Azerbaycan gibi nüfuzu az olan ülkeler her uzmanlık dalında iyi yetişmiş uzman yetiştiremezler. Bunun için insan kaynaklarını komşu kaynaklarıyla birlikte değerlendirmeleri lazım. Azerbaycan’da resmî dil Azerbaycan Türkçesidir.
Türkiye’nin de resmi dili en az 1000 yıldır Türkçedir. İsmail Gaspıralı’nın kurucusu olduğu Tercüman gazetesinin ilk nüshası, 22 Nisan 1883 tarihinde Kırım’ın Bahçesaray şehrinde basılmıştır. Türk dünyasının en etkili fikir adamlarından biri olan Gaspıralı İsmail Bey, bütün Türk halklarını ortak bir gaye ve dayanışma etrafında toplamak amacıyla hazırladığı ünlü "Dilde, fikirde, işte birlik!" şiarını da ilk defa 1911 yılından başlayarak bu Tercüman gazetesinin alt başlığı (sloganı) olarak kullanmıştır.
İsmail Gaspıralı’nın yaklaşık 100 sene önce ortaya koyduğu bu prensipte, en başta zikrettiği dilde, ne derece ilerleme kaydettik? Konferansta katılımcılara verilen karton çanta içinde konferansla ilgili belgelerden başka Şekil 8’de gösterilen 62 sayfalık bir kitapçık çıktı.
Kitapçığın ön kapağının arkasında Azerbaycan Milli Marşı ve kitabın 1. sayfasında içindekiler yer almaktadır. Şekil 8. Konferansa katılanlara verilen kitapçığın kapağı Bize verilen bu kitapçığın içindekiler aşağıya alınmıştır.
Kitaptaki asıl ifadeler italik yazı ile verilmiş, Türkiye Türkçesi karşılıkları ise ayrı bir paragrafta açıklanmıştır. Kitap Adı: Özünə və başqalarına kömək etməyi bacar Kitabın Adı: Kendine ve başkalarına yardım etmeyi başar.
"Özünə və başqalarına kömək etməyi bacar" (tam adı: "Fövqəladə Hallarda Təhlükəsizlik: özünə və başqalarına kömək etməyi bacar") kitabı, Azərbaycan Respublikası Fövqəladə Hallar Nazirliyi (FHN) tərəfindən (ilk nəşri 2004-cü ildə Bakıda) uşaqlar, şagirdlər və ictimaiyyət üçün hazırlanmış maarifləndirici bir təhlükəsizlik və ilk yardım vəsaitidir. “Kendine ve başkalarına yardım etmeyi başar”.
Tam adı: “Olağanüstü hallerde Emniyet: Özüne ve başkalarına yardım etmeyi başar” kitabı, Azerbaycan Cumhuriyeti, Olağanüstü Haller Bakanlığı (FHN) tarafından ilk defa 2004 yılında Bakü’de çocuklar, öğrenciler ve cemiyet için hazırlanmış eğitici bir emniyet ve ilk yardım vasıtalarıdır. “ÖzKitab əsasən 5 fəsildən ibarətdir.
Fövqəladə hallar, təbii fəlakətlər, qəzalar zamanı davranış qaydalarını və ilk tibbi yardım üsullarını ehtiva edən kitabın ümumi mündəricat (fəsil) strukturu və əhatə etdiyi mövzular aşağıdakı kimidir: ÖzetKitap esasında, 5 bölümden ibarettir. Olağanüstü haller, doğal felaketler, kazalar zamanında davranış kaidelerini ve ilk tıbbi yardım usullerini ihtiva eden kitabın genel içeriği (bölüm) yapısı ve içerdiği konular aşağıdaki gibidir: MÜNDERİCAT: İÇİNDEKİLER I Fəsil: Təbiət və bizBu bölmədə insanların təbiətdə və şəhərdən kənarda qarşılaşa biləcəyi təbii hadisələr və onlardan qorunma yolları izah edilir.
İnsan şəhərdən kənardaŞimşəkdən (ildırımdan) necə qorunmalı? İstiyə necə dözməli? (Günvurma və istivurma zamanı davranış) Bölüm: Tabiat ve bizBu bölümde insanların tabiatta ve şehir dışında karşılaşabileceği doğal hadiseler ve onlardan korunma yolları izah edilir.- İnsan şehir dışında- Şimşekten (yıldırımdan) nasıl korunmalı?- Sıcağa nasıl dayanmalı? (Güneş çarpması ve sıcak çarpması zamanında davranış).
II Fəsil: Təbii Fəlakətlər Zamanı Davranış QaydalarıBu bölmədə genişmiqyaslı təbii fəlakətlər zamanı həyatı xilas etməyə yönəlmiş tədbirlər yer alır. Zəlzələ vaxtı, ondan əvvəl və sonra davranış qaydalarıSel və daşqınlar zamanı təhlükəsizlikTorpaq sürüşməsi zamanı hərəkət qaydaları II.
Bölüm: Doğal Felaketler Zamanı Davranış KaideleriBu bölümde, geniş ölçekli doğal felaketler zamanı hayat kurtarmaya yönelmiş tedbirler yer alır. - Zelzele (deprem) vakti, ondan evvel ve ondan sonra davranış kaideleri- Sel ve taşkınlar zamanı emniyet- Toprak kayması zamanı hareket kaideleri. III Fəsil: Məişətdə və Sənayedə Qəzalar (Texnogen Fövqəladə Hallar)Gündəlik həyatda və ya iş yerlərində baş verə biləcək bədbəxt hadisələr zamanı edilməsi vacib olan addımlar təsvir olunur.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel
Yayın: 06 Kasım 2026 19:29 · Kaynak: caykaragundem.com