Okullar Açıldı… Peki Şimdi Ne Olacak?
Okul zilinin çalmasıyla birlikte yalnızca öğrencilerin değil, evlerin de düzeni değişti. Sabah erken kalkmalar, okul hazırlıkları, ödevler, yeni arkadaşlıklar, öğretmenler ve yoğun bir tempo…İlk günlerin heyecanı geçerken bazı çocuklar okula alışmaya başladı bile. Bazıları ise hâlâ sabahları isteksiz kalkıyor, okula gitmek istemiyor, eve geldiğinde daha gergin veya öfkeli davranıyor olabilir. Peki, bu süreçte ebeveynler ne yapmalı? Öncelikle şunu bilmek gerekiyor: Okulların açılmasıyla birlikte çocuğun bir anda eski düzenine dönmesini beklemek doğru değil. Özellikle uzun bir tatilin ardından çocukların uyku düzenine, ders temposuna, okul kurallarına ve sosyal ortama yeniden adapte olması zaman alabilir. Bu nedenle ilk haftalarda yaşanan her zorluğu “Okula alışamadı.” şeklinde yorumlamak yerine, çocuğun davranışının bize ne anlatmaya çalıştığına bakmak önemli. “Okul nasıl geçti?” yerine biraz daha farklı sorular sorabilirsiniz. Çocuk okuldan geldiğinde her gün aynı soruyla karşılaşmak yerine sohbeti biraz daha açabilirsiniz:
“Bugün seni en çok güldüren şey neydi?” “Bugün zorlandığın bir şey oldu mu?” “Teneffüste kiminle vakit geçirdin?” “Bugün öğretmenin söylediği aklında kalan bir şey var mı?”
Bazen çocuk okulda yaşadıklarını doğrudan anlatmaz. Ancak oyun oynarken, yemek yerken veya birlikte bir şey yaparken gününü daha rahat paylaşabilir. Eve geldiğinde hemen ders başına oturtmayın. Okuldan çıkan bir çocuğun zihinsel olarak hâlâ yoğun bir günün içinden geldiğini unutmayalım. Eve gelir gelmez: “Çantanı çıkar, ödevini yap, yarın ne var?” şeklinde başlayan bir akşam yerine kısa bir dinlenme, yemek ve biraz hareket etmek çocuğun yeniden toparlanmasına yardımcı olabilir. Özellikle okulun ilk haftalarında dinlenme ile sorumluluk arasında bir denge kurmak, çocuğun okul hayatını yalnızca “ders ve ödev” olarak algılamasını önleyebilir. Sabahları yaşanan krizlerde uzun konuşmalar yapmayın. “Okula gitmek istemiyorum.” diyen bir çocuğa bazen uzun uzun ikna etmeye çalışmak, kaygının daha da büyümesine neden olabilir. Önce duyguyu kabul etmek: “Bugün okula gitmek istemediğini görüyorum. Bazen yeniden düzene alışmak zor olabilir.” Ardından sınırı korumak: “Yine de bugün okula gideceğiz. Zorlandığında öğretmeninden yardım isteyebilirsin.” Çocuğa hem “Seni anlıyorum.” hem de “Bu duygunun içinde kaybolmana izin vermiyorum.” mesajını verebilmek önemlidir. Bir de çocuğunuzu sürekli sorgulamayın. Okul başladı diye her akşam arkadaşlıklarını, derslerini, öğretmenini, notlarını ve yaşadığı her olayı ayrıntılı biçimde öğrenmeye çalışmak çocukta baskı yaratabilir. Bazen çocuğun ihtiyacı soru yağmuruna tutulmak değil, yanında rahatça durabileceği bir ebeveynin varlığını hissetmektir.
Kategori: Eğitim · Bölge: Sakarya/Adapazarı
Yayın: 17 Eylül 2026 07:52 · Kaynak: sakaryayenigun.com.tr